İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/336 E. 2024/114 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/336
- Karar No
- 2024/114
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/336 KARAR NO : 2024/114 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/05/2023 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının, ... ve ... olup ... olarak görev yaptığını, davalının ... ve ... emekli olup icra dairelerini araç olarak kullanmak suretiyle pek çok kimseyi gerçek dışı borçlandırarak mağdur ettiğini bu tarz işlemleri meslek haline getirdiğini ve pek çok kimsenin mülkünü bu suretle ele geçirmiş bir kimse olduğunu, davalının ... yılında müvekkili ve ailesi ile tanışıp müvekkilinin eşinin işlettiği restorana gelip gitmeye başladığını, kendileriyle çokça zaman geçirdiğini, yardımsever tavırlarıyla müvekkillerini kendisinden şüphe duymayacak hale getirdiğini, bu sırada davacının ailesinin mal varlığı ve işleri hakkında bilgi sahibi olduğunu, davalı, müvekkilinin hissesi bulunan ... Şirketi)'ndeki işlerini takip edebileceğini, şirketle ve şirket ortaklarıyla müvekkili arasındaki davaları takip etmek üzere avukat tutacağını, davalar açıp bizzat takip edeceğini bildirip bu işlerle ilgili olarak kullanmak üzere müvekkilinden açık senetler düzenlemesinin istediğini, davalının telkinleri ve güven teskin eden davranışlarından dolayı müvekkili, davalıya güvenerek, imzaladığı üzeri açık senetleri ona teslim ettiğini, davalı, senetleri aldıktan sonra bu senetlerin üzerini doldurarak müvekkilinden hiçbir gerçek alacağı bulunmadığı halde, ... İcra Müdürlüğünün ... ve ... Esas sayılı icra takiplerine konu ederek kesinleştirdiğini, müvekkilinin bir takım malvarlığını haczettiğini ve icra marifetiyle birtakım paralar tahsil ettiğini, müvekkili ve ailesinin telefonlarına yanıt vermemeye başladığını, her iki takibin dayanağı olan senetlerin nakten düzenlenmiş olduğunu, işbu davanın konusu olan icra takiplerinin dayandığı senetlerdeki miktarlardaki paraları borç olarak almaya ihtiyacının bulunmadığını, sosyal ve ekonomik durumuna nazaran davalı-alacaklının da böyle bir parayı borç olarak verme imkanının bulunmadığını, müvekkilinin bu tutarda bir borç paraya gereksinim duymadığının anlaşılacağını, davalının sözde alacaklının ... tarihinde müvekkile sözde 200.000 TL borç para verdiğini belirterek ... tarihinde onun aleyhinde ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine giriştiğini, bu icra dosyası devam ederken, ilk alacağını dahi tahsil edememişken ve taraflar arasında husumet varken davalı sözde alacaklı, müvekkiline ... tarihinde 300.000 TL daha borç para verdiğini, bu parayı da ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine konu ettiğini, sözde alacaklının 200.000 TL tutarında sözde vermiş olduğu sözde borç parayı geri tahsil edemeden, aradan beş ay geçtikten sonra müvekkiline 300.000 TL daha borç para vermesininde olağan dışı ve mantıklı bir izaha muhtaç durumda olduğunu, olağan hayat akışına göre kimse, önceden borç para verdiği parayı tahsil edemediği bir kimseye yeniden borç vermeyeceğini olağan hayatın aksini ispat külfeti de davalı sözde alacaklıda olduğunu belirterek, müvekkilinin davalıya her iki icra takip dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespitine, davalıya yapılmış bulunan ve ileride muhtemel yapılacak ödemeler açısından işbu davaya istirdat davası olarak davaya devam edilmesine, icra takibi kapsamında müvekkilinin malvarlığı üzerine konulan tüm hacizlerin fekkine, davalının kötüniyetli olmasından dolayı İİK'nın 72/5 maddesi gereğince takip konusu alacağın %20'si oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; Ekte sunduğu Antalya BAM ve Yargıtay kararları uyarınca kambiyo senetlerine dayalı takiple ilgili menfi tespit davalarında kısmi dava açılamayacağını, icra dosyasındaki alacak miktarı üzerinden harçların tamamlattırılmasını ve teminat miktarının bu miktar üzerinden yeniden belirlenmesini talep ettiğini, davacı borçlunun ... merkezde ... ŞTİ isimli firmanın eski ortağı olduğunu bu şirketten dolayı vergi ve sigorta borçları olan bir kişi olduğunu, davacının eşininde ...'ın piyasaya aşırı derece borcunun bulunduğunu, karşı tarafın bu borçlarını ödemek adına parça parça kendisinden ve başkalarından borç para aldığını, karşı tarafın güven bıraktığından sebeple bir kısım kendi parasını ve bir kısımda çevresinden aldığı paralar olmak üzere ödeme yaptığını, daha sonra karşı tarafın bu ödemeler karşılığında davaya konu senetleri verdiğini, paraları özellikle haklarında icra takipleri olduğundan bahisle özellikle elden aldıklarını, banka üzerinden gönderilmesini istemediklerini, tanık dinlenilmesine izninin olmadığını, araç satışından dolayı sıra cetveline adının yazılmadığını ve bir ödeme yapılmadığını, araç satış tarihinin ve paraların ödenme tarihinin dikkate alındığında istirdat davası yönü ile hak düşürücü bir yıllık sürenin dolduğunu belirterek öncelikle teminat ve harcın icra dosyasındaki miktara göre yükseltilmesini, davanın reddini, haksız davadan dolayı alacağın yüzde yirmisi oranında tazminata mahkum edilmesi yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce icra takip dosyaları ve ... İcra Hukuk dosyası celp edilmiş, tüm deliller toplanmıştır. ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine takip konusu ... keşide tarihli ... vade tarihli 200.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı 200.000,00 asıl alacak ile 2.850,00 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 202.850,00 TL alacak üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine takip konusu ... keşide tarihli ... vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bonodan kaynaklı 300.000,00 asıl alacak ile 11.391,78 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 311.391,78 TL kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı görülmüştür. Dava, takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı taraf bonodaki imzayı inkar etmemekle birlikte davalının telkinleri ve güven teskin eden davranışlarından dolayı ona güvenerek imzaladığı açık senetleri teslim ettiğini, davacının bu tutarda borç paraya gereksinin duymadığını, senetlerin nakten düzenlendiğini, bu durumda ispat yükünün davalıda olduğunu iddia etmiş, davalı ise bononun, davacı için yaptığı ödemeler karşılığında düzenlendiğini, borcun ödenmediğini savunmuştur. Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bedelin nakden alındığı yazılıdır. Davalı senedin altın karşılığı düzenlendiğini beyan etmişse de yerleşik Yargıtay kararlarına göre altın ayni değil nakdi değerlendirilmesi gerekli olan para niteliğindedir. Dolayısıyla davalının senedin ihdas nedenini değiştirmediği, ispat yükünün davacı keşidecide olduğu kabul edilmiştir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin üzerinin boş olduğunu sonradan doldurulduğunu ileri sürmüştür. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun lehtar kısmının sonradan doldurulduğunu yazılı delillerle ispatlamalıdır. Davacı kendisine verilen süre içerisinde yazılı bir delil sunamamış, bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden davacı vekiline yemin hakkı da hatırlatılmamıştır. Davacı, senedi boş olarak verdiğini ve davalı tarafından sonradan doldurulduğunu senetle ispat kuralı gereği kesin deliller ile ispat etmek zorundadır. Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, mahkememizce verilen tedbir kararı uygulandığından davalının talebi dikkate alınarak İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-İcra İflas Kanunu 72/4 maddesi gereğince takip konusu toplam 500.000,00 TL asıl alacağın takdiren %20 si oranda belirlenecek olan tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.437,9 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 77.993,85 nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 08/02/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır