İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/305 E. 2021/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/305
Karar No
2021/299
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/305 Esas KARAR NO : 2021/299

DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/07/2019 KARAR TARİHİ : 04/05/2021

Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından müvekkili aleyhine ... İsimli firmanın bankaya olan kredi ve sair borçlarına kefil olduğundan bahisle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyası ile ...-TL bedelli icra takibine başlandığını, müvekkili ... den ... - ... arasında muhasebe ve büro işlemlerinde çalıştığını, müvekkilinin borçlu şirkette hiç bir ortaklığı yada müdür vb yetkisi bulunmadığını müvekkilinin kefil sıfatıyla sorumlu olduğundan bahisle icra takibi başlatıldığını, davalı bankanın her ne kadar müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu beyanı ile icra takibine girişmiş ise de, müvekkilinin kefalet borçları kapsamında geçersiz olduğunu, müvekkilinin kefalet sözleşmesinde imza dışında sair kayıtlar müvekkilinin el yazısı olmadığını, kefalet tarihinde evli olan müvekkilinin eşinden kefalete dair rıza almadığını, açılan icra takibindeki bir başka usulsüz durumun ise müvekkiline hiç bir şekilde hesap kat ihtarı gönderilmeden temerrüde düşürülmeden icra takibine girişilmesi ve borçluya gönderilen hesap kat ihtarındaki kredi alacak miktarları ile takip taleplerindeki kredi alacak miktarlarının uyumsuz olduğunu, davalı bankanın ... 'nin bankaya olan borçları neden ile müvekkilinin banka nezdindeki hesaplarına ve altın hesaplarına blokaj uyguladığını müvekkilinin davalıdaki şahsi kredisini hiç bir taksit geçilmemesine rağmen geri çağırarak kredi borcunun tamamını ödettiğini, müvekkilinin geçerli bir kefaleti bulunmadan müvekkilinden kefil sıfatıyla yıllarca hesaplarına bloke konulması ve sonrası hiç bir bildirim dahi yapılmadan kendiliğinden altın hesabındaki altınların paraya çevrilerek tahsilat yapılması kanuna aykırılık teşkil ettiğini, ilgili icra dosyasının müvekkili yönünden taktiren teminatsız veya uygun görülecek teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasına karar verilmesini, menfi tespit davalarının kabulü ile, müvekkilinin ilgili Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyadan borçlu olmadığının tespitine, istirdat davalarının kabulü ile; davalı bankaca müvekkilinin hesaplarından alınan toplam ...-TL bedelin ticari avans faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine, bu hususta müvekkilinin altın hesabından paraya çevrilen altın oranının fiili ödeme günündeki rayiç bedel ile oluşacak farkın da müvekkiline tazminat olarak verilmesini, haksız ve kötü niyetli icra takibi ile bloke işlemi nedeniyle davalının İİK mad. 72/5 kapsamında % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, tazminat davalarının kabulü ile; haksız ve kusurlu banma işlemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi tazminata karşılık HMK 107 kapsamında dava değerini arttırma haklarının saklı kaymak kaydı ile şimdilik ...-TL ticari avans faizi ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yöneltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; müvekkili banka ile imzalanan kredi sözleşmesi gereğince davacı taraf işbu kredi sözleşmesinin müşterek borçlu- müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, Eş rızası alınmadığının ifade edildiğini, sözleşme imza tarihi itibariyle incelenmesinden belirtilen tarihlerde hukuken eş rızasının alınması gerektiği yönündeki iddialarının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, borçlu kredinin geri ödemesinden temerrüde düştüğünden borçlunun kredi hesabı kat edildiğini ve borçluya ihtarnameler gönderildiğini, uygulanan faiz oranlarının müvekkili bankanın Tamim Hükümleri gereğince uygulanan oranlar olduğunu, davacının bu yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı, kredi sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, davalı bankaca yapılan bloke ve haciz işlemleri nedeniyle maddi tazminat isteme şartlarının olup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının ne olduğuna ilişkindir. Davacı vekilinin yargılama sırasında davadan feragat ettiğine dair beyan dilekçesini ibraz ettiği, davalı vekilinin karşı vekalet ücreti bulunmadığına dair beyan dilekçesi ibraz ettiği görüldü. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 307. Maddesinin ; "1) Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. " hükmü gereğince; davadan feragat, davacının, davacının istem sonucunda kısmen veya tamamen vazgeçtiği yönününde mahkemeye yaptığı tek taraflı açıklamasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 309. maddesinin; "1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. 2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. 3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. 4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır." hükmü gereğince kabul, dilekçe veya sözlü olarak yapılabilir. Karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı olmayan feragat beyanın kayıtsız koşulsuz olmalıdır (Ercan, İsmail; Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2011, s. 321 vd.). 6100 sayılı sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 312. Maddesinin; "1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez." hükmü gereğince davadan feragat eden taraf aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. 6100 sayılı HMK'nın 311/1 fıkrası gereği feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurması ve aynı sayılı yasanın 309/2 maddesi gereği hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması sebebiyle davanın feragat ile reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasından feragat ettiği anlaşıldığından HMK 307 vd. maddeleri gereğince davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken ...-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılışında peşin yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 4-Davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 6-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davadan feragat nedeniyle davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2021

Katip ... E imzalı

Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/305, K. 2021/299, T. 04.05.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-305-e-2021-299-k-1902ae299201