İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/176 E. 2020/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/176
Karar No
2020/229
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/176 Esas KARAR NO : 2020/229 DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/04/2020 KARAR TARİHİ : 17/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... günü Müvekkili ..., kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...’nın yönetimindeki motosikletin çarpışması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkiline ait aracın zorunlu mali mesuliyet sigortası davalılardan ... A.Ş tarafından genişletilmiş kasko poliçesi ise diğer davalı ... A.Ş. tarafından yapıldığını, İşbu kaza sonucu müvekkili hakkında Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, ... tarihinde tarafımızca verilen cevap dilekçesinde davanın sigorta şirketine ihbar edilmesi talep edilmiş, mahkemenin ... tarihli duruşmasında davanın sigorta şirketine ihbarı kabul edildiğini, Ancak sigorta şirketi tarafından davaya herhangi bir cevapta bulunulmadığını, trafik kazasının meydana geldiği tarih itibari ile müvekkiline ait araç ... poliçe no’lu ... tanzim , ... başlangıç, ... bitiş tarihli ... Poliçesi başlıklı genişletimiş kasko ile sigortalı olup, poliçe klozunda maddi ve manevi yönden teminat bulunduğunu, Yargılama aşamasında; Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı verilen kararda ... maddi/... manevi tazminata hükmedilmiş ve davacı tarafça Antalya ...İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında takibe konulduğunu, Takibe konu dosya borcu toplam ... TL borç müvekkili tarafından icra dosyasına ödendiğini, Öncelikle Sigorta şirketlerine başvurulduğunu, Ancak sigorta şirketleri tarafından ödemeye yönelik herhangi bir sonuç alınamadığını, daha sonra ... tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri de ... tarihinde anlaşamama yönünde sonuçlandığını, bu nedenlerle yargılama giderlerininde davalılardan müştereken müteselsilen alınmasını talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça ikame edilen dava anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açılmış olduğundan zamanaşımı itirazlarının doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesinde Yapılan Değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, başvurunun tam yapılması gerektiğini, Buna göre zarar görenler öncelikle Sigorta Kuruluşu’na zararının giderilmesi için başvuruda bulunacak, bu başvurunun üzerinden 15 gün geçmesine rağmen başvuruya herhangi bir cevap verilmemesi, olumsuz cevap verilmesi veya verilen cevabın (ödenecek tazminatın) talebi karşılamadığı hususunda uyuşmazlık bulunması halinde zarar görenler dava hakkını kullanabileceğini, Her ne kadar başvuran tarafça müvekkil Şirket’e söz konusu zararın giderilmesi için başvuru yapıldığı iddia ediliyor olsa da, zararın tespiti açısından gerekli olan tüm evraklar müvekkili Şirket’e iletilmediğini, İşbu evrakların eksik olması sebebiyle müvekkili Şirket’çe herhangi bir tespit yapılamadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ve ödeme yapmış olduğu, dava dışı şahıslara ait sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesi hukuken mümkün olmadığı, kaza ile meydana gelen araz arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususunun ve ödeme yapılan dava dışı şahısların maluliyet oranının adli tıp kurumu ... İhitsas kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, Ödeme yapılan dava dışı şahıslara ait davacı tarafça dosyaya sunulan bir takım hastane kayıtları ile sağlık raporları; objektif değerlendirmelerden uzak ve Mahkemeniz kararına dayanak teşkil edemeyecek nitelikte olduğunu, dosyada kusur oranlarının tespiti için herhangi bir rapor alınmamış olduğundan, en doğru ve geçerli tespitin yapılabilmesi için hem adli tıp trafik ihtisas dairesinden hemde karayolları genel müdürlüğü fen heyetinden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması zorunluluk arzettiğini, davacının ödeme yapmış olduğu şahısların motosiklette kaza sırasında kask ve koruyucu kıyafet giyip giymediği tespit edilmediğini, davacının kask ve koruyucu kıyafet giymemesi durumu müterafik kusur sayılacağından bu hususun tespiti gerektiğini, gerekli koruyucu önlemleri almadığının tespiti halinde davacı lehine hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, Bu nedenle, huzurdaki başvuruya konu kazada da, davacının kask ve diğer güvenlik önlemlerini alıp almadığının göz önüne alınarak kusur incelemesi yapılmasını talep ettiğini, müvekkili şirket poliçe dahilinde savacı tarafın ödeme yapmış olduğu dava dışı şahısların geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, mahkemeniz nezdinde yapılacak yargılama sırasında, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve teminatlar tespit edilerek, müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir teminattan mahsup edilmesi gerektiği son derece açık olduğunu, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müsteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemelidir. Gerçekten de, haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle maddi tazminat talebiyle ikame edilen başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, Öncelikle, zamanaşımı def’imiz dikkate alınarak, Sayın Mahkemeniz nezdinde ikame edilmiş olan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe Eldeki dava zmms ve kasko sigorta sözleşmesine dayalı maddi tazminat talebidir. Davacı geçirdiği kaza nedeniyle kendi aracının zmms ve kasko sigortacısı olan davalılara tazminat davası açmıştır. Görev hususu kamu düzeninden olup davanın her aşamasında gözetilmek durumundadır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalada tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davacının ticari amaçla hareket etmediği bu haliyle tüketici olan davacının davalılar ile akdettiği sigorta sözleşmesine dayalı olarak açtığı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği göz önüne alınarak davada görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin Görevsizliğine; karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Nöb. Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Yargılama giderlerinin görevli mahkemesince takdir edilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı.17/06/2020 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/176, K. 2020/229, T. 17.06.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-176-e-2020-229-k-6475cbfb7b8b