İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/409 E. 2021/86 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/409
Karar No
2021/86
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/409 KARAR NO : 2021/86

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 10/02/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili banka ile davalının imzaladığı sözleşme gereği davalı adına ... numaralı kredi kartı tanımlandığı, davalının borcunu ödemediği, müvekkili banka tarafından uyarı mektubu gönderilerek toplam alacağın ihtar edildiği, kredi kartı borcunun ... tarihinde kat edildiği ve asıl alacağın ... TL. olduğu, davalı tarafın icra takibine itirazlarını kabul etmedikleri belirtilerek, davalının Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... –... firmasının ...-... tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, dosyaya sunulan sözleşmenin 15.sayfasında .../... imza ve kaşesinin bulunmadığı, kart hamili olarak ...’nin imzasının bulunduğu, sözleşmede belirtilmen adresin müvekkiline ait olmadığı ve bu adreste faaliyet göstermediği için hesap kat ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edilmediği, kredi verenin en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi ve tüketiciye en az otuz güne süre verilerek muacceliyet uyarısında bulunulmasının zorunlu olduğu, bu nedenle temerrüt faizi talep edilemeyeceği, kredinin kullanıldığı tarih itibariyle müvekkilinin tüzel kişiliğinin bulunmadığı belirtilerek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi talep edilmiştir. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir. 6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır. 7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-2415 esas, 2015/2335 karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221). 8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2006/19-260 esas, 2006/251 karar) 9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra takip dosyası, iş bu dosyamız arasına alınmıştır. 10.Mahkememizce taraf delilleri toplanmış ve dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilimştir. 11. ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ile davalı arasında ... seri numaralı ... tarihli “Tüzel Kişiler İçin Bankacılık İşlemleri” sözleşmesi imzalandığını, süresiz çerçeve sözleşmenin ... Kartları bölümüne dayalı olarak dayalı olarak davalının kullanımına tahsis edilen ... numaralı kredi kartının banka kayıtlarında ticari kart niteliğiyle işlem gördüğü, dosyaya ibraz edilen ...-... gerçek kişi unvan ve adresine düzenlenen ...-... tarihli ... TL. kredi limitli dönemsel akdi hesap ekstrelerinin incelenmesinden anlaşıldığı; Davalının tahsil edilen kredi kartını alışveriş işlemlerinde kullandığı, kart hesabına en son ... tarihinde ... TL geri ödeme yapılmasıyla kart hesabının ... hesap kesim döneminde ... TL olduğu, takip eden hesap dönemlerinde fiilen kullanılmayan ve geri ödeme yapılmayan kart hesabının ... döneminde işleyen faizleriyle birlikte ... TL’ye baliğ olan borç bakiyesinin ... kesim döneminde ... tarihinde ... TL. üzerinden aylık ... TL taksitler halinde ödenmek üzere 36 ay vadeli olarak kart üzerinden yapılandırıldığı, ... tarihinde ... TL. geri ödeme dışında davalı tarafından yapılan başka bir ödeme bulunmayan kart hesabının ... tarihinde ... TL anapara-asıl alacak üzerinden kat edilerek takip öncesi ... TL olarak yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davaya konu icra takibinde işleyen faizlerin davalı lehine kapitalize edilmeyerek ... TL. asıl alacak talep edildiğinin görüldüğü; bu durumda, davalının ... tarihi itibariyle taleple bağlı anapara-asıl alacak tutarının ... TL. olduğu ve ... TL. tahsilatın tahsil tarihinin tevsik edilmemesi nedeniyle ... kat tarihi itibariyle asıl alacaktan tenzili yapılacağını; 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanunun “Kurumsal Kredi Kartları” başlıklı 43.maddesinde tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında yasanın 8/2, 9,12,24,25,26 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı, hükmüne yer verildiği ancak 05.08.2013 tarihi itibariyle 6495 sayılı yasa uyarınca kurumsal kredi kartları için TC Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen azami akdi ve gecikme faiz oranlarının uygulanacağı kabul edilmiş olup, kurumsal kredi kartları için bankaların serbestçe faiz belirlemesi olanağı kaldırıldığını; buna göre takibe konu kredi kartı dönemine uygun olarak ... tarihine kadar %24,24 akdi, ... tarihinden itibaren ise %22,08 akdi ve %28,08 temerrüt faizine tabi bulunduğunu; davalıya bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı ekstrelerinde yazılı adresine gönderilen ... tarihli ihtar mektubunun tebliğine ilişkin dava dosyasına belge sunulmadığını; ihtar mektubu üzerindeki gönderi barkodunun sorgulanmasında ise ara kriterlerine ilişkin sonuç bulunamadığı mesajı görüldüğünü; bu durumda, ihtar mektubunun davalıya tebliğ edildiğinin davacı banka tarafından tevsik edilmemesi nedeniyle, davalının ... takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduğu sonucuna varıldığını; Talep sınırları dikkate alındığında banka alacağı: ... Asıl alacak ... Kat tarihine kadar işleyen akdi faizi ... İşlemiş akdi faizi ... Gider vergisi ... İhtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olarak bulunduğunu; Asıl alacak tutarı takip tarihinden itibaren %28.08 temerrüt faizine ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi bulunduğunu beyan etmiştir. 12.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili, duruşmada, raporun faiz kısmının yanlış olduğun beyan etmiştir. 13.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 14.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Faize yönelik bölüm ise bilirkişi raporunda açıkça anlatılmıştır. Faize ilişkin itiraz, bir taraftan yanlışlığın hangi sebeple olduğunun belirtilmemesi nedeniyle soyut olması bir yandan da raporda bu kısmın da açıkça anlatılması karşısında yerinde bulunmamıştır. 15.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda; Davacı ile davalı arasında ... seri numaralı ... tarihli “Tüzel Kişiler İçin Bankacılık İşlemleri” sözleşmesi imzalandığını, süresiz çerçeve sözleşmenin ... Kartları bölümüne dayalı olarak dayalı olarak davalının kullanımına tahsis edilen ... numaralı kredi kartının banka kayıtlarında ticari kart niteliğiyle işlem gördüğü, dosyaya ibraz edilen ...-... gerçek kişi unvan ve adresine düzenlenen ...-... tarihli ... TL. kredi limitli dönemsel akdi hesap ekstrelerinin incelenmesinden anlaşıldığı; Davalının tahsil edilen kredi kartını alışveriş işlemlerinde kullandığı, kart hesabına en son ... tarihinde ... TL geri ödeme yapılmasıyla kart hesabının ... hesap kesim döneminde ... TL olduğu, takip eden hesap dönemlerinde fiilen kullanılmayan ve geri ödeme yapılmayan kart hesabının ... döneminde işleyen faizleriyle birlikte ... TL’ye baliğ olan borç bakiyesinin ... kesim döneminde ... tarihinde ... TL. üzerinden aylık ... TL taksitler halinde ödenmek üzere 36 ay vadeli olarak kart üzerinden yapılandırıldığı, ... tarihinde ... TL. geri ödeme dışında davalı tarafından yapılan başka bir ödeme bulunmayan kart hesabının ... tarihinde ... TL anapara-asıl alacak üzerinden kat edilerek takip öncesi ... TL olarak yapılan tahsilatın anaparadan tenziliyle davaya konu icra takibinde işleyen faizlerin davalı lehine kapitalize edilmeyerek ... TL. asıl alacak talep edildiğinin görüldüğü; bu durumda, davalının ... tarihi itibariyle taleple bağlı anapara-asıl alacak tutarının ... TL. olduğu ve ... TL. tahsilatın tahsil tarihinin tevsik edilmemesi nedeniyle ... kat tarihi itibariyle asıl alacaktan tenzili yapılacağını; 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 sayılı Bankacılık ve Kredi Kartları Kanunun “Kurumsal Kredi Kartları” başlıklı 43.maddesinde tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında yasanın 8/2, 9,12,24,25,26 ve 44. maddelerinin uygulanmayacağı, hükmüne yer verildiği, ancak, 05.08.2013 tarihi itibariyle 6495 sayılı yasa uyarınca kurumsal kredi kartları için TC Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen azami akdi ve gecikme faiz oranlarının uygulanacağı kabul edilmiş olup, kurumsal kredi kartları için bankaların serbestçe faiz belirlemesi olanağı kaldırıldığını; buna göre takibe konu kredi kartı dönemine uygun olarak ... tarihine kadar %24,24 akdi, ... tarihinden itibaren ise %22,08 akdi ve %28,08 temerrüt faizine tabi bulunduğunu; davalıya bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı ekstrelerinde yazılı adresine gönderilen ... tarihli ihtar mektubunun tebliğine ilişkin dava dosyasına belge sunulmadığını; ihtar mektubu üzerindeki gönderi barkodunun sorgulanmasında ise ara kriterlerine ilişkin sonuç bulunamadığı mesajı görüldüğünü; bu durumda, ihtar mektubunun davalıya tebliğ edildiğinin davacı banka tarafından tevsik edilmemesi nedeniyle, davalının ... takip tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunduğu anlaşılmakla; bilirkişi raporundaki hesaplama dosya kapsamına uygun bulunmakla, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 16.Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine gelince; 17.Alacaklının icra dairesine yapacağı takip talebi ile başlayan, takibin durması için borçlunun itirazının yeterli olduğu ve cebri icraya devam edilebilmesi için alacaklının harekete geçmesinin gerekli olduğu ilamsız icra usulunde; gerek alacaklının haksız ve kötüniyetli takipte ve gerekse borçlunun haksız itirazda bulunmasını önlemek amacıyla icra tazminatına hükmolunması esası kabul edilmiştir. Borçlu hakkında tazminatına hükmedilmesi için, onun ödeme emrine “kötüniyet”le itiraz etmiş olması şart değildir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmiş olmalıdır. Alacaklının bir zarar görmüş olması da şart değildir.(POSTACIOĞLU, İlhan, İcra Hukuku Esasları, İstanbul, 1982, s. 184 vd., KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku, C. I, 3. Bası, İstanbul 1988, s. 304 vd., UYAR, Talih, İcra Hukukunda İtiraz, s. 215 vd.) itirazın haksız olup olmadığı, takip konusu yapılan ve borçlunun itiraz ettiği alacağın likit olup olmadığına göre belirlenmelidir. Alacak likit ise borçlu itirazında haksızdır, alacak likit değilse borçlu itirazında haklıdır. İcra inkar tazminatının şartları şunlardır: a)Geçerli ilamsız icra takibi yapılmış olmalı, b)Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olmalı, c)Süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olmalı, d)Talep olmalı, e)Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmelidir. 18.Dosyaya baktığımızda; yukarıdaki şartların mevcut olduğu, alacağın likit olduğunun kabulü ile davacının inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 19.Son olarak belirtmek gerekir ki; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. Bakanlık bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayılır. Bu nedenle zorunlu arabuluculuk ücretinin devlet tarafından ödenen kısmının davada haksız çıkan taraftan re'sen alınmasına karar verilmesi gerekir. Dosyamızda arabuluculuğa, ... TL ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Bu hususta da hüküm kurulmuştur. Bu bedel harç olmadığından, "harçların bölünmezliği ilkesi" uygulanmayacağından, haklılık durumuna göre hükmedilmiştir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı icra takibine yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE; takibin; ... TL asıl alacak, ... TL kat tarihine kadar işleyen akdi faiz, ... işlemiş faiz, ... gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplamda ... TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacak tutarının takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının inkar tazminatı talebinin kabulü ile, ... TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL peşin harcın mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplam ... TL harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin haklılık durumu gereği; ... TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL nin haklılık durumu gereği; ... TL sinin davalıdan alınarak; ... TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 12-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, 13-Karar kesinleştiğinde, dosya arasında mevcut Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının mahalline iadesine, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'nin yüzüne karşı verilen karar davacı yönünden kesin davalı yönünden ise tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/409, K. 2021/86, T. 10.02.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-409-e-2021-86-k-03b14b95dee2