İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/685 E. 2021/369 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/685
Karar No
2021/369
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/685 Esas KARAR NO : 2021/369 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/12/2020 KARAR TARİHİ : 04/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle: Davalının müvekkil şirkete muaccel borcu bulunduğunu, ... Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli ihtarnamesi ile davalıya ödeme yapması gereği bildirilmiş olmasına rağmen davalının Antalya ...Noterliği ... yevmiye numaralı ... tarihli cevap ihtarnamesinde müvekkil şirket adına borçlarının bulunmadığını öne sürerek alacağı ve ferilerini ödemekten imtina ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketin ... Operatörü ve Türkiye temsilcisi olan ve imzaladığı sözleşmeler gereği ... A.Ş. ile çalışmış olup dolayısıyla ... A.Ş. ile ticari ilişki içinde bulunduğunu, davalının ıslak olarak imzaladığı avans kullanım sözleşmesi nedeniyle müvekkilinin ... Operatörü firmasından olan ve muaccel hale gelen alacağından sorumlu olduğunu, taraflar arasında ticari ilişki devam etmekteyken ... Operatörünün ... tarihinde İngiltere’de iflasını açıklamış bulunduğunu, ... Operatörü’ nün iflasını açıklamış bulunması dolayısıyla, ... A.Ş., ... Operatörü’ nün Türkiye temsilcisi olarak imzaladığı Avans Kullanım Sözleşmesi gereği mevzuat nedeniyle cari hesap alacaklarının muaccel hale geldiğini, ...firması ile imzalanan sözleşmeye taraf olması ve davacı müvekkil ile avans kullanım sözleşmesi imzalanmış olması nedeniyle davalı yanın borcun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, davalı taraf müvekkil şirkete olan borcunu ödemekte temerrüde düştüğünü. alacağa temerrüt tarihinden itibaren işletilmesi gereken temerrüt faizi işleyecektir ve ayrıca TBK 118. maddesi uyarınca temerrüde düşen davalının müvekkilin uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davanın kabulü ile ... GBP(İngiliz Sterlini) müvekkil şirket alacağının fer’ileri ve temerüt tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte vade veya fiili ödeme günündeki rayiç bedel üzerinden TL olarak ödenmesini talep etme hakları saklı olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, temerrüde kusuru ile düşen davalı aleyhine TBK 118 uyarınca gecikme tazminatının hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin dava dışı ...isimli uluslararası tur operatörünün de TTK 102/1.maddesi kapsamında ...In ... Limited ile aralarında addedilen acentelik sözleşmesi doğrultusunda uzun yıllar acenteliğini yapmış olup, huzurdaki davada da sadece acente sıfatını haiz olmasına rağmen usul ve yasaya aykırı şekilde doğrudan davalı sıfatıyla taraf gösterildiğini, TTK'da acenteye müvekkilini davada temsil etme yetkisinin tanınmış olmasının taraf sıfatının da acenteye hasredildiği anlamına gelmediğini, bu sebeple her ne kadar dava dilekçesinde davalı olarak acente konumundaki müvekkil şirketin doğrudan muhatap gösterilerek şeklen davanın tarafı haline getirilmeye çalışmış ise de davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının huzurdaki davada iddia ve talep ettiği alacağın aslında, doğrudan davacı ile ...arasında akdedilen Ana Sözleşme niteliğindeki bir "Pazarlama ve Kullanım" sözleşmesine dayanmakta olup dilekçe ekinde Mahkemeye sunduklarını, Pazarlama ve kullanım Sözleşmesi incelendiğinde ise; Sözleşmenin tümünde yer alan"İş bu sözleşme ... ... Lımıted (....) ile ... 'nın (mülk sahibi) ... A.Ş arasındaki pazarlama ve kullanım sözleşmesi" şeklindeki ifade ile sözleşmenin yegane taraflarının ...ve Davacı şirket olduğunun açıkça ifade edildiğini, davacı tarafça da tüm bu hususlar gayet iyi bilindiğniden ve davaya konu alacağın asıl dayanağı, davacı ile dava dışı ...arasında akdedilen ana sözleşme niteliğindeki Pazarlama ve Kullanım Sözleşmesi iken iş bu sözleşmeden detaylı olarak hiç bahsedilmediğini, bunun yerine kendince müvekkil şirketi borçlu/davalı taraf addedebilmek amacıyla ek sözleşme niteliğindeki Avans Kullanım Sözleşmesi'ne vurgu yapılarak hedef şaşırtmak istenildiğini, neticeten öncelikle husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya konu borcun doğumunun, davacı alacaklı ile ....'a izafeten acente ... A.Ş arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklandığı anlaşılmıştır. TTK nın acentenin yetkileri başlıklı 105. Maddesinde; "(1) Acente , aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir. Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir. (3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz." Hükmüne yer verilmiş olup, acentenin bu maddenin 1. fıkrası gereğince yapmış olduğu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı müvekkili adına dava açılabileceği ve kendisine karşıda aynı sıfatla dava açılabileceği hususuna yer verilmiş olup acentelere doğrudan doğruya yani asaleten dava açılamayacağı acentelerin doğrudan doğruya sorumlu olmadıkları ancak acenteliklerini yaptıkları firmalara izafeten dava açılabileceği ve acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye'de açılacak olan davalar sonucunda alınan karaların acentelere uygulanamayacağı belirtilmiş olduğundan, davalının pasif husumet ehliyeti olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.04/06/2021 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/685, K. 2021/369, T. 04.06.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-685-e-2021-369-k-6f6977848bf0