İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/313 E. 2019/635 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/313
- Karar No
- 2019/635
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/313 Esas KARAR NO : 2019/635 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/05/2018 KARAR TARİHİ : 11/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı bankanın .../... Şubesinde hesapları bulunan ...nin internet bankacılığı şifreleri dava dışı üçüncü kişilerce ele geçirilerek, kendisinin bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın, ... (... günü) tarihinde, ... .../... Şubesindeki ... adına kayıtlı hesaba, ... nolu hesabından saat ...’de ... TL ve ... hesabından saat ...'de ... TL olmak üzere iki ayrı hesaptan toplam ... TL tutarında eft yolu ile para gönderildiği, bu eft işlemleri sırasında davalı bankanın davacı şirket yetkililerinin talimatını almadığı gibi, işlemlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında hiçbir şekilde sms, telefon, e-mail ya da başka bir yolla bilgilendirmediği, onayını almadığı, ihmalkar ve tedbirsiz davranarak hesaptaki paranın usulsüz ve yasadışı yollarla üçüncü kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği, davacının hesabındaki paranın üçüncü kişilere aktarılmasından bir gün sonra ... tarihinde internet bankacılık şubesine girememesi nedeniyle mobil bankacılık şubesine girmek suretiyle hesaplannı kontrol ettiği sırada haberdar olduğu ve aynı gün davalı bankaya müracaat ederek hesaplarını kullanıma kapattırdığı, davacı şirket hesaplarındaki paranın, yine bu şirket yetkililerinin sahip ve ortağı olduğu (grup firması) bir başka şirket olan ... nin .../... Şubesindeki hesabına aktarıldığı, bu hesaptan da yine şirkin yetkililerinin talimatı, izni ve haberi olmaksızın, statik ve dinamik bankacılık şifrelerini ele geçiren üçüncü kişilerce, davacı şirket yetkililerinin hiç tanımadığı ve ticari alışverişlerinin olmadığı ... adlı bir kişiye aynı gün (... tarihinde) saat ...'de eft yoluyla gönderildiği, şirket yetkilisince; ... ve suç ortakları hakkında ... tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, şirket hesaplarının bulunduğu .../... Şubesine talimat ve rıza dışı aktarılan paraların iadesi talepli ... tarihli yazılı başvuru yapıldı; ancak bir cevap alınmadığı, şirket yetkililerinin yıllardır bankacılık hizmetlerinden faydalandığı. işlemlerin güvenliği açısından koruma ve güvenlik tedbirlerinin bilincinde olduğu, kendilerinin bu olay sırasında ve öncesinde şifre ve parola gibi bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmadığı, bu bilgileri özenle saklamış; olması sebebiyle, bankadaki hesaptan başka bir hesaba para aktarılması sonucunda meydana gelen zarardan davacı şirketin sorumlu tutulamayacağı, bankanın açıkça ihmalkar davrandığı, bankaların, müşteri bilgileri ve hesaplarını sahtecilik işlemlerine karşı korumak bunun için gerekli mekanizmaları kurmak ve ortaya çıkacak zararları tazmin etmek gibi sorumlulukları olduğu, davacının dava konusu hesaplarındaki parasının, davalı bankanın kusuru nedeniyle dava dışı üçüncü kişilere eft yapılması şeklinde uğradığı fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ... TL maddi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan ... tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsile karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketle imzalanan Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi gereğince hesaplar açıldığı, davacı şirketin ... nolu hesabından ... TL ve ... nolu hesabından ... TL olmak üzere yine davacı şirketin yetkililerine ait olan ... nin .../... Şubesindeki hesabını eft yoluyla aktarılan paranın, aynı gün bu hesaptan da ...'ndaki ... hesabını aktarıldığı, davacı tarafından ileri sürülen, banka şubesinin ihmali nedeniyle ... TL maddi kayba uğratıldığı ve söz konusu miktarın halısız fiil tarihiden itibaren faizle birlikte tahsili iddiasının haksız ve hukuka aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, husumet itirazında bulunulduğu, davacı iddiaların gerçek olduğu düşünülse dahi husumetini adına işlemleri yapan şahıslar ile dava konusu tutarların davacının hesabına geçtikten sonra havale edilen kişilere yönetilmesi gerektiği davacının iddia ettiği zararını kimlik bilgileri ve kullanıcı bilgilerini korumamasından kaynaklandığı, bankanın uhdesinde bu olay nedeniyle para bulunmadığı, bankanın bu olay nedeniyle zenginleşmediği, bu nedenle bankaya husumet yüklenemeyeceği, davacının Savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirttiği, davacı vekilinin iddia ettiği gibi bir zarar söz konusu ise onu zarara uğratanın davalı banka değil ilgili tutarların gönderildiği kişi ya da kişiler olduğu, bu nedenlerle husumet itirazı yaptıklarını ve davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiği, davacının dava konusu olayda bir zararının doğmasının mümkün olmadığı, zira bankadaki hesaplardan çıkışı yapılan tutarların yine davacının diğer grup şirketi olan ...'nin ... nezdinde bulunan hesaba transfer edildiği, zarara uğranıldığı iddia edilen tutarın ... hesabından transfer edilen tutar olduğu, bu haliyle işbu davanın davacı tarafından ...’a yöneltilmesinin mümkün olamayacağı, davacıya ait tüm işlemlerin davacıya ait kimlik ile ve internet üzerinden yine davacıya ait tüm kişisel bilgiler doğru ve eksiksiz şekilde girilerek gerçekleştirildiği, dava konusu tutarların ...'ndaki ... hesabından ... isimli kişinin hesabına gönderildiği ve paraların çekilmiş olduğu, bu nedenle husumetin ...'e yöneltilmesi gerektiği, davacı tarafından husumet yöneltilmemiş olduğundan davanın bu kişi ile ... ne ihbar etmek gerektiği, davacıya ait tüm işlemlerin davacıya ait kimlik ile ve internet üzerinden yine davacıya ait tüm kişisel bilgiler doğru ve eksiksiz şekilde girilerek gerçekleştirildiği ve tüm işlemlerin banka tarafından davacıya bildirildiği, ... tarihinde .../... Şube müşterisi ...ne ait iki adet hesaptan ... TL ve ... TL tutarındaki iki adet eft havalesinin, ... müşterisi olan davacının ve ortaklarının diğer şirketi ... ait hesaba yapıldığı, aynı tarihte ... müşterisi ...ne ait hesaptan ... müşterisi ...'e ait hesaba toplam ... TL eft geldiği, gelen eftnln aynı bankanın ..., ... ve ... Şubelerinden nakit olarak vezneden çekildiği, söz konusu finansal işlemlerin davacı ... ne ait hesapların ... nolu kullanıcısı ...’in bankada kayıtlı ... telefon numarasına sms gönderilerek gerçekleştirildiği, internet kullanıcı kodlarından da işlemi yapan kullanıcının dava dışı ... olduğunun anlaşıldığı, ... hesabından yapılan finansal işlemlerin müşteriyi bilgilendirmek amaçlı kayıtlı telefon numarasına bankaca interaktif sesli mesaj araması gönderildiği ancak ulaşılamadığı, bankanın kurumsal internet bankacılığı kanalı üzerinden bağlantı kurularak müşteri numarası, şifre ve bankada kayıdı cep telefonuna gönderilen tek kullanımlık sms şifresi (...) ile giriş yapıldığı, bu şifreleri banka personeli dahil şifre talebi yapan kullanıcının dışında kimsenin bilmesinin mümkün olmadığı bir yapıda olduğu ve kullanıcının bankada kayıtlı ... nolu cep telefon numarasına gönderildiği, bir an için işlemlerin davacının bilgisi olmadan yapıldığı varsayılsa bile bu durumda dahi dava konusu olayın tamamen bankanın tasarruf alanı dışında bulunan davacının tüm kişisel bilgilerini korumamasından kaynaklandığı, davacının kusurlu davrandığı ve dava konusu işlemlerden sorumlu olduğu, dava konusu işlemler incelendiğinde; ... tarihinde şube kanalından lntemet bankacılığı şifresi alındığı, bu şifrenin müşteriye ... ... nolu kullanıcısı ...'in ... telefon numarasına gönderildiği, davacının kurumsal İnternet bankacılığı kullanımlarında kullanılan eft yetkilerini onaycı olmadan işlemleri tek kullanıcı ile gerçekleştirebildiği, para transferi yapılan firmanın da davacıya ait grup firması olduğunun bilindiği, her iki firmanın da adresi, ortakları ve kullanıcılarının aynı olduğu, davacı ve Banka arasında Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalandığı, bankanın bu sözleşmeye uygun hareket ettiği, davacının ise gerekli şifre bilgilerini güvenli bir şekilde korumak ve bu bilgilerin başkaları tarafından kullanılmasına engel olacak önlemleri almak hükmüne uygun davranmadığı, bu nedenle bankanın sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, bu hususların TTK madde 18/2 de düzenlenen basiretli bir işadamı gibi hareket etme hükmüne de uymadığı, davacı tarafın TBK haksız fîil hükümlerine göre davacının parasını bankanın ödemesi gerektiği iddiasının; fiil, kusur, kusurlu fiil sonucu ortaya çıkmış maddi ya da manevi zarar, fiil ve zarar arasında uygun illiyet bağı olması gerektiği, işbu davada bir kusur varsa bile bunun bankaya yüklenemeyeceği, ancak işlendiği iddia olunan suç gerçekleşmişse faillerine yüklenebileceği hususları nedeniyle kabul edilmemesi gerektiği, ...’tan aktarılan paraların davacı şirket yetkililerinin sahip olduğu başka bir şirket hesabına aktarıldığı, dava dışı 3. Kişilere ise ...'ndan para aktarıldığı, Medeni Kanunun iyiniyet ve dürüstlük kuralları çerçevesinde husumetin ...'a yöneltilmesinin uygun düşmediğl, para aktarma işlemlerinde ...'ın kusuru bulunmaması nedeniyle davanın reddinin gerektiği, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, internet bankacılığı işlemi nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dava konusu işleme ilişkin tüm kayıtlar getirtilerek dosya bilirkişiye tevdi olunmuştur. Bilirkişi ..., ... ve ...'in müşterek raporunda özetle; "... ... nolu kullanın koduna ait internet bankacılığı şifresi şifre ... tarihinde Davacı firma çalışanı ... 'in davalı bankada kayıtlı olan ... nolu telefonuna başarılı olarak gönderildiği, ilgili EFT'ler davacı firmanın İnternet bankacılığı İşlemlerinde EFT işlemlerinde yetkili kıldığı firma çalışanı ...'e ait olan ... nolu Kullanıcı kodu ile yapıldığı, EFT işlemleri ile ilgili bilgilerdirmeler giriş şifre işlemleri için ... nolu ... ile ... Tarihinde 5 adet bilgilendirme mesajının başarılı bir şekilde gönderilidiği, aynı tarih içerisinde ... numaralı telefon'a toplam 5 adet bilgilendirme mesajının gönderildiği tespit edilmesi ve davalı bankanın hesap hareketleri ve güvenliği için gerekli bilgilendirmeleri yaptığı davacının hesaplarındaki EFT işlemlerinden bilgisi olduğu kanaatının güçlendirdiği..." belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/11/2018 tarih 2017/11-2224E. 2018/1753K. sayılı kararında; "...Bankalar tarafından hazırlanan sözleşmelerde yer alan yaygın tarifiyle ise internet bankacılığı; şahsın kablolu, kablosuz iletişim sistemleri ile teknik şartlara haiz bilgisayar, tablet, cep telefonu gibi araçlar üzerinden ve internet-... aracılığı ile otomatik, sesli yanıt sistemi ile şifre ve parolayı kullanarak, bankanın belirleyeceği kurallar ve limitler dâhilinde şahsın banka hesapları üzerinde her türlü işlem yapma yöntemidir. İnternet bankacılığı işlemleri bakımından uygulamada ortaya çıkan en önemli sorun, hiç kuşkusuz güvenlik sorunu olup, banka hesaplarındaki paraların, müşterilere ait özel bilgiler kullanılarak üçüncü kişilerce başka hesaplara aktarılmasıdır. Bu sorun hem bankalar hem de müşteriler açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Bu kapsamda işlemlerini internet ortamına taşıyarak daha fazla müşteri kitlesine ulaşmak ve dolayısıyla daha fazla kâr elde etmek isteyen bankanın, buna paralel olarak gerekli teknolojik ve yazılımsal önlemleri alması, gelişen teknoloji karşısında kötü niyetli üçüncü kişilerin internet bankacılığı sistemine girişimlerini anında engelleyecek güvenlik mekanizmasını oluşturması, sistemini sürekli güncelleyerek yenilemesi, herhangi bir usulsüz işlemle karşılaşıldığında gerekli önlemleri almanın yanı sıra müşterilerini de anında bilgilendirmesi gerekmektedir (Savaş, Abdurrahman; İnternet Bankacılığı ve Tarafların Yükümlülükleri, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 19, S. 2, s. 151.). Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlar olup, sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Ayrıca, bu sorumluluğu kaldırmaya yönelik sözleşmeler de geçerli değildir. Zira sorumsuzluk sözleşmesi hükümlerine sınırlama getiren 818 sayılı Borçlar Kanununun (818 sayılı BK) 99/2 ve 100/3 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (6098 sayılı TBK) 115/3 ve 116/3) maddeleri gereğince, bankaların hafif kusurlarından dolayı ortaya çıkan sorumluluğunu kaldıran sözleşme hükümleri geçersiz olacaktır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.). Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 818 sayılı BK’nın 44. (6098 sayılı TBK’nın 52.) maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 818 sayılı BK’nın 96. (6098 sayılı TBK’nın 112.) maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105) ..." denilmiştir. Davamıza gelince; internet bankacılığı işlemi nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemiyle dava açmıştır. Taraflar arasında davacının davalıda mevduatının bulunduğu, hesabın internet bankacılığına tanımlı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının hesabından EFT yapılması olayında kusurun kimde bulunduğu noktasında toplamaktadır. Güvenli bir internet bankacılık hizmetinin sunulmasında, böyle bir hizmetin alınmasında, normal bankacılık işlemlerindeki yükümlülüklerin yanı sıra hem bankanın hem de müşterinin üzerine düşen bazı ek yükümlülükler vardır. Bu bağlamda, internet bankacılığı hizmetini müşterilerine bankalar sunduğuna göre, bankaların internet bankacılığı sisteminin güvenliğine yönelik tüm tedbirleri almaları ve sistem hatalarını ve eksikliklerini gidererek sistemi bilinen en son teknolojik gelişmeye uygun hâle getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Müşterilerin internet bankacılığını kullanmakta olması bankaların mevduatı koruma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı gibi, sorumluluğunu da hafifletmeyecektir. Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. Hükme ve denetlemeye uygun bilirkişi kurulu raporunda davalının kusurunun bulunmadığının belirtmesi, yapılan her türlü işlemlerin davacıya kısa mesajla bildirilmesi rağmen davacının kendine ait şifre, parola, gizli soruları paylaşması nedeniyle davalının her hangi bir sorumluluğundan söz etmenin mümkün olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı kararın tebliğ tarihinden itibaren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır