İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/802 E. 2020/247 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/802
Karar No
2020/247
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/802 Esas KARAR NO : 2020/247 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/11/2018 KARAR TARİHİ : 07/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı seyir halindeyken direksiyon hakimiyeti kaybetmesi sonucu tek taraflı ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup, ...'IN vefat ettiğini, Müvekkilinin bu kaza neticesinde vefat eden ...'IN yasal mirasçısı olan babasının olduğunu, ...'ın tam kusurlu olduğunu, ... plakalı araç davalı ... şirketinden ZMSS poliçesi sigortalandığını, davalıya ekte sunulan ... tarihinde kazaya ilişkin olarak meydana gelen zararın tazmini konusunda başvuru yapıldığını ancak olumlu cevap alınamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakların saklı kalınması üzere ...-TL, destekten yoksun kalma tazminatının aktüer hesabı yapılarak kaza tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakların saklı kalınması kaydı ile yasal mirasçıları ... için şimdilik ...-TL olmak üzere, müvekkilinin destekten yoksun kalma tazminatı için toplamda şimdilik ...-TL tutarındaki maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: İşbu dava ile istenen tazminatının talep hakkı uğradığını, dava konusu kazaya karıştığını ifade edilen ... plakalı aracı, müvekkil şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davacı yanın sürücüye yahut işletene karşı dava hakkı bulunmadığını gözeterek, sorumluluk riski kapsamında olmayan tek taraflı vefat taleplerinin de bu yönüyle reddi gerekmediğini, sürücünün sorumluluğunda olmayan konu zarardan müvekkil şirketin sorumlu tutulması usul ve yasa gereği mümkün olmadığını, kabul anlamında gelmemekle birlikte yukarıdaki taleplerinin kabul görmezse her halükarda müteveffanın mürerafik kusurunun dikkate alınmasını talep ettiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmemekle beraber, bir an için iddia edildiği üzere sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi, davacının iddia olunan zararın meydana gelmesinde ve artmasında müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, dosyanın kusur için makine mühendisi bilirkişiye veya ATK'ya; hesaplama için aktüer siciline kayıtlı bilirkişiye gönderilmesini talep ettiğini, yine dosyada SGK'ya müzekkere yazılmadığı gibi davacıya herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı hususları da incelendiğini, bu nedenle davacı taleplerinin reddine karar verilmesini bildirmiştir. Davacı vekili ... tarihli beyan dilekçesi ile; davalı ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini beyan etmiş, davalı vekili ise ... tarihli beyan dilekçesi ile; davacı ile sulh olduklarını bu nedenle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini, vekalet ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen ... tarihli İbraname, Feragat Beyanı ve Sulh Anlaşması başlıklı belge içeriğine göre "... Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile bu dava konusu olay ile ilgili yapılabilecek her türlü dava ve takip takip hakkında sigorta şirketinden yahut sigortalıdan veya sürücüden maddi tazminat talebinde bulunmayacağımı.... Yapılan sulh anlaşması mahkemece davanın feragat yönünden reddine karar verilmesini talep ile, ... Hüküm kurulmasını..." ibaresi yer aldığı, her ne kadar davacı vekili davalı ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini ... tarihli beyan dilekçesi ile belirtmiş ise de sunduğu sulh sözleşmesinde davadan feragat edeceğini beyan ve kabul ettiği, bu sözleşmeye dayanarak da karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından davacı vekilinin talebi davadan feragat olarak değerlendirilmiştir. Davadan feragat 6100 sayılı HMK’nun 307. maddesinde davacının talep sonucundan kısmen ya da tamamen vazgeçmesi şeklinde tanımlanmış olup, HMK.'nun 311. maddesinde, feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı; 310. maddesinde ise, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman davadan feragat edilebileceği hükümleri düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından davadan feragat edilmekle, feragatın yargılamaya tek yönlü olarak son veren ve kesin bir hükmün sonuçlarını doğuran taraf işlemi olması gözetilerek davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Feragatın gerçekleştiği aşama gözetilerek 2/3 oranında alınması gerekli ...-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ... harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/07/2020 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/802, K. 2020/247, T. 07.07.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-802-e-2020-247-k-c21b0c0fd82d