İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/423 E. 2020/346 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/423
Karar No
2020/346
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/423 Esas KARAR NO : 2020/346 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2018 KARAR TARİHİ : 10/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı ... arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, ...'nın da müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, sözleşme uyarınca tahsis edilen şirket kredi kartının kullandırıldığını, çek karnesi teslim edildiğini, kredi tahsis edildiğini, ancak borçluların vadesinde borçlarını ödememeleri üzerine Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı takip dosyası ile takip yapıldığını, davalıların itirazı takibin durdurulmasına karar verildiğini, belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılar cevap vermemiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu; kredi hesabından doğan ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere ... TL toplam alacak; çek yaprağı bedelinden doğan ... TL asıl alacak; kredi kartından doğan; ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL; çek kanunu gereğince kredi hesabından kaynaklanan ... TL nakden depo edilmesi talebi için takip başlatıldığı, davalı/ borçlunun itirazı üzerine onun yönünden takibin durduğu görülmüştür. Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; destek kredisinden doğan için; ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL olmak üzere toplam ... TL alacak olduğu, bu alacağın %26,28 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu; çek kredisinden doğan takip tarihi itibari ile ... TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu; şirket kredi kartından doğan alacağın, ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL gider vergisi, toplam alacağın ... TL olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu; 25 adet çek yaprağı için, ... TL depo edilmesi sorumluluğunun sadece davalı şirketin sorumlu olduğunu belirtilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı). İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı). Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2018 tarih 2017/4575E. 2018/1823K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15/09/2014 tarih 2014/11190E. 2014/13455K. sayılı kararında; "...Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle halen meri olan çeklerin zorunlu karşılıklarının deposunun kefillerden talep edilemeyeceği gözetilmeden bu yönde depo kararı verilmesi isabetsizdir..." denilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 27/02/2013 tarih 2013/10E. 2013/3630K. sayılı kararında; "...Alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekmesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, İİK'nun 67/2 maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken..." denilmiştir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2018 tarih 2016/29280E. 2018/1750K. sayılı kararında; "...6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil kefalet başlıklı 586. maddesi uyarınca; alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden müteselsil kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Takip dayanağı kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun ..., muteriz borçlu ...’ın ise kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu belirlenmiştir. Takip tarihinden önce alacaklı tarafından asıl borçluya ihtarname gönderildiğine ve ihtar sonuçsuz kaldığına göre, müteselsil kefil olan muteriz borçlu yönünden TBK'nun 586. maddesinde öngörülen takip koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02/05/2019 tarih 2017/19-1650E. 2019/507K. sayılı kararında; "...Anılan hükümde sözü edilen ilgili mevzuatın 3095 sayılı Kanun hükümleri olduğunun, akdi faiz oranı yönünden bir sınırlama getirmediğinin ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olup ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir... davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı genel kredinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçluların itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davacı ile davalı şirketin borçlu, diğer davalının müşterek kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Takip tarihinden önce alacaklı tarafından asıl borçluya ihtarname gönderildiğine ve ihtar sonuçsuz kaldığına göre, müteselsil kefil olan muteriz borçlu yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 586. maddesinde öngörülen takip koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişinin tevdi edilmiştir. Bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; destek kredisinden doğan için; ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL olmak üzere toplam ... TL alacak olduğu, bu alacağın %26,28 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu; çek kredisinden doğan takip tarihi itibari ile ... TL asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu; şirket kredi kartından doğan alacağın, ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL gider vergisi, toplam alacağın ... TL olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğunu; 25 adet çek yaprağı için, ... TL depo edilmesi sorumluluğunun sadece davalı şirketin sorumlu olduğunu belirtilmiştir. Davacının davalıya vermiş olduğu ... - ... numaralı çek yapraklarının ... tarihinde; ... - ... numaralı çek yapraklarının ... tarihinde teslim edildiği, teslim tarihlerinin baskı tarihi olarak kabulü halinde, ... serisinden çeklerin ..., diğer serinin ise ... tarihine kadar olması şartıyla 25 adet çek yaprağı için ... TL depo edilmesinden kefil sorumlu olduğuna dair taraflar arasındaki sözleşmede düzenleme bulunmadığından sadece davalı şirketin sorumlu olduğu sonucuna varılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi, kredi sözleşmesinin 10. maddesinde temerrüt halinde bankaca uygulanan en yüksek kredi faiz oranın %50 ilavesi suretiyle temerrüt tarihi itibari ile temerrüt faizinin uygulanacağının belirtilmesi, taksitli kredi için %17,52 akti faizinin belirlenmiş olması nedeni ile temerrüt faiz oranının %26,28 olması gerektiği, kredi kartı ve kredili mevzuat hesabı için TC Merkez Bankasınca belirlenen azami akdi ve temerrüt faiz oranları nazara alındığında temerrüt faiz oranının %28,08, akti faizinin ise %22,08; nakdi çek kredisinin akdi faiz oranının %22,08, temerrüt faiz oranının bankanın %24.24 olan talebiyle bağlı olması gerektiğinden, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın; a. Destek Kredisi yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %26,28 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, b. Çek Kredisi yönünden; ... TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, c. Şirket Kredi Kartı yönünden; ... TL asıl alacak, ... TL akdi faiz, ... TL gider vergisi, toplam alacağın ... TL üzerinden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,08 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisi uygulanmasına, d. 2004 Sayılı İİK nun 67. maddesi uyarınca hükmolunan alacağın %20'si oranında tespit edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3. Davacının gayri nakit alacak (depo talebinin) kısmen KABUL kısmen REDDİNE, a. Davalı ... aleyhine açılan gayri nakit alacak (depo talebinin) REDDİNE, b. Davalı ... aleyhine açılan gayri nakit alacak (depo talebinin) kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL gayri nakit alacağın (depo talebi) davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyecek bir hesapta depo edilmesine, 4. Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (davalı ...'nın gayri nakit alacağın (depo talebi)nden sorumlu olmaması nedeniyle ... TL ile sınırlı olmak kaydıyla) hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yatırılan ... TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine. Davacı tarafından yapılan ... TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren ... TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7. Davalılar yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince nakti alacaklar yönünden hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince gayri nakti alacak yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 9. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 10. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/423, K. 2020/346, T. 10.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-423-e-2020-346-k-dcfb59b32145