İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/666 E. 2019/770 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/666
Karar No
2019/770
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/666 Esas KARAR NO : 2019/770 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/10/2018 KARAR TARİHİ : 07/11/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’nin davacı olan müvekkilinden perdelik kumaş ve perde malzemesi satın aldığını, müvekkilinin davalının sipariş ettiği malzemeleri teslim ettiğini ve faturalarının düzenlediği halde davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı şirkete Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyası takibe başlandığını, davalı şirket tarafından takiben itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyan etmekle; borçlunun icra takibine yaptığı itirazının asıl alacağın ...-TL lik kısmını iptalini, borçlunun takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzer icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmamıştır. Dosya içerisine, davacı vekili tarafından irsaliyeli fatura suretleri ve mutabakat mektubu ibraz edilmiş, Antalya ... İcra Dairesinin .../... sayılı dosyası getirtilmiş, bilirkişiden rapor ve ek rapor aldırılmıştır. Dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; takip tarihi itibariyle davacın davalıdan faturaya dayalı bakiye alacağı olup olmadığı hususundadır. Davalı itirazında borçlu şirketin ...' ye devredildiğini bu nedenle kayıt ve defterlerin incelenemediğini beyan etmiştir. Antalya ... İcra Dairesinin .../... sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından, borçlu ... aleyhine, faturalara istinaden; ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL; ...-TL, ...-TL fatura bedelleri ve ...-TL. ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL, ...-TL işlemiş faizler olmak üzere toplam ...-TL alacağın, asıl alacağa işleyecek yıllık %9,75 oranında faizi ile birlikte icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, davalının borca itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defter ve belgelere de dayanıldığından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi ... ... tarafından ibraz edilen ... tarihli raporda sonuç olarak; davacının incelenen defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı ile 2017 yılında hizmet faaliyeti olduğu ve davacının hizmetine ait faturayı içeren 2017 yılına ait cari hesap kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtlara göre davacının davalıdan ...-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi tarafından davalının ticari defter ve belgeleri yerinde incelenmiş olup ibraz edilen ... tarihli ek raporda sonuç olarak; davalının E-defter şeklinde tutulduğu, davacı ile 2017 yılında ticaretine ait işlemlerin e- defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ... tarihi itibariyle davacıya ...-TL borçlu olduğunun görüldüğü, tarafların kayıtları arasındaki ...-TL' lik farkın nedeninin davacının devir açılış bakiyesinde ...-TL devir açılış bakiyesinin bulunmasından kaynaklandığı, taraflar arasında düzenlenen ... tarihli mutabakat mektubunda davalı şirketin davacıya ...-TL borçlu olduğunu kabul ettiğinin görüldüğü belirtilmiştir. Ticari davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı hakkında başlattığı ilamsız icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğu, itirazın asıl alacak yönünden iptali için eldeki itirazın iptali davasının ikame edildiği, tacir olan tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırıldığı, davacının usulüne uygun tutulan defterlerinde davaya konu faturaların kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibari ile davacının ...-TL alacaklı olduğu, davalının usulüne uygun tutulan defterlerinde de faturaların kayıtlı olduğu, faturalara ilişkin bir ödeme kaydının bulunmadığı ancak önceki yıldan devir bakiyesi nedeni ile ...-TL borçlu olarak göründüğü, buna rağmen davalı tarafın kaşe ve imzasını havi ... tarihli mutabakatname ile davalının defterlerinin uyuşmadığı, mutabakatname ile ilgili olarak beyanlarını bildirmesi için davalı şirket yetkilisinini duruşmaya davet edildiği, usulüne uygun isticvab davetine riayet edilmediğinden belge altındaki kaşe ve imzanın davalı şirkete ait olduğunun kabul edilmesi gerektiği, bu şekilde davacının alacağını ispat ettiği, davalının ise ödemeye ilişkin bir iddia ve ispatının bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, kabul edilen asıl alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının kısmen iptali ile takibin ...-TL asıl alacak üzerinden devamına, ...-TL asıl alacağın %20' si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ...-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan TAHSİLİ ile hazineye gelir KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan (davetiye, müzekkere, bilirkişi gideri ve harç olmak üzere) toplam ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 07/11/2019 Katip ... E-imzalı Hakim ... E-imzalı

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/666, K. 2019/770, T. 07.11.2019, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-666-e-2019-770-k-e370aa529c1e