İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/38 E. 2024/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/38
- Karar No
- 2024/682
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/38 Esas KARAR NO : 2024/682 DAVA : Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin) DAVA TARİHİ : 16/01/2023 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... tarihinden bu yana ...'nin ortağı olduğunu, davalı şirketin de halihazırda ortaklık ilişkisi devam eden ortaklardan olan ...'ın ortağı olduğu ve aynı zamanda aile şirketleri olan dava dışı ... ile ... arasında bir sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... bünyesinde çalışan işçilerin temininin davalı şirketten sağladığını, ... tarafından hazırlanan bu sözleşme her ne kadar taşeron işçi sözleşmesi muhtevasında olsa da sözleşme ile gerçekleştirilen amacın ... bünyesinde çalışan işçilerin SGK giriş kayıtlarının davalı şirket bünyesinde yapılması ve bundan doğacak borç ve ödemelerin muhatabının davalı şirket olarak gösterilmesi olduğunu, davalı şirket ortaklarından olan ...'ın davalı şirketi adeta paravan bir şirket gibi kullanarak ortağı olduğu ve aynı zamanda aile şirketi olan ...'de çalışan işçilerin ücretlerinden doğan borçlar ve kamu borçları noktasında davalı şirketi sorumlu hale getirdiğini, dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil eden bu işlem davacıyı zarara uğrattığı gibi kamuya karşı da bir zarar meydana getirdiğini, TTK m. 638/2 maddesinin 2. cümlesinde : ''Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.'' hükmünün yer aldığını, madde metni ve olay kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ... bünyesinde çalışan işçilerin ücretleri ve prim ödemeleri bakımından yine bu şirketin sorumlu olması gerekirken davalı şirket ortağı olan ...'ın kötü niyetli eylemleri neticesinde bu borçlardan davalı şirketin sorumlu hale geldiği ve davacının malvarlığının tehlikeye girdiğini, dava süresi boyunca mahkeme tarafından şirkete ait taşınır ve taşınmazların 3.kişilere devir ve temliki gibi borçlandırıcı işlemlerinin yasaklanması tedbirlerinin konulmaması halinde zaten malvarlığı tehlikeye giren davacı müvekkili bakımından telafisi güç veya imkansız zararlar doğacağını, TTK'nın 638/1 maddesinin Kanun hükmünde, şirket esas sözleşmesi ile ortaklara çıkma hakkının tanınabileceğinin ifade edildiğini, hatta şirket sözleşmesinde ortaklara bu hak tanınmamış olsa dahi haklı sebeplerin varlığı halinde ortaklar şirket ortaklığından ayrılmak için dava açabileceğini, şirket ortaklarından olan ...'ın imza yetkisini kötüye kullandığını ve gerçekleştirdiği işlemler hakkında davacıya bir bilgi vermediğini, davacının eylemleri öğrenmesi üzerine şirket esas sözleşmesinde kendisine tanınan ortaklıktan çıkma hakkını kullanmak istediğini, bu sebeple genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması hususunda ... tarihinde ihtarname ile davalı şirket ortağı olan ...'a ihtarda bulunduğunu, geri dönüş sağlanmadığını, geri dönüş alamayan davacının şirket ortaklığından çıkma noktasındaki haklı sebeplerinden ötürü mahkemeye başvurduğunu, davalı şirket ortağının aktif bir faaliyet göstermeyen davalı şirketi, ortağı olduğu ve aynı zamanda aile şirketi olan ...'de çalışan işçi ücretleri ve prim ödemeleri bakımından sorumlu hale getirerek ortağı olduğu davalı şirketi bireysel çıkarları için kullandığını, ...'ın gerçekleştirdiği bu eylemlerden davacının haberi olmamakla birlikte bu durumun davacı ile olan ortaklık ilişkisindeki güveni zedelediğini, ayrıca davalı şirkette imza yetkisi bulunan ...'ın bu yetkisini kötüye kullandığını ve imza yetkisi bulunmayan davacıya yapılan işlemler hakkında bilgilendirme yapmadığını, hem ortaklık ilişkisini hem de kamuyu zarara uğratan dürüstlük kurallarına aykırı bu eylemlerin davacı açısından ortaklığın devamının kendisinden beklenemeyecek hale gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek davacı müvekkilinin haklı sebeplerle davalı şirket ... ki ortaklıktan çıkma talebinin kabulüne, dava süresi boyunca şirket hakkında varlık azaltıcı işlemlerin, şirkete ait taşınır/ taşınmaz devir ve temliki işlemlerinin yasaklanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Dava; TTK'nın 638/2. maddesi uyarınca haklı nedene bağlı olarak limited şirket ortaklığından çıkma istemine ilişkindir. Mahkememizce; ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirketin ve dava dışı ...'nin ticaret sicil dosyaları getirtilmiş, davacı tarafın göstermiş olduğu tanık duruşmada dinlenmiş, Antalya SGK İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava dışı ... ve davalı şirketin son 1 yıla ilişkin çalışan işçi listeleri celbedilmiş, ... Belediye Başkanlığı, ... Vergi Dairesi ve Antalya SGK İl Müdürlüğü'nden davalı şirketin vergi ve prim borçları sorulmuş, davalı şirket aleyhine açılmış işçilik hak alacaklarına yönelik dava veya takip bulunup bulunmadığı UYAP sisteminden sorgulanmış, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmıştır. Davacı tanığı ... tarihli duruşmadaki beyanında; "Ben davacı ...'ı çocukluk arkadaşım olduğu için tanırım. Aynı zamanda davalı şirketin diğer ortağı olan ...'ı da tanırım. ... davalı şirket ile ilgili yaptığı işlemlerden davacıyı haberdar etmiyordu. Davacı aradığında telefonlarını açmıyordu. Hatta kendisini ben de bir kaç defa aradım. Benim telefonlarıma da cevap vermedi. Davacı ile ...'ın şirket ortaklıklarını biliyorum. Ancak şirket isimlerine ilişkin çok bilgim yoktur. ... şirketine ilişkin herhangi bir bilgim yoktur. Davacıya davalı şirketten dolayı hacizler geldi. Bu nedenle aile birliği de bozuldu. Yaklaşık 4-5 yıldır şirketin durumu bu şekildedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan heyet tarafından düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının davalı şirkete ... tarihinde tescili yapılan ... tarihli hisse devir sözleşmesi gereği şirket ortağı olduğunun, ... tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ...'ın şirketi münferiden temsil ve ilzam etmek üzere şirket müdürü olarak atandığının, davalı şirket ticaret sicili dosyasına göre davalı şirket genel kurulunun en son ... tarihinde müdür istifasını görüşmek üzere icra edildiğinin, şirketin yönetimsiz kaldığının, şirket müdürünün görev süresinin dolduğunun, davacının kötü yönetim iddiasına ilişkin olarak davalı şirketin 2014 yılından bu yana genel kurulun şirket müdürü tarafından toplantıya çağrılmadığının ticaret sicili dosyasından anlaşıldığı, ... ‘ın ...’de pay sahibi sıfatı ile ... tarihinde tescili yapılan sermaye artırımı genel kurul toplantısı hazır bulunanlar listesinde adının bulunduğu, aynı tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, davacının şirket ortağı ve 2021 tarihine dek şirket müdürü olan ...‘ın imza yetkisini kötüye kullandığı ve davacının ortaklıktan çıkma talebine ilişkin cevap verilmediği, şirket müdürünün davacıya bilgi vermediği, bu nedenlerle ortaklık ilişkisinin çekilmez hal aldığından bahisle davalı şirketin ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ettiği, davalı şirket sözleşmesinde şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin hüküm bulunmadığı, dava dışı ... ile davalı arasında ... bünyesinde çalışan işçilerin temininin davalı şirketçe sağladığına ilişkin sözü edilen işçi taşeron sözleşmesine dosyada rastlanmadığı, işbu sözleşme nedeniyle davalının zarara uğratıldığı iddiası bakımından dosya içerisinde SGK'nın ... tarihli yazı ekinde dava dışı ...‘ye ve ... ‘ye ait SGK çalışan listesinin gönderildiği, 3 çalışanın her iki şirkette ayrı dönemlerde çalıştığının görüldüğü, ...'de çalışan işçilerin ücretlerinden doğan borçlar ve kamu borçlarından davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesinin hedeflendiği iddiasına yönelik dosyada davalı şirketin kamusal borcunun bulunup bulunmadığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı, ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği iddialarına gerekçe gösterilen dava dışı ...‘ın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... lehine davalı şirket aleyhine işlemler yaptığı ve bunun da davalı şirketi zarara uğratmak üzere kötü yönetim olduğuna ilişkin davacı iddiasının değerlendirilmesi için davalı şirket kamusal borçlarının ilgili kurumlardan sorulması, taşeron işçi çalıştırma sözleşmesinin dosyaya sunulması, işbu sözleşmeye göre dava dışı ... bünyesinde çalışmakla birlikte işçilik hak ve alacaklar yönünden davalı şirket adına açılmış dava veya takip olup olmadığı hususunda bilgi ve belge temin edilmesi hususlarında takdir Mahkemeye ait olmak üzere, sözkonusu yazılar dosyaya geldiğinde yukarıda belirtilen hususlarda değerlendirme yapılabileceği belirtilmiştir. Bilirkişi kök raporunda belirtilen bilgi ve belgeler temin edilerek mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen ... tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme ile ... bünyesinde çalışan işçilerin teminini davalı şirketin sağladığını, ... tarafından hazırlanan bu sözleşme ile ... bünyesinde çalışan işçilerin SGK giriş kayıtlarının davalı şirket bünyesinden yapılması ve bundan doğacak borç ve ödemelerin muhatabının davalı şirket olarak gösterilmesinin amaçlandığını iddia ettiği, ... ile davalı arasında imzalandığı belirtilen ancak dosyada yer almayan işçi taşeron sözleşmesi gereği davalının ticari defter ve kayıtlarında elde ettiği kara ilişkin kayıt bulunmadığından tespit yapılamadığı, zira davalı şirketin zarara uğratıldığından söz edilebilmesi için sözleşme gereği davalı şirkete ödenen ücretin verilen hizmete göre düşük kalıp kalmadığının tespiti ile davalı şirketin imzalandığı iddia edilen sözleşmeden kaynaklanan karının veya zararının tespitinin gerekeceği, SGK'nın ... tarihli yazısı ekinde dava dışı ...'ye ait SGK çalışan listesinin gönderildiği, davalı şirket bünyesinde SGK kaydı bulunan çalışan listesi gereği; kök raporda Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün ... tarihli yazısı ile ...'nin .../... tarihleri arasındaki çalışanlarına ilişkin bilgiler ile kurumun aynı tarihli yazısı ekinde davalı ...'nin ... – ... döneme ait çalışan bilgileri uyarınca 3 çalışanın her iki şirkette ayrı dönemlerde çalıştığının görüldüğü, sözkonusu tespitin davalı ... arasında taşeron sözleşmesinin bulunduğunu tevsik edici belge olup olmadığı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, ...'de çalışan işçilerin ücretlerinden doğan borçlar ve kamu borçlarından ötürü davalı şirketin sorumlu bulunduğu ve bu nedenle davalı şirketin zarar uğratıldığı iddiası yönünden; Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı gereği davalı şirketin iki adet işyeri dosyasının bulunduğu, ... sicil sayılı dosyasının borcunun bulunmadığı, ... sicil numaralı işyeri dosyasının ... TL asıl, ... TL gecikme zammı olmak üzere ... tarihi itibariyle ... TL borcunun bulunduğu, borcun 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, ödemelere ilişkin kayıtların yazı ekinde gönderildiği, borçların ...-... dönemlerine ait olduğu ve SGK yazısına göre yapılandırılan borçların ödendiğinin anlaşıldığı, SGK ... Sosyal Güvenlik Merkezinin ... tarih ve ... sayılı yazısı ekindeki dönem borç görüntüleme tablosunun 7440 sayılı yasa kapsamında yapılandırmadan kalan borç tutarının ... TL ve icraya verilen borç toplamının ... TL olduğunun anlaşıldığı, davalı şirketin SGK borcunun dava dışı ...'den kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazısında; davalı şirketin ... tarihi itibariyle ... TL borcunun olduğu, yapılandırmanın ihlal edilmesi durumunda borcun ... TL olacağının bildirildiği Vergi Dairesi yazısından yazı tarihi itibariyle yapılandırmaya ilişkin borçların ödendiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin vergi borcunun kaynağının dava dışı ...'den kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 638. maddesinde "(1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Ortaklar, ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan, yani objektif nedenlerden dolayı haklı sebebe dayanarak çıkma haklarını kullanabileceklerdir. Ortaklığın sürekli zarar etmesi, uzun yıllar boyunca kâr dağıtılmaması, şirketin atıl durumda olması, ortakların birbirlerine duydukları güven ortamının kaybolması, amacın gerçekleşmesinde hukuki veya ekonomik imkânsızlıkların doğması gibi nedenler şirketten çıkma için haklı nedenler olarak kabul edilebilir (Gürpınar, Bünyamin; Limited Şirkette Çıkma ve Çıkmaya Katılma, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XX, Y. 2016, Sa. 2, s. 87 vd.). Şirket müdürüne güvenin kalmaması haklı sebeple şirket ortaktan çıkma nedenidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/06/2012 tarih 2012/5955E. 2012/10241K. sayılı kararı). Haklı sebeplerin varlığı halinde çıkma, yasal çıkma halidir, dolayısıyla şirket sözleşmesinde bu yolda hüküm bulunmasına gerek yoktur. Haklı nedenle çıkma, ortağın kişiliğinin korunması gereği mutlak, sözleşme ile bertaraf edilemeyen bir hak niteliğindedir. Türk Ticaret Kanunun 638. maddesinde haklı nedenlerin neler olduğu açıkça belirtilmemekle birlikte kollektif şirketlere ilişkin aynı kanunun 245. maddesinde örnekleme yoluyla sayılmıştır. Buna göre; "1) Haklı sebep, şirketin kuruluşuna yol açan fiili veya kişisel sebeplerin şirketin işletme konusunun elde edilmesini imkânsız kılacak veya güçleştirecek şekilde ortadan kalkmış olmasıdır; özellikle; a) Bir ortağın, şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, b) Bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, c) Bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, d) Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, gibi hâller haklı sebeplerdendir. (2) (a), (b) ve (c) bentleri gereğince kendisinde fesih sebebi doğmuş olan ortağın dava hakkı yoktur." Haklı sebep, ortaklık ilişkisinin ve akdin dürüstlük kuralı uyarınca devamını olanaksız kılacak veya etkileyecek düzeydeki şiddetli geçimsizliktir (Pulaşlı, Hasan; Şirketler Hukuku Genel Esaslar 6. Baskı, Ankara 2020, s. 768 vd.). Yine 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 614. maddesinde; ortağın inceleme hakkı engellenmesi halinde önce genel kurula başvurulacağı, genel kurul haksız yere bilgi alma hakkını engellerse mahkemeye başvurulacağı düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... tarihinde tescili yapılan ... tarihli hisse devir sözleşmesi gereği davalı şirketin ortağı olduğu, ... tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ...'ın davalı şirketi münferiden temsil ve ilzam etmek üzere şirket müdürü olarak atandığı, davalı şirket ticaret sicili dosyasına göre davalı şirket genel kurulunun en son ... tarihinde müdür istifasını görüşmek üzere icra edildiğinin, şirket müdürünün görev süresi dolmasına rağmen yeni müdür seçilmediğinden görevinin devam ettiğinin, 2014 yılından bu yana davalı şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmadığının anlaşıldığı, davacının davalı şirket ortaklarından olan ve davalı şirkette imza yetkisi bulunan ...'ın aktif bir faaliyet göstermeyen davalı şirketi, ortağı olduğu ve aynı zamanda aile şirketi olan dava dışı ...'de çalışan işçi ücretleri ve prim ödemeleri bakımından sorumlu hale getirerek ortağı olduğu davalı şirketi bireysel çıkarları için kullandığını, ...'ın gerçekleştirdiği bu eylemlerden davacının haberi olmamakla birlikte bu durumun davacı ile olan ortaklık ilişkisindeki güveni zedelediğini, ayrıca davalı şirkette imza yetkisi bulunan ...'ın bu yetkisini kötüye kullandığını ve imza yetkisi bulunmayan davacıya yapılan işlemler hakkında bilgilendirme yapmadığını, davacının ortaklıktan çıkma talebine ilişkin cevap verilmediğini, bu nedenlerle ortaklık ilişkisinin çekilmez hal aldığını iddia ederek davalı şirketin ortaklığından çıkmasına karar verilmesini talep ettiği, davalı şirket esas sözleşmesinde şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin hüküm bulunmadığı, davacı taraf ...'ın ortağı olduğu dava dışı ... ile davalı şirket arasında düzenlenen sözleşme ile ... bünyesinde çalışan işçilerin teminini davalı şirketin sağladığını, ... tarafından hazırlanan bu sözleşme ile ... bünyesinde çalışan işçilerin SGK giriş kayıtlarının davalı şirket bünyesinden yapılması ve bundan doğacak borç ve ödemelerin muhatabının davalı şirket olarak gösterilmesinin amaçlandığını iddia etmiş ise de ... ile davalı arasında imzalandığı ileri sürülen taşeron işçi sözleşmesinin verilen kesin süreye rağmen dosyaya sunulmadığı, dosyaya celbedilen SGK kayıtlarına göre 3 çalışanın her iki şirkette ayrı dönemlerde çalıştığının görüldüğü ancak bu hususun davalı şirket ile ... arasında taşeron işçi sözleşmesinin bulunduğunu ispata yeterli olmadığı, UYAP sisteminde yapılan kontrolde dava dışı ... bünyesinde çalışmakla birlikte işçilik hak ve alacaklar yönünden davalı şirket adına açılmış işçilik hak ve alacaklarına ilişkin herhangi bir dava veya takibe rastlanmadığı, Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısından davalı şirketin iki adet işyeri dosyasının bulunduğunun, ... sicil sayılı dosyasının borcunun bulunmadığının, ... sicil numaralı işyeri dosyasının borcunun bulunduğunun, borcun 7440 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığının, SGK yazısına göre yapılandırılan borçların ödendiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin SGK borcunun dava dışı ...'den kaynaklandığına dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada mevcut olmadığı, yine ... Vergi Dairesi'nin cevabi yazısında davalı şirketin ... tarihi itibariyle ... TL borcunun olduğunun, yapılandırmanın ihlal edilmesi durumunda borcun ... TL olacağının bildirildiği, Vergi Dairesi yazısından yazı tarihi itibariyle yapılandırmaya ilişkin borçların ödendiğinin anlaşıldığı, davalı şirketin vergi borcunun kaynağının dava dışı ...'den kaynaklandığına dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosyada mevcut olmadığı, davacının ortaklık ilişkisinin çekilmez hale geldiği iddialarına gerekçe gösterilen dava dışı ...‘ın ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğu ... lehine davalı şirket aleyhine işlemler yaptığı ve bunun da davalı şirketi zarara uğratmak üzere kötü yönetim olduğu iddialarının usulünce ispatlanamadığı, davacı her ne kadar davalı şirkette imza yetkisi bulunan şirket ortağı ...'ın bu yetkisini kötüye kullandığını ve imza yetkisi bulunmayan davacıya yapılan işlemler hakkında bilgilendirme yapmadığını, davacının ortaklıktan çıkma talebine ilişkin cevap verilmediğini beyan etmiş ise de TTK'nın 614. Maddesi gereğince ortağın inceleme hakkının engellenmesi halinde önce genel kurula başvurulacağının, genel kurul haksız yere bilgi alma hakkını engellerse mahkemeye başvurulacağının düzenlendiği, davacının bilgi edinme hakkını kullanmak üzere genel kurula ya da mahkemeye başvurduğuna ilişkin dosyada bilgi bulunmadığı, davacı tanığının davacının arkadaşı olduğu ve davalı şirkete ilişkin bilgi sahibi olmadığı, davacının soyut iddialarını destekleyen nitelikte somut bir bilgi, belge ve delil sunulmadığı, davacının iddialarını gerek bilirkişi raporu gerekse tanık beyanları ile dahi ispat edemediği, bu kapsamda davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin olarak haklı sebepleri varlığını ortaya koyamadığı sonuç ve kanaatine varılmış olmakla sübut bulmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL HARCIN DAVACIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafça Mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/10/2024 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza