İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/920 E. 2019/609 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/920
- Karar No
- 2019/609
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/920 KARAR NO : 2019/609 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2018 KARAR TARİHİ : 10/10/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ile ilgili olarak ticaret yaptığını, gümrük müdürlüğü tarafından resmi olarak imzalanan evrak da da müvekkili şirkete ait olan gemi ile borca itiraz eden tarafın mallarının taşındığını, davalı tarafın faturaya konu hizmetin bedelini ödemediğini, bunun üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalı tarafından yapılan takibe itiraz ettiğini, itirazın nedeninin ise yabancı para ile düzenlenen fatura olmasına rağmen bunu gerekçe gösterdiğini ve kendilerince bir hesap yaparak ödeme yaptıklarını, kur sonrası oluşan borçları kabul etmediklerini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görüldü. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında yaş sebze meyve nakli konulu sözleşme yapıldığını ve takibe konu faturaların tanzim edildiğini, faturaların döviz üzerinden tanzim edildiğini, faturada da o zamanki güncel kur ve TL karşılığının yazıldığını, müvekkiline karşı ... tarihinde Antalya ... icra Müdürlüğünün ... dosyasında takip başlatıldığını, dolar kurunun ... tarihindeki kur üzerinden gösterildiğini, faturaların tanzim tarihindeki güncel dolar kurunun ... olduğunu, davacının talebinin yaklaşık 2 kat olduğunu, davacının bu talebinin mevzuata aykırı olduğunu, fatura konusu bedelin o günkü fatura üzerinde yazan kur üzerinden ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiği görüldü. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası celb edilmiştir. Yapılan incelenmesinde; alacaklının ... Ltd. Şti., borçlunun ... A.Ş olduğu, ... USD asıl alacak, ... USD faiz 1 olmak üzere ... USD üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, davalı tarafından yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. İcra ve İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesapmalar uzmanı bilirkişi ...'ın 22/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Fiili ödeme tarihindeki döviz kuru Bzerinden yapılan hesaba göre: 1) Davacı - alacaklının ... takip tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD asıl alacak, ... USD faiz olmak üzere toplam ... USD, ...’dir. 2) Davacı - alacaklının ... fiili ödeme tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD, ... TL’dir. 3) Davacı alacaklının ... dava tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ..., ... TL’dir. Fatura üzerinde yazılı döviz kuru üzerinden yapılan hesaba göre: 1) Davacı - alacaklının ... takip tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD asıl alacak, ... USD faiz olmak üzere toplam ... USD, ... TL’dir. 2) Davacı - alacaklının ... fiili ödeme tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD, ... TL’dir. 3) Davacı alacaklının ... dava tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD, ... TL’dir. Temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren başlanması halinde hesaba göre: 1) Davacı alacaklının ... takip tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ...,USD, ... TL 2) Davacı alacaklının ... fiili ödeme tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD, ... TL 3) Davacı alacaklının ... dava tarihi itibari ile isteyebileceği tutar ... USD, ... TL olduğu bildirilmiştir. Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacının gemi ile davalıya ait yaş sebze ve meyveyi taşıdığı bu iş karşılığında takibe dayanak faturaları düzenlediği tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık konusu; davacının dolar üzerinden düzenlediği faturalar gereğince takip tarihindeki kur üzerinden davalı hakkında takibe geçip geçemeyeceği, davalının aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlama isteyebilip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık (...) ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Eş söyleyişle, sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır. Ancak bu ilke özel hukukun diğer ilkeleriyle sınırlandırılmıştır. Türk hukukunda da öteden beri MK.nun 2 ve 4. maddesinden de esinlenilerek, hem ilkesi, hem de İşlem Temelinin Çökmesi Kuramı uygulanmak suretiyle, uyarlanma davalarının görülebilir olduğu benimsenmiştir. Yargıtay tarafından benimsenen ve sözleşmeye bağlılık ilkesinin istinasını oluşturan, uyarlama davası 6098 Sayılı TBK’nun yasalaştırılması sırasında da benimsenerek, 6098 Sayılı Yasanın 138. maddesinde “Aşırı İfa Güçlüğü” madde başlığı altında düzenlemiş, “ Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. İlgi maddenin gerekçesinde de “Bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, "işlem temelinin çökmesi"ne ilişkindir. İmkânsızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medenî Kanunu’nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarıdır. Ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. a.Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır. b.Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır. c.Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır. d.Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır. Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması hâlinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.” denilerek uygulama da kabul edilen uyarlama davasının yasa maddesi haline getirildiği belirtilmiştir. Somut dosya kapsamında; icra takibine dayanak faturalar incelendiğinden faturaların dolar üzerinden düzenlendiği ve alınan hizmetin dolar karşılığında belirlendiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf, davacıdan aldığı hizmetin karşılığının Türk Lirası olarak belirlendiğine ve ödemenin Türk Lirası olarak yapılacağına ilişkin yazılı bir sözleşme dosyaya sunamamıştır. Davalı Ülkemizin yabancı bir devlet başkanı tarafından ekonomik saldırıya maruz bırakılmasının ön görülebilir bir tarafının olmadığını belirterek TBK 138. Maddenin uygulanmasını talep etmiş ise de taraflar arasındaki somut olaya TBK 138. Maddenin uygulanmasının koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından davacının bu yöndeki iddiası yerinde bulunmayarak itibar edilmemiştir (Aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/02/2016 tarih 2015/7538 E., 2016/719 K. Sayılı kararı). Davalı taraf davacının takip tarihindeki dolar kuru üzerinden takibe geçemeyeceğini belirtmiş ise de takip tarihindeki dolar kuru üzerinden davacının takibe geçmesinde yasal bir engel yoktur. Mahkememizce bilimsel verilere uygun, tarafsız ve yargı denetimine elverişli bilirkişi raporuna göre davalının icra dosyasına yaptığı fiili ödeme tarihi itibariyle (... aynı tarihte bakiye miktara itiraz etmiştir.) davacının talep edebileceği alacağın ... USD olduğu, takip öncesinde davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin yazılı bir belge sunulmaması sebebiyle davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile takibin ... USD Asıl alacak üzerinden asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faiz uygulanmasına fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan İİK'nun 67/2.maddesinde borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi sebebiyle hüküm altına alınan ... USD'nin (...-USD*ödeme tarihindeki dolar kuru ... TL= ... TL)'nin %20'si olan ...TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin ... USD Asıl alacak üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği en yüksek faiz oranına göre işleyecek faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Kabul edilen miktara göre ... USD'nin (...-USD*ödeme tarihindeki dolar kuru ... TL= ... TL)'nin %20'si olan ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL peşin harç olmak üzere toplam ... TL ilk dava masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi ücreti, ... TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam ... TL'nin davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davada kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davada reddedilen miktar dikkate alınarak hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 10/10/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır