İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/819 E. 2025/241 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/819
Karar No
2025/241
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/819 Esas KARAR NO : 2025/241 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/12/2023 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ün ... ile ... tarihleri arasında ... Şirketinde göreve başladığını, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ...'nde, ... ile ... tarihleri arasında ... şirketinde ve ... İle ... tarihleri arasında ...'de, ... ile ... tarihleri arasında ...'de ... ve ... olarak görev yaptığını ve hizmet süresini doldurmakla emekliliğe hak kazanarak, görevinden ayrıldığını, ...de bünyesinde görev yapan ...'ün müvekkili idareye yapmış olduğu yazılı başvuru sonucunda bir ödeme planı hazırlandığını ve ... tarihinde Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığınca ... TL Kıdem Tazminatı alacağı hesaplandığını ve ödemelerin iki taksit halinde yapıldığını, dava dışı işçiye müvekkili idare tarafından ilgili dönemlere ilişkin sorumluluklarından dolayı ödenen ... TL kıdem tazminatı ödemesinin davalılardan rücuen tahsili ile davanın kabulünü ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı idarenin tahsilini talep ettiği rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı idare tarafından rücuen tazminata ilişkin yapılan ödemelerin miktarının ve ödenme sebebinin haksız olduğunu, davacı idarenin ödemeleri neden yaptığını ve tazminat miktarını neye göre hesapladığının anlaşılır olmadığını, müvekkili şirket ile davacı idare davaya konu edinilen sözleşme tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği kendilerine rücu edilemeyeceğini, 10.09.2014 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6552 sayılı yasanın 8. Maddesi gereği 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. Maddesine eklenen ek madde ile kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini, davacı idareye sorularak müvekkili şirkete yapılan hak ediş ödemelerinin hangi kalemleri kapsadığının belirlenmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki düzenlemelerde kıdem tazminatı ödemelerinin alt yükleniciye rücu edilebileceğine dair açık ve net bir düzenleme de bulunmadığını, davacı idarenin iddialarının aksine yerleşik içtihatlar gereği olarak davacı yapmış olduğu ödemenin ancak %50'sini müvekkilinden talep debileceğini, nitekim işçi alacaklarında davacı idare üst işveren olarak müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, davacı idare tarafından müvekkili aleyhine dava açmadan önce takip başlatılmadığını ve müvekkilinin borç nedeniyle temerrüde düşmediğini, temerrüt oluşmadığı için talep edilebilecek olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı idarenin açmış olduğu davadaki tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı idare tarafından rücuen tazminata ilişkin yapılan ödemelerin miktarının ve ödenme sebebinin haksız olduğunu, davacı idarenin ödemeleri neden yaptığını ve tazminat miktarını neye göre hesapladığının anlaşılır olmadığını, müvekkili şirket ile davacı idare davaya konu edinilen sözleşme tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sözleşmesi sona eren alt işveren personellerinin kıdem tazminatının ilgili üst işveren kamu kurumu tarafından ödeneceği düzenlemesinin getirildiğini, davacı idare tarafından müvekkili aleyhine dava açmadan önce takip başlatılmadığını ve müvekkilinin borç nedeniyle temerrüde düşmediğini, temerrüt oluşmadığı için talep edilebilecek olan faiz türünün yasal faiz olduğunu, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinde bulunulmasının yasal olmadığını tüm bu nedenlerle davanın reddini ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacı idarenin rücuen tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketlerin adresinin ... /... olduğunu ve yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı idare dava dışı işçinin davalıların sorumluluğunda çalıştığını beyan ederek ödediği tazminatın işveren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş ise de dava dışı işçinin davacı idarede çalıştığını ve davacı idare ili davalılar arasında imzalanan ihale sözleşmelerine istinaden davacı kurum yönetim tarafından işe alınacak personellerin isminin verildiğini ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle müvekkil şirketlerde işe başladığını, dava dışı işçinin ...nün işçisi olmasına rağmen bu şekilde çeşitli işverenlere bağlı gözükerek uzun yıllar çalıştığını, dava dışı işçinin ...-... tarihleri arasında müvekkili ... bünyesinde, ...-... tarihleri arasında müvekkil ... bünyesinde çalıştığını, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından davacının sorumlu olduğunu, davacı idarenin asıl işveren olduğunu ve tazminat ödemelerini davalılara rücu etmesinin mümkün olmadığını, kıdem tazminatından alt yüklenici değil 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine eklenen fıkra gereği davacı idarenin sorumlu olduğunu, kaldı ki taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarının tamamından alt yüklenicilerin sorumlu olacağına dair bir düzenleme bulunmadığını, davacı idare tarafından ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi talep edilmiş ise de davalıların temerrüde düşmediğini, idarenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre faiz talep etmesinin haksız olduğunu, müvekkiller yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davanın asıl işveren tarafından dava dışı işçiye yapılan kıdem tazminatı ödemesinin alt işverenlere rücuuna ilişkin rücuen alacak davası olduğu anlaşıldı. Mahkememizce; tarafların göstermiş olduğu deliller toplanmış, davacı vekilince ihale sözleşmeleri ve ekleri ibraz edilmiş, dava dışı işçiye ait SGK kayıtları UYAP sistemi üzerinden dosya arasına alınmış, iş hukuku alanında uzman bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır. İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Dava konusu uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, yerleşik yargı kararlarınca ve doktrince kabul edildiği üzere, uyuşmazlık konusu olayda, davacı ile davalılar arasında işyeri devri benzeri bir ilişki olduğu ve en son işyeri sahibi olan davacı tarafından kıdem tazminatının ödenmesi ve sonrasında önceki işyerlerindeki çalışma sürelerince davalılara rücu edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine sahip olduğumuzu, " şeklinde rapor sunmuştur. İşçilik alacakları konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...'nden ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz, ...'nden ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz, ...'nden ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz, ...'nden ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz, olmak üzere rücu miktarı toplamda ... TL asıl alacak ile ... TL işlemiş faiz olmak üzere ... TL olarak tespit edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacının ödediği kıdem tazminatının taleple bağlılık ilkesi gereğince, davalılardan rücu miktarı toplamının ... TL olduğu, yine takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, ödeme tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar olan süre için hesap edilen mevduata uygulanan en yüksek faizin ... TL olduğu, görüş ve kanaatine sahip olduğumuzu," şeklinde rapor sunmuştur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/633 E. 2020/819 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Davalı şirketlerden oluşan iş ortaklığı ile davacı kurum arasında ... İşi'ne ait .../..., .../..., .../..., .../... ve .../... sayılı sözleşmelerinin imzalandığı, işbu sözleşmeler kapsamında işçi haklarının ödenmesi hususunun yüklenici firmaya ait olduğunun düzenlendiği anlaşılmıştır. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/633 E. 2020/819 K. sayılı ilamı) Davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmiş olup, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2018 tarih ve 2016/6752 Esas 2018/7330 Karar sayılı ilamında da; "Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Davacının malvarlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğine ve istem de bu şekilde olduğuna göre bu paraya ödeme günüden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece açıklanan bu hususun göz ardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir" ifadelerine yer verilmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; davacı asıl işverenin dava dışı işçi ...'ün emekliliği nedeniyle dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarını davalı yüklenicilere rücu edebileceği, yüklenicilerin işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte sorumlu oldukları, dosyada alınan ve Mahkememizce de benimsenen ... tarihli bilirkişi raporunda davacının talebi ile bağlı kalınarak yapılan hesaplamada dava dışı ...'ün davalı ...'nde 7 ay 15 gün çalışmasının karşılığının ... TL olduğu, davalı ...'nde 4 ay çalışmasının karşılığının ... TL olduğu, davalı ...'nde 2 ay çalışmasının karşılığının ...-TL olduğu ve davalı ...-...'nde 2 yıl 9 ay çalışmasının karşılığının ...-TL olduğu, davalıların ...-TL kıdem tazminatı ödemesinden sorumlu olduklarının tespit edildiği anlaşıldığından bilirkişi raporuyla tespit edilen miktarlar doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; a-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, b-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, c-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, ç-...-TL'nin ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalılar ... ile ...'den alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ... TL harcın başlangıçta peşin yatırılan ...-TL'den mahsubu ile bakiye ...-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, (... TL'sinin davalı ...'den, ... TL'sinin davalı ...'den, ... TL'nin ...'nden, ... TL'nin davalılar ... ile ...'den 3-)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (... TL'sinden davalı ...'den, ... TL'nin davalı ...'den, ... TL'nin davalı ...'den, ... TL'nin ... ile ... Sorumlu olmak kaydı ile) 4-)Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ‭davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili Hazineye gelir KAYDINA, (... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalılar ... ile ... Sorumlu olmak kaydıyla) 5-)Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ... TL Peşin Harcı, ...-TL Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ... TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalı ..., ... TL'sinden davalılar ... ile ... Sorumlu olmak kaydıyla) 6-)Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalıların yokluğunda, "a,b,c" bentleri yönünden Kesin olmak üzere, "ç" bendi yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/819, K. 2025/241, T. 09.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-819-e-2025-241-k-601bdff748ef