İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/133 E. 2021/318 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/133
- Karar No
- 2021/318
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/133 Esas KARAR NO : 2021/318 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 03/04/2017 KARAR TARİHİ : 29/04/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... günü saat ... sıralarında ... isimli davalı ... ... Ltd.Şirketine ait Antalya ... nolu ... ve ... Kooperatifi üyesi olan ...Teknesi, 78 biletli yolcu, 5 misafir biletsiz ve 3 mürettebat olmak üzere toplam 86 kişi ile ayrılıp güzergah olarak ... istikametine gidip turu tamamladıktan sonra saat:16:50 sıralarında geri dönüşte ... plajı açıklarında albora olduğunu, somut olayda ... günü saat:17:15 sıralarında Sahil Güvenlik Telsiz Anonslarında ... açıklarında batan bir teknenin yardım isteğini belirtmesi ayrıca ... isimli teknenin karada kalan personelinin ... Limanı Şube Müdürlüğüne giderek teknenin battığını söylemeleri üzerine saat:17:16 sıralarında ... Liman Şube Müdürlüğüne bağlı ekipler iki polis botu ile tur teknesinin olduğu noktaya hareket ettiklerini, yaklaşık 3-4 dakika sonra olay yerine ulaşıldığında ... isimli teknenin yan yatmış vaziyette olduğu, kazazedelerin ... üstünde can yelekleri ile birlikte teknenin bazı noktalarına tutunmuş yardım ister vaziyette olduğunun görülmesi üzerine kazazedeler her iki bota güvenli bir şekilde alındığını, tekneye tutunan ve olay mahallinde ... üzerinde gözüken şahıslar olmadığının görülmesi üzerine kurtulan yolcular ... yat limanına getirildiğini, davacının kazazedelerden biri olduğunu, denize düştüğünü, son anda hayatını kurtardığını, su ve mazot yuttuğunu, kazanın oluşumunda hem işleten hem de donatan olan ... ... Ltd.Şirketi ve davalılar ... (gemi kaptanı), ... (gemi adamı) ve ... (gemi adamı) asli kusurlu olduğunu, davaya konu manevi zarardan davalılar malik-donatan ve işleten, haksız fiil faili sıfatıyla müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduklarını, davacının kaza sonucu ağır bir biçimde travma içine düştüğünü, tüm yaşama sevincini yitirdiğini, sosyal ve aile hayatının olumsuz etkilendiğini, bu nedenle turistik gezi sırasında oluşan kaza sonucu ağır bir biçimde travmaya giren müvekkili için ... TL manevi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihinden itibaren başlayarak yasal faizi ile tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekilinin Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin emekli kaptan olduğunu, 1.700 TL emekli aylığı aldığını, bunun dışında günlüğü 90TL karşılığında iş buldukça günlük turlara çıktığını, kaza sonrasında iş bulamadığı iin günlük turlara çıkamadığını, evi arabası yada başkaca bir mal varlığının bulunmadığını, 64 yaşında olan müvekkilinin zaten geçiminin zor sağladığını, geminin batmasının ana sebebinin beklenmedik hava şartları olduğunu, diğer bir kusurun ise geminin hatalı inşası olduğunu, ana motorun stop etmesi olduğunu, fırtına sırasında motorun durduğunu beyan ederek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı tarafa üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... şirketi adına çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edilmesi üzerine ticaret sicil kayıtlarındaki adresine TK 35. Madde şerhi davetiye çıkarılmış, ancak PTT ve belediye yazışmalarına rağmen ticaret sicil kayıtlarındaki adreste bulunan mescid sokakta belirtilen numara bulunamadığından tebligat PTT tarafından iki kez iade edilmiştir. Bunun üzerine adresi tespit edilen şirkete ilanen tebligat yapılması düşünülmüş, ancak davacı taraf verilen kesin süreye rağmen ilanen tebligat giderini depo etmemiştir. Diğer davalıların süresi içerisinde cevap dilekçesi vermedikleri görülmüştür. Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamasında; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın yolcu olarak bulunduğu ticari nitelikteki tur teknesinin denizde seyri sırasında yaşanılan kazadan kaynaklı olarak davalı gemi sahibi ve gemi adamlarından manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davaya bu niteliğine göre 6102 sayılı TTK 'nın "... Ticareti" başlıklı 5. Kitabında düzenlenen 1247 vd maddelerinin davaya uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevine girmektedir(Y.11.HD. 2013/17957E.2014/7383K.). Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 24/03/2005 tarih ve 188 sayılı kararı uyarınca birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde Denizcilik İhtisas Mahkemesi olarak 1 numaralı Ticaret Mahkemesinin görevlendirilmiş olması nedeniyle davaya konu uyuşmazlığa bakmaya 1 numaralı Asliye Ticaret Mahkemesi görevli bulunmaktadır. Mahkememizce taraf teşkili sağlandıktan sonra göreve ilişkin karar verilmesi düşünülmüş ise de; davalı ... şirketine tebligat yapılamadığı nazara alınarak usul ekonomisi gereğince mahkememizin görevsizliğine ilişkin görevsizlik kararı verilmiş ve mahkememizin yukarıda esas sırasına kaydı yapılmıştır. Dava; gezi hizmetinin ayıplı ifasından kaynaklı manevi tazminat istemlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında görev açısından yapılan değerlendirmede; 28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanunun “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada; uyuşmazlığa konu iddianın gezi/tur hizmetinin ayıplı ifasına dayandırılmış olmasına göre davacı tüketici konumundadır.Bu sebeple davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Anlatılan nedenle davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Emsal Antalya BAM 3.HD 2020/601 E-2020/1395 K sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Dava dilekçesinin HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle GÖREV yönünden USULDEN REDDİNE, 2-Görevli mahkemenin Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesi olduğuna, 3-Karar kesinleştiğinde ve HMK.nun 20. maddesi uyarınca kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde, dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 29/04/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır