İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/7 E. 2020/129 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/7
Karar No
2020/129
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/7 Esas KARAR NO : 2020/129 DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/01/2019 KARAR TARİHİ : 18/02/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından müvekkili aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalı kuruma karşı anılan kredi dahil herhangi bir sebepten kaynaklanan borcu bulunmadığını, takibe konulan kredinin usulsüz olup hiçbir zaman müvekkili uhdesine geçmediğini, müvekkilinin ...'un iş yerinde işçi olarak çalıştığı dönemde, ...'un müvekkilini ...'la tanıştırdığını ve kredi çekilmesi için müvekkiline baskı uyguladıklarını, bunun üzerine müvekkilini esnaf gibi göstererek ... kaydettirip müvekkil adına kredi çektiklerini, müvekkilinin anılan kredileri hiçbir zaman kullanmadığını, kredilerin kooperatifin yönetimindeki bazı kişiler tarafından dolaylı olarak kullanıldığını, bu kredi kullanımlarının yargıya intikal ettiğini ve yapılan yargılama sonucunda kredilerin müvekkili tarafından kullanılmadığı ve hiçbir zaman kredilerin uhdesine geçmediği, kredilerin kimler tarafından kullanıldığı, gerçek borçlularının kimler olduğu ortaya çıkarıldığını ve sair nedenlerle davanın kabulü ile davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının arabulucuya başvurmadan huzurdaki davayı açtığını, bu sebeple davacının davasının dava şartı eksikliğinden usulden reddi gerektiğini ayrıca davacın husumet sebebiyle reddi gerektiğini, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 62. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyeleri kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan şahsen sorumlu olduklarını, bunların sorumluluğu cihetine gidilebilmesi için bu hususun ispatının ise zararı iddia eden tarafa düştüğünü, davacının zararını kanıtlamak kaydıyla, yönetim Kurulu üyelerine veya ilgili kişiye husumet yönetmesi mümkün olduğunu, iddialar karşısında müvekkil Kooperatifin davacıya karşı sorumluluğu bulunmadığını, davacının kendi rızası ile kredi sözleşmesini imzaladığını ve krediyi kullandığını, davacının antalya ... ağır ceza mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasına dayanarak müvekkil kooperatife borçlu olmadığına ilişkin iddiası kabul edilebilir olmadığını ve sair nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra dosyasının tetkikinden: Alacaklı ... vekili tarafından borçlular ... aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, örnek 7 ödeme emrinin davacı-borçlu ...'a tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. Antalya ... ACM.nin ... K sayılı kararının tetkikinden; Müşteki -mağdurların ... dahil olmak üzere birden çok sanığın görevi kötüyü kullanma, 1163 sy hükümlerine aykırılık, nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından cezalandırılmaları talebi ile dava açıldığı, gerekçeli kararın 18. Sayfasında dosyamız davacısı ...'ın da ismi belirtilmek suretiyle toplam ... üyenin kredisinin sanıklar ... ve ... tarafından dolaylı olarak kullanıldığı, sanıkların bu kredileri kullanabilmek için gerçekte esnaf olmayan ev hanım, işçi vs. kişilere vergi kayıtları açtırılıp , ardından da yüksek limitli krediler kullandırdıklarını, herhagi bir teminat alınmadan, birbirlerine kefil yapıldıklarını, kefil olan ve kredi kullananların birbirlerini tanımadıkları, tüm bu işlemlerin banka görevlisi ...'ün de iştiraki ile gerçekleştirildiği, ... ve ...'ın kendilerine kredi karşılığı elden ödeme yapan şahıslara imzalı belgeler vermelerine rağmen bu tutarları kredi hesaplarına yatırmadıkları, mal edindiklerinin belirlendiği ve bu eylemlerinin zimmet suçunun unsuru olarak kabul edildiği, sonuç olarak ta ... ve ...'ın zimmet, diğer sanık ... ile beraber nitelikli dolandırıcılık, ...'in ayrıca görevi ihmal, ...'nun ayrıca görevi kötüye kullanma ve 1163 sy.muhalefet suçlarından mahkumuyetlerini karar verildiği, diğer bir kısım sanıklar hakkında da mahkumiyet kararları verildiği, kararın henüz istinaf aşamasında olduğu belirlenmiştir. ... Şube müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; ... tarihli ... TL bedelli davacı ... tarafından alınan işletme kredisine ait tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, kredinin davacı ... a ödenmesine ilişkin dekont örneği ve taksitlerin kimin tarafından ödendiğine dair bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, gelen müzekkere cevabında ; ...'ın bankalarından ... tarihinde kullanmış olduğu ... nolu kredi nedeniyle ... TL lik kısmının ekli dekontta ... tarafından nakit çekildiği, ... TL lik kısmının ekli dekontta görüldüğü gibi ...'a gönderildiği bildirilmiş ve ayrıca müşteriye ait hesap hareketleri extresi gönderilmiş, yine kredi sözleşmesinin bir örneği, kooperatifin müşterek ve müteselsil kefaletini içerir kefalet şerhinin bir örneğini gönderilmiştir. Davacı, Kooperatif tarafından aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı iddiası ile İİK 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açmıştır. Menfi tespit davasında, dava dışı banka ile yaptığı " Kooperati Kredileri Sözleşmesi" altındaki imzaya bir itirazı yoktur, yine davacı tarafından ... çekilen bu krediye davalı Kooperatifin müşterek ve müteselsilen kefil olduğu, çekilen kredinin 4. ve 6.taksidinin ödenmemesi üzerine bankanın yetkisini kullanarak Kooperatifin mevduat hesebından bu tutarları çektiği ve bu nedenle Kooperatifin kredi borçlusu ile diğer kefiller aleyhine takip başlattığı taraflar arasında ihtilafsızdır.Davacı sadece bankadan alınan kredinin hiçbir şekilde kendi eline geçmediğini, çekilen bu paraların kooperatif yönetimindeki bazı kişilerce dolaylı olarak kullanıldığını, yanında çalıştığı ...'un kendisini ... ile tanıştırdığını , bu ikisinin kredi çekmesi için üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek takibe konu borçtan kooperatif yetkililerinin de ağır ceza mahkemesince mahkumiyetlerine karar verildiğinden bahisle borçlu olmadığını iddia etmektedir. Dava dilekçesinde ismi geçen ...'un ( bankadan gelen kayıtlara göre çekilen paranın bir kısmı bu şahsa havale edilmiştir) ceza mahkemesi yargılamasında hiç bir sıfatla isminin geçmediği görülmüştür. Yine mahkeme gerekçeli kararında sanık kooperatif yetkililerinin üyelerce ödenen taksitlerin kredi hesabına geçirilmediği, kendilerince maledinildiğinden bahsedildiği görülmektedir. Davalı , davacı ile dava dışı kooperatif yetkililerin kooperatif adına olmayan, kendi adlarına gerçekleştirdikleri şahsi eylem ve işlemlerden sorumlu tutulamayacağı ortadadır. Sonuç olarak davacı, kooperatifin kefaleti ile bankadan kredi çekmiş, ödenmeyen kredi taksitleri nedeniyle kooperatifin mevduat hesabından takibe ve davaya konu kredi taksitleri bankaca re'sen tahsil edilmiş, kooperatif ödeme yaptığı bu miktar kadar rücu hakkına sahip olması nedeniyle krediyi çeken asıl borçlu davacı ve diğer kefiller hakkında ilamsız icra takibi başlatmıştır. Davacı tarafından çekilen kredi nedeniyle bankaca kendisine verilen nakit paranın ne şekilde tasarruf edildiği, yada davacının elindeki bu paranın üçüncü bir kişi tarafından hukuka aykırı yollarla mal edinilmesi davalı kefilin rücu hakkı ile ilişiklendirilemez. Bu halde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini sağlayacak yasal bir neden bulunmadığı açıktır, anlatılan nedenle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE. 2-Mahkememiz tedbir kararında hüküm altına alınan teminatın yatırılmaması nedeniyle tedbir kararının infaz görmediği anlaşılmakla, davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, 3-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.18/02/2020 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/7, K. 2020/129, T. 18.02.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-7-e-2020-129-k-4aff15ae3170