İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/799 E. 2019/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/799
Karar No
2019/666
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/799 KARAR NO : 2019/666 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/12/2016 KARAR TARİHİ : 21/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde meydana gelen kazasında davalılardan ...'a ait olan diğer davalı ...'ın kullanmış olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın çarpıştığı ve ... plakalı araç sürücüsü ...'un öldüğü, söz konusu kazada ...'ın asli kusurlu olduğu ancak kaza tespit tutanağında davacının desteği ölen ...'a da tali kusur yüklendiği, kazaya ilişkin Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının yapıldığı, davalı tarafa ait aracın davalı ... şirketince ZMMS sigortası ile sigortalı olduğu, dava tarihinden önce davalı ... şirketine yasal başvuru yaptıklarını ancak sigorta şirketinin davacılar ile iletişime dahi geçmediğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle oğullarının desteğinden mahrum kaldıklarını, müteveffanın hayatta olsa idi ...-... ... son sınıfta olacağını, ölenin ders saatleri dışında garsonluk ve komilik yaparak ailesine katkıda bulunduğunu ayrıca okuduğu okulun nitelikli olması nedeniyle mezun olduğunda alacağı ücretin de oldukça yüksek olacağını, ayrıca davacı ... ve ...'un evlatlarını kaybetmiş olmaları nedeniyle büyük bir üzüntü yaşadıklarını, halen de yaşamaya devam ettiklerini, davacılardan ...'un ise kardeşini kaybetmenin üzüntüsünü yaşamakta olduğunu beyanla, davacılardan ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, davacılardan ... için ... TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan ve davacılardan ... için için ... TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan, ... TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... şirketi vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; dava konusu, sigortalı ... adına kayıtlı, sürücü ... sevk ve idaresindeki, ... plakalı araç için; davalı şirketçe, ... - ... tarihleri arasında, ... no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde Ölüm/Sakatlık halleri için kişi başına teminat limitinin azami ...-TL olarak sınırlandırılmış olduğunu, şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde iddia edildiği gibi bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında sigortalıya asli, ölene tali kusur verilmişse de bu tespitin yanlış olduğunu ve kabul etmediklerini, davacıya ödenecek olan tazminat tutarı hesaplanırken destek kişinin, geliri, mesleği, yaşı gibi bilgilerin toplanması gerektiğini, ayrıca davacılar vekilinin iddiasının aksine davacıların her birinin aynı oranda destekten yoksun kaldığının kabulünün de mümkün olmadığını, ayrıca dava öncesinde usulüne uygun şekilde başvuruda bulunulmaksızın dava açıldığını, açılmış bulunan işbu davada sigorta şirketinin temerrüdünden bahsedilemeyeceği gibi dava açılmasına da sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ilgili ferilerin istenilmesinin hukuki olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağındaki kazanın oluşu ve kusur durumu ile ilgili yapılan tespitlerin hem hayatın olağan akışına hemde hukuka aykırı olduğunu, tutanakta davalılara ait araç ile motorsikletin önden çarpıştığı belirtilse de olayın motorsikletin davalıya ait araca çarpması neticesi meydana geldiğini, aksi halde maktülün aracın üzerinden fırlayıp duvara kafasını çarpmasının mümkün olmayacağını, kaza tespit tutanağının profesyonelce değil karşı tarafın vefat etmesi nedeni ile duygusal olarak düzenlendiğini düşündüklerini, yargılama esnasında yapılacak keşifte kazanın karşı tarafın davalıya çarpması neticesi gerçekleştiği ve maktülün kaskını takmaması ve bahçe duvarına kafasını çarpması nedeni ile vefatın gerçekleştiğinin ortaya çıkacağını, bu nedenlerle somut olayda hiçbir kusurlarının olmadığını, aksi düşünülse bile davacı vekilinin talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatini bildirir usulüne uygun meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında kazaya karışan araçların kusur oranlarının tespiti açısından yapılan değerlendirmede: Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak tarafların kusurlarının sayısal olarak tespiti istenilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesin'den düzenlenen ... tarihli rapora göre; meydana gelen trafik kazasında "A- Sürücü ...’un % 40 (Yüzdekırk) oranında kusurlu olduğuna, B- Davalı sürücü ...’ın % 60 (Yüzdealtmış) oranında kusurlu olduğuna"şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosya tarafların itirazları doğrultusunda kusur oranı hususunda yeniden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesin'den düzenlenen ... tarihli ek rapora göre;"...A- Müteveffa sürücü ...’un % 40 (Yüzdekırk) oranında kusurlu olduğuna, B- Davalı sürücü ...’ın % 60 (Yüzdealtmış) oranında kusurlu olduğuna" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Dosyada bulunan kusura ilişkin ... tarihli Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda davacıların desteği olan sürücü ...'un %40'lık kusuru yönünden değerlendirme yapılırken kusurlu olan hareketleri içerisinde kask takmadan motosiklet kullanmasının da belirtildiği, diğer eylemler ile birlikte kusurunun %40 olarak değerlendirildiği, mevcut Yargıtay uygulamalarına ve emsal içtihadlarına göre kask ve emniyet kemeri takılmaması halinde yapılacak müterafik kusur indiriminin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; dosyanın rapor tanzim eden Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığına yeniden gönderilerek davacıların desteği olan sürücü ...'un kask takıp takmadığı değerlendirilmeksizin (müterafik kusur değerlendirmesi Mahkememizce yapılacak bir değerlendirme olduğundan) kusur oranının yine raporda belirtilen şekilde olup olmadığı, bu değerlendirme ilgili kurum tarafından yapılmadığında kusur oranında bir değişiklik olup olmayacağı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporunda özetle; "...A- Müteveffa sürücü ...’un % 25 (Yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğuna, B- Davalı sürücü ...’ın % 75 (Yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce dava dosyası destekten yoksun kalma tazminatı konusunda rapor alınmak üzere re'sen seçilen aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından tanzim edilen ... havale tarihli raporda özetle; "......'un ölümü nedeniyle; 1)Davacı baba ... için talep edilebilecek maddi zarar ... TL, 2)Davacı anne ... için talep edilebilecek maddi zarar ... TL olarak hesaplandı. 3)Davacı kardeş ...'un müteveffanın desteğinde olmaması nedeniyle zararı olmadığı " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Ölenin muhtemel geliri hususunda ... ...na müzekkere yazılmış, ölenin ortalama gelirine ilişkin ... tarihli cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. ...dan yazı cevabı geldikten sonra dosya rapor düzenleyen aktüerya bilirkişisi ...'a yeniden tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan ... tarihli ek raporda özetle; "......’un Ölümü nedeniyle; 1)Davacı Baba ... için talep edilebilecek maddi zarar ...(TL) , 2)Davacı Anne ... için talep edilebilecek maddi zarar ...(TL) olarak hesaplandı. 3)Davacı kardeş ...’un müteveffanın desteğinde olmaması nedeniyle zararı olmadığı." şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini rapor doğrultusunda davacı ... için ... TL, davacı baba ... için ... TL, davacı ... için ... TL olarak ıslah etmiştir. DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan anne, baba ve kardeş tarafından kusurlu olduğu belirtilen kazaya karışan aracın işleten, sürücü ve zorunlu mali mesuliyet sigortasına karşı açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı ..., ... ile ...'un destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesi mevcuttur. 2918 sayılı KTK 88. Maddesinde de "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar." düzenlemesi mevcuttur. 6098 sayılı TBK 53.maddesinde de ölüm halinde uğranılan zararlar belirtilmiş, 3.bendinde "...ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları zararlar..."'ın talep edilebileceği belirtilmiştir. Aynı kanunun 55.maddesinde de, "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz..." şeklinde tazminatın belirlenmesine ilişkin esaslar belirtilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 11/12/2017 tarih 2015/5825 Esas, 2017/11486 Karar sayılı emsal içtihadında; "...davacılar desteğinin, kendi can güvenliği açısından kullanması zorunlu olan koruyucu kaskı takmadan, motorsiklette yolculuk ettiği; kazada kafa travması geçirdiği, kafa kemiklerinde kırıklar oluşması ve beyin kanaması nedeniyle öldüğü; bu itibarla, davacılar desteğinin ölüm sebebi de gözetildiğinde, kendi can güvenliği için kask takmayıp tehlikeli biçimde yolculuk etmek suretiyle zararın doğumunda ya da artmasında etkili olduğu olayda, müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece; KTK'da asli kusur sayılan, trafik işaretlerine uymama ve kırmızı ışıkta geçme kuralını ihlal eden davalı sürücünün tam kusurlu eylemi nedeniyle kazanın gerçekleştiği, kazanın oluşumunda davalı sürücü dışında kusurlu kimsenin bulunmadığı, desteğin yolculuk esnasında koruyucu kask takmamasının ancak müterafik kusur olarak değerlendirilebileceği hususları gözetilmek suretiyle; davalı sürücünün tam kusuruna göre tazminat hesaplaması yapılması konusunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun müterafik kusur indirimi (Dairemiz'in yerleşik uygulamaları ile bu oran %20) yapılması ile oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda; Yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: Mahkememizce hükme esas alınan Ankara Adli Tıp kurumu Trafik İhtisas Dairesinin yukarıda tarih ve sayıları belirtilen raporlarında davalı sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun %75 olduğu, müteveffa ...'un ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu, kusuruna isabet kısım yönünden aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanan tazminat miktarından mahkememizce %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılma gerektiği anlaşılmıştır. Aktüerya bilirkişisi tarafından dosyaya ibraz edilen ... tarihli raporda davacı anne ... için ... TL, davacı baba ... için ... TL tazminat hakkının doğduğu tespit edilmiş ise de; davacılar vekili tarafından bu tazminat miktarlarından müterafik kusur indirimi yapılması halinde dahi talep edilebilecek tazminat miktarından daha az tutarda tazminat talep edildiği görülmekle davacılar tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminat miktarları üzerinden (davacı anne ... yönünden ... TL, davacı baba ... yönünden ... TL), ayrıca %20 oranında indirim yapılmamıştır. Yukarıda belirtilen kanun maddeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede, ölen ...'un haksız fiil niteliğindeki trafik kazasının meydana gelmesinde %25 kusurlu olduğu, davalı-sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen bilirkişi raporları ile anlaşılmış olduğundan hüküm kurmaya, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli aktüerya bilirkişi raporu da dikkate alınarak taleple bağlılık ilkesi gereği yukarıda belirtilen miktarda davacı anne ve baba yönünden destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacı kardeş ...'un destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde ... yaşında olup, gelir elde ettiği anlaşılan kardeş yönünden ölenin desteğinin bulunmadığı anlaşılmakla destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' Aynı yasanın 56/2 maddesine göre ''...ölüm hâlinde...ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' Bu durumda uyuşmazlığın talep edilebilecek manevi tazminat miktarı hususunda toplandığı anlaşılmaktadır. Mahkememizce " Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranlarını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal, ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere manevi tazminat ne bir ceza ve ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Davanın bu alanda gördüğü iş cismani zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmaktan, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekten, bir teselli, bir avunma ve ruhu tatmin aracı olmaktan ibarettir. Takdir hakkının söz konusu olduğu bütün hallerde hakim hak ve nesafetle hüküm vermek zorunluluğundadır. Hakimin hak ve nesafetle hüküm vermesi de genel olarak Türk toplumunun sosyal ekonomik ve moral yapısının ve özellikle de tarafların gerçek durumlarının gerektirdiği hak ve adalete uygun sonucu bulması demektir. Bu bakımdan takdir edilecek manevi tazminatın miktarı haksız eylemi özlenir hale getirecek özellikle mağdur için haksız zenginleşecek miktarda olmamalıdır. Manevi tazminat; zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır." ilkeleri doğrultusunda yapılan değerlendirmede olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ölen ve davalı sürücünün kusur oranları, ölenin müterafik kusuru, davacıların olay nedeniyle yaşadığı elem ve ızdırap dikkate alınarak hak ve nesafete göre ölenin anne, babası davacılar ... ve ... için ayrı ayrı ...'er TL, kardeşi ... yönünden ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiline karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18/03/2019 tarih, 2016/8095 Esas, 2019/3078 Karar sayılı emsal içtihadında; "...İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi..." şeklinde belirtilmiş olmakla, ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacı için hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara göre ayrı ayrı davacılar lehine vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş, Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; Davacıların davasının KISMEN KABUL; KISMEN REDDİ ile, 1-a)Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak ... TL. Destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, b-Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-a)-Davacı ... yönünden taleple bağlı kalınarak ... TL. Destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ...'dan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... şirketinden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 2-b)Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-a)Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, B)Davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, 5-Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken ... TL ilam harcının maddi tazminat için peşin alınan ... TL harç ile ıslah ile alınan ... TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ... TL.harcın davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak)müteselsilen alınarak HAZİNE İRAD KAYDINA, 6-Manevi tazminat davası yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'dan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 7-Bu dava nedeniyle maddi tazminat davası yönünden davacı tarafın yapmış olduğu, ... TL davetiye, ... TL müzekkere, ... TL adli tıp gideri, ... TL bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL ile ... TL ilk dava masrafı ve ıslah ile alınan ... TL olmak üzere toplam ... TL giderin davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olarak) müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Bu dava nedeniyle manevi tazminat davası yönünden davacı tarafın yapmış olduğu, ... TL ilk dava masrafının davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacılar üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 10-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılardan (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 11-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat davası yönünden ret oranında hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 12-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 13-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 14-Davacı ... kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden kabul oranınca hesaplanan ... TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a VERİLMESİNE, 15-Davalılar ... ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca manevi tazminat yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ... ve ...'a VERİLMESİNE, 13-Artan ve Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair; Davacı ... ile vekilleri .., ... ve davalı ... vekili ...'ın yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/10/2019 Katip ... ¸E- İmzalı Hakim ... ¸E- İmzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/799, K. 2019/666, T. 21.10.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2016-799-e-2019-666-k-81966c61a6b9