İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/488 E. 2020/679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/488
Karar No
2020/679
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/488 Esas KARAR NO : 2020/679 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/07/2018 KARAR TARİHİ : 22/12/2020 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybedip kayarak, önce orta refüje çarpıp çarpmanın etkisiyle aracın sağ yan kısmı ile orta refüj üzerinde bulunan ışıklı reklam panosunun demir direğine çarpması sonucu tek taraflı, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkili ...'nun oğlu ...'nun kaza sonrasında tedavi gördüğü hastanede iş bu kazadan dolayı vefat ettiğini, sürücü olarak bulunan desteğinden yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına haiz müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın ZMSS poliçesi ile teminat altına alındığını, müteveffanın geride kalan babasının ölenin desteğinden yoksun kaldığını, aracın teminatını sağlayan ... Aş.'den davadan evvel talepte bulunduklarını, ihtarnamenin ... tarihinde tebliğ edildiğini ancak herhangi bir cevap verilmediğini, ödeme yapılmaması sebebiyle davalının ... tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili adına şimdilik ...-TL destekten yoksunluk tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Sigortacının, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin ettiğini, yasa gereği, zarara uğrayanlar, aracın işleteninden talep edebildiklerinden daha fazlasını sigorta şirketinden talep edemeyeceklerini, eğer tazminat talebinde bulunanların, işletenden tazminat talep etmeye hakkı yok ise sigorta şirketinden de tazminat talep etmeye hakkı bulunmadığını, dava konusu trafik kazasında müvekkil şirkete sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile vefat ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ... tarihli ilamı doğrultusunda; destekten yoksun kalan davacıların araç işletenine karşı tazminat talep etme haklarının bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu gereğince de müvekkil sigorta şirketi işletene düşen hukuki sorumluluğu poliçe limitleri dâhilinde üstlendiğine göre, davacıların müvekkil sigorta şirketinden de talep etme haklarının bulunmadığını, kendi kusuru ile vefat eden ...'un kaza anında alkollü olduğunu, sürücünün alkollü olması halinde sigorta şirketinin rücu hakkı doğacağından TBK'nın 135.maddesi uyarınca alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi sebebiyle borcun sona ereceğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... ATM'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında işbu dosyamız ile birleştirme kararı verilerek ilgili dosya dosyamıza gönderilmiştir. Birleşen Antalya ... ATM'nin ... Esas sayılı dava dosyasında, davacı ... vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kazada ölen ...'nun annesi olup, desteğinden yoksun kaldığını, davalı sigorta şirketine ... tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile zararın ödenmesini talep ettiğini, davalının yanıt vermediğini, ... tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...-TL destekten yoksunluk tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi, birleşen dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde de aynı savunmaları dile getirerek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yazısı, tebliğ evrakı, kaza tespit tutanağı,ölü muayene tutanağı, poliçe sureti, davalı vekili tarafından sigorta genel şartları, poliçe sureti, davacıya verilen olumsuz cevap, çeşitli Yargıtay Kararları delil olarak sunulmuş, mahkememizce desteğin ve davacının sosyal ekonomik durumları tespit ettirilmiş, ölenin ücret bordrosu celp edilmiş, ceza mahkemesi dosyası, davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası getirtilmiş, davacının nüfus kayıt örneği dosyamız arasına alınmış, ölenin hastane evrakları getirtilmiş, bilirkişi raporları aldırılarak tüm deliller toplanmıştır. Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve 12/08/2003 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma zararının tazmini istemine ilişkindir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1. maddesinde işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarını karşılamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle sigortacının sorumlu olacağı düzenlenmiştir. Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde; maktülün ..., mağdurun ... olduğu, ...'nun sanık olup taksirle ölüme neden olma suçundan hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu sanığın ölmesi sebebiyle düşme kararı verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen dosya davacılarının murisi ... kaza tespit tutanağına göre ... tarihinde sevk ve idaresinde bulunan araçla yaptığı tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralanmıştır. Kazada yanındaki ... vefat etmiştir. Ceza dosyasındaki hastane ile yapılan yazışma evraklarının, polis tutanaklarının incelenmesinde; ...'nun kaza neticesinde bilinci kapalı şekilde bir süre hastanede yattığı, Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi'nin ... tarihli yazısında ... için trafik kazası sebebiyle nörolojik sekel kaldığı, 4 yıldır yatağa bağlı şekilde yattığı, şuurunun yarı açık ve fakat ifade veremeyecek halde olduğunun belirtildiği, nihayetinde ... tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Kaza tespit tutanağında; sürücü ...'nun ve yanındaki şahsın alkollü oldukları, direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi ve refüjde bulunan reklam panosuna çarpması ile kazanın sürücünün tam kusuru ile meydana geldiği anlaşılmıştır. Davalı vekili davacıların murisinin tam kusurlu olması sebebiyle kendilerinin bir sorumluluklarının bulunmadığını ve ölenin sigortalı aracın sürücüsü olması sebebiyle üçüncü kişi olmadığından zararın teminat dışı olduğunu savunmuştur. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.6 maddesinde destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışı kaldığı açıkça belirtilmiştir. Bu genel şartlar ancak yürürlük tarihinden sonra akdedilen sözleşmelere uygulanabilmektedir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 12/08/2003 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında teminat dışı sayılan haller arasında destek şahsın kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerine yer verilmemiş olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarında da bu zararın muristen geçen bir hak olmaması bizzat hak sahiplerinin şahsında doğması sebepleriyle destek murisin kusurunun hak sahiplerine yansıtılamayacağı ve tazminatta dikkate alınamayacağı kabul edilmiştir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan ... tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve diğer mevzuat hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... karar sayılı ilamında; "...Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine dayanak olarak gösterdikleri zarar; işletenin ölümü sonucunda meydana gelmekle birlikte işleten üzerinde doğan bir zarardan ayrı ve salt onun desteğinden yoksun kalınması olgusuna dayalı, mirasçılık sıfatıyla bağlı olmaksızın uğranılabilen bir zarardır. Böyle bir zararın işletenin kendisinin sahip olacağı hakla bir ilişkisi olmadığı gibi, doğrudan işletenin zararıyla bağlı ve onunla sınırlı bir zarar da değildir. İşletenin ölümü zararı doğuran olay olmakla birlikte, zarar doğrudan üçüncü kişi durumundaki destekten yoksun kalanlar üzerinde oluşmuştur. Buradaki zarar, mirasçıların salt bu sıfatla devraldıkları murislerinin uğradığı ve ondan intikal eden bir zarar olmayıp, destekten yoksun kalan sıfatıyla doğrudan kendileri üzerinde doğan zarardır. Bu zarardan doğan hak desteğe ait olmadığına göre, onun kusurunun bu hakka etkili olması da düşünülemez. Sürücü murisin, ister kendi kusuru ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olmakla, davacıların hakkına, desteklerinin kusurunun olması etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi olanaklıdır..." denilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatının dayanağı olarak gerek 818 sayılı mülga Borçlar Kanununun 45/2 maddesindeki "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazımgelir" hükmü gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ölüm halinde uğranılan zararların örnek olarak sayıldığı 53. Maddesinin 3. Bendinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu nedenle uğradıkları kayıplar tanımı dikkate alındığında destekten yoksunluk zararının muristen geçen bir hak olmayıp bizzat hak sahiplerinin şahsında doğan bir hak olduğu, hakkın şahıslarında doğması sebebiyle sigorta şirketine karşı üçüncü kişi konumunda oldukları bu nedenle ölenin kusurlu olmasının eldeki davayı etkiler bir yönünün bulunmadığı, davalı sigorta şirketi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun aksi yöndeki 01/11/2017 tarihli kararını sunmuş ise de bu kararın oy çokluğuyla alınmış bir karar olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin eski görüşünde bir değişikliğin bulunmadığı anlaşıldığından mahkememizce de Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda ölenin kusurunun 3.kişi sayılan mirasçılara yansıtılamayacağının kabulü ile davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişen savunmaları yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin bir diğer savunması, kazanın münhasıran ölenin aldığı alkol sebebiyle meydana gelmesinden ötürü ödeyecekleri tazminat sebebiyle sigorta genel şartlarının B/4d maddesi uyarınca mirasçılara rücu hakkının doğacağı ve dolayısıyla alacaklı ve borçlu sıfatlarının müvekkilinde birleşeceği ve TBK'nın 135.maddesi uyarınca borcun sona ereceğidir, Gerçekten de; Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 15/08/2003 yürürlük tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigortacının sigortalısına rücu hakkını düzenleyen B.4 maddesinin d bendine göre; Tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay, yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacı ödediği bedeli sigortalısına rücu edebilir. Genel şartların ilgili hükmü dikkate alındığında kazanın münhasıran ölenin aldığı alkol sebebiyle meydana gelmesi halinde davalı sigorta şirketinin ödeyeceği tazminat için davacı mirasçılara rücu hakkı doğacaktır. TBK'nın 135.maddesine göre; Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer. Mahkememizce yukarıda yazılı hükümler çerçevesinde muris sürücü ...'nun aldığı alkolün kazada münhasıran etkili olup olmadığı yönünde inceleme yaptırılmıştır. Bu doğrultuda öncelikle ... ATK Başkanlığı'na müzekkere yazılarak aralarında nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten rapor istenmiştir. ... Adli Tıp İhtisas Kurulu sunduğu ... tarihli raporda özetle; sürücünün aldığı alkolün bireysel farklılıkları elimine edebilecek düzeyde olduğu, bu düzeydeki alkolle seyir halinde bulunan ...'nun aracı emniyetli şekilde sevk ve idare edemeyeceği, kazanın münhasıran alkol sebebiyle meydana gelip gelmediği hususunun kazanın oluşumuna sebep olabilecek diğer koşulların değerlendirilmesi gerektiği, trafik ihtisas dairesi'nden görüş alınmasının uygun olacağı belirtilmiştir. Rapor üzerine mahkememizce ... ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor istenmiş olup, sunulan ... tarihli raporda; kazada murisin tam kusurlu olduğu ve fakat kazanın münhasıran alkol sebebiyle gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun uzmanlık alanları dışında kalması sebebiyle değerlendirme yapılmadığının belirtildiği görülmüştür. Bu arada ... ATK ... İhtisas Kurulu sunduğu rapordan sonra dosyayı doğrudan ... ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderdiği, bu kurul tarafından da ölenin kazada tam kusurlu olduğuna dair ... tarihli raporun sunulduğu, münhasırlıkla ilgili herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmıştır. Kusur raporlarından sonra mahkememizce kazanın münhasıran alkolün etkisiyle oluşup oluşmadığı hususunda nöroloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmıştır. Sunulan ... tarihli raporda; olayın oluş şekli, yol, hava durumu, kaza tespit tutanağındaki veriler dikkate alındığında kazanın oluşumuna etki edecek başkaca bir dış etkenin mevcut olmadığı, sürücünün kaza anında 1.20 promil alkollü olduğu, alkol raporu ve tüm delillere göre kazanın tek başına alkolün etkisi altında meydana geldiği mütalaa edilmiştir. Mahkememizce rapor hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğundan dikkate alınmıştır. Neticeten somut olayda davacıların desteğinin kaza sırasında alkollü olması ve kazanında münhasıran alkol sebebiyle meydana gelmesi nedeniyle sigorta genel şartlarının B/4.d maddesi uyarınca tazminatın teminat dışı olduğu ve sigortacının davacı mirasçılara yansıma yolu ile rücu edebilecek olması nedeniyle alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği, TBK'nın 135.maddesi uyarınca davalı sigortacının tazminattan sorumluluğunun sona erdiği sonuç ve kanaatine varılarak asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, A-Asıl dava yönünden; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...- TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, B-Birleşen dava yönünden; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...- TL harcın davacıdan tahsiline, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. . 22/12/2020 Katip ... (E-İmzalı) Hakim ... (E-İmzalı)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/488, K. 2020/679, T. 22.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-488-e-2020-679-k-5a1e97e3b3c9