İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/452 E. 2020/603 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/452
- Karar No
- 2020/603
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/452 KARAR NO : 2020/603 DAVA : TAZMİNAT (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/09/2014 KARAR TARİHİ : 18/11/2020 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen ECRİMİSİL davasının mahkememizde yapılan yargılaması neticesinde verilen ... tarih ve ... K.sayılı kararın temyizi üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile bozularak dosyanın mahkememize iadesinden sonra yeniden yapılan açık yargılama sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mah. ... parsel nolu taşınmazı, ...İcra Müd.... E nolu dosyasında yapılan ihale sonucunda satın aldığını, ihalenin kesinleşerek tapuda tescilin yapıldığını, davalı şirket ile müvekkili arasında herhangi bir kira sözleşmesi veya sözleşme olmadığı halde,davalının bu yeri işgal ettiğini ve üzerindeki faydalı masrafları talep ederek İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas nolu dosyadan dava açtığını, yargılama süresince yeri işgal etmeye devam edip en son ... tarihinde icra marifetiyle tahliye ettiğini, davalı tarafın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, haksız işgali ile müvekkilini zarara uğrattığını beyanla ihale tarihinden tahliye tarihine kadar süre için ...-TL ecrimsil talep ve dava etmiş, Asliye Hukuk Mahkemesi ... K.sayılı kararı ile davaya bakmaya görevli olmadıkları gerekçesi görevsizlik kararı vererek dosyayı mahkememize göndermiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; davalının, davacıya ait ve ihale sureti ile satın aldığı taşınmazda kötü niyetli şagil olmadığı, daha önce taşınmaz üzerindeki depoyu ... tarihi itibariyle 3 yıllığına kiraladığı, bir yıllık kirayı da peşin ödediği, söz konusu taşınmazın ... A.Ş'nin borcundan dolayı cebri ihale ile satılarak mülkiyetinin davacıya geçtiği, davacının sebze-meyve, paketleme, pazarlama ve ihracatı için kiralanan deponun bu işe uygun hale gelmesi için kiralayanın onay ve muvafakati ile toplam ....-TL masraf yapıldığı, bu masrafların ... TL'lik kısmının taşınmazın mütemmim cüz'ü halini aldığı, bu nedenle tahliye esnasında sökülüp götürülme imkanının olmadığı, davalının açıklanan gerekçelerle taşınmazda fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık, ecrimisil talebinden ibarettir. Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile ....-TL alacağın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hükmün temyizi üzerine kararımız, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... K.sayılı kararı ile davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra yeniden yapılan yargılama sonunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişki olup aynı zamanda HMK.nun 114/1-c.maddesi gereğince dava şartıdır. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıtay bozma ilamında da işaret edildiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. Yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde somut olaya bakıldığında; eldeki davanın mutlak veya nisbi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve TTK hükümlerinin veya özel kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirir ticari bir uyuşmazlıktan sözedilemeyeceği, uyuşmazlığın çözümünün genel mahkemelerin görevi kapsamında kaldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Aksi uygulama, Asliye Ticaret Mahkemelerinin kuruluş amacına ve niteliğine aykırı düşecektir. Ecrimisil davalarına tarafların sıfatı ne olursa olsun bakmakta görevli mahkemeler Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Açıklanan nedenlerle huzurdaki davanın ticari bir dava olmaması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçeler ışığında; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, A) Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava dilekçesinin usulden REDDİNE, B) 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA ...ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, C) İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, D) 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin davanın açıldığı mahkemenin dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, E) Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.18/11/2020 KATİP ... (E-imzalıdır) HAKİM ... (E-imzalıdır)