İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/550 E. 2020/697 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/550
Karar No
2020/697
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/550 KARAR NO : 2020/697 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 17/09/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan "Alacak" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı şirkette %50, %50 pay sahibi olan ... ve ...’nın ...'da mukim 2 işadamı olarak Türkiye'de yatırım yapmak amacıyla ... tarihinde Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sırasında kayıtlı ... şirketini kurduklarını, şirket müdürü olarak ortak olmayan ...’ın tescil edildiğini, şirketin davacıları dışında bir ortağı bulunmadığını, davacı şirket ortaklarının yurt dışında ikamet ettiklerinden gerek işlerin hızlandırılmasının temini gerekse yasal zorunluluk sebebiyle (şirket müdürünün TC vatandaşı olması) ihbar olunan ...'nın tavsiyesi ile davalı ...’ın şirketin müdürü olarak atandığını, şirket kuruluş masraflarının tamamının davacı şirket ortakları tarafından karşılandığını, şirketin Türkiye'de yapmayı planladığı yatırım için ... şubesinde hesap açtığını ve bu hesapları kullanmaya başladığını, davalının şirketin ortaklarına haber vermeksizin, hangi gerekçe ile çekildiği belli olmaksızın ... Şubesi ... No'lu. Hesabından ... tarihinde ... EURO nakit, ... tarihinde ... EURO nakit, ... EURO nakit, ... EURO Nakit, ... EURO nakit olarak çektiğini, bankadan para çekme işleminin davalı ... tarafından kendi adı ve imzasıyla yapıldığını, banka hesaplarını rutin olarak kontrol eden şirket ortaklarının bu gelişme karşısında işlemi yapan bankaya ve davalı ... ile annesi ...'ya telefonla ulaşmaya çalıştıklarını, bankanın telefonla bilgi vermediğini, davacıların ısrarlı aramaları sonucu sadece ihbar olunan ...’ya (annesi) ulaşıldığını, bu kişinin 'kızım bir yanlışlık yapmış, paranızı hemen yarın getireceğiz' şeklindeki beyanlarına rağmen paranın iade edilmediğini, şirket ortaklarının Türkiye’ye gelerek araştırma yaptıklarını, dava tarihinde ve paraların çekildiği dönemde şirketin ticari faaliyetinin olmadığını, davalının söz konusu paraları şirket adına veya yararına ortaklar kurulunun bilgisi ve onayı dahilinde harcadığını kanıtlayacak hiçbir belge bulunmadığını, ... tarihinde kurulan şirketin kuruluşundan sonraki 10 gün içinde herhangi ticari faaliyet kararı almadan, kurulmasını organize eden dava dışı ...’nın önerdiği müdür ... tarafından soyulduğunu, davalı ...'nun halen oturmakta olduğu evini boşaltma çabasında olduğunu, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep ettiklerini, davalının haksız fiil, terettüp hali ile hareket ederek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle davacıları zarar uğratmış olduğu dikkate alınarak ve ihbar olunan ...'yi ve ...'yı davalı olarak dahil edilmesi hakları saklı olmak üzere, dava sonunda davacıların davalı kişiden alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan, tüm bankalarda davalı kişinin her türlü hesaplarının araştırılmasına ve ilgili bankalarda davalı adına hesaplar bulunması halinde, uygun görülecek teminat mukabilinde söz konusu hesapların tamamı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, uygun görülecek teminat mukabilinde karşı taraf adına kayıtlı bulunan motorlu arac(lar)ın trafik tescil kaydına tedbir konulmasına; davanın kabulüne, davacıların fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla ... EURO olduğu tahmin edilen alacak ve ferilerinin TC Devlet Bankalarının dövize uyguladıkları en yüksek banka reeskont faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile gerçek kişi davacılara hisseleri oranında ödemeye, davalı ...’ın müdürlük görevinin sonlandırılmasına, şirketi temsil, idare yetkisinin kaldırılmasına, mevcut imza yetkisinin iptaline karar verilmesini/ bilginin Antalya Ticaret Siciline müzekkere ile bildirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı adına duruşma gününü bildirir dava dilekçesinin usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiş, davalı taraf davaya cevap vermeyerek davanın reddini talep ettiği kabul edilmiştir. ... Şubesine davacı şirkete ait hesapların bildirilmesi ile söz konusu hesapların açılış tarihinden itibaren hesaplardan davalı ... tarafından para alınıp alınmadığı, alınmış ise hesap hareketlerini gösterir kayıt ve belgelerin gönderilmesi için müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılar dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden davacı şirkete ait sicil dosyası istenmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dosyanın re’sen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ile ... Şubesi ile ... Şubesindeki kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, davalı ...’ın şirketin banka hesabından tek başına para çekme yetkisinin olup olmadığı, davalının davacı şirketin hesabından çektiği paraların hangi gerekçe ile ve hangi yetkiye dayanılarak çekildiği, bu paraların şirket adına ve yararına kullanılıp kullanılmadığı ve davalı tarafından çekilen paranın toplam miktarı hususlarında tarafların iddia ve itirazlarını karşılar mahiyette rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Davalının davacılardan ... şirket kuruluşundan ... tarihine kadar münferiden temsil vc ilzama yetkili müdürü olduğu, Davalının davacılardan ...'nin ... Şubesindeki hesabından ...-... tarihleri arasında toplamda ... euro para çektiği, bankaca davalıya yapılan bu ödemenin münferiden temsil ve imza yetkisine istinaden yapıldığının anlaşıldığı. Sonuç olarak davalı ...'ın davacılardan ...'nin ... Şubesindeki banka hesabından çektiği paraların hangi gerekçe ile çektiğinin tespit edilemediği, çekilen paralan davacının ... şirketinin kuruluşunda münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olması nedeniyle münferit imza yetkisine dayanarak çektiği, bu paraların şirket adına ve yararına kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği, davalının bu paraları şirket adına ve yararına kullandığına ilişkin bir beyanının olmadığı, çekilen paranın tamamının davalının uhdesinde kaldığının değerlendirildiği, davalı tarafından çekilen paranın toplam miktarının dava konusu edilen tutar olan ... euro olduğu, bu tutarın dava tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının ... x ... = ... TL olduğunun hesaplandığı..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereği dosyanın rapor tanzim eden mali müşavir bilirkişiye tevdi ile mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara kararında belirtildiği şekilde ... şubesi ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde mahkememizin ... tarihli oturum ... nolu ara kararında belirtilen hususlarda inceleme yapılmasına karar verilmiş, bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Mahkeme ara kararında ... Şubesi ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde de inceleme yapılarak ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. ... Şubesinin yazılı beyanında ...'nin ... şubesinde veya bankada bir hesabının olmadığı belirtilmiştir. Davacı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin mahkeme kararı ile zayii olduğu anlaşılmış ve bu nedenle davacının dava konusu döneme ait ticari defter ve belgeleri incelenememiştir. Sonuç; olarak asıl raporumun sonuç bölümünde bir değişiklik yapılmasına gerek duyulmadığı..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. ... tarihli ek raporda özetle; "...Mahkeme ara kararında ... Şubesi ile davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde de inceleme yapılarak ek rapor tanzim edilmesi istenilmiştir. ... Şubesinin rapora eklenen yazılı beyanında "...'nin şubemiz ve bankamız nezdinde hesaplarının olmadığı" belirtilmiştir. Davacı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin mahkeme kararı ile zayii olduğu anlaşılmış ve bu nedenle davacının dava konusu döneme ait ticari defter ve belgeleri incelenememiştir. Davalının davacılardan ... şirket kuruluşundan ... tarihine kadar münferiden temsil ve ilzama yetkili müdürü olduğu, Davalının davacılardan ...'nin ... Şubesindeki hesabından ...-... tarihleri arasında toplamda ... euro para çektiği, bankaca davalıya yapılan bu ödemenin münferiden temsil ve imza yetkisine istinaden yapıldığının anlaşıldığı, Sonuç olarak davalı ...'nın davacılardan ...'nin ... Şubesindeki banka hesabından çektiği paraların hangi gerekçe ile çektiğinin tespit edilemediği, çekilen paraları davacının ... nin kuruluşunda münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olması nedeniyle münferit imza yetkisine dayanarak çektiği, bu paraların şirket adına ve yararına kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği, davalının bu paraları şirket adına ve yararına kullandığına ilişkin bir beyanının olmadığı, çekilen paranın tamamının davalının uhdesinde kaldığının değerlendirildiği, davalı tarafından çekilen paranın toplam miktarının dava konusu edilen tutar olan ... euro olduğu, bu tutarın dava tarihindeki TCMB döviz satış kuru üzerinden TL karşılığının ... x ... = ... TL olduğunun hesaplandığı..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğu nedeniyle azli ile şirketin zararlarının tazmini istemli limited şirket ve şirkette pay sahibi olan davacılar tarafından açılan tazminat istemine ilişkindir. Davacı tarafça şirket müdürünün şirkette pay sahibi olmadığı, şirket hesabındaki parayı gerekçe göstermeden şirket hesaplarından aldığı ve müdürlük görevini kötüye kullanarak şirketi zarara uğrattığının iddia edilmiştir. Şirket Müdürü aleyhine açılan sorumluluk davası yönünden yapılan incelemede: TTK 555. maddesinde; "Şirketin uğradığı zararın tazmini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler. Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava giderleri ile avukatlık ücretinin bu giderler davalıya yükletilemediği hallerde davacı pay sahibi ile şirket arasında hakkaniyete göre paylaştırır." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/12/2018 tarih 2016/14421 Esas, 2018/7597 Karar sayılı emsal içtihadında; "...davacı şirket ortağı tarafından yönetici aleyhine açılmış bir sorumluluk davası niteliğinde olduğunun, gerek 6762 sayılı TTK'nın 556. maddesi atfı ile 309. maddesi ve gerekse de 6102 sayılı TTK'nın 644/1-a maddesi uyarınca uygulanması gereken 553. ve 555. maddelerine göre, limited şirket ortaklarının, “tazminatın şirkete verilmesi” kayıt ve koşuluyla bu nitelikteki hukuki sorumluluk davasını açabilmelerinin mümkün olduğu..." belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanununda şirketin uğradığı zararın şirket tarafından sorumlulardan (kurucular, müdürler, yöneticiler, tasfiye memurları vd.) istenmesi yani taraf ehliyetinin şirkette olması öngörülmüş, şirketin ihmali ya da sorumluların şirkete hakim olmaları nedeniyle dava açmamaları olasılığı düşünülerek zararın tazmini davasını açma hakkı şirket ortaklarına da verilmiş ve bu husus 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 555/1 maddesinde "şirketin uğradığı zararın tazminini şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir" biçiminde düzenlenmiştir. Ancak limited şirket ortakları tazminatın sadece şirkete ödenmesini isteyebilir. Kendilerine ödenmesini isteyemezler. Buna göre; davacı Limited Şirkette pay sahibi olan ortakların tamamı ve şirket tarafından limited şirket müdürü aleyhine dava açıldığı görülmekle taraf teşkilinin sağlandığının kabulü gerekmiştir. Mahkememizin ... tarihli ön inceleme duruşmasında, dava dilekçesindeki talep yönünden davacı vekiline talebin açıklattırılması istenilmiş, davacı vekili talebinde tazminatın şirkete ödenmesini talep etmiştir. Ancak, mahkememizce duruşma sırasında duruşma zabtına dava değeri olan ... Euro, ... Euro olarak geçmiş ise de; bu husus mahkememizce harcı yatırılan miktar dikkate alınarak talebin ... Euro olarak kabul edilmiştir. Dava konusu somut olayda, ... tarihinde Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescili yapılan şirketin kuruluşundan kısa bir süre sonra şirkette pay sahibi olmayan müdür tarafından şirkete ait banka hesaplarından defaten dava dilekçesinde belirtilen tutarda para çekildiği görülmüştür. Davalı şirket müdürü tarafından çekilen paraların şirket nam ve hesabına kullanıldığı ispatlanamadığı gibi bu paraların şirkete ait defter ve belgelerde de bulunmadığı, şirkete ait defter ve belgelerin zayiine karar verildiği, şirket ortağı olmayan müdürün şirkete ait banka hesaplarından çektiği paraları kendi uhdesinde bulundurduğu, şirket yararına kullanmadığı ve şirketi zarara uğratarak şirkete olan özen ve bağlılık yükümüne aykırı davrandığı görülmekle tazminat talebinin kabulü ile şirket müdürü tarafından çekilen toplam ... Euro'nun 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesine göre dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca bir yıl vadeli Euro hesabına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine karar vermek gerekmiştir. Şirket müdürünün haklı sebeple şirket müdürlüğünden azline ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; TTK. 630. maddesinde; "Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir. (3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Şirketle yöneticiler arasındaki ilişki; hizmet veya daha çok vekalet akdine dayalıdır. Vekalet ilişkisinin temeli de güvendir. Şirketin yöneticisine olan güvenin sarsılması halinde (haklı sebep olsun olmasın) her zaman yöneticiyi görevden alabilir. Ancak, yönetici süreli olarak göreve atanmış ve süresinden önce görevden alınmışsa yönetici bu sürelere ilişkin olarak şirketten tazminat isteyebilir. Aynı şekilde yönetici görevden alınırken haksız bir isnada maruz kalmışsa maddi ve özellikle manevi tazminat davası da açabilir.(Prof Dr. Hasan Pulaçlı Şirketler Hukuku Şerhi: Cilt 3 Sayfa 2857 Açıklamaları) Müdürlerin özen ve bağlılık yükümü, İsviçre Borçlar Kanunu Madde 812 hükmünden alınmıştır. Bu maddeye göre; Müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler. Bu maddede özenle şirket menfaatinin gözetilmesi kavramları birbirinden ayrılmıştır. Özen, iş ve işlemlerde gösterilmesi gereken dikkati, ciddiyeti ve bilimselliği ifade eder. Bir karar alınmadan önce pazar araştırması, finansal durum değerlendirmesi, borçlara ve etiğe uygunluk incelemesi yapılması, bilimselliğin ve modern yönetim ilkelerinin gereği olup bu inceleme araştırma ve değerlendirmeler özen kavramının tanımına dahildir. Şirket menfaatlerinin gözetilmesi ise, şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine feda edilmemesi, diğer menfaatlerin arkasına konulmaması anlamına gelir. Şirket menfaatinin gözetilmesi, müdürlük görevinin yapılışına ilişkin doğal bir gereklilik olup, bağlılık yükümünü içinde de değerlendirilemez. şirketin menfaatlerinin gözetilmesinin ölçüsü, genel hüküm niteliğindeki MK. 2'deki dürüstlük kuralıdır. .(Prof Dr. Hasan Pulaçlı Şirketler Hukuku Şerhi: Cilt 3 Sayfa 2863 Açıklamaları) Yukarıda verilen kanun maddesi ve açıklamalar doğrultusunda yıpalın değerlendirmede: Şirket ortağı olmayan Limited Şirket müdürünün kuruluşundan kısa bir süre sonra şirkete ait banka hesaplarından defaten toplam ... Euro tutarında para çekerek bu parayı kendi uhdesinde bulundurduğu, şirket nam ve hesabına kullanmadığının anlaşılması karşısında şirket müdürü olan davalının MK 2'deki dürüstlük kuralına aykırı davrandığı, şirketi temsil yetkisini kötüye kullandığı anlaşıldığından müdürlük yetkisinin iptaline karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Buna göre ... Euro’nun 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre dava tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro hesabına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı şirkete VERİLMESİNE, 2-Davalının davacı Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... numarasında kayıtlı ...’ndeki müdürlük yetkisinin İPTALİNE, 3-Karardan bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine, 4-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı şirket tarafından yapılan ... TL bilirkişi gideri, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı şirkete VERİLMESİNE, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacı şirkete İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve ihbar olunan ... vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2020 Başkan ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Üye ... ¸E- İmzalı Katip ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/550, K. 2020/697, T. 25.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-550-e-2020-697-k-d85bd0d56a18