İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/697 E. 2024/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/697
- Karar No
- 2024/174
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/697 Esas KARAR NO : 2024/174 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2019 KARAR TARİHİ : 05/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan), Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: .../... mahallesinde kendi adına kayıtlı olan ... dönüm taşınmaz üzerinde kurulu ... dönüm serada ve diğer davacı eşi ... adına kayıtlı .../... ve ...’da bulunan ... dönüm serada sebze üretimi yaparak geçimlerini sağladıklarını, ... tarihine kadar aynı halde komisyoncu ...’e ürün teslim etmekte iken ... tarihinden itibaren davalı şirkete ürün teslim etmeye başladığını, davalı şirket tüzel kişiliği ve şirketin ortağı müdürü ... adına ... bono verdiğini, ... ilçesinde dönüm arazinin tapusunu verdiğini, ... ilçesinde kaim ... ve ... mahallelerinde bulunan .. taşınmazın tapularını verdiğini, kendisine ürün teslim ettiği halde hesabına hayali ödeme rakamları girerek kendisini borçlandırdıklarını, kendisinden gerçekte yaklaşık ... alacaklı iken bonolarını ve tapularını ve ürün teslim bedeli alacaklarını tarafına ödemediklerini, tüm yapılan işlemlerden dolayı kendisine yaklaşık bugüne kadar ... ...’e ödediği ve teminat olarak aldığı iade etmediği ... bonodan dolayı bakiye ..., ... ödediği halde ... TL bono aldığı ve bakiyesinden ... ve hiç karşılıksız aldığı ... bono bedelinden dolayı şahsından toplam ... faiz tahsil ettiğini, ayrıca tapularını alarak iade etmediğini, senetlerin ve verilen tapuların karşılığında kendisi adına ve şirket adına kredi kullandığını, söz konusu taşınmazların teminat olarak verildiğini, tarafına yapılan ödemelerin tamamının teslim ettiği ürünlerin bedeli ile ödendiğini, dolayısıyla bonolar ve tapuların karşılıksız kaldığını, yapılan bu işlemlerin 2011 yılında başlayıp 2015 yılı ve hatta 2016 yılı dahil devam ettiğini, şirket tüzel kişiliğine ürün teslim ettiği halde tarafına yapılan ödemeler teslim ettiği ürün bedellerinde mahsup edilmek üzere verildiği halde bonoların şirket adına tapuların ise şahıs adına alındığını, şahıs adına alınan tapuların ise şirket adına alınan krediler karşılığında teminat olarak verildiğini, taşınmazların bedellerinin tarafına ödenerek alındığı iddia edilecek olunursa tarafına ödendiği iddia edilen tutarların nereden ne şekilde temin edildiğinin ispatı gerektiğini, her ne kadar tapu satışlarında ödemenin banka veya benzer kurumlardan geçmesi mecburiyeti yoksa da ödemeyi yapan kişini bu ödemeyi ne şekilde temin ettiğini ispat etmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazların değeri ile tarafına yapılan ödemeler karşılaştırıldığında arada çık büyük fark olduğunu, kendisinin teslim ettiği ürün bedellerinin zaten borcunun tamamını karşıladığını, bonoların ve tapuların tarafına iade edilmeyerek borçlu gösterildiğini, davalının tefecilik yapmak suretiyle kendisi ve eşinden elde ettiği haksız çıkarların sözde dayanağı görünen bonoların bedelsiz olduğunu davalıya borçları olmadığını, ayrıca davalının tefecilik yaparak bedelsiz olarak elde ettiği taşınmazların iadesi gerektiğini, İddia ederek, ... ve diğer davalı şirket tüzel kişiliğine icra takibine konu edilen senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının saptanmasına haksız ve kötü niyetli davalının asıl alacağın %20’si oranında tazminatın alınarak taraflarına verilmesine, haciz baskısı altında haksız ve yersiz olarak davalıya yapılan tapu devirlerinin iptaline, davacılar adına tesciline, ürün tesliminden dolayı şimdilik 10.000,00TL fazlaya ilişki hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davalının diğer davalı şirket tüzel kişiliğinin %50 ortağı olup toptancı halindeki meyve ve sebze alım satım faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, davalının yaptığı iş kapsamında birçok müstahsiline, hem maddi olarak hem de manevi olarak müstahsilinin yanında olmak amacıyla yardımcı olmak için, zirai hususlarda(fidan-ilaç-gübre,..vs) alım yapılabilmesi için finans sağladığını, müstahsil/çiftçilerin de bunun karşılığında hasat zamanı, ürünlerini komisyonculara getirerek borçlarını ödediklerini, bu kapsamda davacılara da yüklü miktarda ödeme/finans kaynağı temin ettiğini, ve verdiği ödemelere karşılık bono aldığını, nitekim davalının davacılara gerek yardımcı olmak gerek geçimlerini daha rahat biçimde sağlayarak daha iyi refah seviyelerinde yaşayabilmeleri için davacılara borç para vermesinin yanı sıra çiftçilik mesleğinin icrası için gerekli olan birtakım masraflarını da karşıladığını, Örneğin; davalının davacıların serası için gerekli olan fideyi, naylonu, ilaç ve gübreyi aldığını, serasında çalıştırdığı işçilere ücretini elden ödediğini, davacıların dava dilekçesinde kabul ettiği gibi- ... Bankası kredisi için bankaya davacıların ödemesi gereken miktarı ödemek adına parça parça, yaklaşık ... TL yatırdığını, ayrıca davalının davacı ...'ün -dava dilekçesinde de kabul ettiği gibi- ...'e olan ... TL borcunu da ödediğini, görüldüğü üzere davalının davacılara 2009 yılının ilk aylarından 2015 yılına kadar gerek maddi gerekse de manevi destekte bulunduğunu, davacı borçluların davalıya olan borcundan ötürü ... TL bedelli 3 adet bono senedi verdiğini, senet bedelinin vadesinde ödenmemesinden ötürü borçlar kanunun alacaklı davalıya tanıdığı imkan dahilinde cebri icra yoluyla alacağın tahsili için Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ..., ..., ... Esas sayılı dosyaları ile icra takibine başlandığını, davacıların açmış olduğu işbu davanın haksız olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun açılan bu davanın reddinin gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde söz konusu bononun teminat amaçlı verildiğini iddia etmişlerse de, dava dilekçesinin tamamının soyut ve mesnetsiz iddialar olduğunu, zira takip konusu bononun üzerinde teminat olduğuna dair herhangi bir kayıt bulunmamakla beraber davaya konu bononun teminat için verildiğine veya herhangi bir sebeple borçlu olmadığına dair davacı tarafın HMK 200. maddeye göre herhangi bir usule uygun ve yazılı delil sunmadığını, hukukumuz da kambiyo senetlerinde soyutluk (mücerretlik) ilkesinin geçerli olduğunu, kambiyo senedini(bonoyu) alan kişinin düzenleyenden bir alacağı olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, kambiyo senetleri doğumlarına neden olan hukuki işlemle bağlı olamayan senetler olduğunu, borçlunun temel ilişki ne olursa olsun borcunu ödemek için kambiyo senedi(bono)kullandığında, asıl borç ilişkisi dışında yeni bağımsız kambiyo ilişkisinin doğmakta olduğunu, tüm bu açıklamalar ve YARGITAYIN YERLEŞMİŞ İÇTİHATLARI ışığında davacının söz konusu bonoyu teminat olarak verdiğini ve bononun bedelsiz olduğu yönündeki iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini, ayrıca, davacıların Antalya ...İcra Hukuk Mahkemesi ... E. - ... K. Sayılı dosyası ile Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibe karşı Takibin İptali için dava açtıklarını, bu davada ... adına atılan imza BASİT İMZA, yani aidiyeti tespit edilemediği için borçlu lehine yorumlandığını ve ... açısından davanın kabul edildiğini, bu bağlamda ... adına geçerli bir takip ve icra dosyası olmadığı için ... açısından davanın usulden reddi gerektiğini, başka bir husus da; dava konusu ... E. Sayılı dosyanın alacaklısının ..., ... VE ... sayılı dosyaların alacaklısının ... şirketi olduğunu, davacı ...’in bütün dosyalarda borçlu olduğunu, ...’nin tek dosyada borçlu olduğunu (ancak ...' nin bu dosyası da ... açısından İPTAL olduğunu,) yani davanın yanlış açıldığını, davaların ayrılması ve/veya reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen taşınmazların icra dosyalarına konu edilen bonolarla ilgisi olmadığını, söz konusu taşınmazların bir kısım borçlarına ve ayrıca bedelleri ödenmek suretiyle alındığını, açıklanan tüm bu olaylar çerçevesinde davalının hukuka aykırı herhangi bir eyleminin olmadığının açıkça ortada olduğunu, davalının kambiyo senedi ilişkisinden doğan alacağı için borçluların borcunu ödememesi üzerine yapılan cebri icra hakkını usulüne uygun şekilde yürüttüğünü, davacılar tarafından yıllar sonra bu davanın açılmış olmasının dahi kötü niyetin göstergesi olduğunu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ... Ltd. Şti. vekili tarafından borçlular ..., ... aleyhine ... bedelli bono, ... TL işlemiş faiz, 750,00 TL komisyon olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ...Ltd. Şti. vekili tarafından borçlular ..., ... aleyhine ... bedelli bono, ... TL işlemiş faiz, 750,00 TL komisyon olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasının tetkikinden; Alacaklı ... Şti. vekili tarafından borçlular ..., ... aleyhine ... bedelli bono, ... TL işlemiş faiz, 750,00 TL komisyon olmak üzere toplam ... TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/08/2021 tarihli raporda özetle; "1-İş bu davada davalı olan ... Ltd tarafından iş bu davada davacı olan ... ve dava dışı ... aleyhine 20.02.2012 vadeli bono alacağına karşılık 28.08.2014 tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmıştır. 2-İş bu davada davalı olan ... tarafından iş bu davada davacı olan ..., ... ve ... aleyhine 20.12.2011 vadeli bono alacağına karşılık 29.08.2014 tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmıştır. 3-İş bu davada davalı olan ... Ltd tarafından iş bu davada davacı olan ... ve dava dışı ... aleyhine 10.01.2012 vadeli bono alacağına karşılık 28.08.2014 tarihinde Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile aşağıdaki şekilde icra takibi başlatılmıştır. - 4-Davalı ... Ltd. Şti’nin ibraz edilen 2011 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, 2012,2013,2014,2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu, 5-Davalı ... Ltd. Şti tarafından ibraz edilen ticari defter kayıtlarında cari hesap adı verilmeden gün bazında toplu olarak müstahsillerin işlenmiş olmasından ötürü davacı ... tarafından sunulan müstahsil makbuzlarının teyidinin yapılamadığı, davalı şirket kayıtlarında 11.11.2011 tarihinde davacıdan nakit ödeme yapılarak ... değerinde bir arsa alımı yapıldığı görülmüş olup 2011 yılında ayrıca davacı tarafından davalı şirkete 40.000,00TL ödeme yapıldığı kaydı ile 2012 yılında da davalı tarafından davacıya yapılan 4.000,00TL bir ödeme dışında bir kayda rastlanmadığı, davalı şirket kayıtlarında cari hesaplar muhtelif müşteriler şeklinde tutulduğundan ancak açıklamalardaki davacı adı yazan kayıtlardan bu tespitlerin yapılabildiği, icra takibine konu edilen davalı şirket adına olan iki adet ...’lik bononun davalı şirket kayıtlarında yer almadığı, 6-Davacı tarafından davalı şirkete 2011-2013 yılları arasında mal olarak teslim edilen ürünlerin toplamı ... olarak hesaplanmış olup davalı şirket defterlerinde detaylı cari hesap tutulmadığından bu müstahsiller karşılığında davacıya ne kadar ödeme yapıldığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı, 7-Davalı şirket ticari defterlerinden davalı şirket tarafından davalı aleyhine iki adet senet için başlatılan takip ile ilgili davacının borçlu olup olmadığının tespitinin yapılması mümkün olmamış olup tüm icra takipleri açısından borç/alacak tespiti yapabilmek için davalı şirket ve davalı şahıs tarafından davacıya yapılan ödemelere ait belgelerin sunulması gerektiği, yine davacı tarafça da müstahsiller dışında kalan davalı şirkete ve davalı şahsa yapılan geri ödemelere ait evrakların sunulması gerektiği dosya içerisindeki belge ve bilgiler ile davalı şirket defterlerinden borç/alacak tespiti yapmamın mümkün olmadığı" kanaat ve sonucuna varılmıştır. Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi , ... mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "Dava konusu taşınmazların mahallinde yapılan incelemeler dahilinde, tarıma elverişliliği, sulama suyu temini imkanları, yerleşim merkezine mesafesi, alt yapı ulaşım olanakları, toprak yapısı, yol cepheleri ve değerine etki eden tüm faktörler göz önünde bulundurularak serbest piyasa alım satım rayiç bedelleri üzerinden değerlendirilmiş olup aşağıda tabloda, Dava tarihi üzerinden Yi-Üfe (Yurt içi üretici fiyat endeksi) ile Devir Tarihi, İcra Takip tarihi ve Senet Tanzim tarihi bedelleri hesaplanmıştır. Belirlenen bedellerin piyasa rayiç bedelleri karşılayacağı, taşınmazların talep edilen tarihler itibariyle bedelleri -Dava tarihi itibariyle toplam bedelinin ....TL olacağı, -İcra takip tarihi itibariyle toplam bedelinin ...TL olacağı, -Tapu Devir itibariyle toplam bedelinin ....TL olacağı, -Senet tanzim tarihi itibariyle toplam bedelinin ... TL" olacağı görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/08/2022 tarihli ek raporunda özetle; "1-... E sayılı takibe konu ...’lik senedin vadesinin 20.12.2011 olduğu görülmüş ödemelerin düşülmesi ile yapılan hesaplamada ... ... Mah. ... parsel sayılı taşınmaz için davalı kayıtlarına göre yapılan ödemelerin esas alınması ile yapılan hesaplamaya göre, -... E sayılı takibe konu ...’lik senedin tamamının faizleri ile birlikte ödenmiş olduğu bu senetten dolayı davacıların borçlu olmadığı-... E sayılı takibe konu ...’lik senetten dava tarihi itibari ile ... asıl alacak ... işlemiş faiz olmak üzere toplam ... borç kalacağı 2-... ... Mah. ... parsel sayılı taşınmazın değer tespiti için yapılan bilirkişi incelemesinde devir tarihi 03.11.2011 itibari ile ... ... Mah. ... parsel’in belirlenen ...’nin ödeme olarak esas alınması ve müstahsil teslimlerinin ödeme olarak esas alınması durumunda, -... E sayılı takibe konu 20.12.2011 tarihli ...’lik senetten takip tar ihi ile herhangi bir borcun kalmayacağı -28.06.2013 itibari ile ... E sayılı takibe konu 20.02.2012 tarihli ...’lik senedin tümünün ödenmiş olduğu yani borcun kalmayacağı" kanaat ve sonucuna varılmıştır. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 06/02/2023 tarihli 2. ek raporunda özetle; "1-Davacının 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde sunduğu müstahsil makbuzları örnekleri tekrar incelemeye tabi tutulmuş olup 2010 yılı müstahsil makbuzlarının dikkate alınmadığı itirazı değerlendirilerek yapılan incelememizde okunaklı olan makbuzların incelenmesi ile 2010-2013 yılları arası davacının davalı şirkete müstahsil teslimleri tutarının ... olduğu,(okunamayan makbuzlar ve ...’e ait makbuzlar dikkate alınamamıştır.) 2-Sayın mahkemenizin 13.12.2022 tarihli celsede senet vade tarihi önce olan Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası esas alınmak suretiyle davacının davalıya teslim edildiği iddia edilen mal bedelleri dikkate alınarak, takip ve dava tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının hesaplanmasının ve yine müstahsil makbuzu tarihleriyle senet vade tarihinin dikkate alınması talep edilmiş ancak senet vade tarihleri tekrar incelendiğinde ... E sayılı takibe konu senedin vadesinin 20.02.2012 olduğu, ... E sayılı takibe konu senedin vadesinin ise 20.12.2011 olduğu bu nedenle senet vadesi önce olan senedin ... E sayılı takibe konu senet olduğu, ayrıca inceleme kararına göre anlaşılan sadece müstahsil teslimleri dikkate alınarak hesaplama yapılması olduğu, bu nedenle tapu devri bedeli ile davalının ticari defterlerindeki diğer ödemelerin dikkate alınmadığı, 3-Davacının davalıya müstahsil teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... E sayılı takibe konu 20.12.2011 vadeli ...’lik senetten takip tarihi itibari ile borcunun kalmadığı, 4-Davacının davalıya müstahsil teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... E sayılı takibe konu 20.02.2012 vadeli ...’lik senedin tamamının takip tarihi itibari ile ödenmemiş olduğu yapılan teslimlerin ilk olarak faizlerden düşülmesi ile 28.08.2014 itibari ile işlemiş faiz borcunun ... olduğu hesaplanmış olup takip tarihi itibari ile davacının davalı şirkete ... asıl borç ve ... işlemiş faiz olmak üzere ... borçlu olduğu, 31.12.2019 dava tarihi itibari ile ise davacının davalıya ... asıl borç ... işlemiş faiz olmak üzere ... borçlu olduğu" bildirilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/08/2023 tarihli 3. ek raporunda özetle; "1- ... Asliye Hukuk dosyasında bulunan makbuz asılları incelemeye tabi tutulmuş olup daha önce tespit ettiğimiz makbuzlar arasında bulunmayan makbuzlar toplamının 23.150,86TL olduğu, 2-Daha önceki hesaplamamız olan müstahsil teslimleri tutarı ...’ye ...Asliye Hukuk dosyasında bulunan makbuz asılları ile tespit edilen 23.150,86TL’yi eklediğimizde (...+...) ... davacının davalı şirkete müstahsil teslimleri tutarına ulaşıldığı, 3-Davacının davalıya müstahsil teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... E sayılı takibe konu 20.12.2011 vadeli ...’lik senetten takip tarihi itibari ile borcunun kalmadığı, 4-Davacının davalıya müstahsil teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... E sayılı takibe konu 20.02.2012 vadeli ...’lik senedin takip tarihi itibari ile ...’sinin ödenmemiş olduğu yapılan teslimlerin ilk olarak faizlerden düşülmesi ile 28.08.2014 takip tarihi itibari ile işlemiş faiz borcunun 29.027,25TL olduğu hesaplanmış olup takip tarihi itibari ile davacının davalı şirkete ... TL asıl borç ve 29.027,25TL işlemiş faiz olmak üzere ... borçlu olduğu, 31.12.2019 dava tarihi itibari ile ise davacının davalıya ... asıl borç ... işlemiş faiz olmak üzere ... borçlu olduğu," bildirilmiştir. Mali müşavir bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/02/2024 tarihli 4. ek raporunda özetle; "1-Senetlerin tanzim tarihinden sonraki müstahsil makbuzlarının toplamının ... olduğu, 2-Davacının davalıya müstahsil teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... E sayılı takibe konu 20.12.2011 vadeli ...’lik senetten takip tarihi itibari ile 19.472,85TL ana para 2.702,19TL işlemiş faiz, takip tarihinden dava tarihine kadar 13.314,23TL işlemiş faiz olmak üzere dava tarihi itibari ile kalan borcunun toplam ... olduğu, 3- Senetlerin tanzim tarihinden sonraki müstahsil makbuzların esas alınarak yapılan hesaplamaya göre tüm müstahsil teslimlerinin 20.12.2011 vadeli senedin ödemesinden mahsup edilmesinden ötürü ... E. Sayılı icra takibine konu 20.02.2012 vadeli ...’lik senedin tamamının ödenmemiş olduğu bu senet yönünden borçlu olunduğu" bildirilmiştir. GEREKÇE; Dava takibe konu kambiyo senetlerinin teminat senedi olduğu iddiasına dayalı açılan takip nedeni borçlu olunmadığının tespiti davasıdır. ( Tapu iptal tescil davası ve alacak davası dosyamızdan tefrik edilmiştir.) Taraflar arasında dava konusu senetlerin ödenip ödenmediği, bedelinin bulunup bulunmadığı, senetlerin teminat senedi olup olmadığı ihtilaflıdır. Davacı ... Yönünden yapılan yargılamada; Davacı ...'nin sadece ... tanzim tarihli, ... vade tarihli senette borçlu olarak imzasının bulunduğu, bu senedin Antalya ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu edildiği, bu takipte de davacı ...'nin imzaya itiraz ettiği, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davacı ...'nin açmış olduğu imzaya itiraz davasının 29.09.2015 tarihinde kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 18.04.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın ise 31.12.2019 tarihinde açıldığı görülmekle, davacı ... 'nin iş bu takip nedeni ile eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı ...'nin davaya konu diğer senetlerde ise borçlu olarak imzasının yer almadığı gibi, bu senetler dayanak yapılarak başlatılan diğer takip dosyalarında da borçlu sıfatının bulunmadığı görülmekle, diğer takipler yönünden aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenler ile davacı ...'nin açmış olduğu davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davada tedbir kararı verilmediğinden davalıların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir Davacı ... Yönünden Yapılan Yargılamada; Takibe konu senetlerin incelenmesinde, senetlerin üzerinde her hangi bir teminat, malen vb bir kaydın bulunmadığı, taraflar arasında senetlerin veriliş nedenine ilişkin her hangi bir yazılı sözleşme de bulunmadığı anlaşılmakla davacının tüm iddialarını yazılı delil ile ispatla mükellef olduğu sabittir. Bu bağlamda yapılan yargılamada ;Davacılar vekili dava dilekçesinin 6 nolu kısmında 02.09.2011 düzenleme tarihli ve 06.09.2011 düzenleme tarihli bonoları davacıdan geri almak, davacı ... adına çekilen ... TL tutarındaki kredi borcunu ve kendi adına çekilen 40.000 TL tutarındaki kredileri davalı kapattığı için Antalya ... ...'daki ... parsel nolu taşınmazı ve ... kain ... parsel nolu taşinmazları davalıya verdiğini iddia etmiştir. Davalı ... ise savcılıkta vermiş olduğu ifadesinde özetle ; takibe konu senetlerden ötürü başlatılan icra takiplerinden sonra, davacı ile yapılan görüşme sonucunda davacının borçlarının bir kısmına karşılık, teminat olarak ... ilçesi ... köyünde bir taşınmaz ve bir adet ... ilçesi ... Köyünde yer alan taşınmazların devrinin kendi üzerine yapıldığını, borç ödense idi taşınmazların davacı tarafa iade edileceğini beyan etmiştir. Davalının savcılıkta vermiş olduğu ikrar niteliğindeki bu beyanlar nedeni ile taşınmazların değerinin tespiti ve bono bedellerinden mahsubu amacı ile 02.04.2022 tarihli ve 25.09.2022 tarihli raporlar alınmış ise de; davacı vekili 01.11.2022 tarihli 11. Celse ; ... ilçesindeki taşınmazların davalıya ödeme amacı ile verilmediğini, bu taşınmazların davalıya teminat amacı ile verildiğini, bu taşınmazların da 3. Kişilere devredilmesi nedeni ile tapu iptal davası değil, davalı aleyhine Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında tazminat davası açtığını beyan etmiştir. Davacının Korkutelinde bulunan taşınmazların davacıya ödeme olarak verilmediği ikrarı ve bu taşınmazlara ilişkin ayrı bir tazminat davası açmış olması da gözetildiğinde artık bu taşınmaz bedellerinin bono tutarlarından ödeme olarak mahsup edilemeyeceği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının bir diğer iddiası da; bono bedellerini davalıya ürün teslim ederek ödediği noktasındadır. Davalı vekili de bu hususu cevap dilekçesinde ;" müstahsillere yardımcı olabilmek için finans sağlandığı, çiftçilerin de bunun karşılığında hasat zamanı ürünlerini getirerek borçlarını ifa ettikleri, davacıya da bu kapsamda finans sağlandığı için davacıdan bono alındığı" şeklinde ikrar niteliğinde beyanda bulunduğundan tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiştir. Bu doğrultuda alınan 05.02.2024 tarihli rapor denetime açık, mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre davacının senetlerin tanzim tarihinden sonra davalıya toplam ... Tl tutarında mal teslim ettiği, Davacının davalıya mal teslimlerinin düşülmesi ile davacının ... esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile 19.472,85 Tl işlemiş faiz ve 2702,19 TL işlemiş faiz borcunun bulunduğu tespit edilmiştir. Bu tespit nedeni ile davacı ...'in Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip tarihi itibari ile davalı ...'e ( ... -...=... TL asıl alacak, ... -...= ... TL işlemiş faiz) takibe konu senet nedeniyle ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, 749,94 TL komisyon olmak üzere toplam ... TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Takip tarihi itibari ile davalının kötüniyetli olduğu ispat olunamadığından davacının, davada tedbir uygulanmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu senette davalı şirketin alacaklı olmasına sebep olabilecek, bir imza ve hak iddiasının bulunmaması karşısında davacının bu senet nedeni ile davalı şirkete karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Davacı taraf her ne kadar borç ödemesi olarak ... Mahallesi ... ada ... parselde bulunan taşınmazı ... TL değerinde borçtan düşme karşılığı davalı şirkete verdiğini iddia etmiş ise de, bu hususu yazılı delil ile ispat edememiştir. Antalya ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde ise; 06.09.2011 düzenleme tarihli bonoya dayalı takip başlatıldığı, alacaklının davalı şirket, borçluların ... (borçlu) ve ... (aval) olduğu, alacaklı şirketin takip dosyasına; 21.05.2015 tarihi itibari ile ...'te alacaklarının bulunmadığına, ... esas sayılı dosyada alacağın bulunmadığına ilişkin dilekçe sunduğu görülmüştür. Bu hususta dava dışı ...'ün açmış olduğu dava sonucu Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında ...'ün davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. ... ve ...'ün iş bu takibe konu kambiyo senedinden müşterek müteselsil sorumlu olduğu, davalı şirketin dosyada alacağın bulunmadığına ilişkin beyanı karşısında artık ödeme yapılmadığı iddiasının ispatının davalı şirkette olduğu, davalı şirketin ise bu hususu yazılı delil ile ispatlayamadığı ( cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı) kanaati ile davacı ...'in iş bu kambiyo senedine dayalı takip nedeni ile davalı .... Şirketine borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Ancak takip tarihi itibari ile könüniyetli takip başlatıldığı ispat olunmadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu takibe konu senette davalı ...'ün alacaklı olmasına sebep olabilecek bir imza ve hak iddiasının bulunmaması karşısında davacının bu senet nedeni ile davalı ...'e karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası nedeni ile yapılan yargılamada ise; senedin bedelsiz olduğuna veya ödendiğine ilişkin başkaca yazılı bir delil sunulmadığından davacının bu takip nedeni ile davalı ... Şirketine karşı açmış olduğu davanın reddine, takibe konu senette davalı ...'ün alacaklı olmasına sebep olabilecek bir imza ve hak iddiasının bulunmaması karşısında davacının bu senet nedeni ile davalı ...'e karşı açmış olduğu davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. Bu takipte bir tedbir kararı bulunmadığından koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan gerekçeler ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasının USULDEN REDDİNE, B-Davacı ... tarafından açılan menfi tespit davasında; 1-Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına konu ... vade tarihli, ... bedelli senet için; a-Davalı ... ... ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET EHLİYETİ YOKLUĞUNDAN - USULDEN REDDİNE, b-Davalı ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; takibe konu senet nedeniyle ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, 749,94 TL komisyon olmak üzere toplam ... TL BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, *Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına konu ... vade tarihli, ... bedelli senet için; a-Davalı ... aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET EHLİYETİ YOKLUĞUNDAN - USULDEN REDDİNE, b-Davalı ... ... ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın KABULÜ İLE; bu senet nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasına konu ... vade tarihli, ... bedelli senet için; a-Davalı ... aleyhine açılan davanın PASİF HUSUMET EHLİYETİ YOKLUĞUNDAN - USULDEN REDDİNE, b-Davalı ... ... ... Ltd. Şti aleyhine açılan davanın REDDİNE, 4-Taraflar tazminat taleplerinin yasal koşulları oluşmadığından ayrı ayrı REDDİNE, 5-Alınması gerekli ... TL harcın, ... TL peşin, ... TL tamamlama harcı olmak üzere toplam ... TL harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan ( davalı ... 'ün sorumluluğu ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile, davalı ... şirketinin sorumluluğu ... TL ile sınırlı olmak kaydı ile ) alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin, ... TL tamamlama harcı, 44,40 TL başvuru harcının davalılardan ( davalı ... İn tamamlama harcı nedeni ile sorumluluğu 5.507,80 TL ile sınırlı olmak kaydı ile, davalı ... şirketinin sorumluluğu ise 5.844,42 TL ile sınırlı olmak üzere ) alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 9.300,00 TL bilirkişi ücreti, 2.698,70 TL tebligat-posta-keşif harcı masrafı olmak üzere toplam 11.998,70 TL yargılama giderlerinden davada kabul ve red oranına göre 7.787,89 TL'sinin davalılardan alınarak ( davalı ...'in sorumluluğu ... TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ... şirketinin sorumluluğu 4009,41 TL ile sınırlı olmak kaydı ile ) davacıya verilmesine, 4.210,81TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8- A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine, 9- A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine 10-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacı ... verilmesine, 11-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara verilmesine 12-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, davacılar vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.05/03/2024 Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza