İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/841 E. 2020/362 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/841
Karar No
2020/362
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/841 KARAR NO : 2020/362 DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2018 KARAR TARİHİ : 13/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı aracın ... tarihinde şirket yetkilisinin rızası dışında eski işçisi olan ... sevk ve idaresindeyken,... köyünde ...'e ait olan duvara çarptığını, bahçe duvarına ... TL zarar verdiğini ve tek taraflı kaza sonucunda aracın hurdaya çıktığını, davacı şirket yetkilisinin kaza tarihinde yurtdışında olması sebebiyle olaya müdahale edemediğini, sonradan haberi olduğunu, hasarın ve miktarının tespiti için Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinin .../... D.iş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda aracın pert olduğu toplam zararın ... TL olduğunun belirtildiğini, Müvekkiline ait aracın ... - ... vadeli ... poliçe nolu davalı ... şirketi tarafından Pert Kasko Sigorta poliçesi ile sigortalandığını, oluşan zararın sigorta kapsamı dahilinde olduğunu, zararın karşılanması için sigorta şirketine başvurulmasına rağmen dava açıldığı tarihe kadar cevap verilmediğini davalı şoför ...'unda oluşan zarardan sorumlu olduğunu, bu sebeplerde şimdilik ... TL zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait ... plakalı araç ile seyir halinde iken ... da ... Mahallesinde zeminin kaygan olması nedeniyle maddi hasarlı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, davacı şirketin yetkilisi ve sahibi ... adına çalışırken kaza meydana geldiğini, aracın sigortalı olması sebebiyle ... ...nın hasım gösterilmesi gerektiğini, kaza sebebiyle ... Mahallesinde ikamet eden ...'e ait bahçe duvarının hasar ve zarar görmesi nedeniyle ... TL'nin tarafından ödendiğini, davacı şirket vekilince ödendiği beyanın gerçek dışı olduğunu, Antalya ... Sulh Hukuk Mahkemesinde aldırılan raporu kabul etmediğini, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalı kasko sigortasi ile sigortalı olan ... plakalı araç üzerinde ... Şubesi lehine rehin hakkının mevcut olduğunu,davacının aktif ehliyetinin varlığının rehin alacaklısı tarafından verilecek kayıtsız şartsız muvafakata bağlı olduğunu, ... Şubesine açılan davaya ilişkin kayıtsız ve şartsız muvafakatlerinin olup olmadığı hususu sorulduktan sonra, muvafakatin verilmemesi halinde ise Aktif Sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce tarafların tüm delilleri toplanmış, dosya makine mühendisi ve sigortacı bilirkişiye tevdi edilerek ayrıntılı rapor alınmıştır. Mahkememizce dosya Makine Mühendisi ve sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... ve ...'nın ... tarihli raporunda sonuç olarak; "...... tarihinde meydana gelen kaza sonucu hasar gören davacı ... şirketine Pert Kasko Sigorta Poliçesi "... Kasko" ile sigortalı olan ... plakalı kamyonetin onarım bedelinin riziko tarihi itibariyle KDV hariç ... TL, KDV dahil ... TL olduğu, ... plakalı kamyonetin kaza tarihi (riziko tarihi) itibariyle kaza öncesi 2. El piyasa değerinin ... TL olduğu, aracın KDV hariç onarım bedelinin kaza öncesi hazarsız 2. El piyasa değerinin %60'ından fazla olması nedeniyle Kasko poliçesi Tam Hasar teminatı kapsamında söz konusu aracın pert total olarak değerlendirilmesinin gerektiği taraflar arasındaki dar kasko sözleşmesinin şartlarının oluştuğu ..." sonuç ve kanaatine varmıştır. Mahkememizce dosyanın önceki rapor veren makine mühendisi bilirkişiye tevdii ile davacı vekili ve davalı vekilinin ... ve ... tarihli dilekçelerinde belirtilen itirazlar doğrultusunda ek rapor hazırlanması istenilmiş, bilirkişi ... ... ... tarihli ek raporunda sonuç olarak; "...... tarihide meydana kaza sonucu hasar gören davacı ... şirketine pert Kasko sigorta poliçesi "Dar Kasko" ile sigortalı olan ... plakalı kamyonetin onarım bedelinin riziko tarihi itibariyle KDV hariç ... TL KDV dahil ... TL olduğu, aracın KDV hariç onarım bedelinin kaza öncesi hazarsız 2. El piyasa değerinin %60'ından fazla olması nedeniyle Kasko poliçesi Tam Hasar teminatı kapsamında söz konusu aracın pert total olarak değerlendirilmesinin gerektiği ... plakalı kamyonetin kaza tarihi (riziko tarihi) itibariyle kaza öncesi 2. El piyasa değerinin ... TL olduğu yapılan piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plakalı kamyonetin kaza tarihi itibariyle hasarlı (sovtaj) değerinin ... TL olduğu davacının kaza tarihi itibariyle zararının ... TL olduğu ..." sonuç ve kanaatine varmıştır. ... ...'ne müzekkere yazılarak ... plakalı araç üzerinde rehin hakkının bulunması sebebiyle dain mürtehin sıfatıyla davacı tarafından açılan davaya muvafakat edip etmediği hususu sorulmuş; "bankanın ... tarihli yazı cevabında sigorta bedeli üzerindeki öncelikli rehin hakkımızdan feragat anlamına gelmemek kaydı ile müşterimiz tarafından açılmış olan davaya kayıtsız şartsız muvafakat ettiğimizi bildiririz, şeklinde cevap verilmesi üzerine bu kez mahkememizce yeniden ... tarihinde ilgili bankaya yeniden müzekkere yazılarak cevabi yazınızın muvafakate ilişkin kısmının çelişkili olduğu görülmekle davacı tarafından açılan davaya ve tazminatın davacılara ödenmesine kayıtsız şartsız muvafakat edilip edilmediği, sigortalının kullandığı kredinin kaç TL olduğu, tamamının ödenip ödenmediği, tamamı ödenmedi ise ne kadarının ödendiği, ödenmeyen taksitler var ise hangi aylara ilişkin ve ne kadar olduğu hususu sorulmuş; banka tarafından verilen ... tarihli cevabi yazıda "bankanın dain mürtehin sıfatı kapsamında sigorta bedeli üzerindeki öncelikli rehin hakkının devam ettiği, bu haktan feragat edilmediği, sigorta bedelinin bankaya ödenmesi kaydı ile açılan davaya muvafakat edildiği" bildirilerek davacının kullandığı krediye ilişkin borç miktarının ... tarihi itibariyle ... TL olduğu bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Yine Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 19/12/2018 tarih 2018/5339 Esas - 2018/12467 Karar sayılı emsal içtihatında; "...rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin kasko sigortası genel şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı kasko poliçesi genel şartlarının 1.5.maddesi ve TTK 1446 / 2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığının ispat yükü sigortalıya geçer..." Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 02/12/2013 tarih 2013/17738 Esas - 2013/16950 Karar sayılı emsal içtihatında; "... sigorta ettiren, KTKSGŞ.'nın B.1.5. maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan riziko, teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip, oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfeti sigortalıya geçer. Sonuç olarak; TTK.'nun 1281. maddesi uyarınca kural olarak, rizikonun teminat dışı kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir. TTK.'nun 1281. maddesinde öngörülen kural, rizikonun iyi niyet kurallarına uygun olarak ihbar edildiği hallerde geçerlidir. TTK.'nun 1292. maddesi gereğince, sigortalının rizikoyu kasten ihbar etmediğini sigortacı ispat etmelidir. Sigortalı, TTK.'nun 1292/3. maddesi uyarınca, rizikonun gerçekleştiğine dair ihbarı süresinde yapmış olmakla birlikte; iyi niyet kurallarına aykırı biçimde olayın gerçekleşme şekli yanlış bildirilmiş ve TMK.'nun 2. maddesi uyarınca hakim, sigorta ettirenin kötü niyetini dosyadaki delil ve emarelerden tespit etmiş ise, bu durumda sigortacıya ispat külfeti yüklenmemelidir. Bu halde ispat külfeti, sigortalıya ait olmalı ve meydana gelen rizikonun teminat içinde kaldığı hususu sigortalı tarafından ispat edilmelidir. Bu varılan sonuç, hem yasa koyucunun amacına hem de tarafların menfaatler dengesine uygun olacaktır. TTK. nun 1292. maddesine göre sigortalının rizikoyu 5 gün içinde sigortacıya ihbar etmesi gerekmektedir. Rizikonun bu süre içinde ihbar edilmemesi durumunda ne gibi bir yaptırımın söz konusu olduğu hakkında açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, anılan maddenin son fıkrasında ihbarın kasten yapılmaması hali sigorta haklarının zayiine, kusura bağlı olarak yerine getirilmemesi ise kusurun ağırlığına göre sigorta tazminatında indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının B.1.1 maddesinde öngörülen (5) günlük ihbar süresi hak düşürücü süre değildir. Somut olayda, ... makamlarınca tutulan ... tarihli tutanağa göre kazanın ... tarihinde gerçekleştiği sabit olup, bu tutanağın aksi davalı ... şirketi tarafından ispatlanamamıştır. Özellikle sigorta ettirenin kastının bulunmaması halinde, davacı tarafından ihbarın süresinde yapılmamış olması tek başına hasar bedelinin ödenmesine engel teşkil etmeyecektir. TTK'nın 1292. maddesi gereğince ihbarın kasıtlı olarak geç yapıldığı kanıtlandığı takdirde davalı sigortacı ödemeden kaçınabilir. Aksi halde geç ihbar nedeni ile zararda bir artış meydana gelir ve bu husus da ispatlanırsa davalı sigortacı artan zarardan sorumlu olmayacaktır..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihatlar kapsamında yapılan değerlendirmede; açılan davanın süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir. Kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kaydı üzerinde ... Şubesi'ne ait rehin hakkı bulunması sebebiyle açılan davada davacının taraf sıfatının bulunup bulunmadığı hususunda yapılan değerlendirmede; Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 02/06/2014 gün, 2014/3928 Esas, 2014/8795 Karar sayılı emsal içtihadında; "...6762 sayılı TTK.nun 1269. maddesi (6102 sayılı TTK'nun 1453. maddesi) uyarınca malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı yasanın 1270. maddesi (6102 sayılı TTK'nun 1406. maddesi) uyarınca bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğu ve dava dışı ... Şubesi'nin dain ve mürtehin olarak poliçede gösterildiği anlaşılmakla, sigortalı araç üzerinde dain ve mürtehinin de menfaati bulunduğundan hasar tazminatını talep etmeye hakkı bulunmaktadır. Davacının sigorta poliçesine dayanarak tazminat talebinde bulunabilmesi için dain ve mürtehinin bu konuda açık muvafakatının olması gerekmektedir..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen emsal içtihat kapsamında yapılan değerlendirmede; ... Şubesi'nin ... tarihli ve ... tarihli yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde dain mürtehin hakkı bulunan bankanın devam eden kredi alacağı nedeniyle sigorta tarafından ödenecek tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin bulunmadığı, bu hali ile davacının aktif husumetinin bulunmadığının kabulü ile aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile fazla alınan ... TL harcın karar kesinleştikten sonra istek halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Gereğince ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 5-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin, davalı ... ... vekilinin ve davalı ...'un yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/07/2020 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/841, K. 2020/362, T. 13.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-841-e-2020-362-k-9909e10aa935