İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/157 E. 2025/142 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/157
Karar No
2025/142
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/157 Esas KARAR NO : 2025/142 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin, davalı şirket ile ... tarihinde ... Litre ... alımı konusunda anlaşmış ve sözleşme sözleşme imzalandığını, yazılı sözleşmede sipariş verildiği tarihten itibaren 25 gün sonra ... nın teslim edileceği kararlaştırıldığını, sözleşme haricinde davalı şirket sözlü olarak taahhüt ettikleri tarihte yağın teslim edileceği konusunda tekrar taahhütte bulunduğunu, yağın teslim edileceği tarih olarak denilen ... tarihinde yağlar teslim edilmediğini, daha sonra ... tarihinde sözleşme konusu ... yağının kesin teslim edileceği ifade edildiğini, ... tarihinde ... yağı teslim edilmediği, davacı şirket artık ... yağının kendilerine teslim edilmeyeceği konusunda yeterli kanaat sahibi olduğunu, davalı şirketin kaşesinin ve imzasının olduğu belgede de görüleceği üzere, ..., ... seri no, ... tarihli, ... TL. bedelli çek ve ..., ... seri no, ... tarihli, ... TL. bedelli çek olmak üzere iki adet çek davalı şirkete teslim edildiğini, çeklerin tarihi çok yaklaştığını ve ilk çekin tarihi ... olduğunu, davacı şirketin yaklaşan çek tarihi nedeniyle herhangi bir mağduriyet yaşamaması için bahsedilen her iki çek için, İİK m.72'ye göre mahkemenizin uygun göreceği teminat veya teminat mektubu mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı şirket ile davalı şirket arasında yapılmış olan ... tarihli satış sözleşmesini feshettiğimizin tespitine, ..., ... seri no, ..., ... tarihli, ... TL bedelli ve ..., ... seri no, ..., ... tarihli, ... TL. bedelli çeklerin bedelsiz kalmaları nedeniyle iptali ve borçlu bulunmadıklarının tespitine, yargılama harç ve giderleri ile yasal vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava ... tarihinde Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edilmiş ancak mahkeme ../... E,.../... Karar sayılı gönderme kararında; "dava dilekçesi başlığında Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben dava açıldığı, Mahkememiz esasının bu şekilde kapatılarak esas dosyasının Antalya Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Antalya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine karar vermek gerekmiş" şeklinde hüküm kurarak mahkememize dosyayı göndermiş, mahkememizin .../... sayılı esasına kaydı yapılmıştır. 05 Nisan 2023 tarih ve 32154 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31, 34, 36, 37, 38 ve 41. maddeleri 01 Eylül 2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması 01 Eylül 2023 tarihinden itibaren dava şartıdır. Eldeki dava yukarıda ayrıntısı ile belirtilen düzenlemeler uyarınca 6102 sayılı T.T.K.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A maddesine göre arabuluculuk dava şartına tabi davalardandır. Arabuluculuk Yasası 18/A maddesi 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı olarak yürürlüğe giren zorunlu arabuluculuk müessesi, uyuşmazlık taraflarına her türlü iletişim yolu ile ulaşıldıktan sonra, tarafların arabuluculuk zemininde anlaşamaması üzerine dava açılabileceğini öngörmüştür. Açılan davada, anlaşamamaya ilişkin son oturum tutanağı, tarafların iradelerinin yansıtıldığı belge niteliğindedir. Arabuluculuk aşamasında, somut olaydaki gibi başvuru ile aynı gün dava açılmış olması halinde dava şartının yerine getirildiği kabulü arabuluculuğu taraflara ulaşmadan olumsuz neticelendirilen göstermelik bir işleme dönüştürür. Anlaşmazlık tutanağı imzalanmadan taraflar anlaşmazlık yönündeki iradesini beyan dahi etmeden dava açılması söz konusu olduğunda arabuluculuk başvurusunun tamamlandığından bahsedilemeyecektir. Nitekim Yukarıda yer verilen Arabuluculuk Yasası 18/A maddesi 2. Fıkrası da dava tarihi itibariyle anlaşmama tutanağının imzalanmış olmasını açıkça şart koşmuştur. Buna göre davacı vekilinin arabuluculuğa başvurduğu, sürecin ... tarihinde şeklen başladığı, aynı gün dava açıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle son anlaşmazlık tutanağı imzalanmadığı davacı yanca ikrar edilmekle; kanunda belirtilen son tutanağın sunulmasına yönelik bir haftalık kesin verilmesinin de sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davanın usulden reddi gerekir. Davacı yanın arabuluculuk süresi tamamlanana kadar telafisi zor zarar doğmaması bakımından değişik iş esası ile uyuşmazlığı görecek mahkemeden tedbir talep etme hak ve imkanı bulunduğundan, işin aciliyeti gerekçesi ile başvurusunu tamamlamadan dava açması yukarıda anlatılan düzenlemelere aykırılık teşkil etmekle gözetilemez. Yine her ne kadar dava Asliye Hukuk Mahkemesinden gönderilmiş olsa da davanın Asliye Ticaret Mahkemesine açıldığı sehven Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi edildiği anlaşılmakla görevsiz mahkemeden gelen dosyaya ilişkin yargı içtihatları da somut olaya uygulanacak mahiyette olmadığından göz önünde bulundurulmamıştır. Anlatılan nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur: HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile artan ... TL harcın istemi halinde davacı tarafa iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.03/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/157, K. 2025/142, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-157-e-2025-142-k-37f87f46adb5