İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/910 E. 2021/294 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/910
- Karar No
- 2021/294
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/910 Esas KARAR NO : 2021/294 DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/12/2018 KARAR TARİHİ : 22/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatif üyesi olduğunu, davacı kooperatif üyelerine kura ile tapu tahsis işlemi yapıldığım, üyelerine tahsis edilen dairelerin cephe, kat vb. diğer özelliklerine göre şerefiye farkı belirlendiğini, davalının genel kurul onayından geçen ...-TL şerefiye farkını ve ...-TL'lik ve ...-TL'lik iki adet birikmiş aidat borcunu ödemediğini; davalı aleyhine Antalya ... İcra müdürlüğünün ... E, Sayısı ile icra takibi başlatıldığını, davalının ... tarihinde borca itiraz ettiğini, borca itirazın haksız ve yersiz olduğunu beyanla itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen aidat borcunun hangi aylara ve yıllara ait olduğunun bil d irilmediğini, kooperatifin en son aidatının aylık 100TL olduğunu, bununda ... yılı genel kurul kararı ile kaldırıldığını, şerefiye bedelinin 2.500 TL olduğunu, davalının ... nolu dairenin maliki olduğunu, gayrimenkul değerleme raporunda davalının ödemesi gereken tutarın 2.500 TL olduğu ve bu tutarında davacının ANTALYA POSTANESİNDE ... no lu posta çeki hesabına " ... 2013 AĞUSTOS ayı aidat ve ek ödeme teslimatıdır" Açıklaması ile ödenen 5.000 TL2 nin içinde şerefiye parasının da yer aldığını davalının düzenli olarak aidat ödemesi yaptığını, talep edilen iki adet aidat borcuna ilişkin hangi aylara vc yıllara ait olduğunun belli olmadığını, gecikme faizi ve ferilerinin de belirsiz olduğunu, davalının eşinin kooperatifte belli dönemde yöneticilik ve başkanlık yaptığını, tüm konulara vakıf olduğunu genel kurulda alınan karar uyarınca kooperatif yönetimi olarak yöneticilik yapan kişilere huzur hakkı ödememesinin kararlaştırıldığını, davalının eşinin 2014 temmuz - ... mayıs aylarında yönetici olması nedeniyle aylık 800 TL huzur hakkı almaya hak kazandığı, bu tutarı davalı eşinin kooperatife olan borcuna mahsup edildiğini bu hesaplamaya göre 11 ayda toplam 8,800 TL huzur hakkı parasının davalının borçlarına mahsup edildiğini, bunun muhasebe kayıtlarına da girdiğini, ortaklar pay defterinde de görüldüğünü, bu nedenle davalının eşinin kooperatiften huzur hakkı talep etmediğini, davacının bu hususu kabul etmemesi halinde adı geçen yıllara ait huzur hakkının ödendiğini ispatlamasının gerektiğin,, davalının ... ödeme yaptığının resmi kayıtlara geçtiğini, borcun kaynağının belirsiz olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan incelenmesinde özetle; alacaklının ... Koop., borçlunun ... olduğu, ... TL üzerinden takibe geçildiği, davalının yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin geçici olarak durduğu görülmüştür Bilirkişi 16/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı kooperatifin 1 hisse ile ilgili davalıdan ... aidat alacağı ile takip tarihine kadar ... gecikme faizi alacağı olduğu, 2, Hisse için ise davalıdan ... aidat alacağı ile ... gecikme faizi alacağı olmak üzere ... aidat ve ... gecikme faizi alacağı olduğu hesaplanmış olup davacının icra takibinde ... aidat alacağını talep ettiği işlemiş faizi ise takip konusu yapmadığı bu nedenle talep gereğince ... takip tarihi itibari ile davacının davalıdan ... alacaklı olacağının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Tarafların 16/09/2019 tarihli bilirkişi kök raporuna ilişkin itirazları üzerine dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişilere tevdii edilmiş olup, bilirkişiler 20/02/2020 tarihli ek raporunda özetle; davacının (şerefiye bedeli davacının sadece takibi aidat alacağı için başlatmış olmasından ötürü hesaplamaya alınmadığını) toplam aidat alacağının 2 hisse için (... TL + ... TL) ... TL olduğu, toplam işlemiş faiz alacağının ise ... TL olarak hesaplandığını, ancak davacı tarafın takibi başlatırken işlemiş faiz talebinde bulunmadığı, bu nedenle takdiri mahkemede olmak üzere taleple bağlılık ilkesi gereği davacının asıl aidat alacağının ... TL olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. Davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna ilişkin itirazları üzerine dosya ek rapor aldırılmak üzere bilirkişilere tevdii edilmiş olup, bilirkişiler 30/10/2020 tarihli ek raporunda özetle; davacı kooperatifin toplam aidat alacağının davalıya ait 2 hisse için(... +...) ... olduğu, bu aidatlara takip tarihine kadar işlemiş faizlerini ise (...+...) ... olduğu toplam işlemiş faiz dahil alacağının ise (...+...)... olduğu hesaplanmış olup ancak davacı yanın takibi başlatırken işlemiş faiz talebinde bulunmadığı bu nedenle takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere taleple bağlılık ilkesi gereği davacının asıl aidat alacağının ... olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının...itirazında ödediği toplam tutan esas alarak ödemesi gereken aidat tahakkukları ile ödeme tarihleri arasında oluşan işlemiş iaiz hesabını hiç dikkate almadan yaptığı hesabı tahakkuk ile ödemeleri karşılaştırma yöntemini esas alarak itirazda bulunduğundan aidat borcu olmadığı iddiasına bulunmakta olduğu, davalının ... yılı ödemelerinin de esas alınması ile toplam 2 hissesi için ( ...+...)... ödeme yaptığı tespit edilmiş ödemesi gereken aidatların genel kurul kararlarına göre iki hisse için ...*2=... hesaplanmış, aidatlara zamanında ödenmediği için hiç faiz işletilmemesi durumunda ancak ...,OOTL'den ...,OOTL'nin düşülmesi ile hesap yapılması gerektiği, davalının işlemiş faiz talepm edemeyeceği iddiası bulunduğundan işlemiş faiz talep edilip edilemeyeceğinin sayın mahkemerıizce değerlendirilmesi sonucunda aidatların geç ödenmesinden Ötürü işlemiş faiz alınmayacağı kanaatine varılır ise bu takdirde davalının aidat borcunun (.../O0TL-...,OOTL) ... olacağı değerlendirilmiş olup hangi hesaplamamızın dikkate alınacağının sayın mahkemenize ait olduğu, davalının eşinin huzur hakkının davalının aidat borcuna mahsup edileceği ile ilgili incelenen genel kurul kararlarında alınmış bir karar bulunmadığından bu ücretlerin düşümü tarafımızdan yapılamayacağı kanaatine varıldığını bildirmiştir. Bilirkişi ... 27/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ...' in ... blok ... nolu daire ve ... blok ... nolu daire olmak üzere 2 hisse karşılığında davacı kooperatifin üyesi olduğu, davacı kooperatifin sunduğu kayıt ve belgelerine göre, 5 yıllık zamanaşımına uğramayan 07/12/2013 - 07/12/2018 tarihleri arasında davalı adına tahakkuk ettirilen aidatlar ve davalının yaptığı ödemelerin karşılaştırılması ile takip tarihi itibariyle davalının davacı kooperatife borcunun olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir. Somut olayda uyuşmazlık davacı kooperatif tarafından istenilen alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı,zamanaşımı uğramış ise ne kadarlık bir alacağın zamanaşımına uğradığı,takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramayan asıl alacak ve faiz miktarının ne olduğu,davalı tarafından icra takibinden sonra davadan önce yapılan ödemenin borcu sona erdirip erdirmediği noktasında toplanmaktadır. Kooperatif ile ortağı arasında parasal yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıklarda,takibe konu bir kısım alacakların muaccel olduğu tarih gözönüne alındığında uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK'nın 126/4. maddesi ( 6098 sayılı 147/4.maddesi) hükmü gereğince zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre borcun muaccel olduğu tarihten başlar. Dava konusu aidat ve işlemiş gecikme faizi olup, kooperatif genel kurulunca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidatın süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Bu durumda, genel kurulun belirlediği tarih, 6098 sayılı TBK'nın 117'nci maddesi hükmü karşısında, kesin vade olup, üyenin bir ihtarla ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan, borcun ifasının istenebileceği kuşkusuzdur. Bu durumda,takip konusu alacağın yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda takip tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra istendiği ve TBK.nun 135. maddesi uyarınca asıl alacak zamanaşımına uğradığı takdirde fer'ilerinin de zamanaşımına uğrayacağı gözönünde bulundurularak zamanaşımına yönelik itirazlar haklı görülmekle davanın reddi gerekmiş, zamanaşımına uğrayan borçlar eksik borç niteliğinde olduğundan davacının bu alacağı istemesi kötüniyetli görülmediğinden ayrıca kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Alınması gerekli 59,30 TL harçtan peşin alınan 275,29 TL harçtan mahsubu ile 215,99 TL'nin kararın kesinlemesini müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 37,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine 8-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 22/04/2021 Katip ... Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır