İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/595 E. 2021/475 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/595
- Karar No
- 2021/475
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/595 KARAR NO : 2021/475 DAVA : TİRAZIN İPTALİ (Tacirler Arası Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu) DAVA TARİHİ : 23/11/2020 KARAR TARİHİ : 07/07/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ (Tacirler Arası Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücu) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili olduğu güvenlik şirketi arasında hizmet sözleşmesi imzalandığını, daha sonra davalı tarafça bu sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereği istihdam gereği ... ve ...'nın iş sözleşmelerinin feshedildiği için tazminat ödenmesi zorunluluğu oluştuğunu, sözleşmede tazminat kalemlerinin davalı şirket üzerine bırakıldığının belirtildiğini, Antalya ... Noter'in ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalı tarafa düzenlenen faturaların ödenmesi için gönderildiğini, davalı tarafın Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye nolu cevabı ihtarnamesinde sözleşmenin 6. Maddesi a bendi gereğince işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını iddia ettiklerini, anılan maddenin sadece işçinin özlük haklarına ilişkin bir düzenleme içerdiğini, fatura borcunun ödenmesi için Antalya İcra Müdürlüğününü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, haksız itiraz sonucunda takibin durdurulduğunu, sözleşme gereği bayramlarda yapılan fazla çalışmaları ödenmesi gereğinin yerine getirilip, kıdem tazminatı ile ilgili kısmının yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın kabulünü, yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamını, alacağın likit olması sebebiyle haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; davaya bakmaya iş mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin tarafların karşılıklı mutabakatı ile sona erdirildiğini, fabrika adresinin değişmesi halinde hizmet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedileceğinin düzenlendiğini, müvekkili şirketin adresinin ... adresinden ... adresine taşındığını, hizmet sözleşmesinin eki niteliğindeki protokolde ver alan karşılıklı mutabakat neticesinde kararlaştırıldığı şekilde sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, feshin zorunlu hale geldiğini, davacının ... ve ... isimli işçilere kıdem tazminatı olarak bir miktar para gönderdiği iddiasının da ispata muhtaç olduğunu, söz konusu işçilerin vekil eden şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşme nedeniyle istihdam edildiğinin de ayrıca ispata muhtaç olduğunu, işçilere ödenen kıdem tazminatının eşit olmadığını, bu durumun davacının beyanlarının doğru olmadığının bir başka kanıtı niteliğinde olduğunu, davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğini zira kıdem tazminatlarının fahiş olarak ödendiğini, dava dışı işçilerin davacı bünyesinde bir çalışmalarının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, sözleşmenin “VI-Genel Hükümler” başlıklı maddesinin A bendine göre müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk yüklenemeyeceğini, dolayısıyla da kıdem tazminatından da sorumluluğunun bulunmadığını, sorumlu olduğu kabul edilse bile müvekkili şirketin sorumlu tutulabileceği azami miktarın işçilere ödenen meblağın yansı olan ...- TL olduğunu belirterek davanın reddine, davacı tarafın %20’de aşağı olmamak üzere, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; tacirler arası hizmet alım sözleşmesinin feshinden kaynaklanan işçi alacaklarının (kıdem tazminatı) davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak (fatura), ....-TL diğer olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.lıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Davacı Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak (fatura), ....-TL diğer olmak üzere toplam ...TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında ticari ilişkinin ve sözleşmenin varlığı tartışma konusu değildir. Çözümlenmesi gereken sorun, sözleşme hükümlerine göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Davacı taraf sözleşme gereği istihdam edilen işçiler ... ve ...'nın iş sözleşmelerinin feshedilmesi kaynaklı işçilik alacak bedellerinin Antalya İcra Müdürlüğününü ... sayılı dosyasına yatırıldığını belirterek, yine sözleşme gereği bu bedellerden davalının sorumlu olduğunu belirterek rücuen tahsilini istemektedir. Davalı ise cevap dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda işçilik alacaklarından dolayı bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmaktadır. Taraflar arasında imzalanan "Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi" incelendiğinde; davacının kendi istihdam ettiği personeli vasıtasıyla davalının ... adresinde bulunan fabrikasının her türlü güvenlik hizmetinin sağlanması hususunda anlaşma yapıldığı, sözleşme süresinin ... tarihleri arasında olduğu, taraflardan herhangi birinin en az 1 ay öncesinden yazılı bildirimde bulunmaması halinde, sözleşmenin aynı süre ve şartlarda uzayacağının kabul edildiği, 1 eleman fiyatının ... tarihine kadar ... + KDV olarak belirlendiği, bu tarihten sonraki dönemler için devletin uygulamaya koyduğu asgari ücret fiyat farklarının fiyata dahil edileceğinin ve özel güvenlik hizmetinin 3 (üç) silahsız özel güvenlik görevlisi ile yürütüleceği kararlaştırılmıştır. Yine aynı sözleşmenin VI- Genel Hükümler başlıklı maddesinin A- bendinde: ... iş bu anlaşma konusu işin yerine getirilmesi için istihdam edeceği personeli ile ilgili her türlü vergi, rüsum, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar Kanunu ile tahmil olunan bilumum vecibe ve mükellefiyetlerinden münhasıran sorumlu olduğunu, bunların gereği veçhile yerine getirilmemesi ile kanundan ve ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle müşteriye hiçbir sorumluluk yüklenmeyeceğinin kararlaştırıldığı, avnı maddenin K- Bendinde; "personel bayramlarda çalışma yaptığı takdirde kıdem ve yıllık izin hakları oluştuğunda sadece çalışan personel kadar faturaya yansıtılacaktır" şeklinde düzenleme yapıldığı, yine aynı maddenin Q- bendinde: "yükleniciye bağlı olarak çalışmakta olan özel güvenlik görevlileri, müşteri bünyesinde hizmet vermekte iken üç bin altı yüz gün nedeniyle emekli olma hakkına sahip olduğunda müşteri üç bin altı yüz emeklilik nedeniyle doğacak kıdem tazminatının müşteri bünyesindeki gün tutarı kadar kısmını yüklenici müşteriye ayrıca fatura edecektir" hükmünün bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine Hizmet Sözleşmesi Eki Protokolünde: taraflar arasında imzalanmış bulunan ... tarihlerindeki sözleşme içeriğinde bulunan maddeler ve artış esasları geçerli olmak üzere tarafların karşılıklı mutabakatları ile ... tarihine kadar sözleşmenin uzatıldığı ve fabrikanın adres değişikliği olduğu takdirde hizmet sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedileceğinin düzenlendiği görülmektedir. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesine göre işçiye karşı asıl işveren ve yüklenici isçilik alacaklarından dolayı müteselsilen sorumludurlar. Sözleşme hükümlerine göre davacı, davalıya ait işyerinde kendi işçileri ile bir hizmet ifa etmeyi üstlenmiştir. Hakları ödenen işçi sözleşme uyarınca davacının işçisidir. Sözleşmede farklı bir hüküm bulunmadığı takdirde işçilik hakları da yüklenici davacı tarafından ödenmelidir. İşçi davacıdan başka yükleniciler nezdinde de çalışmış olması halinde her yüklenici çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak kıdem tazminatından sorumludur. İzin ücreti ve ihbar tazminatından ise son yüklenici sorumludur. Uyuşmazlığın bu ilkeler çerçevesinde sonuçlandırılması gerekir. Yargıtay uygulaması bu yöndedir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve sahtelik itirazına uğramayan belgeler incelendiğinde; dava dışı ...'nın işe giriş ve çıkış tarihlerinin ... tarihleri arasında 3 yıl 1 ay 15 gün hizmet süresinin bulunduğu ve işbu hizmet süresine göre brüt kıdem tazminatının ....-TL, net kıdem tazminatının ....-TL olarak belirlendiği, ... Bankasına ait ... tarihli banka dekontunda ... hesabına "kıdem tazminat ödemesi" açıklamasıyla ....-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından Antalya Valiliği İl Jandarma Komutanlığı Özel Güvenlik Kısım Amirliği'ne hitaben düzenlenen ... tarih ve "özel güvenlik personeli çalışma izni" konulu belgede; davalı ... 'ye ... tarihinde özel güvenlik hizmeti vermeye başladıklarını ve şirket bünyesinde ... tarihi itibariyle işe başlayacak olan ... isimli özel güvenlik elemanlarının isimlerinin bildirildiği, ... Tarihli belgede; özel güvenlik ... işe giriş ve çıkış tarihinin ... -... olarak bildirildiği, ...'nın ise ... tarihinde işe başladığının bildirildiği, ... tarihli belgede; davalı ... A.Ş ile karşılıklı olarak sözleşmenin ... tarihinde sona erdiği bildirilerek , davalı şirket bünyesinde ... tarihinde işe başlayan ...'nin ... tarihinde işten çıkarıldığı, ... tarihinde işe başlayan ...'nın ... tarihinde işten çıkarıldığı, ... tarihinde işe başlayan ...'in ... tarihinde işten çıkarıldığı bildirilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin cevap dilekçesindeki bu hususlara yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, yine dava dosyası içinde yer alan ... Tarihli Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden gelen yazı ekinde; dava dışı işçilere ait SGK Hizmet cetvelinin incelenmesinde; dava dışı ... adlı işçinin ... sicil numaralı davacı ... ... Hiz.Ltd.Şti bünyesinde ... tarihinde işe başladığı, ... tarihinde (18) işten çıkış kodu (işin sona ermesi) ile işten çıkarıldığı , aldığı son brüt ücretinin ... olduğu , görülmüştür. Bu verilere göre ; dava dışı işçi ...'nin kıdeme esas hizmet süresinin 3 yıl 5 ay 19 gün olduğu, yine dava dışı ... adlı işçinin ... sicil numaralı davacı şirket bünyesinde ... tarihinde işe başladığı, ... tarihinde (18) işten çıkış kodu (işin sona ermesi) ile işten çıkarıldığı, aldığı son brüt ücretinin ... TL olduğu, görülmüştür. Bu verilere göre; dava dışı işçi ...'nin kıdeme esas hizmet süresinin 3 yıl 1 ay 15 gün olduğu, bilirkişi tarafından da hesaplanmıştır. Yine bilirkişi raporunda da haklı olarak işaret edildiği gibi 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6'ncı maddesine göre, 1475 Sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan 14'nci maddesine göre işçinin işe giriş tarihinden itibaren devreden işverenler yanında çalıştığı dönemler de dahil olmak üzere tüm hizmet süresi ve son ücret seviyesi üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatından son alt işveren ile asıl işveren "işçiye karşı" müteselsilen sorumlu iseler de, iç ilişkide (rücu ilişkisinde) her bir alt işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunun işçi-işveren arasındaki ilişkiyi düzenleyen İş Kanunu hükümlerine göre değil, Sözleşme vd Borçlar Kanunu hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir. Yargıtay uygulamasında da hangi tarafın ne kadar sorumlu olacağının İş Hukuku ilkelerine göre değil sözleşmede hüküm var ise Sözleşme hükümlerine göre, sözleşmede hüküm bulunmamakta ise Borçlar Kanunu hükümlerine göre tespit edilmesi gerektiği içtihatlarla da kabul edilmiştir. Yine bilirkişi raporuna göre, davacının rücuen talep edebileceği işçilik alacağının ....-TL olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplamaya ve bulunan miktara itibar etmemek için bir neden görülmemektedir. Esasen taraflar da bulunan miktara itiraz etmemektedirler. Sorun bu paranın kim tarafından ödenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır. Taralar arasında imzalanan ve yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine göre, özellikle sözleşmenin VI- Genel Hükümler başlıklı maddesinin A- bendinde ver alan düzenlemeyle isçilik alacaklarının tamamından davacı yüklenicinin sorumlu olacağı, bu sorumluluğun gereği yerine getirilerek işçilik alacaklarının ödenmesinden sonra aynı maddenin K ve Q bendi gereğince davalıya fatura edilerek rücu edileceğinin kararlaştırıldığı bu nedenle ödenen işçilik alacaklarından davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Mahkememizin sözleşmeyi yorumlaması bu şekildedir. Bu nedenle davanın (sadece işçilik alacağı itirazın iptali davasına konu edildiğinden) ....-TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, Davacının Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin ....-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) olan asıl alacak (....-TL) üzerinden % 20 hesabıyla ....-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın DAVALIDAN ALINMASINA, Davacı tarafça yapılan dava ilk masrafı ....-TL, tebligat gideri ....-TL, bilirkişi ücreti ....-TL, olmak üzere toplam ....-TL yargılama giderlerinin davada kabul ve reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ....-TL'nin ve mahkememizde peşin olarak alınan harç gideri ....-TL olmak üzere toplam ....-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlasının davacı üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ....-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk K.nun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.07/07/2021 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)