İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/731 E. 2020/404 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/731
Karar No
2020/404
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/731 Esas KARAR NO : 2020/404 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :14/12/2017 KARAR TARİHİ : 10/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacının ... tarihli acentelik sözleşmesi ile davalı sigorta şirketinin ... tarihine kadar ... Bölge Müdürlüğüne bağlı olarak sigorta acenteliğini yaptığını ve davalının önce Beyoğlu ... Noterliğinin... tarih ... yevmiye fesih ihbarı ile 3 ay sonra feshedileceğinin ihtar edildiğini, daha sonra Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ve ... y.nolu azilnamesi ile aynı noterliğin ... tarih ve ... y.nolu fesih ihbarı ile ... tarih ... nolu referans numaraları uyanlarına rağmen bir iyileştirme görülmemesi nedeni ile geçersiz sebeplerle acenteliği fesih ettiklerini, acentelik sözleşmesinde bitim tarihinin öngörülmediğini, davacının acenteliğin başlangıcı olan ... yılından itibaren acenteliğin feshine kadar ki yaklaşık 6 yıllık acentelik görevinde ... ilçesine göre oldukça yüksek istihsal gerçekleştirdiğini, 2015 yılında Rusya krizinin ardından zaten ekonomik darboğazda olan Türkiye'de herkesçe malum olduğu üzere özellikle turizm alanında derin kriz geçirildiğini, turizmle uğraşanların iflas noktasına geldiğini ve dolayısı ile 2016 yılında özellikle ekonomisi turizme bağlı olan ... 'da araç sahiplerinin birçoğunun sadece zorunlu trafik sigortası yaptırdığını ve primi yüksek olan kasko sigortalarının ertelediklerini, doğal olarak sigorta prim gelirlerinin tüm Türkiye genelinde düştüğünü, ayrıca davalı şirketin 2016 yılında özellikle yangın portföyündeki fiyatları yükseltmesinin de satışları azalttığını, davalı şirketin prim fiyatlarının tüm elementer birimlerde yüksek kaldığını, bu sebeple acentenin hedeflerinin gerçekleştirememiş olması iddiasının hem soyut hem de o dönemdeki ekonomik durumun gereklerine uymayan bir sebep olduğunu, önceki yıllarda bir ilçede olmasına rağmen yüksek prim üretimi yapmış ve her geçen yıl üretimini arttırmış olan davacı acentenin 2016 yılı sonunda üretiminin düşmesi nedeni ile acenteliğin feshinin haklı bir fesih olmadığını, davacının acenteliğinin feshinden hemen sonra ... 'ta davalı tarafından yeni bir acentelik açılmasının da davalının feshinde samimi olmadığını da göstermekte olduğunu, acenteliğin feshinden sonra da davacının portföyündeki müşterilerin davalı sigortanın müşterisi olduğunu ve tamamına yakının yine davalı şirket üzerinden sigortalıklarını sürdürdüklerini, davacının davalıya yeni müşteriler yarattığını, var olan müşterilerle ilişkilerini genişletmiş ve bu müşterilerin sebebi ile davalıya önemli menfaatler sağladıklarım, acenteliğin feshi nedeni ile sözleşme ilişkisi devam etmiş olsa idi elde edeceği ücret isteme hakkım kaybettiğini, kaldı ki TTK 122. Md ve Yargıtay kararları ile acentenin haksız fesih halinde alacağı denkleştirme isteminin dayanağı sadece sigorta şirketine kazandırılan müşterilerle ilgili olmayıp aym zamanda acentenin davalının tanıtımını ve reklamım yapmış olmasım da piyasada tammrlığmı artırmış olması sebeplerinin de denkleştirme istemine baz alman sebepler olduğunu, Bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ve yargılama sırasında alacağın tam ve kesin olarak belirlendiği anda talep miktarını yükseltmek üzere şimdilik ... portföy tazminatını (denkleştirme istemi) acenteliğin fesih tarihi olan ... tarihinden itibaren avans faizi, masraf ve vekalet ücreti ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir CEVAP: Davacı şirketin acentelik sözleşmesi gereğince kendisine sene başında davalı şirket tarafından yazılı olarak bildirilen hedefleri gerçekleştiremediğini ve kendisine yazılı olarak yapılan tüm uyarılara rağmen işyerinde bir iyileştirme görülmediğinden acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini, davalı şirket tarafından yapılan feshin geçersiz olduğu ve haksız olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davalı şirket tarafından yapılan feshin haklı olduğunu bu nedenle denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceğinin açık olduğunu, sigorta acentesinin davalı şirkete yeni müşteriler sağlaması ve bunların sözleşmenin sona ermesinden soma da sigorta şirketine önemli menfaatler sağlanması gerektiğini, davacı taraf ile davalı şirket arasındaki ilişki incelendiğinde davacı/acentenin davalı şirket tarafından öngörülen hedefleri dahi tutturamadığı, talepleri yerine getirememesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, davalı şirket yönünden acentenin önemli çıkarlar sağladığının kabul edilemeyeceğini, somut olayın şartları dikkate alındığından bu tazminatın ödenmesinin hakkaniyete uyun düşmesinin gerektiğini, bu şart da acentenin gayretleri ile işletmeyi ve ürünün tanıtma ve imaj yaratma ve rekabet piyasasında pay alma çalışmaları olarak tanımlandığım, davacı acentenin fesih nedenleri ve acentenin üretim portföyü düşünüldüğünde davacıya denkleştirme tazminatı ödenmesinin hakkaniyete aykırı olacağım, talep edilebilecek bu tazminatın son beş yıllık faaliyeti neticesinde aldığı yıllık komisyon ve diğer bedellerin ortalamasını aşamayacağım, tüm bu hususların dışında acentelik sözleşmesinin feshinde acentenin hiçbir kusurunun bulunmaması gerektiğini, dava konusu olayda ise acentelik sözleşmesinin feshine davacı tarafın kendi kusuru ile sebep olduğunu, bu nedenlerle davamn reddine ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Daha sonra dosyamız alanında uzman mali müşavir bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda; "Davacının defter kayıtlarından tespit edilen yıllara göre komsiyon tutarlarına göre taraflar arasındaki sözleşme ve sigortacılık mevzuatına uygun olarak sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin geçerli olup olmadığı ve davacının portföy tazminata talep edip edemeyeceği hususu hukuksal değerlendirme gerektirdiğinden ve bu konu uzmanlık alanımız dışında olduğundan bu konuda bir değerlendirme yapılamamıştır. Sigorta uzmanı bilirkişi tarafından sigorta mevzuatı ve sözleşmeye göre davalının fesih nedenlerinin geçerli olup olmadığının tespiti ile davacının portföy tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı değerlendirildikten ve bu hesabın ne şekilde yapılacağı belirlendikten sonra ayrıca davalının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığı incelenmesi ile davacının defterlerindeki komisyon tutarları ile karşılaştırılması yapılarak belirlenen yönteme göre portföy tazminatı hesabı yapılabileceği kanaat ve sonucuna varılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir: 1-Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının ... TL dışında cari hesap borcunun olmadığı, 2-Davacının ticari defter kayıtlarına göre yıllar itibari ile davalı adına yapmış olduğu poliçelerden kendi pavma düşen komisyon bedellerinin toplamının aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olduğu, Yıl Tutar ... .... Toplam ... TL 3-Davacının defter kayıtlarından tespit edilen yıllara göre komsiyon tutarlarına göre taraflar arasındaki sözleşme ve sigortacılık mevzuatına uygun olarak sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı feshinin geçerli olup olmadığı ve davacının portföy tazminatı talep edip edemeyeceği hususu hukuksal değerlendirme gerektirdiğinden ve bu konu uzmanlık alanımız dışında olduğundan bu konuda bir değerlendirme yapılamadığı, 4-Sigorta uzmanı bilirkişi tarafından sigorta mevzuatı ve sözleşmeye göre davalının fesih nedenlerinin geçerli olup olmadığının tespiti ile davacının portföy tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı değerlendirildikten ve bu hesabın ne şekilde yapılacağı belirlendikten sonra davalının ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi aracılığı incelenmesi ile davacımn defterlerindeki komisyon tutarları ile karşılaştırılması yapılarak belirlenen yönteme göre portföy tazminatı hesabı yapılabileceği " kanaatini bildirir rapor sunmuştur. Daha sonra dosyamız rapor aldırılmak üzere İstanbul .. . Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmiş ve dosyamız alanında uzman mali müşavir ve sigorta ve taşıma uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda; "Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, tarafımıza tevdii edilen dava dosyası, ibraz edilen belgeler ile Davacı taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan vc yukarıda detaylı olarak açıklanan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde; 1. Davalının tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerini TTK. ve HMK.. çerçevesinde usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırdığı, 2.Davalı Sigorta Şirketi tarafından ... tarihinde gerçekleştirilen feshin TTK.'ııun 121/1 maddesi ve Acentelik Sözleşmesinin 22. Maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı belirtilmiş isede acenteye verilen hedeflerin gerçekleştirilememesi, portföyün verimli olmaması gibi hallerin 'acentenin kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması" kapsamında değerlendirilmeyeceği, 3.Bu noktada acentenin tazminat hakkının düşmesinin hakkaniyete uygun olamayacağı ve bu hallerin gerekçe gösterilmek suretiyle acentenin denkleştirme talebinin yok sayılamayacağı. {TTK. Md./122/1- 4. Fıkra hükmüne göre)"denkleştirme talebinden önceden vazgeçilemeyeceği, 4.Yapılan açıklamalar mevcut veriler ve sistem üzerinden elde edilen üretim sonuçları çerçevesinde; Davacı acentenin, denkleştirme talebi/portföy tazminatı istemine ilişkin TTK 122/1 maddesinin (a) fıkrasına göre acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra yenilenen poliçeler üzerinden davalı sigorta şirketinin (%-0,20) oranında kayda değer bir menfaat elde ettiğinin söylenebileceği ve TTK. 122/1 (c) fıkrasında yer alan ''Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir, "hükmü de dikkate alınarak bu kapsamda hakkaniyet gereği davacı acentenin denkleştirme talebinde bulunabileceği, 5.Davacının Portföy Tazminatı isteminin, Sayın Mahkeme taralından uygun görülmesi halinde. Portföy Tazminatı tutarının ... TL_olarak hesaplandığı, bu konudaki nihai kararın Sayın Mahkeme"nin takdirinde olduğu kanaatini bildirir rapor sunmuştur. Daha sonra dosyamız ek rapor aldırılmak üzere İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmiş ve dosyamız alanında uzman mali müşavir ve sigorta ve taşıma uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş ve bilirkişinin mahkememize sunduğu ... tarihli raporunda; "Davacının tarafı olduğu Acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra davalı sigorta kuruluşunca yenilenen poliçelerin toplam net prim tutarının, ...TL olduğu hususu kök raporda yer almış olup, bu nedenle taraflar arasında ...-... yılları arasında devam eden uzun süreli acentelik ilişkisinin söz konusu yıllar bütünü dikkate alındığında bulunan ilk yıl için olmadığı hususu da açıkça Kök Rapor' da Bilirkişi Kurulu' muzca ifade edilmiş olduğundan bu nedenle (%-0▼20) oranındaki menfaatin de önemli menfaat olmadığına dair itiraz tarafımızca yerinde görülmemiştir. Buna göre 6102 sayılı T T K' davalı nezdinde kalan kalan pazarlanabilir ve ekonomik değeri olan müşteri çevresinin parasal karşılığı olarak belirlenen (Denkleştirme Talebi) acentenin müşterileri sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da menfaatler elde etmesi hali olarak tanımlandığından söz konusu menfaatin " önemli " olup olmadığının takdiri hususu hakkındaki nihai kararın Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu" kanaatini bildirir rapor sunmuştur. Davacının davasını ıslah ettiği ve ıslah harcını da yatırmış olduğu görüldü. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava acentelik sözleşmesinin feshinden doğan portföy tazminatı talebine ilşkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalı tarafından feshedilen acentelik sözleşmesi nedeniyle davalıdan portföy tazminatı talep edip edemeyeceği ve tazminat miktarı konularında toplanmaktadır. TTK Md./ 122' de yer alan portföy tazminatına ilişkin hükümler şöyledir; II. Denkleştirme istemi Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; a. Müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, b. Acente, sözleşme ilişkisinin sona ermesinin sonucu olarak, onun tarafından işletmeye kazandırılmış müşterilerle yapılmış veya kısa bir süre içinde yapılacak olan işler dolayısıyla sözleşme ilişkisi devam etmiş olsaydı elde edeceği ücret isteme hakkını kaybediyorsa ve c. Somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Tazminat acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse, faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır. Müvekkilin feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse acente denkleştirme isteminde bulunamaz. 4) Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir. Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır." Diğer yandan 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Md./23-Fıkra 16' da yer alan hükme göre ise, " Sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-116 E. 2018/1794 K. Sayılı içtihadında; " Uyuşmazlığın çözümü için “portföy tazminatı” kavramının açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Zira davacı tarafından talep edilen ileriye yönelik dönüşüm komisyonu alacağı talebi doktrin ve uygulamada niteliği gereği portföy tazminatı olarak kabul edilmektedir. Genel olarak portföy tazminatı, acentelik sözleşmesi sona erdikten sonra, bu ilişkinin devamı boyunca acentenin kişisel gayretiyle yarattığı müşteri çevresinden müvekkilinin hâlen yararlanması, acentenin ise yararlanmaması nedeniyle uğradığı kaybın karşılığıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 Sayılı TTK) 122. maddesinde açıkça "denkleştirme istemi" olarak tanımlanan, doktrinde de "müşteri tazminatı", "portföy tazminatı", "portföy akçesi" olarak da ifade edilen bu tür tazminat, fesih tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) sigorta hükümlerinde açıkça düzenlenmediği gibi fesih tarihinde yürürlükte bulunan Sigorta Murakabe Kanununda da bu konuda özel bir düzenleme mevcut değildir (Kaya, Arslan; Ticari İşletme Hukuku, İstanbul 2015, s. 816). 6102 sayılı TTK’nın 122/3 maddesi gereğince, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmişse veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmişse, acente denkleştirme isteminde bulunamaz. Yine fesih ve dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16. maddesi gereğince, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa, sigorta acentesi, sigorta şirketinden tazminat talep edebilecektir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmesi ya da kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması hâlinde tazminat hakkı düşecektir. Yukarıda anılan hükümler fesih tarihi itibariyle yürürlükte bulunmadığı için somut olaya uygulanamayacaktır. Ancak, fesih tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olaya uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nın 134. maddesinde fesihten sonraki komisyon alacağı, tazminat borcu başlığı altında düzenlenmiş bulunmaktadır. Anılan maddenin ilk fıkrasına göre, acente ancak, sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi veya ihbar süresine uyulmadan sözleşmenin feshi hâlinde, başlanmış işlerin tamamlanmamasından dolayı uğradığı zararın tazminini isteyebilmesi mümkündür. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise ancak, ölüm, iflas veya hacir altına alınma sebebiyle sözleşmenin sona ermesi hâllerinde acentenin münasip bir tazminat isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Görüldüğü gibi tazminat talep edebilme hakkı hem yürürlükteki mevzuat hem de mülga mevzuatta ancak fesihte kusurlu bulunmayan acente veya haleflerine tanınmıştır. Başka deyişle, mevzuatta sözleşmenin feshine kusurlu davranışlarıyla neden olan acentenin tazminat adı altında komisyon alacağını tahsil edebileceğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. O hâlde, tüm bu açıklamalar karşısında bir acentenin kendi döneminde oluşturulan ve uzun süren sigorta sözleşmelerinden dolayı sigorta ettiren tarafından sigortacıya ödenen primler bakımından acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra mahrum kaldığı komisyon ücretlerinden dolayı muhik bir tazminat isteyebilmesi için sözleşmenin feshinde bir kusurunun bulunmaması gerekir." denilmiştir. Tüm dosya kapsamı yukarıdaki kanun maddeleri emsal içtihat ışığında değerlendirildiğinde; acentelik sözleşmesi şartları ile birlikte. davacı acentenin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından verilen emir ve talimatlara Sigortacılık Mevzuatı ve Yönetmelikler hükümlerine ve çıkacak sair Kanun hükümlerine, diğer mevzuata ve ilgili mercilerin emir ve talimatına riayet etmediği yönünde somut bir verinin dosyada yer alan taraf delilleri arasında bulunmaması, davalı ... Sigorta A.Ş' nin etik kurallar ve ilgili Mevzuat çerçevesinde yasalarda yer alan hükümlere göre acente tarafından somut olarak belirlenen ekonomik/maddi ve manevi bir zarara uğratıldığı yönünde bir vesaik ibraz edilmemesi nedeniyle acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle davacı acente mahkememizce kusurlu bulunmamıştır. Mahkememizce esasa alınan bilirkişi heyet raporunda Davacı acentenin, denkleştirme talebi/portföy tazminatı istemine ilişkin TTK 122/1 maddesinin (a) fıkrasına göre acentelik sözleşmesinin sona ermesinden sonra yenilenen poliçeler üzerinden davalı sigorta şirketinin (%-0,20) oranında kayda değer bir menfaat elde ettiği tespit edilmiş olup bu tespite göre davacı acentenin TTK. 122/1 gereği davalıdan portföy tazminatı isteyebileceği kanaatine varılmakla yine bilirkişiler tarafından hesaplanan tazminat bedeli üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE, 2-Buna göre ... TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan ... TL nin mahsubu ile, bakiye ... TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu ilk dava masrafı, posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücretinden ibaret toplam ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansı ile teminatın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/731, K. 2020/404, T. 10.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-731-e-2020-404-k-6fdcce6f91ed