İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/172 E. 2019/563 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/172
Karar No
2019/563
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/172 Esas KARAR NO : 2019/563 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/05/2016 KARAR TARİHİ : 20/09/2019 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına kayıtlı ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Ada, ... parsel ... Kat ... Nolu bağımsız bölümdeki ... ... niteliğindeki taşınmaza ... tarihli ... yevmiye numaları resmi senet ve ipotek belgesi ile borçlu ... lehine üst sınır ipoteği tesis edildiğini, ancak müvekkilinin ipotek tarihinde temyiz kudreti bulunmadığından borçlanma ehliyetini haiz olmadığını, hata ve hile ile imzalanan ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu, kredi borçlusu ... ile ... arasında hiçbir hukuki, beşeri ve ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinin ... doğumlu olduğunu ve ... yılından beri Alzheirmer hastası olduğunu, fiil ehliyeti ve ayırt etme gücü bulunmayan kişilerin fiillerinin hukuki sonuç doğurmayacağından, takibe dayanak ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu beyanla öncelikle Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takibin tedbiren durdurulması ile menfi tespit davasının kabulüne ve ipotek şerhinin hata, hile ve ehliyetsizlik nedeniyle kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... arasında imzalanan ... tarihli ... TL bedelli kredi sözleşmesine davacı ...'nın kefil olduğunu, resmi senedin 1. maddesinde ipoteğin kapsamının ve niteliğinin açıkça yazılı olduğunu, davacının da tüm bunları bilerek ve isteyerek taşınmazın müvekkili bankaya ipotek verdiğini, davaya konu ipoteğin dava dışı borçlu ...'ın doğmuş ve doğacak tüm borçlarını teminat altına aldığı için müvekkili bankanın ipotek teminatının dava dışı borçlu ...'a ... tarihinde ... TL bedelle kullandığı kredinin de teminatını oluşturduğunu, dava dışı ...'ın ... tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmemesinden dolayı Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, yapılan kıymet takdiri neticesinde değerinin ... TL olarak belirlendiğini, B.K. 'nun 39.maddesine göre belirlenen 1 yıllık süre içerisinde davanın açılmadığını, davacı tarafından dava değerinin eksik gösterildiğini, eksik harcın tamamlatılması gerektiğini beyanla, eksik harç nedeniyle davanın usulden; hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı bu yönüyle de usulden ve haksız ve hukuka aykırı davanın esas bakımından da reddini talep etmiştir. DAVA : Dava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış, mahkemece ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, bunun üzerine dosya Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, mahkemece ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, istinaf üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı üzerine Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. ... Tapu Müdürlüğünden ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydı, malik listesi, resmi senetler getirtilerek incelenmiştir. ... ... dan davacı ... nın sağlık ödemelerine ilişkin; sağlık ödemeleri detay listesi ve ...-... yıllarına ait tedavi belge nüshaları getirtilerek incelenmiştir. ... Hastanesinden davacı ...'nın 2010 yılında kurumlarında gördüğü tedavisine ilişkin tedavi evrakları getirtilerek incelenmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının bir örneği uyap üzerinden getirtilerek incelenmiştir. ... Sulh Hukuk Mahkemesinden .../... esas sayılı dosyasının bir örneği uyap üzerinden getirtilerek incelenmiştir. Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyası getirtilerek incelenmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... takip sayılı dosyası getirtilerek incelenmiştir. Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası getirtilerek incelenmiştir. Davacı ... nın İstanbul Adli Tıp Şubesine sevkinin sağlanarak ... tarihli ipotek işleminde davacının hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda rapor aldırılmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulunun ... tarihli .../... karar nolu raporunda; "Tıbbi belgeler ile adli tahkikat dosyasında belirlenen ve adli tıbbi yorumlamayı ilgilendiren hususların değerlendirilmesinden; Görülmekte olan (Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)) davası nedeniyle ... tarihli ipotek işleminde hukuki ehliyetinin bulunup bulunmadığı sorulan ... kızı ... doğumlu ...’nın Kurulumuzca ... tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak mahiyet ve derecede olan (Demans) denilen bunama hali saptandı ise de dava dosyasının tetkikinde Kurulumuzda tespit edilen bu bunama halinin ilk kez ... Hastanesinin ... tarihli epikriz raporunda “şikayet: unutkanlık atakları, uzun süredir mevcut. Kullandığı ilaçlar: antidepresan, bulgular: kognitif bozukluk, Tanı: alzheimer hastalığı” şeklinde belirtildiği, tespit edilen Demans denilen bu akli arızanın klinik, fizyopatolojik ve ilerleyici vasfı dikkate alındığında işlem tarihi olan ... (...) tarihine teşmil ettirilemeyeceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre ...’nın ... (...) tarihinde fiili ehliyetine haiz olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2014 tarih 2013/9394E. 2014/4022K. sayılı kararında; "... Hukuki ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Bilindiği üzere; davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin, kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Nitekim Türk Medeni Kanunun "fiil ehliyetine sahip olan kimse, kendi fiilleriyle hak edinebilir ve borç altına girebilir" biçimindeki 9. maddesi hükmüyle hak elde edebilmesi, borç (yükümlülük) altına girebilmesi, fiil ehliyetine bağlamış, 10. maddesinde de, fiil ehliyetinin başlıca koşulu olarak ayırtım gücü ile ergin (reşit) olmayı kabul ederek "ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan bir ergin kişinin fiil ehliyeti vardır." hükmünü getirtmiştir. "Ayırtım gücü" eylem ve işlev ehliyeti olarak da tarif edilerek aynı Kanunun 13. maddesinde "yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir" denilmek suretiyle açıklanmış, ayrıca ayırtım gücünü ortadan kaldıran önemli nedenlerden bazılarına değinilmiştir. Önemlerinden dolayı bu ilkeler, söz konusu kanun ile öteki kanunların çeşitli hükümlerinde de yer almışlardır. Hemen belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanunun 15. maddesinde ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı 11.06.1941 tarih 4/21)..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı taraf Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti istemi ile dava açmıştır. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ... İhtisas Kurulunun ... tarihli raporuna göre, ... ... (...) tarihinde fiili ehliyetine haizdir. Hukuki ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Davranışlarının, eylem ve işlemlerinin sebep ve sonuçlarını anlayabilme, değerlendirebilme ve ayırt edebilme kudreti (gücü) bulunmayan bir kimsenin, kendi iradesi ile hak kurabilme, borç (yükümlülük) altına girebilme ehliyetinden söz edilemez. Ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından karşı tarafın iyi niyetli olması o işlemi geçerli kılmaz. Davacın işlem tarihinde hukuki ehliyetinin bulunduğu, Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmiş olup, Adli Tıp Kurumu'nun sunduğu raporun bilimsel verilere uygun olduğu, yeniden rapor aldırmayı gerektirecek bir eksiklik tespit edilemediği, davacının sunduğu tek hekim raporunun ise uzman heyetin sunduğu raporu çelişkili hale getiremeyeceği nazara alınarak Adli Tıp Kurumu raporuna değer verilmiştir. Hata ve hileye yönelik iddialar konusunda ise ispata yarar bir delil sunulamamıştır. Davacının ... tarihinde ipotek verdiği taşınmazın kendisi tarafından ... tarihi itibariyle edinilmesi nazara alındığında da hukuki ehliyetsizlik, hata ve hileye ilişkin iddiaların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 7. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/09/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/172, K. 2019/563, T. 20.09.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-172-e-2019-563-k-0b7fe5f2b68f