İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/318 E. 2021/449 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/318
- Karar No
- 2021/449
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2020/318 KARAR NO : 2021/449 DAVA : İPOTEĞİN FEKKİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2020 KARAR TARİHİ : 30/06/2021 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İPOTEĞİN FEKKİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin, eşi olan ...'ın ... Bankası ile imzalamış olduğu kredi sözleşmesinin ....-TL'lik kısmına kefil olduğunu, kendine ait ... mahallesi ... ada ... parsel ... bağımsız bölüm üzerinde ....-TL miktarlı, ... tarihli, ... yevmiye nolu ipotek tesis edildiğini, söz konusu kredi sözleşmesinin limitinin ... tarihinde ....-TL arttırılarak ... tarihinde ....-TL'ye çıkartıldığını, müvekkilinin söz konusu tarihte bankaya gitmediğini, sözleşmenin sonradan doldurulduğunu, sözleşmenin 29. Sayfasında bulunan ve kefalet türünü belirleyen "müteselsil" yazısının elle yazılmadığını, davalı şirketin ilgili taşınmaz ve müvekkil aleyhinde Antalya Gayrimenkul İcra Dairesi ... sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiğini, söz konusu taşınmazın satılması durumunda telafisi mümkün olmayan zararların doğacağını, bu sebeplerle taşınmazın üzerine tedbir konulmasını, davalı kurumdan kredi sözleşmesinin aslının getirtilmesini, kefalet türünü belirleyen müteselsil yazısının el yazısı olup olmadığının tespit edilebilmesi için adli tıp kurumundan yazı inceletilerek rapor istenmesini, söz konusu taşınmaza konulan ipoteğin fekkine karar verimesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında; Söz konusu ipotek resmi senet akit tablosunun 1. Maddesinde açıkça gerek ... Firmasının kredilerinin, doğmuş doğacak tüm borçlarının güvencesini oluşturmak amacıyla ipotek tesis edildiğinin yazıldığını, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkil Banka tarafından Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile borç muaccel hale getirilerek ... tarihinde kat ihtarının tebliğ edildiğini, Genel Nakdi Ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesinden de açıkça görüleceği üzere davacının ... tarihinde sözleşmeye imza attığını, ... de kefil sıfatıyla ilk imzasını attığını, ... tarihinde de ilave olarak ....-Tl'ye kefil olduğunu, toplam kefalet limitinin ....-TL olup, kefaletlerin yasaya uygun yazılı ve imzalı olarak alındığını belirteder davanın reddine karar karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Uyuşmazlık; dava dışı kredi borçlusu lehine verilen ipoteğin fekki talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında uygulanacaktır. İpoteğin fekki davaları menfi tespit davaları gibi bir para borcunun ödenmesi niteliğindeki alacak ve tazminat talebi olarak değerlendirilmediğinden zorunlu arabuluculucuğa tâbi olmadığı kabul edilmiştir. Davacının, eşi olan ...'ın ... Bankası ile imzalamış olduğu kredi sözleşmesinden doğan kredi borcunun ....-TL'lik kısmına kefil olduğu, aynı zamanda da davaya konu ve fekki istenen kendine ait taşınmaz üzerinde davalı banka lehine ... tarihli, ... yevmiye nolu ipotek verdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu kredi sözleşmesinin arttırıldığı tarihte davacının bankaya gitmediği ve sözleşmedeki kefalete "müteselsil" yazının davacıya ait olmadığı, dolayısıyla bu kefaletin geçersiz olması nedeniyle ipoteğin de geçersiz olduğu iddia edilmektedir. Öyleyse uyuşmazlık; kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersiz olması verilen ipoteğin de geçersiz olması sonucunu doğurup doğurmayacağı noktasında toplanmaktadır TMK.nun 881. Maddesinde de tanımlandığı üzere ipotek, halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacağın güvence altına alınmasıdır. TBK’nın 581. maddesine göre ise kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir. Üçüncü kişi lehine verilen ipotek alacaklı bakımından ayni bir teminat sağlarken, kefalet şahsi teminat sağlar. İpotek ilişkisinde üçüncü kişinin sorumluluğu sadece ipotekli taşınmazın bedeli ile sınırlıdır, ancak kefilin sorumluluğu tüm malvarlığını kapsar. Alacaklı, alacağın tamamını, taşınmazın satışı ile tahsil edemediği takdirde, kefalet ilişkisi söz konusu ise, kefilin diğer malvarlıklarına da başvuru yapabilir. Tapuda kayıtlı bir gayrimenkul üzerinde ipotek ancak Tapu Sicil müdürlüğünde resmi senet şeklinde kurulabilir. Ancak sahteliği ileri sürülebilir ve geçersizliği buna bağlıdır. Davacı tarafın böyle bir iddiası yoktur. Kredi borcunun da tamamen ödenmediği davacı vekili tarafından karar celsesinde açıklanmıştır. O halde, ipoteğin sahteliğini ileri sürülmediğine ve kefaletten kaynaklanan borcun da tamamen kapatılmadığının kabul edilmesine göre; kefaletin ve ipoteğin verdikleri güvencenin yukarıda da açıklandığı üzere birbirlerinden bağımsız olmaları karşısında, diğer bir anlatımla kefaletin geçersizliğinin ipoteğin sıhhatini etkilemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın REDDİNE, Alınması gerekli ....-TL harçtan, peşin olarak alınan ....-TL harcın mahsubu ile kalan ....-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde talebi halinde DAVACIYA İADE EDİLMESİNE, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca davada reddedilen edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ....-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulünce anlatıldı.30/06/2021 KATİP ... (e-imzalıdır) HAKİM ... (e-imzalıdır)