İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/662 E. 2020/307 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/662
Karar No
2020/307
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/662 Esas KARAR NO : 2020/307

DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/12/2019 KARAR TARİHİ : 07/09/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının ... tarihinde ... Şubesine geldiğini, ...-... ek nolu hesabından ...-TL para çekme işlemi yaptığını, ...-... ek nolu hesabından da ...-TL para çekme işlemi gerçekleştirdiğini, 2. İşlemde davalıya sadece ...-TL ödenmesi gerekirken 1. İşlemde davalıya ödenen ve 2. İşlemde yapılan ...-TL birlikte toplanıp masraflar düşüldükten sonra davalıya tekrar ...-TL para ödendiğini, davalıyı yapılan ödemede sehven ...-TL fazla ödeme yapıldığını, davalının ...-TL sebepsiz zenginleştiğini, tüm bu yapılan işlemlerin kamera kayıtlarında açıkça göründüğünü, söz konusu tutarın öncelikle idari yoldan tahsiline çalışıldığını, bundan bir sonuç alınamadığını, bu yüzden davalıya Antalya ... Noterliğinin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmesi ihtar edildiğini, verilen süreye rağmen borcun ödenmediğini, müvekkil bankanın alacağının muaccel hale geldiğini, borçlunun temerrüde düştüğünü, davalı borçlu hakkında Antalya ... İcra müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başladığını, bu takibe davalı tarafından ... tarihinde itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu, itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının icra takibinin takibe konu alacağın tamamının işlemiş faizin ve fer'ilerine yönelik itirazlarının iptalini, kötü niyetli olarak icra takibine itiraz eden davalının itiraz olunan alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı cevap dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... şubesine gittiğini, ...-... ek nolu hesabından ...-TL çektiğini, ikinci olarak ... nolu ... ek nolu hesabından ise bayram ikramiyesinden ...-TL çektiğini, toplam ...-TL çektiğini, fazladan ...-TL almadığını, tarafına sehven yapılmış fazla bir ödemenin söz konusu olmadığını, kamera kayıtlarında almış olduğu ...-TL'yi güvence açısından boynuna taktığı bağlı ... keseye koyduğunun görüleceğini, uzun yıllardır ... hizmetinde çalışan ... ... olduğunu, hakkında açılan davanın hukuki bir temelinin olmadığını, şahsının tacir sıfatında olmadığını, tüketici sıfatında olduğundan mahkeme yetkisinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, davalının mevduat hesabından para çekmesi sonucunda davalıya fazladan yapılan ödemenin tahsili için başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında Mevduat Hesabı sözleşmesinin bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; Mahkememizin görevli olup olmadığı, davalıya fazladan ödeme yapılıp yapılmadığı, icra takip tarihi itibariyle davalının davacıya borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir. Davacı bankaya, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevapları dosyamız arasına konulmuştur. Öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığının res'en araştırmakla yükümlüdür. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler "tüketici"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler "tüketici işlemi" olarak kabul edilmiş ve Tüketici Kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir. Aynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun Geçici-1/1. maddesinde ise "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan" davaların "açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam" edeceği belirtildiğinden, 28.05.2014 tarihinden önce açılmış davalar yönünden 5464 sayılı Kanunun 44. maddesindeki görev hükümleri geçerli olmaya devam edecektir. 6502 sayılı Kanun, kart hamili ya da kartı veren kuruluş gibi bir ayrıma gitmeksizin bütün bankacılık işlemlerini (m. 3/1-k kapsamına girmeyen tacirler hariç olmak üzere) kanun kapsamına aldığı ve 83/2. maddesi hükmü karşısında diğer kanunlardaki görev kuralları bu kanun kapsamına giren uyuşmazlıklarda uygulanmayacağı için, 6502 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında eldeki dosya irdelendiğinde; davalının tüzel kişi ya da tacir olmadığı, davalının mevduat hesabından para çekmesi sonucunda davalıya fazladan yapılan ödemenin tahsili için aleyhine başlatılan icra takibine itiraz etmesi üzerine davacı banka tarafından eldeki davanın açıldığı, mevduat hesabı sözleşmesine ilişkin ihtilafın bulunmadığı, davanın mevduat hesabı sözleşmesine dayandığı, davanın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığı, bu haliyle uyuşmazlığın, anılan Kanunun 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine ve kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna, 3-Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nın 331/2. Maddesi gereğince görevli mahkemece nazara ALINMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/09/2020

Katip ... ¸(e-imzalı)

Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/662, K. 2020/307, T. 07.09.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-662-e-2020-307-k-184d5b441806