İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/553 E. 2021/288 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/553
- Karar No
- 2021/288
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/553 Esas KARAR NO : 2021/288 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2019 KARAR TARİHİ : 05/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Plakalı araç sürücüsünün davalı ..., sahibinin davalı ... olduğunu, Zorunlu Trafik sigortasının ise davalı ... tarafından ... nolu poliçe ile yapıldığını, ... tarihinde, müvekkilinin çalışanının sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... Plaka sayılı aracın kaza yaptığını, davalı araç sürücüsünün trafik kurallarına aykırı davranmak suretiyle, geçiş üstünlüğünün müvekkili aracına ait olduğu halde geçiş hakkı vermeyerek tali yoldan aniden çıkmasıyla oluştuğunu, müvekkilinin kusuru bulunmamadığını, kaza sonucunda müvekkilinin kullandığı aracın hasar gördüğünü ve değer kaybına uğradığını, hasarın Zorunlu Trafik Sigorta şirketi tarafından tamir ettirilmek suretiyle giderildiğini ancak hasar gören araçta meydana gelen değer kaybının davalılar tarafından ödemediğini, trafik kazasına neden olan aracın kaydına ihtiyati haciz şerhi konulmasını, ....-TL değer kaybına ilişkin alacağın davalılardan müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminine ve yargılama giderleri ile birlikte vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ve ... vekilinin süresinden sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve görev yönünden reddedilmesi gerektiğini, davanın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kazada müvekkillere atfı kabil bir kusur bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü şekilde bir değer kaybı zararı da olmadığını, davacının hasarının sigorta şirketince ödendiğini, davanın zaman aşımı nedeniyle reddini, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkilinin aracında meydana gelen hasardaki davacının sorumluluğu sebebiyle, takas ve mahsup defininde bulunduklarını, davanın takas ve mahsup sebebiyle de reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... vekilinin süresinde sonra verdiği cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde poliçe kapsamında müvekkili şirketin teminat limitinin ...-TL olduğunu, meydana gelen kaza sonucu davacının aracının onarılmış olduğunu, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, hasar dosyası kapsamında davacıya ... tarihinde ....-TL hasar ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin poliçe kapsamındaki sorumluluklarını yerine getirdiğini, aracın orijinal parçalar ile onarıldığını, orijinal parçalar ile onarım yapılmış olması durumunda, araçta bir değer kaybı yaşandığından bahsedilemeyeceğini, davacının aracının yetkili serviste onarıldığını, bu nedenle araçta değer kaybı yaşandığından bahsedilemeyeceğini, aracın değer kaybı yaşadığı düşünülse dahi, bu kayıbın dava konusu kazanın sebebiyet verdiği bir kayıp olmayabileceğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesi talebinin hiçbir hukuki temeli bulunmadığını, davanın kabul edilmesi halinde söz konusu faiz hesabının dava tarihinden itibaren yapılması gerektiğini, davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya içerisine, davalı sigorta şirketinden ZMSS sigorta poliçesi ve hasar dosyası getirtilmiş, 1 sigorta eksperi ve 1 Trafik bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinden mahallinde keşif yapılarak değer kaybına ilişkin bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dava; davacıya ait ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ...’nin maliki olduğu, davalı ...’un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin davalılardan tahsili talebine ilişkindir. ... tarihinde trafik kazasının meydana geldiği, ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ...’nin aracı maliki, davalı ...’un aracın sürücüsü olduğu hususunda ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık; tarafların kusur oranı, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin varlığı ve miktarı hususundan ibarettir. Dosya içerisine celp edilen davalı sigorta şirketinin ... havale tarihli yazısının incelenmesinde; kazaya neden olduğu iddia edilen... plakalı aracın davalı .... adına kayıtlı olduğu, aracın davalı sigorta şirketinde ZMMS poliçesi ile ...-... tarihleri arasında sigortalı olduğu anlaşılmıştır. Mahallinde mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır. Sigorta eksperi ... ve Trafik bilirkişi ...’dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak; davaya konu kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsü davalı ...' un asli kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacıya ait ... plakalı aracın değer kaybı miktarının aracın kazadan önceki piyasa rayici ile onarımdan sonraki piyasa rayici arasındaki farka göre ....-TL olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı vekilinin,... tarihli ıslah dilekçesi ile, dava değerini ....-TL olarak ıslah ettiği ve harcını ikmal ettiği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/4875 Esas, 2020/720 Karar sayılı ilamında, “…haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Somut olayda; davacı tarafın dava açılmadan önce davalı ... ne başvurduğu, kaza ile ilgili olarak açılan hasar dosyasından ... tarihinde davacılara ... TL ödeme yapıldığı görülmüştür. Buna göre, tazminatın tamamına davalı sigorta şirketi yönünden belirtilen kısmi ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesi; diğer davalılar araç maliki ve sürücü yönünden ise; kaza tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, kararda yazılı olduğu şekilde, tüm davalılar yönünden, dava ve ıslah edilen kısımlar üzerinden, kaza ve ıslah tarihlerinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi de isabetli görülmemiştir.” belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... yan yol ile ... kesişimi ... içerisinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ....'nin maliki olduğu, davalı ...'un sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araçla davacıya ait ... plaka sayılı araç arasında meydan gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'un %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de, dava dilekçesinin ... tarihinde tebliğ edildiği, cevap dilekçesinin süresinden sonra ... tarihinde sunulduğu gözetilerek zamanaşımı savunması dikkate alınmamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/1246 Esas, 2020/1226 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamı ile 2918 sayılı Yasanın 90.maddesinin 1.cümlesindeki "...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlara..." ve ikinci cümlesindeki "...ve genel şartlara..." ile 92.maddesinin (i) fıkrasının Anayasaya aykırı olduğunu ve iptaline oy çokluğuyla karar verildiği, trafik sigortası poliçesinin düzenleme tarihi yeni Genel Şartların yürürlüğe girdiği tarih olsa dahi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası tazminat hesaplama usulüne ilişkin bölümlerinin uygulanamayacakları, iptal hükmü ve gerekçesi göz önünde tutularak, araç değer kaybının yeni ZMMS Genel Şartları ve ekindeki formüle göre değil de, serbest piyasa koşullarına ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre hesaplanması gerektiği belirtildiğinden sigorta eksperi bilirkişi tarafından dosyadaki bilgi ve belgelere, aracın vasıf, model ve kilometresine, hasarın boyutu ve ağırlığına göre serbest piyasa şartlarına göre hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, davacının aracında meydana gelen değer kaybının ...-TL olduğu ve değer kaybının da maddi zarar içerisinde kalıp, davalıların belirlenen tazminattan aracın maliki/sürücüsü ve ZMMS sigortacısı sıfatlarıyla TBK, KTK ve ZMMS genel şartları uyarınca sorumlu oldukları, bir kısım davalılar vekili süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde, meydana gelen kaza sonucunda müvekkiline ait araçta hasar meydana gelmesi nedeniyle takas mahsup talebinde bulunmuş ise de kazada davacıya ait araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından bu savunmaya itibar edilmeyerek davanın kabulüne, hüküm altına alınan tazminata davalı sigorta şirketi yönünden davalı sigorta şirketi tarafından kısmi ödeme tarihi olan ... tarihinden, diğer davalılar araç maliki ve sürücü yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, ...-TL değer kaybının davalı ...’den ... tarihinden itibaren, davalılar ... Ve ...'tan kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, (davalı ...’nin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL, tamamlama ile alınan ...-TL ve ıslah ile alınan ...-TL olmak üzere toplam ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE, hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve harç olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 6-Davacı tarafından fazladan yatırıldığı anlaşılan ...-TL keşif harcının talep halinde davacıya iadesine, 7-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzlerine karşı, davalı sigorta şirketi vekilinin yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 05/04/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)