İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/679 E. 2021/18 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/679
Karar No
2021/18
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/679 Esas KARAR NO : 2021/18 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 21/12/2020 KARAR TARİHİ : 08/01/2021

Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ana yüklenici olduğu ... ... Yapım İşi ile ilgili beton alımları için, davalı tarafla hazır ... alımı sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafın davacıya bir süre hazır ... tedarik ettiğini ancak kısa bir süre sonra sözleşmede belirlenen ürün fiyatlarını hiçbir gerekçe göstermeden % 22 oranında artırdığını, ürün fiyatlarına fahiş oranda zam yaptığını, böylelikle davalı tarafın piyasadaki hakim durumunu kötüye kullanmak suretiyle davacıyı zarara uğrattığını, davalı tarafın ... bölgesindeki hazır ... piyasasında üretim kapasitesinin yüksekliği ve hammadde tedarikçisi olması nedeniyle piyasaya hakim durumda olduğunu, ... Bölgesinde hazır ... fiyatlarını tek başına belirlemekte olduğunu, davalı tarafın, bölgedeki hakim durumunu kötüye kullanarak ürüne fahiş zam yaptıktan sonra bölgedeki başka hazır ... firmalarının davacıya hazır ... vermesini de (hammadde tedarik etmemekle tehdit ederek) engellemek suretiyle, davacıyı kendisinden fahiş fiyatla ürün satın almaya mecbur bıraktığını, davacının yüklenicisi olduğu inşaatın kamu ihalesi olduğunu, süreli olduğunu ve gecikme durumunda gecikme cezası uygulanması ve/veya teminatın paraya çevrilmesi durumunun söz konusu olduğunu, 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi bir veya birden fazla teşebbüsün mal veya hizmet piyasasındaki hâkim durumunu kötüye kullanmasını yasaklamakta olduğunu, bu düzenleme ile bulunduğu piyasada rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleme gücünü haiz bir veya birden fazla teşebbüsün sahip oldukları bu gücü rekabeti sınırlamak amacıyla, dolayısıyla hakkaniyetli rekabete aykırı olarak kullanması yasaklanmakta, böylelikle piyasalarda rekabetçi olmayan uygulamalarla oluşacak bir tekelleşmenin önüne geçilmeye çalışılmakta olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının uğradığı maddi zararlara karşılık şimdilik ... ... TL ‘nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olup ayrıca kötü niyetli olduğunu, dava şartı gerçekleştirilmemiş olup davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ticari ilişki mevcut olup iş bu davada öncelikle arabuluculuğa başvurulması gerektiğini, mahkemece ... tarihli tensip ile davacıya arabuluculuk son tutanağının sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiğini ancak davacı tarafından bu hususta arabuluculuğa başvurulmadığını, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine, aksi kanaate varılarak esasa ilişkin inceleme yapılması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, haksız rekabetten kaynaklanan alacak davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. addelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacı vekiline ... tarihli tensip ... nolu ara kararı ile "arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması" için bir haftalık kesin sürü verilmiş, buna ilişkin ihtaratları da içeren davetiye davacı vekiline "..." tarihinde tebliğ olunmuş, davacı vekilince belirtilen süre içinde anılan belge sunulmamıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinde arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verileceği, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddedileceği düzenlenmiştir. 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi eklenmiş olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat taleplerini içerir ticari davalar hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 01/01/2019'dur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 21/03/2019 tarih 2019/521E. 2019/423K. sayılı kararında; "...6/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu' nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."... TTK'nın 5/A maddesine göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Davanın konusu (müddeabih), dava dilekçesindeki talep sonucu, yani neticei talep esas alınarak belirlenir. Neticei talebin bir para alacağının tahsili veya tazminat olduğu durumlarda, arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır..." denilmiştir. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2019 tarih 2019/724E. 2019/530K. Sayılı kararında; "...itirazın iptali davasında, mahkemece " ..arabuluculuk yoluna başvurulmadan dava açıldığı" gerekçesi ile " Davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiş... " ...Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.." düzenlemesi uyarınca, mahkemece, davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." denilmiştir.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2019 tarih 2019/939E. 2019/1001K. sayılı kararında; "...davacı taraf, ... ... tarihinde arabulucuya başvurarak süreç tamamlanmadan ... tarihinde eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacı tarafa yukarıda değinilen son tutanağın (anlaşmazlık tutanağı) sunulması için bir haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekili mahkemeye anlaşma sağlanamadığına dair ... tarihli son tutanağı mahkemeye ibraz etmiştir. Dava tarihinden önce düzenlenmiş son tutanak olmaması nedeni ile dava tarihi itibari ile dava şartı gerçekleşmediğinden, mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından..." denilmiştir. Dava şartları davanın açıldığı tarihe göre belirlenir (Kuru, Baki/ Arslan, Ramazan/ Yılmaz, Ejder; Medeni Usul Hukuku 25. Baskı, Ankara 2014, s. 278). Görevsiz veya yetkisiz mahkemede açılan dava yeni bir dava olmayıp, eski davanın devamı niteliğindedir (Özmumcu, Seda; Davanın Açılmasına Bağlanan Hukuki Sonuçların Davanın Açılmamış Sayılması Halinde Değerlendirilmesi, İÜHFM C. LXX, S. 2, s. 183-206, 2012, s. 194). Davamıza gelince; davacı haksız rekabetten kaynaklanan alacak istemi ile dava açmıştır. Alacak davası niteliği gereği eda davası niteliğinde olduğu dava sonunda para alacağının ödenmesine de hükmedileceği, davanın ... tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5/A maddesi gereği arabulucuya başvurulmasının dava şartlarından olduğu, davacı vekiline ... tarihli tensip ... nolu ara kararı ile "arabuluculuk faaliyeti sonucunda anlaşmaya varılamadığına dair son tutanak aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması" için bir haftalık kesin süre verildiği, buna ilişkin ihtaratları da içeren davetiye davacı vekiline "... " tarihinde tebliğ olunduğu, davacı vekilince belirtilen süre içinde anılan belge sunulmadığı, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcının peşin alınan ... TL'den mahsubu ile bakiye ... TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5. Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davacılıya verilmesine, 6. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/01/2021

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/679, K. 2021/18, T. 08.01.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-679-e-2021-18-k-68f9aa03e6c5