İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/392 E. 2021/371 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/392
Karar No
2021/371
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/392 Esas KARAR NO : 2021/371 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/05/2016 KARAR TARİHİ : 28/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde, davalılardan ...'ya ait ...'nın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracın ... Mahallesi, ... Caddesi (...) üzerinde ve yol çalışması olan yerde, yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan davacıya. davalının dikkatsizliği ve hızı nedenli kusurlu olarak çarpması neticesinde ciddi şeklide ve kalıcı hasarlar bırakacak şekilde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davalılardan sürücü ...'nın kaza gecesi ... Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde "...Kazanın olduğu yerde iki yol arasında çalışma olduğu için diğer yol kapatılmış ve gidiş geliş tek şeride düşürülmüş. Bu nedenle karşı yönden gelen aracın farkları gözümü aldığı için önüme çıkan yayayı göremedim. Çarpma neticesinde yaya olan şahıs yaralandı..." ikrarlarıyla sabit olduğunu, tamamen kendi kusurundan kaynaklanan sebeplerle karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çarptığını ve hayati tehlike geçirecek ve kalıcı hasar bırakacak şekilde yaralamalı trafik kazasına sebep olduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının ... Hastanesine kaldırıldığını, tutulan ... başvuru tarihli Genel Adli Muayene ... sayılı raporuyla, beyin travması geçirdiğini ve sol ayağında kırıklar meydana geldiğini ve acilen ameliyata alındığını, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının kırılan ayağına yapılan tedavilere rağmen kısmen olsa sakat kaldığını, davacının mesleğinin marangozluk olduğunu, mesleğini sürekli olarak ayakta ve genellikle de ayağından güç alarak yapmakta olduğunu, ayağında oluşan sakatlık nedeniyle mesleğini yerine getirememesi nedeniyle o dönemde işlerinden olduğunu, yeni iş alamadığını, maddi yönden kayba uğradığını ve sonrasında da uğrayacağını, davalı sürücü ve kardeşinin davacının ailesine tüm masrafları üstleneceğini ifade etmelerine rağmen davacıyı ve ailesini hiç arayıp sormadıklarını, davacıyı ve ailesini zorda bıraktıklarını, kazanın meydana geldiği "... Caddesi" ... normalde çifter şeritli, duble yol olduğunu, kazanın meydana geldiği tarihlerde yeni havaalanı yolu yapım çalışmaları olması sebebiyle yollardan bir tanesinin trafiğe kapatıldığını, kazanın meydana geldiği yolda gerekli ışıklandırma, işaretleme, levhalama vs. ve yaya yolu ayrılmadığını, ayrıca yolun belirlenen ölçüler dışında olduğunu ve yeterince uyarı işaretlemelerinin (HIZ) bulundurmadığını, ... İnşaat'ın da diğer davalılarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kazaya karışan aracın gerçek sahibi olan sürücü ...'nın ağabeyi ... olduğunu ve aracın sigortasının bağlı bulunduğu şirket olan ... 'nin de kanundan dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde davacının tazminat hakkının doğduğunu, davacının yaşadığı tüm maddi ve manevi zararlarının karşılanabilmesi için bu alacak ve tespit davasını açtıklarını, ... plaka nolu araca ve davalıların üzerine kayıtlı başkaca araç veya gayrimenkul varsa Mahkemece araştırılarak ihtiyati tedbir konulmasını, kaza dolayısıyla yapılan tedaviye ilişkin giderleri ve devam edecek giderlerinin tespti ile şimdilik ... TL maddi tazminatın, kaza dolayısı ile hastanede veya evinde yattığı, tedavi gördüğü süreç içerisinde çalışamadığı için mahrum kaldığı gelirlerin karşılığının tespiti ile şimdilik ... TL maddi tazminatın, çalışma gücünün sürekli olarak azalmasından doğan kayıplarına karşılık şimdilik ... TL maddi tazminatın, kaza nedeniyle yaşadığı elem ve ıstırap için, şimdilik ... TL manevi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan ... tarihinden itibaren yasal faizi ve fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kadıyla davalılardan müteselsilen tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle, müvekkil şirketin sorumluluğunun kusurunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ... - ... tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigortası ile sigortalı olduğunu, bu poliçede, kişi başına sakatlık ve ölüm teminatı ...-TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamında olmadığını, müvekkil şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan taraf kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunmadığını, bu durumun ... tarihli ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağı ile sabit olduğunu, davaya konu kazanın gerçekleştiği yolda yol yapım çalışması bulunduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde etkisi olup olmadığının ve yol yapım çalışmasında bulunan kurum/şirketin de kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılmasını, müvekkil şirketin sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi halinde sorumluluğun, sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede sadece sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, bu nedenle müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının sürekli sakatlığının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile ispatlanmasının gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, tedavi, geçici iş görmezlik ve gelir kaybının poliçe teminatı dışında kaldığından bu taleplerin reddine, manevi tazminat taleplerinin poliçe dışında kaldığından reddine, müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca sigortalısının kusuru nisbetinde ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan Adli Tıp Kurumu’ndan kusura ilişkin rapor alınmasına, maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınmasına, tazminat raporunun hazineye kayıtlı aktüer aracılığı ile yaptırılmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket aleyhine açılan davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girmesi nedeni ile davanın Görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkil şirket açısından davanın husumet yönünden reddini, dava konusu olayın meydana geldiği yerde müvekkil şirket tarafından gerekli tüm tedbirlerin alındığını, müvekkil şirketin idare ile imzaladığı sözleşme uyarınca ... ve ...’’ işini üstlendiğini ve anılan bu iş çerçevesinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınarak işin yapımına başlandığını, çalışmanın yapıldığı yolun bir yönünün trafiğe kapatılmış olduğunu, trafik akışının tek yönden gidiş geliş olarak sağlandığını, kaza tespit tutanağında, yol çalışmasına ilişkin gerekli levhaların bulunduğu yönünde rapor tanzim edilmesine rağmen; davacı tarafından, tutanakta işaretlemelerin yapılmadığı yönünde rapor düzenlendiği iddiası gerçek dışı olduğunu, tüm bu somut veriler doğrultusunda dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiç bir sorumluluğunun bulunmadığını, açılan davanın müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri, masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın TTK m.3, m.4 m.5 ve yine TTK 1483.maddeleri uyarınca görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, kaza tespit tutanağında da belirtildiği gibi, meydana gelen kazanın davacının 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/1-c maddesinin "Yaya yollarında, geçitlerde veya zorunlu hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek veya tehlikeye düşürecek şekilde davranışlarda bulunmaları veya büroları saygısızca kullanmaları yasaktır." ihlali sonucu oluştuğunu, davacı tarafın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacının kontrolsüz ve dikkatsiz olarak tehlikeli bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını ve adeta yola kendisini attığını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, davacının asli kusurlu olduğunu, sürücü ...'nın kazanın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, davacının kendi kusuruyla meydana gelen olayda "kimse kendi kusurundan yararlanamaz" ilkesi gereğince, tüm uyarı ve önlemlere rağmen karşıdan karşıya geçtiği sırada herhangi bir zarara uğramamak için gerekli özeni ve dikkati göstermeyen, kanun hükümlerini ihlal eden davacının, bu davranışının sonuçlarına katlanması gerektiğini, davacının, davalıların kötü niyetle hareket ettiklerine dair iddialarının yerinde olmadığını, BK'nın 52. maddesinde "Zarar gören zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veva tamamen kaldırabilir." hükmünün düzenlendiğini, manevi tazminatın malvarlığı eksilmesini veya kazanç yoksunluğunu giderme aracı olmadığını, acı, üzüntü, öfke gibi duyguların, kişiden kişiye değişken ve ölçülmesinin olanaksız olduğunu, davacının talep ettiği manevi tazminat bedelinin aşırı olduğu ve zenginleşme amacı taşıdığını, davacının asli kusuruna dayalı olarak meydana gelen trafik kazasında kazasında, müvekkillerinin sosyal ve ekonomik durumlarının talep edilen manevi tazminatı karşılayacak düzeyde olmadığını, bu sebeplerle manevi tazminatın ve diğer taleplerin reddi gerektiğini, davanın TTK'nın ilgili maddeleri uyarınca görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacının trafik kazası tespit tutanağı ve ceza dosyası uyarınca alınan bilirkişi raporunda asli kusurlu olması ve fakat davalı sürücünün kusurlu olmaması ve bağlantılı olarak araç sahibi diğer davalının da kusurlu olmaması nedeniyle, usule ve yasaya aykırı haksız davasının reddine karar verilmesini, ihtiyati tedbir kararının davasında haksız olan ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan davacının korunmaya değer menfaati olmaması sebebiyle müvekkillerin dava sonuçlanana değin haklarına halel gelmemesi amacıyla kaldırılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İhbar Olunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil kurumun merkezinin ... olduğunu, HMK’ya göre davanın genel merkezin bulunduğu Ankara’da açılması gerektiğinden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Ankara Mahkemelerine gönderilmesini, trafik kazaları sebebiyle 3.kişinin kuruma talepte bulunması durumunda; 2918 Sayılı Kanunun 98.maddesi kapsamında, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılandığını, hastane faturaları ve buna bağlı tedavi giderleri haricinde kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, dava dilekçesinin tebliği üzerine kurum kayıtlarının araştırıldığını, dava konusu kaza nedeniyle davacı sigortalı ... tarafından yapılmış hiçbir başvuru kaydı ve işgöremezlik ödemesi bulunmadığı tespit edildiğini, Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda hastane faturaları ve buna bağlı tedavi giderleri haricinde mevzuata göre kapsam dışında olan giderler için kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, haksız ve yersiz olarak müvekkile yöneltilen yasal dayanaktan yoksun olan davanın müvekkil yönünden usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarihli ... esas-... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiş ve mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur. Dosya içerisine; davacı vekili tarafından, şüpheli ifade tutanağı, genel adli muayene raporu, hastane raporları, kaza yeri fotoğrafları, sigorta poliçesi, ruhsat, kaza tespit tutanağı sunulmuş, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası celp edilmiş davacıya ait tüm tedavi evrakları celp edilmiş, davalı sigorta şirketi vekili davaya konu araca ilişkin hasar dosyası ve sigorta poliçesini sunmuş, gerçek kişi tarafların sosyal ekonomik durumları araştırılmış, davacının maluliyetine ilişkin ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından rapor aldırılmış, tarafların rapora itirazı üzerine ... ATK 3. İhtisas Dairesinden davacının maluliyetine ilişkin tekrar rapor aldırılmış, tarafların kusur durumuna ilişkin Ankara Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmıştır. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı katılan'ın ... olduğu, sanığın ... olduğu, suçun ise taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçu olduğu, ... tarihli gerekçeli kararda; sanığın atılı suçtan dolayı ...TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kesin karar verildiği, kararın ise ... tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... adına davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; davalı ...'nın öğrenci olduğu, aylık gelirinin olmadığı, akrabasının evinde oturduğu, adına gayrimenkul ve taşınır malının olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; davacı ... peyzaj ve marangozluk işi yaptığı, aylık gelirinin yaklaşık ...TL olduğu , bekar olduğu, annesi ile birlikte yaşadığı, ikamet ettiği yerin kira olduğu, aylık ...TL kira ödediği, adına kayıtlı bir dairesinin olduğu, ... model aracı ile ... marka motosikletinin olduğu, üniversite mezunu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. ... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabında; davalı ...'nın evli ve 2 çocuk babası olduğu, kirada oturduğu, aylık ...TL kira verdiği, . .... okulu müdürü olduğu, kendisine ait ... marka otomobilinin olduğu, fiziksel engelinin bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından aldırılan ... tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'nun yaralanma neticesinde gerek hastane, gerekse hastane dışında yaralarının iyileşmesi ve mevcut haliyle olağan yaşamına dönebilmesi için ihtiyaç duyduğu sürenin 3 ay olduğu, iş göremezlik oranını %4 olduğu sonucuna varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. ... ATK 2. İhtisas Dairesinden aldırılan ... tarihli maluliyet raporunda sonuç olarak; davacı ...'nun mesleği bildirilmemekle e cetveline göre %30 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı , iyileşme(iş göremezlik ) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Tarafların ATK 2. İhtisas dairesinden aldırılan rapora da itirazı üzerine tekrar ... ATK 2. İhtisas Dairesinden davacının maluliyetine ilişkin 30/03/2013 tarihli 28603 sayılı resmi gazetede yayınlanan özürlülük ölçütü sınıflandırma ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca ve davacının mesleği de bildirilmek kaydıyla tekrar rapor aldırılmış ve ... ATK 2. İhtisas Kurulundan aldırılan ... tarihli raporda sonuç olarak; davacı ...'nun tüm vücut engellilik oranının %30 olduğu, iyileşme(iş göremezlik ) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Ankara Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan ... tarihli raporda sonuç olarak; sürücü ...'nın %25 oranında kusurlu olduğu, Yaya ...'nun %75 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili ... havale tarihli beyan dilekçesi ile, Müvekkilinin sağlık durumu nedeniyle sürekli olarak tedavi görmesi ve bu tedaviler için maddi olarak kaynağa ihtiyaç duyması sebebiyle, ... ' ye yapılan başvuru neticesinde %30 maluliyet oranına istinaden, ... tarafından hesaplanan ... -TL tazminat bedelini ve 9 ay geçici iş göremezlik durumuma istinaden hesaplanan ...-TL tazminat bedelini ödemesi ve manevi tazminat miktarı hariç olacak şekilde bir kısım ödemenin sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödendiğini, Söz konusu ödemeye ilişkin olarak Davalı ... ve Poliçe Sahibi davalı ... ile Araç sürücüsü Davalı ... yönelik olarak ibranamenin sunulduğunu, ödenen tutar nedenli maddi tazminat taleplerinin konusuz kalması sebebiyle maddi tazminat talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ve manevi tazminat talepleri yönünden ise dava ve taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 315/1.maddesi; "Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir." hükmünü, 6100 sayılı HMK'nın 331. Maddesi; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmünü, 6098 sayılı TBK'nın 166. Maddesi; "Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur." hükmünü içermektedir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin ... havale tarihli beyan dilekçesinde; dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödeme yapılması üzerine davalı ile sulh olduklarını ve davanın konusuz kaldığını belirtmesi karşısında, borcun ödenmesi nedeniyle maddi tazminata ilişkin davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu aracın sigortacısı, zararı ödediğinden, aracın işleteni ve sürücüsü de bu orandan borçtan kurtulacaktır. Dolayısıyla da sigorta şirketi ile davacı sulh olduklarından ve talep olmadığından karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ayrıca teselsül hükümleri gereği sulh nedeni ile işleten ve sürücü leh ve/veya aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına; ancak davalı ... davanın açılmasında bir kusurunun bulunmaması sebebi ile bu davalı lehine davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine; Manevi tazminat ise TBK 56. Maddesinde düzenleşmiş olup, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ayrıca ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinilmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli, manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlenmesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Bu ilkeler doğrultusunda somut olayın özellikleri, kusur durumu, tedavi süreci, yaralanmanın boyutu dikkate alınarak ... TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu ve bu zarardan davalı haksız fiil sorumlusu sürücü ... ve araç maliki ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Maddi tazminata ilişkin davanın yapılan ödeme ve sulh anlaşması gereği konusuz kaldığından esasa ilişkin karar verilmesine yer olmadığına, -davalı ... kendini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 2-Manevi tazminat davasının davalı ... ve davalı ... yönünden kısmen kabulü ile, ...-TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, Davacının fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, -Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ‭...-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ‭...-TL harcın davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, -davacı tarafından yatırılan ...TL peşin harç, ....-TL başvuru harcı olmak üzere toplam ... TL'nin davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacının bu dava nedeni ile yapmış olduğu posta, tebligat, bilirkişi ücreti ile ATK Faturaları toplamından ibaret toplam ...-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı gözetilerek hesaplanan ‭....-TL'nin davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, -davalılar ... ve ... kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine, 3-Manevi tazminat davasının davalı ...... ve davalı ... yönünden reddine, -Harçlar Kanunu uyarınca alınması lazım gelen ‭...-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -davalılar ... ve ... kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara verilmesine, 4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı ve davalı tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/04/2021 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/392, K. 2021/371, T. 28.04.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-392-e-2021-371-k-15b339cfa8fa