İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/656 E. 2024/591 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/656
- Karar No
- 2024/591
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/656 Esas KARAR NO : 2024/591 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2022 KARAR TARİHİ : 25/09/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkil şirket aleyhine ... TL. tutarındaki bono ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, söz konusu icra takibine dayanak bono üzerindeki imza müvekkil şirkete yani müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkili şirketin söz konusu takipten haberi dahi bulunmadığını, müvekkil şirkete ödeme emri tebliğ edilmediğini, takibi öğrendiğinde ise takibin kesinleşmiş olduğunu, davacı şirketin söz konusu takibe dayanak senedi keşide etmediğini ve imzalamadığını, bu nedenle söz konusu senet geçersiz ve sahte olduğunu, davacı şirkete ait olmayan bonodan dolayı davacı şirketin sorumlu tutulması hukuken imkansız olduğunu, Davacı şirketin yetkilisinin ... olduğunu, takibe konu senette borçlu kısımda yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle davacı şirket yetkilisinin imzasının taklit edildiğini, davacı şirket ile alacaklı görünen kişi arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını, bu nedenle davacı şirketin alacaklı görünen kişiye herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe konusu senet üzerinde bulunan imzanın davacı şirkete ait olmaması nedeniyle davacının borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Borçlu şirketin 2011 yılındaki adresine Tebligat Kanununa uygun şekilde ödeme emri gönderildiğini, tebliğ edilerek ve takip 2011 yılında kesinleştiğini belirterek davanın süresinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini, senetteki imzanın ...'ya ait olduğunu, ...'nın şirketin iki ortağından biri olduğunu, ...'nın piyasaya şirket yetkilisi olduğunu söyleyerek şirket yetkilisi gibi davrandığını, piyasaya birçok çek ve senet keşide ettiğini, ...'nın şirket yetkilisi gibi davrandığını, imza icra takibinin kesinleşmesinden 10 yıl sonra itiraz edilmesi çok açık hakkın kötüye kullanıldığını, davanın reddini, davacının dava değerinin %20 sinden aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Mahkememizce icra dosyası celbedilmiş, davacı şirketin temsile yetkili isimleri ...'nden sorularak gelen yazı cevabı dosya arasında alınmış, davacı şirketin borçlu olduğu kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip dosyalarının ... icra veznesinden sorularak gelen yazı cevabı dosya arasına alınmış ve davacı şirketin ticari defter ve belgeleri inceletilerek bilirkişiden rapor alınmıştır. Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; senet üzerinde imzası bulunan ... adlı şahsın davacı şirketi borçlandırıcı işlem yapma konusunda yetkisi bulunup bulunmadığı ve bu nedenle davacı şirketin davalıya borçlu olup olmadığı noktasındadır. Bilirkişinin kök ve ek raporunda özetle; davacı yana ait 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin bulunmadığından 2011 yılı ticari defterlerinin davacı lehine delil vasfının bulunmadığı, davacı şirket tarafından incelemeye sunulan 2011 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmamış olduğu, davacı şirketin iki ortağının bulunduğu ve davacı şirketi ... tarihinde devraldıkları, ...’nın ...-... tarihleri arasında şirket ortağı olarak görüldüğü, şirket sermayesinin %10’una sahip olduğu, diğer ortak olan ...'ın ise kalan %90’ına sahip olduğu ve aksine bir karar alınıncaya kadar ... (...)’ın müdür olarak atanmasına şirketi her hususta münferiden temsil ve ilzam etmesine karar verildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesi’nin ... tarih ... sayı ile ... sayfasında tescilinin yapıldığı, Ticaret sicil gazeteleri üzerinde yapılan incelemede şirket ortağı olan ...’nın şirket ortağı olduğu ancak şirketin temsil ve ilzama yetkili ortağın diğer ortak olan ... (...) olduğu, ...’nın şirketi borçlandırıcı yönde imza yetkisinin olup olmadığına ilişkin dosyaya sunulu somut bir belge bilgi olmadığı, davacı şirketin incelenen 2011 yılına ait ticari defterlerinde, davalı yan ile aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, tarafların birbirlerine fatura, senet düzenlemediği ve ödeme almadıkları, davacı yanın ticari defterlerinde herhangi bir kaydın atılı olmadığı, davacı yanın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından davacı yanın davalı yana borçlu olduğunu destekler davacı yan şirketin ticari defterlerinde herhangi bir kaydın mevcut olmadığını, ticari defterlere atılı kayıtlarda çek ve senetlerin kimin tarafından düzenlendiğine ilişkin bir ibare ve veya hangi ortak tarafından senet ve veya çek düzenlendiği ve imzalandığı hususunda bir tespit yapılamadığını, defterlerde sadece davacı yan şirket tarafından verilen ve veya alınan çek ve senetlerin kimlere verildiği veya kimlerden alındığına ilişkin tespit yapılabildiğini, bu doğrultuda yapılan incelemede davacı şirket tarafından davalı yana verilen bir çek ve veya senet kaydının olmadığını, dosyaya sunulu çeklerin şirket ortağı olan ...’nın ortaklıktan çıkış tarihi olan ... tarihi sonrası düzenlendiği, çeklerin üzerinde ...’nın isim ve imzasının bulunmadığı ve takibe konu senette görülen imza ile aynı olmadığının görüldüğünü, diğer bir ifadeyle davacı yanın incelenen ticari defterleri ve dosyaya sunulu belgeler ile sınırlı incelememizde davacı şirket ortağı olan ...’nın şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığının ve veya şirket adına tanzim etmiş olduğu çek ve kambiyo senetlerinin olduğunun söylenemeyeceği mütalaa edilmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 623/3. maddesine göre, “müdürler, kanunla veya esas sözleşme ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkilidirler”. Limited şirketlerde zorunlu organ olarak kabul edilen müdürler, limited şirketi yönetme ve temsil etme yetkisine sahip olan kişilerdir. Başka bir deyişle müdürler limited şirketin yönetim ve temsil organıdır. Dolayısıyla müdür veya birden fazla kişiden oluşması hâlinde müdürler kurulu, kanun ve şirket sözleşmesi gereğince genel kurulun yetkisinde bırakılmış bulunanlar dışında, şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesi için gerekli olan her çeşit iş ve işlemler hakkında karar almaya yetkilidir. Yönetim, bir iç ilişki kavramı olup, şirketin faaliyet göstermesi için yapılması gereken iş ve işlemlerin tümünü ifade eder. Temsil ise dış ilişkide şirket adına bağlayıcı irade açıklama yetkisidir. Limited şirketlerde yönetim gibi temsil yetkisi de müdürlere aittir (TTK, m. 623/1). 19. 6102 sayılı TTK’nin 629/1. maddesine göre; “müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandırılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır.” Yapılan bu atıftan dolayı, anonim şirketlerde yönetim kurulunun temsil yetkisinin kapsamı ve sınırları, imza şekli, tescil ve ilana ilişkin öngörülen düzenlemelerin limited şirketlerde müdürlere de uygulanacaktır. 6102 Sayılı TTK'nun 372. maddesine göre, şirket kaşesiyle birlikte atılan imzanın şirketi sorumlu kılabilmesi için, imzanın şirketi borç altına sokmaya yetkili kişiler tarafından atılması zorunludur. Ayrıca, 6102 Sayılı TTK.nun 778/2-e maddesi uyarınca bono hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 678.maddesi gereğince, "temsile yetkili olmadığı halde" temsilci sıfatıyla imza eden kişinin bonodan şahsen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle alacaklı, borçlu şirketi temsile yetkisi olmadığı halde şirket adına bono imzalayan yetkisiz kişi hakkında takip yapabilir. TTK'nun 778. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken TTK'nun 678. maddesinde; "Temsile selahiyeti olmadığı halde bir şahsın temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur..." hükmü yer almaktadır. Borçlunun atmış olduğu imzadan sorumluluğu için senet üzerinde imzasının bulunması yeterli olup, ayrıca isminin yazılı olması da gerekli değildir. Yukarıda verilen bilgiler ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; takibe konu senetteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının her iki tarafın kabulünde olduğu, davacı şirketin yetkili olmayan ortağı tarafından düzenlenen senede ilişkin davacı şirketin dava dışı ortağa yetki verdiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle temsile yetkili olmadığı halde temsilci sıfatıyla imza eden kişinin bonodan şahsen sorumlu olduğu, şirketin bu borçtan sorumlu tutulamayacağı kanaatiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe konu ... vade tarihli ... TL bedelli senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine Davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk masraf, ...-TL tebligat ve müzekkere gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL peşin harç olmak üzere ...-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 25/09/2024 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)