İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/435 E. 2021/203 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/435
- Karar No
- 2021/203
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/435 Esas KARAR NO : 2021/203 DAVA : Hakem Kararının İptali DAVA TARİHİ : 17/09/2020 KARAR TARİHİ : 04/03/2021 K. YAZIM TARİHİ : 04/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan hakem kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; başvurucu davalı ...'in, ... tarihli dilekçe ile Antalya İl Hal Hakem Heyeti'ne başvurarak muris babası ...'in davacıya firmaya toplam ... TL'lik biber ürünü verdiğini, vermiş olduğu mal bedelinin yasal ödeme süresi geçmiş olmasına rağmen murisi ...'e ödenmediğini iddia ederek yasal mirasçı olarak mağduriyetinin giderilmesini talep ettiğini, Antalya İl Hal Hakem Heyeti bu başvuru sonucunda ... tarihinde oy birliğiyle, alacaklı ...'in varisi ...'e ... TL'lik mal bedelinin ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın ... tarihinde tebliğ edildiğini, ... tarafından davacı firmaya... tarih, Seri:... ve ... tarih, Seri:... nolu fatura bedellerinin ödenmesi talepli ihtarname gönderdiğini ve davacı tarafından yine yasal süresi içerisinde Hatay ... . Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli cevabi ihtarnamesi ile ... adlı şahıstan böyle bir mal alınmadığı, irsaliyelerin ve faturaların davacı firma adına habersiz düzenlendiğini davacı firmanın malı teslim aldığına dair herhangi bir belge, fatura ya da irsaliye imzalamadığını, belirterek Antalya İl Hal Hakem Heyeti'nin ...tarihli ...-...-... sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, İl Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Antalya Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin ... tarih ... - ... - ... sayılı kararının davacı vekiline "..." tarihinde tebliğ edilmiştir. Dava, ... tarihinde 5957 sayılı Kanunun 10/5. maddesi gereğince görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davaya konu il hal hakem heyeti kararı ekleri ile birlikte celp olunmuştur. ... Emniyet Müdürlüğü'nden "... " ve "... " plaka sayılı araçların tescil kayıtları celp olunmuştur. Tarafların BA ve BS formları ilgili Vergi Dairesi Müdürlüklerinden celp olunmuştur. SGK'dan davacı yanında sigortalı olarak çalışan kişilere ilişkin kayıt celp olunmuştur. Serik İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde alacaklının davalı, borçlunun davacı, ... asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam .. TL alacak için ilamlı takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, takip dayanağının davaya konu il hal hakem heyeti kararı olduğu görülmüştür. SMMM ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafın inceleme konusu olan ... yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, TTK’nın 69. maddesi gereğince zamanında açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak TTK’nın 70. maddesi uyarınca yevmiye defterinin yeni yılın ... ayında yapılması gereken kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Davalı tarafın inceleme konusu olan ... yılı ticari defterlerinin incelenmesinde, TTK’nın 69. maddesi gereğince zamanında açılış tasdiklerinin yapıldığı, ancak TTK’nın 70. maddesi uyarınca yevmiye defterinin yeni yılın ... ayında yapılması gereken kapanış tasdiklerinin yapılmadığı, Dava konusu faturaların, Davalı ...’in ticari defter kayıtlarında olduğu ve cari hesap şeklinde kaydedildiği, Davacı ... Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinde dava konusu 2 adet faturaya ait hiçbir kaydın bulunmadığı, Dava konusu faturaların, Davacı ... Ltd. Şti.’ye BA-BS formlarında yer almadığı ancak, davalı ...’e ait ...-... Vergi Dairesi, .../... dönemi, ... onay tarihli BS formunda davacı ... Ltd. Şti.’ye ait 2 belge ... TL (KDV hariç) tutarında satış olduğu, Davalı ... ’in adına kayıtlı AO ... nolu ... tarihli KDV dahil ... TL ve ... nolu ... tarihli KDV dahil ... TL tutarında 2 adet faturanın (toplamda KDV dahil ... TL) açık-cari hesap şeklinde olduğu, Dava konusu alacağın dayanağı olarak ibraz edilen faturaların davacı şirkete teslim edildiği ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belgenin ibraz edilmediği, ancak dava konusu alacağın dayanağı olarak ibraz edilen faturalar muhteviyatındaki malların teslimi sırasında düzenlenen mal teslim fişleri altında teslim alan olarak ..., ... ... isim ve imzaların olduğu, Bu kişilerin davacı şirket yetkilisi veya davacı şirket adına hareket eden personeli oldukları ile ilgili olarak dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediği" belirtilmiştir. Davanın mahiyeti gereğince il hal hakem heyeti ve kararlarının niteliğini kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır. Hal hakem heyetleri esas olarak il merkezlerinde kurulur. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kararı ile ilçelerde de, hakem heyeti kurulması mümkündür (5957 sayılı Kanun m. 2/1-a ve m.10/1; Yönetmelik m. 3/1-a ve m.4/1). Hal hakem heyetleri, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkilidir. 5957 sayılı Kanun 14. madde dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Kanunun 14. maddesinde öngörülen idari para cezaları, hakem heyetlerinin görev ve yetkilerine dahil değildir. Değeri ... Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Söz konusu uyuşmazlıkların, kanunda belirlenen para miktarının altında olması durumunda, hal hakem heyetine intikal ettirilmesi kanuni zorunluluktur (5957 sayılı Kanun m. 10/5; Yönetmelik m. 11/2). (2020 yılı için sınır 117.394,36TL'dir) (Akcan, Recep; Hal Hakem Heyeti, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, s. 19-34 (Basım Yılı: 2015)Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan, s. 19 vd.). Mal alım satım işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda malı alan ya da satanın faaliyet gösterdiği; diğer uyuşmazlıklarda ise müracaat sahibinin faaliyet gösterdiği veya ikamet ettiği yerdeki heyete başvurulur (Hal Hakem Heyeti ve Toptancı Hal Konseyi Hakkında Yönetmelik m.11/3). Satılanın tesliminin “hukuki işlem” niteliğinde olup, buna ilişkin savunmanın hangi delillerle kanıtlanabileceğinin belirlenmesinde, hukuki işlemlerin varlığının kanıtlanmasına ilişkin genel usul hukuku kurallarının (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 200 ve devamındaki hükümler) göz önünde tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da; herhangi bir hukuki işlem gibi, teslim de anılan hükümdeki senetle (yazılı delille) ispat kuralı çerçevesinde, ilişkin bulunduğu malın miktar ve değerine göre belirlenmelidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/07/2011 tarih 2011/19-426E. 2011/516K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06/11/2002 tarih 2002/13-875E. 2002/885K. sayılı kararı). İspat sınırından fazla bir menkul satış sözleşmesinin senetle ispat edilmesi gerekir. Satılan malın alıcıya teslim edildiği tanıkla ispat edilemez, ancak senetle ile ispat edilebilir (Kuru, Baki; Hukuk Muhakemeleri Usulü C. II 6. Baskı, s. 2206 vd.). Teslim olgusunun satın aldığı iddia olunan kişiden sadır belgeler ile kanıtlanması gerekirken, satın aldığı iddia olunan kişi elemanı veya temsilcisi olmayan 3. kişilere ait tutanakların esas alınarak teslimin gerçekleştiğinin kabulü mümkün değildir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 13/12/2016 tarih 2016/15630E. 2016/15699K. sayılı kararı). 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Yargıtay uygulanmasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Ticari defterler, kanunda öngörülen şartlara uygun tutulmuş olsun ya da olmasın, sahibi aleyhine her zaman delil olurlar (Ceyhun, Deniz; Ticari Defterlerin Delil Olma Niteliği, Ankara 2017, s. 117 vd.; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2019 tarih 2018/748E. 2019/762K. sayılı kararı). Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 03/03/2017 tarih 2015/2E. 2017/1K. sayılı kararında; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan davalarda tarafların dava ve cevap dilekçeleri ile delil listelerinde "sair deliller, her türlü delil, ve sair deliller" gibi ibarelerin bulunması halinde tarafların yemin deliline başvurmuş sayılamayacakları ve bu kapsamda hâkimin ispat yükü kendisine düşen tarafa "yemin teklifinde bulunma hakkı"nı hatırlatamayacağına," karar verilmiştir. 5957 sayılı kanunun 10/5. Maddesinde belirtilen sınır altında hal hakem heyetine başvuru zorunlu olup bu hal hakem heyeti kararına karşı itiraz üzerine verilen karar kesin niteliktedir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20/02/2017 tarih 2015/13037E. 2017/930K. sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarih 2018/4029E. 2019/2019K. sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/06/2015 tarih 2014/20047E. 2015/9436K. sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 25/05/2015 tarih 2014/18399E. 2015/7714K. sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 01/04/2014 tarih 2014/2660E. 2014/6208K. sayılı kararı; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2020 tarih 2019/795E. 2020/976K. sayılı kararı). Hal hakem heyeti kararlarına itiraz üzerine verilen kararlarda maktu vekalet ücretine hükmedilir (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 01/03/2019 tarih 2018/900E. 2019/215K. sayılı kararı). Davamıza gelince, davacı İl Hal Hakem Heyeti kararının iptalini istemi ile dava açmıştır. 5957 sayılı Kanunun 14. madde dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Kanunun 14. maddesinde öngörülen idari para cezaları, hakem heyetlerinin görev ve yetkilerine dahil değildir. Değeri ... Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Söz konusu uyuşmazlıkların, kanunda belirlenen para miktarının altında olması durumunda, hal hakem heyetine intikal ettirilmesi kanuni zorunluluktur (5957 sayılı Kanun m. 10/5; Yönetmelik m. 11/2) (2020 yılı için sınır ... TL'dir). Hal hakem heyetleri, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkili olması, tarafların meslek mensubu olması; mal alım satım işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda malı alan ya da satanın faaliyet gösterdiği hal hakem heyetin yetkili olması nedeni ile Antalya İl Hal Hakem Heyeti'nin görevli ve yetkili olduğu, hal hakem heyeti kararına itirazın da süresinde yapıldığı anlaşılmakta dava esastan incelenmiştir. Davalı faturalı mal satışına istinaden talepte bulunmuştur. Bu durumda davalı menkul satış sözleşmesinin ve teslim olgusunun davanın miktarı itibari ile davacıdan sadır belgeler ile kanıtlanması gerekirken, SGK ve Emniyet Müdürlüğü kayıtlarına göre, davacıya ait olmayan araçlara ve davacının elemanı veya temsilcisi olmayan 3. kişilere ait tutanakların esas alınarak teslimin gerçekleştiğinin kabulü mümkün olmaması, davacının BA formlarında ve ticari defterlerinde de davaya konusu satışa ilişkin kayıtlar bulunmaması, ticari defterlerinin davacı aleyhine kayıtlarda içermemesinin bilirkişi raporu ile belirlenmesi, davalının yemin deliline dayanmaması nedeni ile bu hatırlamaksızın satış ve teslime ilişkin ispat yükü üzerinde olan davalının ispat edememesi nedeni ile, il hakem heyetince talebin reddine karar verilmesi gerekirken talebin kabulüne karar verilmesinde hukuka uyarlık bulunmaması nedeni ile davacının davasının kabulüne ve il hal hakem heyetinin kararının iptaline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Antalya İl Hal Hakem Heyetinin ... tarih ... -...-... sayılı hal hakem heyeti kararının İPTALİNE, 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL peşin harç, ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulanan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve takdir olunan .. TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 5957 sayılı kanunun 10/5 maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/03/2021
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır