İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/621 E. 2021/463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/621
- Karar No
- 2021/463
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/621 Esas KARAR NO : 2021/463 DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 21/11/2019 KARAR TARİHİ : 07/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkili mülkiyeti ...’ a ait olan ancak işletmeciliğini davalının yaptığı ... isimli iş yerinin içinde bulunan tüm malzeme ve ekipmanlarının işletme sahibi davalı tarafından devredilmek istendiğini öğrenmesi üzerine bahsi geçen iş yerine giderek yaptığı gözlemde iş yerinin yaklaşık 150 metrekarelik bir alanda faaliyet gösterdiğini, iş yerinde 20-25 adet masa, 60-70 adet sandalye, klima, pervane ve birçok restoran malzemelerinin olduğunu görmesi üzerine aracılığını ... tarafından yapılan restoranın içindeki malzeme ve ekipmanları ... TL bedel mukabilinde devir ve teslim almak için işletme sahibi olan davalı ile anlaştıklarını, aralarında ... tarihinde İş Yeri Devir Teslim Sözleşmesi ve iş yeri içinde bulunan malzeme ve ekipmanlarının listesinin yer aldığı Sözleşme Devir Teslim-İbranamesi imzalandığını ve iş yerini devraldığını, devir bedeli olan ...,-TL’yi davalıya aynı gün ödediğini, müvekkilinin 150 metrekare olarak devraldığı iş yerinde faaliyetine devam edebilmesi için ... Ticaret Sanayi Odası’ na müracaat ederek ... tarihinde... adı altında bir şirket kurduğunu, ... sicil numarasını almak ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’ nin ... tarih, ... sayılı nüshasında yayınlanmak sureti ile, ... Ticaret Siciline ... sicil numarası ile kaydedilerek tüzel kişilik kazandırdığını, ... Gelir İdaresi Başkanlığı’nın da ... Vergi numarasını almak suretiyle faaliyetine başladığını, müvekkilinin faaliyetine başlamasından kısa bir süre sonra ... Belediyesi Başkanlığı memurlarının iş yerine gelerek iş yerinin Belediye kayıtlarında 66 metrekare yüz ölçümünde olduğunu, faaliyet gösterilen alanın ise yaklaşık 150 metrekarelik bir alanı kapsadığını, bu nedenle mevcut konumu itibariyle Yasalara göre burada faaliyette bulunamayacağını bildirerek Belediye Encümeni’nin ... tarih ve ... sayılı Kararı gereğince işletmeyi ... tarihinde mühürlemek suretiyle faaliyetini sonlandırdıklarını, işbu olayda davalı ile mülk sahibi ... vekili olan ...’ ın haksız olarak fazla kazanmak maksadı ile hareket ederek dava konusu taşınmazın resmi kayıtlarda 66 metrekare yüz ölçümünde olduğunu bildikleri halde resmi olarak iş yerinin 150 metrekare yüz ölçümünde olduğu göstermek sureti ile ... ile müvekkilinin arasında ... tarihinde kira sözleşmesinin imzalandığını, bunun neticesinde ise müvekkili tarafından 1 yıllık kira bedeli olarak ... TL’ nin ...’a ödendiğini, kiralanan yerin 150 metrekare olmadığını, Belediye ekipleri tarafından faaliyetin durdurulması üzerine müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 1 yıllık kira bedelinin iadesi için Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi’ nde dava açıldığını, müvekkilinin ... uyruklu olması ve ...’ yi bilmemesinden faydalandıklarını, şayet müvekkiline davalı tarafından iş yerinin gerçekte 66 metrekare yüz ölçümünde olduğu, ruhsatsız olarak 150 metrekarelik alanda faaliyet gösterildiği söylenmiş olsaydı müvekkilinin bu işyerindeki malzeme ve ekipmanlara ... TL gibi bir bedel ödemeyeceğini, 150 metrekarelik yüz ölçümündeki bir alanı kaplayan gibi restoran malzeme ve ekipmanlarının 66 metrekarelik bir alana sığdırılıp çalışmasının mümkün olmayacağını, davalının kötü niyetli davranarak hileli satış yapma yoluna gittiğini, bu nedenlerle müvekkili ile iş yerini devreden davalı arasında ... tarihinde imzalanan iş bu sözleşmesinin iptali edilerek davalıya sözleşme ve ekinde listesi bulunan malzeme ve ekipmanlara karşı ödenmiş olan ....-TL’nin ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: Davacının müvekkilinin işletmiş olduğu restoranı karşılıklı anlaşma sonucu içerisinde ki malzemeler ile birlikte davacıya devrettiğini, ... tarihli iki adet sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşmelerde İş Yeri Devir Sözleşmesi’ nde tarafların iş yerini ne bedel ile ve ne şartlarda devir aldıkları ayrıntılı olarak yazıldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi bu sözleşme de Ruhsat veya iş yerinin metrekaresi ile ilgili hiçbir beyan olmadığını, Sözleşme Devir ve Teslim İbraname adlı sözleşmede ise davacıya hangi malzemelerin ne şekilde teslim edildiği ile alakalı olarak düzenleme yapıldığını, dava dilekçesindeki iddialarına yönelik hiçbir olay gerçekleşmediğini, davacının iş yerinin metrekaresi konusunda yanıltıldığı iddiası gerçek dışı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücrettinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; hile hukuksal nedenine dayalı iş yeri devir sözleşmesi uyarınca ödenen ....-TL'nin istirdatı talebine ilişkindir. Uyuşmazlık; davanın hak düşürücü süre içesinde açılıp açılmadığı, sözleşmenin iptali ve devir bedelinin istirdatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından ibarettir. Dosya içerisine; taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgeler ile Muratpaşa Belediye Başkanlığının cevabi yazısı dosyamız arasına konulmuş, davalı tanıkları dinlenmiştir. ... Belediye Başkanlığından gelen ... tarihli müzekkere cevabında; ... mahallesi, ... Bulvarı, ... Apt. No:... sayılı yerde faaliyet gösterebilmesi için "..." unvanlı iş yerininin kolluk kuvvetleri tarafından kolaylıkla denetlenebilecek bir yer ve konumda olduğu, işletmenin de Genel Güvenlik ve Asayiş yönünden herhangi bir sakınca görülmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında aynen "Davalı ... benim yiğenim olur. Davacıyı yiğenime ait ... devri nedeniyle emlakçı vasıtasıyla tanıyorum. Davaya konu iş yerinin davalı ... ile birlikte işletmekteydik. Burayı yaklaşık 10 ay işlettikten sonra iş yerini devretme kararı aldık. Bunu emlakçıya bildirdik. Aradan bir süre geçtikten sonra emlakçı vasıtasıyla davacı ile tanıştık. İş yerinin devri yaklaşık 35-40 gün sürdü. Bu süre zarfında davacı iş yerini gelip gördü. Yaklaşık 3-4 kez iş yerine geldi. Malzemeleri de sayarak teslim ettik. Davacıya iş yerinin kullanım alanı ile ilgili herhangi bir şey söylemedik. Sadece iş yerinin kendi çıkmalarının olmadığı yere kadar kendisine gösterdim. Kendisine mülkün başlangıç yerine kadar olduğu kısımları gösterdik. Zaten biz iş yerini de bu şekilde devralmıştır. Ve devraldığımız şekilde kullanmaya devam etmiştik. İş yeri devri görüşmelerinde davacıya iş yerinin kullanım alanının 150 m² olduğunu belirtmedik. Zira biz sadece malzemeleri devrettik. İş yerinin neden kapatıldığını bilmiyorum. Sonradan komşularından iş yerinde çok gürültü olduğunu bu nedenle kapatıldığını duydum ancak gerçekte neden kapatıldığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında aynen "Ben 2018 yılında ... çalışıyordum. Davalı taraf bize iş yerini devretmek istediklerini söylemeleri üzerine iş yerini ilana koydum. Daha sonra davacı ..., davacının avukatı ve bir de gayrimenkul danışmanı birlikte çalıştığım ofise geldiler. Bize iş yerini devralmak istediklerini söylediler. Bunun üzerine iş yerinin tapusunu ve iskanını kendilerine verdik. Davacı bu şekilde vatandaşlık almak istediğini de bize iletti. Davacı taraf bu süreçte yaklaşık 3-4 kere iş yerini gördüler. Hatta iş yerinin devri için çok ısrarcı oldular. Ben kendilerine iş yerinin durumu hakkında belediyeden gerekli araştırmaları da yapmalarını da söyledim. Mülk sahipleri ile kira kontratı yapılması için de yaklaşık 4 kez bir araya geldik. Sonunda kira kontratı da yapıldı. Daha sonra iş yeri devir teslim ve eşyaların teslimine ilişkin tutanaklar düzenlendi. Davacı burayı devraldıktan sonra 1 yıl boyunca işletmedi. Kendileri beni aradıklarında bana iş yerinin çalışma ruhsatını alamadıklarını mülk sahibi ile anlaşamadıklarını söylediler. İş yeri şu anda bir başkası tarafından işletilmektedir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekili, tanık dinletme talebinden vazgeçmiş, davalı vekili de bunu kabul ettiğinden davacı tanığının dinlenmesine ilişkin ara karardan vazgeçilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı, devredilen iş yerinin kullanım alanın gerçekte 66 m2 olmasına rağmen davalı tarafça 150 m2 olarak belirtildiğini, müvekkilinin bu durumu bilmesi halinde iş yeri devri sözleşmesini imzalamayacağını belirterek hile hukuksal nedenine dayalı sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin istirdatı talebinde bulunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli iş yeri devir sözleşmesi ile, davalı tarafça ....-TL bedel karşılığında iş yerinin davacıya devredildiği, yine aynı tarihte taraflar arasında sözleşme, devir ve teslim ve ibranamenin düzenlendiği, davacı tarafça hile olgusunun Belediye ekiplerince yapılan denetimler sonucu öğrenildiği beyan edildiğinden ve belediyenin cevabi yazısında gönderilen ... tarihli karar içeriğinden denetimin ... tarihinde yapıldığı, dolayısıyla öğrenme tarihinin ... olduğu, Arabuluculuğa başvuru tarihinin ... olduğu, Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gibi öğrenme tarihinden itibaren dahi bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, davanın süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği, taraflar arasında düzenlenen her iki sözleşmede de, iş yerinin kullanım alanına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, ayrıca Belediyenin ... tarihli cevabi yazı ekinde bulunan İtfaiye Daire Başkanlığının ... tarihli yazısında ve davacınınç... tarihli Ruhsat başvuru formunda, iş yerinin toplam kullanım alanının 138 m2 olduğunun belirtildiği, Belediye Encümeninin ... tarih, ... sayılı kararında, iş yerinin ruhsatsız olarak faaliyette bulunması nedeniyle ruhsat alınıncaya kadar iş yerinin kapatılmasına karar verildiği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iş yerinin kullanım alanına ilişkin bir nedenle kapatılmadığı, gerek sözleşmelerde iş yerinin kullanım alanına ilişkin her hangi bir düzenlemenin bulunmaması, gerekse davacının Ruhsat başvuru formundan ve İtfaiye Daire Başkanlığının ... tarihli yazısından iş yerinin toplam kullanım alanının 138 m2 olduğunun anlaşılması karşısında davacının hile olgusunu ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ...-TL harcın ve arabuluculuk başvuru dosyasında arabulucuya Bakanlık bütçesinden karşılanarak ödenen ...-TL'nin davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı ve davalı tarafa iadesine, 6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...-TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/06/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)