İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/400 E. 2024/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/400
- Karar No
- 2024/804
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/400 Esas KARAR NO : 2024/804 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2022 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü meydana gelen trafik kazasında, davacı müvekkillerin eş ve babaları olan müteveffa ..., davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ...'ya çarptığı ve meydana gelen bu trafik kazası sonucunda ...'nın ölümüne neden olduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesi ... esas ve ... karar nolu dosyasında verilen bilirkişi raporu'na göre oto sürücüsü ... asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, araç sahibinden ve araç sürücüden olay tarihi olan ...'dan itibaren, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ...'dan itibaren yasal faizi ile destekten yoksun kalma tazminatı şimdilik ...-TL olmak üzere ... ...-TL, ... ...-TL ... ...-TL, ... ...-TL, ... ...-TL, ... ...-TL, tüm davacılar için toplam ...-TL manevi tazminatın olay tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) alınarak davacılara ödetilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; 6704 Sayılı Torba Yasa kapsamında, trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin, zararlarının tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvurmaları mecburiyeti getirildiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, tüm evrakların şirkete ibraz edilmesini takiben ...'nın vefatı sonucu destekten yoksun kalma tazminatı talep eden müteveffanın eşi davacı ... ve müvekkili şirket uyuşmazlık konusunu arabuluculuk yoluyla ... tarihinde anlaşarak çözümlendiğini, taraflar arasında imzalanan Arabuluculuk Anlaşma Belgesine göre dava konusu uyuşmazlığa karşılık davacı ...'ya ... TL maddi tazminat ve ... (KDV ve Stopaj dahil) vekalet ücreti olmak üzere toplam KDV ve Stopaj kesintisi ile ... tarihinde ... TL ödendiğini, dava konusu uyuşmazlık davadan önce arabuluculuk yoluyla çözümlendiğinden 6325 sayılı kanun gereği dava açılamayacağından davanın reddini, davanın esasa girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddini, arabuluculuğa ve sigorta şirketine başvuru şartı usulünce yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini talep ve cevap vermiştir. Davalı ... Vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin her ne kadar ruhsat sahibi olmaları sebebiyle davalı olarak gösterilmişlerse de; müvekkillerine atfedilecek hiçbir sorumluluk bulunmadığını, davacıların desteği ... yolu kontrol etme yükümlülüğüne uymaksızın karşıdan karşıya geçmeye çalışmış, bu sebeple elim kaza meydana geldiğini, KTK m. 86 gereğince; işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur. Somut davada, olay müvekkillerinin ne eyleminden, ne de sorumlu tutulduğu kişilerin kusurundan veya araçtaki bir bozukluktan kaynaklanmadığını, bu sebeple müvekkilleri açısından davanın husumet yokluğundan reddini, 2918 sayılı KTK'nın 109/I. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne dayanarak davanın esasına girilmeden reddini, Ticari davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olup davacının başvuruda bulunmadığının tespiti halinde dava şartı yokluğundan davanın reddini, davacı taraf abartılı rakamlarla çok yüksek miktarlarda manevi tazminat istenmiş olup, kusur oranı ne olursa olsun taksirle ölüme sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü zorlayacak derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmayacağını, manevi tazminat, zarara uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal ve ekonomik yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu nedenlerle davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın soruşturma devam ederken suça konu olayla ilgili 'Trafik Kazası Bilirkişi Raporu' istenmiş ve müvekkili ...'ın kazanın oluşumunda trafik yasası ve yönetmeliğinde belirlenmiş kurallara aldırış etmeden yerleşim içi trafik işaret levhaları ile belirlenmiş 50 km/s hız tahditli yol noktasında hız limitlerini aşarak trafik kurallarına aykırı,trafik güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde hareket edip, dikkatli ve tedbirli gitmesi gerekirken,yolun karşı istikametine gitmek üzere kaplama içerisine giren ve sol şeride kadar gelen yayanın geçişini önemsemeden tedbirli seyretmemesi neticesi,olayı meydan getirip yayanın ... olmasına sebep verdiği, olay öncesi kaplama üzerinde yürüyen ,görüş alanı içerisindeki yayanın yola girişini engellemek üzere yeterli mesafeden yoldaki mevcudiyetini belirtecek tarzda araç ... ışıklarını art arda yakarak gelişini etkili araç kornası ile uyarı ikazında bulunarak, araç hızını düşürerek, yolun sağına doğru kaçarak olayı önleme imkanı varken ,tedbir hareketlerine başvurmadığından 2918 sayılı Trafik Kanununun ve Yönetmeliğinde belirtilen kural ve kaidelere uymadığından; müvekkili ... hakkında tali kusurlu olarak kabul edildiğini, davacı taraf çok yüksek miktarlarda manevi tazminat istenmiş olup, kusur oranı ne olursa olsun taksirle ölüme sebebiyet, sorumluların ekonomik gücünü zorlayacak derecede yüksek bir tazminat isteğini haklı kılmaz. Manevi tazminat, zarara uğrayanın manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, hak ve adalete uygun davranmalı, hukuk biliminden yararlanmalı, toplumun sosyal ve ekonomik yapısını ve özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Takdir edilecek tutar, zarar gören açısından zenginleşme aracı olmamalıdır. Bu nedenlerle davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddini, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir. Dava: ... tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle desteğini kaybeden davacıların açmış olduğu destekten yoksun kalma, manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; müteveffanın ..., müştekilerin ..., ..., ..., ..., katılanın ..., sanığın ..., suçun taksirle ölüme neden olma olup yapılan yargılama neticesinde 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası verildiği ve cezanın hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, sanık vekili tarafından karara itiraz edilmekle dosyanın Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... D.iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kararın ... tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davacı tanığı ... beyanında; "Davacılar benim ...'den beri komşum olur. Bu nedenle kendilerini tanıyorum. Ancak ben kazayı görmedim. Muris ... vefat ettiği için kendisinin cenazesine katıldım. Ölmeden önce kendisinin ... vardı, ...dan yetiştirdiği mahsulleri satıyordu, onunla geçiniyordu. Kazadan önce kendileriyle aramız 10 metre olduğundan devamlı görüşürdük. Mutlu muhabbet insanlardı ancak kazadan sonra ölenin ailesi perişan oldu, eşi de halen üzülmektedir. Ölenin 4 oğlu, 1 kızı vardır. Kazadan dolayı onlar da üzgündür " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... beyanında; "Davacılar benim 14 yıldır komşum olurlar. Muris ölmeden önce kendi ... vardı, orada çalışıyordu. Buradan elde ettiği gelirle eşi ve çocuklarına bakıyordu. Ben kendim de pazarcılık yapıyorum. Kaza tarihinde de pazardaydım. Dolayısıyla kazayı görmedim. Olaydan önce ailenin durumu iyiydi ancak kazadan sonra çok üzüldüler. Kazadan beri de halen murisin ölümünden dolayı halen üzgündürler. Hatta ölenin hanımı benim eşimin yanına geldiğinde de çok üzgün olduğunu gördüm" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... beyanında; kazanın tarihini tam hatırlayamamakla birlikte en az 3-4 yıl önceydi diye hatırlıyorum. Kaza ...'da ... da meydana geldi diye hatırlıyorum. ... nın ... ... çeşitli işlerde .... alt iş veren olarak kullanmaktaydı. Ben o zaman ...de ... ve yan işlerde çalışıyordum. ...'nın işlerini yapardım. Kazaya görgü şahidi oldum hatta ben de kazaya karıştım. Davalı ..., ...de ... olarak çalışmaktaydı. Olay günü davalı ...'in kullandığı ... ... olarak bulunmaktaydım. ... ile birlikte ... yapmak için şirketten çıkmıştık. Kaza mahalli olan ve ... nin bulunduğu yere yaklaştığımızda ben faturalara bakıyordum. Bir an için kafamı gayri ihtiyari kaldırıp yola baktığımda önümüze bir adam çıktığını gördüm. Dur demeye kalmadan ...'in kullandığı ..., yola çıkan adama vurmak suretiyle trafik kazası meydana geldi. Davalı ...'in vurduğu adamı tanımıyorum. İsmini de hatırlayamıyorum. Duyduğum kadarıyla adam kaza mahallinde vefat etmiş. Kalp masajı falan yapıyorlardı. Olay nedeniyle ben de sağ kolumdan yaralandım. Kalıcı bir hasarım yoktur. Yaralanmamın meydana geldiği anda kolumda açık yara oluşması nedeniyle hastaneye kaldırıldım, koluma dikiş atıldı. Kaza sonrası hemen bir zamanda ... ile konuşma fırsatım olmadı. Beni doğrudan hastaneye götürdüler. Daha sonra davalı ... işi bıraktı. Benim de bir süre sonra ceza evine girme gibi bir durumum oldu. Daha sonra duyduğum kadarıyla ... bizim eve gelip benimle görüşmek istediğini söylemiş. Ben de ceza evinde olduğum için onunla hiç görüşemedim" şeklinde beyanda bulunmuştur. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarihli raporunda özetle; davalı sürücü ...'ın %55 (yüzde ellibeş)oranında kusurlu olduğunu, müteveffa yaya ...'nın %45 (yüzde kırkbeş)oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Aktüerya Bilirkişisinin ... tarihli raporunda özetle; Müteveffa ...'nın desteğinden yoksun kalan eşinin maddi tazminat isteklerinin, yargıda geçerli yöntemler uyarınca incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda bakiye destek miktarının ...-TL olabileceği rapor edilmiştir. Davacı vekilinin ... tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Müteveffa ...’nın desteğinden yoksun kalan eşinin maddi tazminat isteklerinin, yargıda geçerli yöntemler uyarınca incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda bakiye destek miktarının ...-TL olarak belirlenmiş olup dava değerini ... TL olaral ıslah etmiştir. Davacı ... yönünden talep edilen destekten yoksun kalma zararı yönünden yapılan incelemede; Davacı ile ... şirketi arasında davadan önce arabuluculuk yoluyla ... tarihinde anlaşarak çözümlendiği, taraflar arasında imzalanan Arabuluculuk Anlaşma Belgesine göre dava konusu uyuşmazlığa karşılık davacı ...'ya ... TL maddi tazminat ve ... (KDV ve Stopaj dahil) vekalet ücreti olmak üzere toplam KDV ve Stopaj kesintisi ile ... tarihinde ... TL ödendiği, dava konusu uyuşmazlık davadan önce arabuluculuk yoluyla çözümlendiğinden 6325 Sayılı Kanunun 18/5 maddesi uyarınca Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağından davacı ... yönünden destekten yoksun kalma zararı yönünden açılan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Diğer davacılar yönünden ise Aktüerya Bilirkişisinin ... tarihli raporu doğrultusunda destekten yoksun kalma zararı oluşmadığından davanın bu talepler yönünden esastan reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat, TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, "Hakim bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerinin göz önünde tutularak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmüne amirdir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Meydana gelen kazada aracın sürücüsünün kusur oranı, ölenin yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ölene yakınlık dereceleri ve duydukları kederin derecesi dikkate alınarak Davacı ... Yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL ve davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmiş fazlaya dair manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir. TBK'nın 117/1 maddesi uyarınca haksız fiilin işlendiği tarihte failler temerrüte düşmüş olacağından, Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen açısından haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi Tazminat yönünden açılan davada; A-Davacı ... yönünden uyuşmazlığın daha önce arabuluculuk yoluyla çözümlenmiş olması nedeniyle davanın usulden REDDİNE, B-Diğer davacılar yönünden destekten yoksun kalma zararı oluşmadığından davanın esastan REDDİNE, -Davalılar vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maddi tazminat yönünden hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara ÖDENMESİNE, 2-Manevi tazminat yönünden açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... Yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL, davacı ... yönünden ... TL ve davacı ... yönünden ... TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken ...-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan ...-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre manevi tazminat üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 5-Davalılar ... ve .... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre manevi tazminatın red edilen kısım üzerinden hesaplanan ... TL (davanın kısmen reddi halinde davacılar lehine verilen vekalet ücretinini geçemeyeceğine dair AAÜT 10/2 maddesi uyarınca) vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalılar ... ve .... verilmesine, 6-Davacılar tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); ... TL Harcın davalılar ... ve ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, 7-Davacılar tarafından yapılan; ...-TL Tebligat, Bilirkişi, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL'lik kısmının davalılar ... ve ....'den müştereken müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ...-TL'sinin davalılar ... ve ....'den, ...-TL'sinin davacılardan alınarak Hazineye gelir KAYDINA, Dair, Davacı Vekili ... ve davalı ... vekili ... yüzüne karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.19/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı