İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/418 E. 2020/142 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/418
- Karar No
- 2020/142
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/418 Esas KARAR NO : 2020/142 DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/08/2019 KARAR TARİHİ : 19/02/2020 Davacı vekili tarafından açılmış bulunan yukarıda açık konusu yazılı dava dilekçesinin incelenmesinin sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ... Şirketi bünyesinde ... tarihinden bu yana ... numaralı poliçe kapsamında sağlık sigortalısı olduğunu, ... tarihinde kronik şiddetli kasık ağrısı ve adet düzensizliği şikayetleri ile ... ’ne başvurduğunu, yapılan muayene sonucunda uzman doktor tarafından müvekkilin abdominal pelvik ağrı ve pelvik perineal ağrı tanısıyla acilen ameliyat olması gerektiğine karar verildiğini, ... tarihinde ameliyat olan müvekkillinin ... Hastanesi’ne operasyon ücreti olarak ... TL ve muayene ücreti olarak ... TL olmak üzere toplamda ... TL ödeme yaptığını, yapılan tüm bu giderleri kendi imkanları ile karşılayan müvekkillin, ...tarihinde ... A.Ş. aracılığıyla ... Şirketi’ne başvurmuş ve yapmış olduğu ... TL tutarındaki operasyon ve muayene ücretinin kendisine ödenmesini talep ettiğini, davalı sigorta şirketi ise, müvekkilin kronik kasık ağrısı ve adet düzensizliği rahatsızlıkları sebebiyle ameliyat olmasını, hamileliğin gerçekleşmesinin sağlanması ile alakalı olduğunu ve hamileliğin sağlanması ile ilgili tedavi giderlerinin poliçede kapsam dışı olduğunu belirterek ödeme yapmayı reddettiğini, Ancak ameliyatı gerçekleştiren ... doktorlarından ... yazısında da belirttiği üzere, müvekkilin rahatsızlıklarının gebe kalmayı sağlamakla ya da gebelikle ilgisi bulunmadığını, müvekkile sigorta poliçesinin kapsadığı bir tedavi uygulanmasına rağmen davalı sigorta şirketinin yapılan ödemeleri haksız olarak karşılamaması sigorta poliçesine ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, Müvekkil ...’un, davalı şirket ile anlaşmak istemesi üzerine arabuluculuk kurumuna başvurması da sonuçsuz kalmış olup, taraflar uyuşmazlık konusu hakkında anlaşmaya varamadıklarını, Bu bahisle, müvekkilin sağlık sorunları nedeniyle ...’ne yapmış olduğu toplamda ... TL tutarındaki ödemeyi haksız yere karşılamayan davalı ... Şirketi’ne karşı bu davayı açma zorunluluğunun ortayı çıktığını, dava dilekçesinde beyan etmiştir. Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde özetle: Sigortalının sigorta şirketine açmış olduğu dava sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup Yeni Ticaret Kanunu ile asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin işbölümü ilişkisi değil, görev ilişkisi olarak kabul edilmesi sebebiyle HMKnın ilgili kanun hükümleri gereğince davanın açıldığı Asliye Ticaret Mahkemesi iş bu dava yönünden görevsiz bulunduğunu, Açıklanan sebeple davanın görev yönünden reddilerek dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini ayrıca Şirketçe yapılan incelemelerde sigortalı ... hamile olduğu ve geçirdiği operasyonun hamileliğinden kaynaklı olduğu tespit edildiğini, Sigortalı ile imzalanan poliçede hamilelik sebebiyle oluşacak tedavi giderlerinin kapsam dışına alınması sebebiyle sigortalıya ödeme yapılamayacağının bildirildiğini, Davacı tarafça hastane masraflarının mevcut gebelikle alakalı bulunmadığı iddiası yersiz olmasıyla beraber dava dosyasında kendileri tarafından seçilen doktorlarca yapılan tespitler ile konuya ilişkin bulunan araştırmalar içerisinden kısmi ve bütününden parçalanarak seçilen alıntılara dayanılmasının hiç bir hukuki gerçerliğinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılara bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. 21/01/2020 Tarihli Bilirkişi Raporunda özetle: ... isimli hastanın ... tarihinde adet düzensizliği ve kronik şiddetli kasık ağrısı yakınması ile ... başvurduğunun görüldüğünü, hastanın menstürasyonun aşırı, sık ve düzensiz olması, abdominal ve pelvik ağrı öntanıları ile aynı tarihte ameliyat olduğunun anlaşıldığını, ... tarihinde hastaya laparoskopik myomektomi, laparoskopik adezyolisiz, histeroskopik polip eksizyonu operasyonu yapıldığını, amilyat esnasında subseröz myom saptanmış ve bu subseröz myomun omentum ile ilişkili olacak şekilde yapışık olduğu rapor edildiğini, sol sigmoid kolonun pelvik yan duvarı kapatacak şekilde adeze olduğunu ifade ettiğini, hastanın ameliyat raporundaki bulgular kronik pelvik ağrı ve adet düzensizliğine yol açabilecek muhtemel patolojilerden olduğunu, kronuk pelvik ağrı ve adet düzensizliği için buşvuran hastada güncel tıp uygulamaları kapsamında tanı ve tedavi için hasta dosyasında bahsedilen ameliyatlar yapıldığını, yine hastaya uygulanan histeroskopi için, rahimin iç kısmında saptanan polipler adet düzensizliğine sebep olabilmekte olduğunu, kanamanın kontrolü amacıyla bu patolojilerin giderilmesi için bahsi geçen işlemler yapıldığını, ameliyat esnasında saptanan subseröz myom ve subseröz myom'un omentum ile ilişkili yapışıklığı ve diğer bahsedilen adezyonlar, mevcut şikayetlerle lişiklii olabileceği için, hastaya uygulanan tedaviye benzer şekilde alınması gerektiğini, diğer taraftan mevcut ameliyatlar infertilite sebeiyle de yapılabilmekte olduğunu, ancak hastane epikrizindeki hasta akınmalarından mevcut tedavilerin korink pevik ağrı nedeniyle yapıdığı kanaatine varıldığını, Dosyada bahsi geçen ameliyatların kronik pelvik ağrı ve adet düzensiziği tanı ve tedavisine yönelik güncel tıp uygulamaları kapsamında doğru ve uygun tedaviler olduğunu bilirkişi raporunda belirtmişlerdir. Eldeki dava özel hayat sigorta sözleşmesine dayalı maddi tazminat talebidir. Davacı sigortalı davalı sigorta ettirene aralarındaki sigorta sözleşmesi çerçevesinde yaptığı tedavi masraflarının tazmini talebi ile dava açmıştır. Görev hususu kamu düzeninden olup davanın her aşamasında gözetilmek durumundadır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalada tükecici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birinin tükecinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlene olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanun'un görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davacının ticari amaçla hareket etmediği bu haliyle tüketici olan davacının sigorta sözleşmesine dayalı olarak açtığı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği göz önüne alınarak davada görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin Görevsizliğine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ve yetkili Antalya Tüketici mahkemesine gönderilmesine, 2-Davanın HMK.nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle görev yönünden usulden reddine, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 19/3 ve 20/1 c 1 maddeleri uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Davacının dava açılışı sırasında yatırdığı gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde, görevli Antalya Tüketici Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 5-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu. Anlatıldı. 19/02/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır