İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/480 E. 2020/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/480
Karar No
2020/290
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/480 Esas KARAR NO : 2020/290 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/10/2019 KARAR TARİHİ : 30/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının vermiş olduğu mal ve hizmetlere karşılık davalının ... TL borcu bulunduğunu, irsaliyeli faturalar ve cari hesap ekstresi mevcut olduğunu, faize ilişkin itirazında yersiz olduğunu, söz konusu avans faiz oranının %19,50 olduğunu, alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile takibe başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk anlaşamama tutanağı imzalanması ile dava sürecine geçildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, karşı tarafın en az %20 olmak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ... TL alacak için fatura alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibinin yapıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği görülmüştür. Tarafların BA ve BS formları ilgili vergi dairelerinde celbedilmiştir. SMMM Bilirkişi ...'ün ... tarihli raporunda özetle; "...Taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘Araç Yedek Parça Satışı Ve İşçiliği hizmeti’ alım/satımı ile hizmet sunumu/alımı yapıldığı, Davacının 2018 yılı ticari defterlerinin, açılış/kapanış tasdikleri yasal süresinde yapıldığı, kayıtlarının usulüne uygun olduğu, HMK. 222/2.maddesine göre 2018 yılı ticari defter kayıtlarının davalarda lehine delil vasfı taşıdığı, davacının takibe konu yaptığı asıl alacak tutarı olan ... TL alacağının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defterlerini sunmadığı ve beyan dilekçesi sunmadığı için inceleme yapılamadığı, tarafların bağlı vergi dairesine .../2018 dönemi 4 adet faturaya ait Form Bs - Ba beyan bildirimlerini usulüne uygun beyan ettiği, Ocak Ayı faturaları ... beyan sınırı altında kalması nedeniyle taraflarca beyan zorunluluğu bulunmadığı, davacının beyanının ticari defterleri ile uyumlu olduğu..." belirtmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Fatura alacağı likit, bir başka ifade ile bilinebilir, belirlenebilir alacaktır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2016 tarih 2016/2941E. 2016/10949K. sayılı kararı). Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığında, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecektir ve yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 tarih 2017/19-903E. 2018/974K. sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/03/2018 tarih 2017/19-1634E. 2018/633K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olup uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/5. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat edilmiş sayılır, hükmü getirilmiştir. Maddede ibrazdan kaçınma halinde davacının iddiasını ispat etmiş sayılacağı belirtilmiş ve ibrazı durumunda sonucun ne olacağı konusunda düzenleme yapılmamış olmakla birlikte Yargıtay uygulamalarında defterlerin ibrazı halinde davacı taraf münhasır davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarına dayandığından uyuşmazlığın davalının ticari defter ve kayıtlarına göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmektedir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2017 tarih 2016/3164E. 2017/938K. sayılı kararı). Ancak, bir çok kanıtla birlikte ticari defterlere de dayanmış ise diğer kanıtlarından vazgeçerek salt karşı tarafın ticari defterine dayanması halinde de bu hükmün uygulanması mümkündür (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2007 tarih 2006/12477E. 2007/15123K. sayılı kararı, aynı mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/11/2007 tarih 2006/12485E. 2007/14908K. sayılı kararı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/04/2015 tarih 2014/7268E. 2015/5052K. sayılı kararı). Davamıza gelince; davacı faturalı alacağına istinaden ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebilecek ve yalnızca takibe konu faturanın ve faturaya ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinden bu hususta tarafların ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. SMMM ...'ün raporuna göre; davacının takibe konu yaptığı asıl alacak tutarı olan ... TL alacağının ticari defter kayıtlarında yer aldığı, davalının ticari defterlerini sunmadığı, tarafların bağlı vergi dairesine .../2018 dönemi 4 adet faturaya ait Form Bs - Ba beyan bildirimlerini usulüne uygun beyan ettiği, Ocak Ayı faturaları ... TL beyan sınırı altında kalması nedeniyle taraflarca beyan zorunluluğu bulunmadığı belirtilmiştir. Başka bir ifade ile davacının ... ayına ilişkin faturalardan kaynaklanan alacağı bizzat davalının kayıtları ile ortaya çıkmıştır. Bunun dışında davanın açıldığı tarihte yürürlükte olup uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/5. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat edilmiş sayılır, hükmü getirilmiş olması, maddede ibrazdan kaçınma halinde davacının iddiasını ispat etmiş sayılacağı belirtilmesi ancak, bir çok kanıtla birlikte ticari defterlere de dayanmış ise diğer kanıtlarından vazgeçerek salt karşı tarafın ticari defterine dayanması halinde de bu hükmün uygulanması mümkün olması, davacı vekilinin ... tarihli celsede açıkça davalının ticari defterlerine münhasıran dayandıklarını belirtmesi nedeniyle davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının iddiasını ispat etmesi nedeniyle davanın kabul gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçlunun ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönününde karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. 2004 sayılı İcra İflas kanunu 67. maddesi uyarınca hesaplanan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'den mahsubu bakiye ... TL'nin ve Arabulucuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık Bütçesinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Davacı tarafından yapılan ... TL harç ve ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/06/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/480, K. 2020/290, T. 30.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-480-e-2020-290-k-50b92ea10b5d