İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/402 E. 2021/465 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/402
Karar No
2021/465
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/402 Esas KARAR NO : 2021/465 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/08/2019 KARAR TARİHİ : 07/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket temsilcisi dava dilekçesinde özetle: davalı şirket ile imzalanan ... tarihli ... sayılı ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Mesleki Hizmet Sözleşmesi ve şube işlemlerine yönelik ... tarihli mesleki hizmet sözleşmesine ek Protokolün mevcut olduğunu, davalı şirketin yaklaşık 21 yıldan bu yana mali müşavirlik ve muhasebe hizmetlerini yürütmekte olduklarını, ayrıca cari alacağa yönelik karşılıklı yapılan inceleme neticesinde ....-TL cari alacaklarının olduğunun tespit edilerek ... tarihli cari hesap tutanağının karşılıklı olarak imza altına alındığını, davalı borçlu şirketin Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tek taraflı olarak mali müşavirlik sözleşmesini feshettiğini, bunun üzerine Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile cari hesap tutanağına ve devamına dayalı cari alacak ile sözleşmenin feshinden doğan alacağın ödenmesinin ihtar edilerek davalının temerrüte düşürüldüğünü, cari dönemde ... TL ödemeleri mahsup edildiğinde cari dönem alacağının ...-TL olduğunu bununla birlikte ayrıca sözleşmenin feshinden doğan 2017 yılı ...-TL, 2018 yılı ...-TL, 2019 yılı ...-TL olmak üzere toplam ...-TL alacağın icra dosyasında da mevcut olduğunu, alacağın ödenmemesi üzerine davalı borçlu şirket hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası ile ...-TL alacağın tahsili için icra takibine giriştiklerini, davalı tarafça itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile tamamlandığını, itirazının iptali ile takibin devamını ve alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmolunmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin haberdar olmadığı, imzaladığını bile bilmediği sözleşme ve eklerinin tebliğ edilmemesi nedeni ile İcra Hukuk Mahkemesine ödeme emrinin iptali yoluna başvuruda bulunarak yasal haklarını kullandıklarını, davacı tarafından hizmet verilmeyen dönemlerin de müvekkilinden talep edilmesi üzerine yargı yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, davacının ... tarihli cari hesap mutabakatı ve 2017/3-4-5-6. aylarına ait cari dönem ücretleri ile 2017/7. aydan başlayarak 2019/12. aya kadar olan süre için sözleşmesinin feshinden doğan mali müşavirlik ücreti olarak gösterilen ...-TL'lik asıl borç, işlemiş faiz ve ferilerinin talep edildiğini ancak müvekkiline yanlış yönlendirme yapılarak muvafakatname ve fesih ihtarnamesinin dahi davacının yönlendirmesi ve yazmasını istediği nitelikte yazıldığını, söz konusu ek protokolün ise muhtemelen maliyeye sunulmak üzere müvekkillerine imzalattığı evraklar arasında imzalatıldığını, müvekkili şirket yetkilisinin ne ek protokol ne de ... sözleşmesi imzalama iradesi ile bir sözleşme kabul edip imzalamadığını, imzalatılan ve davaya belge olarak sunulan delilin hukaka aykırı elde edilmesi nedeni ile kabul etmediklerini, ... tarihli ek protokol içeriği incelendiğinde aslında davacı tarafın kendisinin yaptığı işlemleri yazarak habersiz imzalattığının sözleşmeyi geçerli hale getirme çabası ile hareket ettiğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, ek protokolü kötü niyetli olarak düzenleyen ve imzalatan davacı tarafa müvekkilin hizmet aldığı zamanlara ilişkin hiçbir borcu bulunmadığını, ... tarihli ihtarnamede belirttiği üzere müvekkiline ... tarihli tutanağın yine davacı tarafça düzenlenerek ve imza altına alınmak sureti ile defterlerin devir ve teslim alındığını, haklı fesih ile müvekkilin davacıdan alacaklı olmasına rağmen haksız açılan davada savunma yapma zorunluluğu doğduğunu, müvekkilinin elinde bulunan cari hesap tutanağının yine davacı tarafından düzenlenmiş olup söz konusu tutanak ile belirlenen ....-TL'nin de davacı tarafa fazlası ile ödendiğini ayrıca ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile de müvekkilinin mali müşavirlik sözleşmelerinin 1 yıllık döneme ait yapıldığını 2017/2018/2019 yıllarına ait istenilen ücretlerin sebepsiz zenginleşme ve kötü niyetli kazanç sağlama amaçlı yapıldığını, davanın reddi ile kötü niyetli olarak müvekkili aleyhine açılan davada müvekkili lehine %20 inkar tazminatı hükmedilmesini, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Mali Müşavirlik meslek hizmet sözleşmesine dayalı alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkindir. ... tarihli sözleşme ve ... tarihli ek protokol ile ... tarihli cari hesap tutanağı altındaki imzaların taraflara ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; Sözleşme ve ek protokolün davalının iradesi dışında imzalanıp imzalanmadığı, sözleşmenin süresi, davalı tarafın sözleşmeyi feshetmesinde haklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı hususlarından ibarettir. Dosya içerisine davacı tarafından taraflar arasında imzalanan ... tarihli Sözleşme, sözleşmeye ek ... tarihli Ek Protokol, cari hesap tutanağı, ihtarname suretleri ibraz edilmiş, Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilmiş, Antalya Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasına müzekkere yazılmış, davalı şirket temsilcisin beyanları alınmış, davalı tanıkları dinlenmiş, mali müşavir bilirkişisinden kök ve ek raporlar aldırılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ... tarafından borçlular ... ile ... aleyhine... tarih ... sayılı ... Mesleki Hizmet Mali Müşavirlik Sözleşmesi, ... tarihli Mesleki Hizmet Sözleşmesine Ek Protokol ve ... tarihli cari hesap mutabakatına istinaden ...-TL asıl alacak ve ....-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %20 faizi ile birlikte tahsili için ilamsız icra takibine girişildiği, davalı şirket yetkilisi ... ve şube yetkilisi ... tarafından asıl borcun tamamına ve ferilerine ayrı ayrı dilekçe ile ... tarihinde itiraz ettikleri, İcra Dairesince İİK'nın 66. Maddesi uyarınca ... tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak davalılar vekili tarafından Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesine İcra memuru şikayeti yapıldığı, davanın şikayetin kabulü ile sonuçlandığı ve kararın ... tarihinde kesinleştiği, İlgili icra dairesince ... tarihinde ödeme emrinin yeniden tebliğ edilmesine karar verildiği, ödeme emrinin borçlulara ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlular vekilinin ... tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiği, takibin durduğu anlaşılmıştır. Davalı ... yetkilisi ...'ın ... tarihli duruşmadaki beyanında aynen" gerek 2014 tarihli asıl sözleşme gerekse 2016 tarihli ek protokol altındaki imzalar bana aittir. Ancak ben sözleşmeleri okumadan imzaladım. Ne şekilde imzaladığımı da bilmiyorum. Özellikle 2016 tarihli ek protokolü şirketin şubesini açtığımız sırada şirketin açılış evrakları arasında imzalamış olabiliriz. Az önce de belirttiğim gibi hem asıl sözleşme hemde ek protokolü okuyup imzalamadık. Ödemeleri de ...'un belirlediği değerler üzerinden yapıyorduk. Ayrıca bazende de kendi aramızda aylık ücreti şifaen belirliyorduk. Dava dilekçesine ekli cari hesap mütabakatnamesini de bana bildirdiği değer üzerinden imzaladık. Mütabakata bir diyeceğim yoktur. Sözleşmeler altındaki imzaların irademiz dışında imzalanmasına ilişkin herhangi bir soruşturma ve ceza dosyası bulunmamaktadır. Bu husuta herhangi bir şikayetimiz olmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...'nın duruşmadaki beyanında aynen "6-7 aydan beridir ...'den ayrıldım. Daha önce ... de şube müdürü olarak görev yapıyordum. Bana gösterilen ... tarihli ek protokol altındaki imza bana aittir. Bu protokolü ne şekilde imzaladığımı hatırlamıyorum. Ek protokolün içeriğini bilmiyorum. Ancak imza benimkine benziyor. ... tarihli cari hesap tutanağı altında imzam olmamasına rağmen tutanak imzalandığı sırada ben oradaydım. İçeriği doğrudur. Belirlenen miktar davacının aylık ücreti üzerinden yapılan bir hesaplama sonucunda bulundu. Davacının bürosunda da kendi iş yerimizde de birçok evrağa imza attım. Dolayısıyla ek protokoldeki imzayı nerede attığımı hatırlamıyorum. 2014 tarihli ve 2016 ek protokolün varlığından davacı tarafından tarafımıza açılan davalar neticesinde haberimiz oldu. Davacı ile çalışılmak istenmemesinin nedenlerinden biri babam adına kayıtlı şirketin abim adına devri için davacı bize ...-TL kadar maliyet gerekeceğini söylemesine rağmen devir için bu kadar bir maliyet ortaya çıkmadı. Ayrıca şirketin yetkili temsilcisi ... ile anlaşamıyorlardı. Hatta davacı ile görüştüğümde bana sen olsaydın çalışırdım ancak ... ile çalışamam dedi. Taraflar arasındaki soğukluğun temel nedeni hakkında bir bilgim yoktur. Cari hesap mutabakatnamesi tarihine kadarki davacının alacağı cari hesap tutanağı ile belirlendi. Cari hesap mutabakatnamesi nedeni ile tarafların bundan sonra birbirleri ile çalışıp çalışmayacaklarına ilişkin herhangi bir söz söylendiğini hatırlamıyorum. Devamla davacı şirkete ait defterleri ihtarname çekmek suretiyle bizden talep etmemizi söyledi. Zira davalı taraf kendisi ile bir daha çalışmak istemediği hususu konuşuldu." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...'nın duruşmadaki beyanında aynen " 2014 yılından beridir davalı şirketin muhasebe işlemlerini yürütmekteyim. ... tarihli cari hesap tutanağı düzenlenirken ben de oradaydım. Davacının şirketten ....-TL alacaklı olduğu davacı tarafın şirketten aldığı aylık ücretlerin toplamıdır. Hatta davacı taraf bu bedele kırtasiye masraflarını da ekletmiştir. Bildiğim kadarıyla davacı şirketten aylık ....-TL alıyordu. Davacının istediği vadede ve istediği tutarları ödemekte zorlandığımız için davacıya şirkete ait defterleri bize teslim etmesini söyledik. Kendisi de bunu kabul etti defterleri şirkete teslim edeceğini söyledi. Ancak defterler şirkete teslim edilmeyince onu davacı ile yapılan görüşmede biz defterleri ihtarname ile noter kanalıyla istememizi söyledi. İhtarnameyi de davacının söylediklerini ihtarnameye yazarak davacıya ihtarname gönderdik zira ihtarnamenin ne şekilde düzenleneceğini bilmiyordum. Bu nedenle davacının söylediklerini ihtarnameye yazdık. Şirkette 2014 tarihli sözleşme ve 2016 ve ek sözleşmeye ilişkin herhangi bir belge mevcut değildir. Bugüne kadar davacı ile dostane şekilde ilişki sürdürülüyordu. Davacıdan şirkete ait defterlerin teslimi hususunda ihtarname çekildikten sonra davacı ile yapmış olduğumuz görüşmelerde bize dosya içerisinde bulunan sözleşmelerden bahsetti hatta ... bizde böyle bir sözleşme yok deyince davacı taraf "Ben o kağıtlar içerisinde size neler neler imzalattım" dedi. 2014 tarihli sözleşme ve 2016 tarihli ek protokolü ne şekilde imzalandığı hususunda bir bilgim yoktur. Az önce belirttiğim üzere sözleşme ve ek protokol şirket kayıtlarında mevcut değildir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Yargılama devam ederken davacı şirket temsilcisinin davalı şubenin terkin edildiğini, şubenin işlemlerine ilişkin işlemlerin iptalini ve şirket ortağı ... aleyhine ihtiyati haciz talebini içerir beyan dilekçesi sunduğu, davalı şirket temsilcisi ... ise duruşmadaki beyanında şubeyi kapattıklarını, merkezide şubesinin adresine taşıdıklarını, mal kaçırma gibi bir amaçlarının olmadığını, tapunun da şirket adına kayıtlı olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce ... davanın tarafı olmadığından bu kişi aleyhine ihtiyati haciz talebinin reddine, davacının davalı şubesinin terkin edildiği, şubenin işlemlerine ilişkin işlemlerin talebi hususunda ayrı bir dava açması hususunda muhtariyetine karar verilmiştir. Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının cevabi yazısı dosyamız arasına konulmuştur. Mali Müşavir bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında kendiliğinden uzayan 3 yıllık sözleşme ile Muhasebe Hizmeti alınıp verildiği, ... sayılı yasa yönetmeliğine göre sözleşmelerin süreli yapılabileceğinin belirlendiğini, davalının sözleşmenin varlığını ve imzalamadığını somutlaştırarak geçersizliğini ispatlaması gerektiğini, ispatlayamaması halinde kusurlu fesih yaptığının değerlendirilebileceğini, davacının sözleşme feshini gerektirecek bir kusurunun bulunmadığını, davacının geçerli sözleşmeye göre ( Hizmet verilmeyen dönemlerden KDV ve %20 genel gider indirimi yapılarak) takip tarihi itibariyle ....-TL asıl alacak talep edebileceği, sözleşmenin geçersizliği halinde ise ... TL asıl alacak talep edebileceği, davacının takip tarihinden itibaren artan azalan oranlarda avans faizi talep edilebileceği, sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. Tarafların itirazı üzerine mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınmış, bilirkişinin ... tarihli ek raporundan sonuç olarak; davacının icra takibinde talep ettiği ....- TL alacağına hizmet verilmeyen dönemlerde %20 ortak gider payı düşülmesi ile ...-TL alacaklı olabileceği, sözleşmelerin en az 1 yılllık olmak üzere süreli olabileceğinin yönetmelikle belirlendiğini, davacının takip tarihinden itibaren (ticari iş olması sebebiyle) artan azalan oranlarda temerrüt faizi hesap edilebileceğine dair görüşünü bildirdiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalılardan .. tarihli ... Mesleki Hizmet Sözleşmesi ve ... tarihli ... Mesleki Hizmet Sözleşmesine ek protokol uyarınca alacaklı olduğu iddiasıyla başlattığı icra takibinin davalıların itirazı ile durduğu, itirazın iptali için iş bu davanın ikame edildiği, davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde ve duruşmadaki beyanlarında, muvafakatname ve fesih ihtarnamesinin davacının yanlış yönlendirmesi sonucunda ve onun istediği şekilde düzenlendiğini, sözleşme ve ek protokol altındaki imzaların müvekkiline ait olduğunu, ancak müvekkilinin iradesi dışında başka evraklar arasına sıkıştırılarak müvekkiline imzalattırıldığını, müvekkilinin Antalya ... Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşme ve ek protokolu feshettiğini, müvekkilinin Antalya ... Vergi Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyasını fesih gerekçesi olarak belirtmesine davacının engel olduğunu, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borçlarının olmadığını, sözleşme süresinin bir yıl olduğunu, sözleşme süresinin 1 yıldan uzun süreli olmasının yasal olarak mümkün olmadığını, sözleşmeler altındaki imzaların müvekkillerinin iradeleri dışında imzalanmasına ilişkin herhangi bir soruşturma ve ceza dosyasının bulunmadığını belirtmiştir. Davalı tarafın, sözleşme ve ek protokol altındaki imzalara bir itirazları bulunmamaktadır. Sözleşme ve ek protokol altındaki imzaların iradeleri dışında atıldığını savunmuş iseler de, dinlenen tanık beyanları ve dosyadaki tüm bilgi ve belge içerikleri dikkate alındığında bu hususu ispat edememişlerdir. Bu savunmalarına ilişkin herhangi bir soruşturma ve ceza dosyası da bulunmamaktadır. Dolayısıyla davalıların bu savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalı tarafından ... tarihli ihtarname ile sözleşme feshedilmiş ise de, fesih ihtarında haklı bir neden belirtilmemiş, cevap dilekçesinde, Antalya ... Vergi Mahkemesinin ... Esas numaralı dosyasının fesih gerekçesi olarak belirtmesine davacının engel olduğunu belirtmiş ise de, bu olayın sözleşme ve ek protokolden önce olması ve yapılan yargılama sonucunda davalı lehine karar verilmesi karşısında bu hususun fesih gerekçesi olamayacağı kanaatine varılmıştır. Davalı tanıklarının hangi hususlarda dinletilmek istendiği delil listesinde açıkça belirtildiği, ön inceleme tutanağında da uyuşmazlığın hangi hususlarda olduğunun tespit edildiği, tanık olarak dinlenmesi talep edilen ...'nin taraflar arasındaki ilişki yönünden değil, tanıklar ile davacı arasındaki ilişkiler yönünden dinletilmek istendikleri, dolayısıyla bu tanıkların dinlenmesinin sonuca bir etkisinin olmayacağı anlaşıldığından davalılar vekilinin bu tanıkların dinlenmelerine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Serbest Muhasebeci, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavir Ücretlerinin Esasları Hakkında Yönetmeliğin ücret sözleşmesi başlığı altında 13. Maddesinde; "Meslek mensubu ücret sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması ve belli bir meblağ kapsaması şarttır. Ücret sözleşmesine, yapılan hizmet karşılığı meslek mensubuna ortaklık payı verileceğine dair hüküm konulamaz. Ücret sözleşmesinin sözlü yapıldığının belirlenmesi durumunda, meslek mensubu hakkında disiplin cezası uygulanır..." Ücret sözleşmesinin kapsamı başlığı altında 14. maddesinde; "Ücret sözleşmeleri münferit ya da süreli olarak yapılabilir. Süreli sözleşmelerin en az bir yıllık olması şarttır." Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerin Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin sözleşme yapılması başlığı altında 24. Maddesinde; "Taraflar, mesleki konularda yapılacak işler için sözleşme yapabilirler. Aşağıdaki çalışma konularında sözleşme yapılması zorunludur. a) Defter tutmak b) Süreklilik arz eden müşavirlik hizmetinde c) İnceleme, tahlil ve denetim yapmak ve bunlarla ilgili, rapor ve benzerlerini düzenlemek d) Yeminli Mali Müşavirlerin tasdik işlemleri." Sözleşmede bulunması gereken asgari bilgiler başlığı altında 25. Maddesinde; "Sözleşmelerde en az aşağıdaki yazılı hususlara yer verilir. a) Tarafların açık adresleri, vergi daireleri ve vergi daireleri sicil numaraları b) Yapılacak işlerin amacı, kapsamı c) Tarafların karşılıklı sorumluluk ve yükümlülükleri d) Ücret tutarı ve ödeme şekli e) Sözleşme yeri, tarihi ve süresi. Sözleşmenin feshi başlığı altında 26. Maddesinde; "Taraflar haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile, aralarındaki sözleşmeyi her zaman feshedebilirler. Bu takdirde alınmış olan defter ve belgeler sahiplerine geri verilir. Tarafların tazminat hakları genel hukuk kurallarına tabidir. Madde 26- (Değişik - R.G.: 21.11.2007 - 26707 / m.10) Taraflar haklı nedenlerle veya karşılıklı rızaları ile aralarındaki sözleşmeyi her zaman feshedebilirler. Bu takdirde alınmış olan defter ve belgeler bir ay içinde devir teslim tutanağı düzenlenmek suretiyle sahiplerine geri verilir. Devir teslim gerçekleşmediği takdirde durum meslek mensubu tarafından odaya bildirilir. Tarafların tazminat hakları genel hukuk kurallarına tabidir. Ücretin ödenmemesi ve meslek mensubuna tevdi edilen belgelerin sağlıklı ve güvenilir olmaması fesihde meslek mensubunun haklı gerekçesidir. " hükümleri düzenlenmiştir. Davalı taraf sözleşme süresinin 1 yıldan uzun süreli yapılmasının mümkün olmadığını belirtmiş ise de, yukarıdaki mevzuat hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, süreli sözleşmelerin en az bir yıl olarak düzenlenmesinin zorunlu olduğu, bir yıldan uzun süreli sözlemenin yapılamayacağına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 29/02/2012 tarih, 2011/7428 Esas, 2012/3134 Karar Sayılı ilamında, sözleşme özgürlüğü sınırları içerisinde üç yıl süreli sözleşme yapılması mümkün olduğu belirtildiğinden taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... Mesleki Hizmet Sözleşmesi ve ... tarihli ... Mesleki Hizmet Sözleşmesine ek protokolün geçerli olduğu kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... Mesleki Hizmet Sözleşmesinin "Sözleşmenin Süresi" başlıklı 8. Maddesinde, sözleşme süresinin 3 yıl olduğu, sözleşmenin karşılıklı feshedilmediği sürece yürürlükte olduğu, belirlenen ücretin her yıl için %20' den az olmamak üzere artırılacağı, "özel Hükümler" başlıklı 6. Maddesinde, sözleşme süresi sonunda, 30 gün önceden yazılı fesih talebi olmadığı takdirde, sözleşmenin yazılı süre kadar her yıl için belirlenmiş orandaki ücret artışı ile kendiliğinden uzayacağı, sözleşme süresi bitmeden tek yanlı fesih eden tarafın, sözleşme süresindeki ücretin tamamını kayıtsız ve şartsız olarak karşı tarafa ödeyeceği, her yıl için Antalya Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası fiyat listesinin geçerli olacağı, ancak her yıl için ücret artışının %20'nin altında olamayacağı, yıllık artış oranının her yıl ayrı ayrı dikkate alınacağı, "ücretin tutarı ve ödeme şekli" başlıklı 7. Maddesinde de ücretin tutarının belirlendiği, ücrete KDV'nin dahil olmadığının belirtildiği, yine ... tarihli ek protokolde şubeye ait işlem için aylık ücretin belirlendiği KDV'nin ücrete dahil olmadığı, işbu protokolün taraflar arasında düzenlenen ... tarihli sözleşmenin eki olduğu, protokolde bulunmayan hususlar hakkında ilgili sözleşme hükümlerinin geçerli olacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli sözleşmenin 3 yıl süreli olduğu, sözleşmenin özel hükümler başlığı altında düzenlenen 6. Maddesi uyarınca sözleşme süresi sonunda sözleşmenin feshedilmemesi nedeniyle sözleşme süresi olan 3 yıl daha uzadığı, sözleşme uzadıktan sonra davalı tarafından ... tarihli ihtarname ile sözleşmenin haksız neden ile feshedildiği dolayısıyla sözleşmenin 6. Maddesi uyarınca sözleşme süresindeki ücretin kalan kısmını ödeyeceği ancak bu dönemden dolayı davacı tarafın hizmet vermemesi nedeniyle KDV alacağına hak kazanamayacağı gibi %20 oranında ortak gider harcamasının mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmış, bu ilkeler doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacı alacağının ...-TL olacağı, ...-TL ödemenin takipten sonra davadan önce yapılması nedeniyle bu ödemenin mahsubu sonucunda davacının alacağının ...-TL olduğu, davalının ... tarihli ihtarname ile temerrüde düşürüldüğü, ihtarnamenin ... tarihinde davalıya tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen 7 günlük sürenin eklenmesi sonucunda, temerrüt tarihinin ... olacağı, tarafların tacir olduğu gözetilerek takip tarihine kadar işlemiş avans faizi miktarının ...-TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, likit olan asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... şubesine karşı açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede; Özel hukuk tüzel kişilerinin şubelerinin (bağlı oldukları merkezden ayrı) tüzel kişilikleri yoktur. Bu nedenle, şubelerin taraf ve dava ehliyetleri yoktur. (Prof. Dr. Baki KURU, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı 4. Baskı, Ekim 2020 Yetkin Yayınları, s. 117). (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 07/01/2019 tarih, 2018/5395 Esas, 2019/48 Karar Sayılı ilamı ) Açıklanan nedenlerle şubeye karşı açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) 1-Davalı .... karşı açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, B) 1-Davalı ....'ne karşı açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2-Davacının takip sonrası dava öncesi yapılan ....-TL ödeme nedeniyle dava açmakta hukuki yararın olmaması nedeniyle, buna ilişkin kısmının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 3-Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin; ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin kaldığı yerden devamına, ...-TL asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 4-Alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalı ...'den alınarak Hazineye GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yatırılan ...-TL başvurma harcı ve ...-TL peşin harç olmak üzere toplam ...-TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ...-TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7- Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden belirlenen ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ÖDENMESİNE, 8-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, 9-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeni ile kamu tarafından yapılan ...TL yargılama giderinin 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-13. maddesi gereği ...-TL'sinin davalı ...nden, ...-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye GELİR KAYDINA, Dair, tarafların yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/06/2021 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/402, K. 2021/465, T. 07.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-402-e-2021-465-k-e814f126ab47