İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/249 E. 2019/762 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/249
- Karar No
- 2019/762
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/249 Esas KARAR NO : 2019/762 DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 21/08/2019 KARAR TARİHİ : 06/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin), Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı şirketin ... tarihinde kurulduğunu, şirketin %100 hissesi ...'e alt iken daha önce turizm tecrübesi olan davalı ...'e şirketin %50 hissesi ... tarihinde bedelsiz olarak devredildiğini ve şirket imza yetkisinin de verildiğini, davalının bu şekilde hissedar olarak alınmasının sebebinin, yeni kurulan davacı firmada bilfiil çalışmak suretiyle faydası olacağı, şirketin büyümesine yardımcı olacağı düşüncesi olduğunu, davalının, davacı firmanın birlikte çalıştığı ... Firmasında; ... tarihleri arasında sigortalı çalışan olarak hem bu firmada hem de 2018 yaz sezonunda davacı firmada çalıştığını, ancak 2018 yaz sezonundaki çalışması çok fazla içki içmesi, ailevi problemleri nedeniyle düzenli olmadığını, yaz ortasında yaklaşık 2 ay çalışmaya gelmediğini, 2018 yaz sezonunun sona ermesi ile Şubat 2019 tarihinden sonra davacı firmaya hiç gelmemeye başladığını, davalının eşi ...'in bir süre şirkette çalıştığını, şirketten ayrılırken çalışması için kendisine verilen ve dava dilekçesi ekinde faturası bulunan ... marka masa üstü bilgisayarı evine götürdüğünü, davalının Şubat 2019 ayında şirkete gelmemeye başladığını, giderken davacı firma adına kayıtlı ... plakalı ... aracı aldığını ve geri getirmediğini, halen kullandığını, firma hesabına gelen bankamatik kartını ... tarihinde teslim aldığını, aynı gün ... TL nakit çekim yaptığını, aynı gün ... TL 'lik yakıt aldığını, ... TL market alışverişi yaptığını, yine firmaya gelmediği Şubat 2019 tarihinden sonra ... tarihleri arasında firmaya ait banka kartından toplam ... TL harcama yapmış, nakit çekim yaptığını, yine davalının, davacı firmanın internet bankacılığı şifresini bilmesi nedeniyle ...-... tarihleri arasında toplam ... meblağı şirket hesabından kendi hesabına aktardığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının müdürlük ve imza yetkilerinin tedbiren kaldırılmasına, bu hususta Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere gönderilmesine, neticeten davalının TTK m.640/3 gereği davacı firmadaki ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından açılan davanın, TTK m.640/3 'e göre açıldığını, limited şirketlerde çıkarılma konusunun "Çıkma ve çıkarılma" başlıklı 638. madde ve devamında düzenlendiğini, bu bağlamda şirketin kendi payını iktisap ederek çıkarılan veya çıkma kararı verilen ortağa "payının gerçek değerinin ödenmesi" gerekeceğini, ayrılma akçesinin TTK’nun 641. ve 642. maddelerinde düzenlendiğini, ayrılma akçesinin talep edilmesinin TTK’nun 641/1. maddesinde ortağa bir hak olarak tanıdığını, şirketin, ayrılma akçesini TTK m. 640/2 uyarınca kural olarak nakden ödeyeceğini, tarafların bunun aksini kararlaştırabileceğini, müvekkilinin şirketteki payının %50 olup, yasal sınırın üstünde olduğunu, emredici sınırın %20 olduğunu, müvekkili hakkında, yasal sınırın üzerinde olan pay oranı nedeniyle çıkarılma kararı verilemeyeceğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca iş bu davanın açılabilmesi için TTK'nun 640/2. maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin kararın limited şirket genel kurulunda alınmış olması gerektiğini, davacı şirketin diğer ortağı konumundaki ...'in müvekkilini şirketten uzaklaştırmak ve maddi olarak zora sokmak amacıyla tamamen haksız ve kötü niyetli olarak iş bu davayı açtığını, davalı müvekkilinin şirkete ortak olmasından sonra şirketin atılım yaptığını, turizm alanında isim yaparak bilançosunu arttırdığını, şirketin diğer ortağı ...'in, kurulan bu şirketin giderek kurumsallaşması ve sağlam bir temele oturması bunun sonucunda giderek bilançosunun artaması nedeniyle artık müvekkilimin şirketten ayrılması yönünde tavır sergilemekle kalmayıp aynı zamanda baskı da uygulamaya başladığını, şirketin diğer ortağı ...'in müvekkilinin şirkketteki hissesinin bir kısmını (60-60 olan hisse durumunun 80-40 pay olarak değeştirilmesi) kendisine devretmesini istediğini, bu amaçla diğer ortak tarafından ... tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını ve dava dilekçesi ekinde sunulan genel kurul kararındaki kararların alınmış gibi düzenlendiğini ve muhasebeci aracılığıyla imzalaması için müvekkiline gönderidiğini, iş bu kararda da görüleceği üzere, müvekkilinden "60 adet hissenin 20 adet hissesini ... karşılığında ...'e devredilmesi; şirketin müdürlüğünden istifa etmesi ve imza yetkisinin iptali " istendiğini, öncelikle ve acilen şirketin daha fazla zarara uğramaması ve müşterilerini de mağdur etmemesi açısından "kayyım" atanmasını, her ne kadar vekil eden şirkette münferiden yetkili müdür olsa da fiilen şirketten el çektirilmiş olması nedeniyle, Mahkemece, tedbiren şirketin dava tarihindeki malvarlığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı vekili dava dilekçesinde özetle: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3. Maddesi gereğince davalı ... Ltd. Şti 'nin haklı sebeple feshine, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile öncelikle şirkete kayyım atanmasına, tedbiren şirketin dava tarihindeki mal varlığının tespitine ve davalı şirketin malvarlığı üzerine tedbir konulmasına, halen derdest bulunan Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı ortaklıktan çıkarma davası ile açılan iş bu "Limited şirketin feshi" davası arasındaki sıkı bir bağlantı olması nedeniyle davanın Antalya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı- birleşen dosya davacısı vekili ... tarihli davadan feragate ilişkin dilekçe sunmuştur. Davacı-birleşen dosya davalısı vekili ile davalı-birleşen dosya davacısı vekilinin ... tarihli, ortak imzalı feragat beyanını ... tarihli celsede dosyaya sunmuştur. Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK. 307. maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.". HMK. 310. maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davanın ve birleşen davanın feragat nedeniyle AYRI AYRI REDDİNE, 2-Mahkememizin ... tarihli ara kararı ile şirkete denetim kayyumu atanmasına ilişkin tedbir kararının KALDIRILMASINA, kayyumun GÖREVİNİN SONA ERDİRİLMESİNE, 3-Asıl ve birleşen davada harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların asıl ve birleşen davada vekalet ücreti talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davacı ile birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 6-Sarf edilmeyen gider avanslarının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya ve birleşen dosya davacısına iadesine, Dair, davacı-birleşen dosya davalısı vekilinin yüzüne karşı davalı-birleşen dosya davacısının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 06/12/2019 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı ¸e-imzalı