İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/116 E. 2020/610 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/116
Karar No
2020/610
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/116 Esas KARAR NO : 2020/610 DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/02/2018 KARAR TARİHİ : 01/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı bankanın müvekkilinin ... tarihinde kullanmış olduğu ... TL Ticari Kredi için ... TL dosya masrafı, ... tarihinde kullanmış olduğu ... TL Ticari Krediden ... TL dosya masrafı, ... tarihinde kullanmış olduğu ... TL krediden ... TL dosya masrafı adları altında haksız fahiş kesintiler yaptığını, davalı bankanın müvekkilinin ticari hesaplarından ... tarihinden itibaren krediye müracaat etmesi ve kredilerin onaylanmadığı halde toplam ... TL tahsis ve değerleme ücreti adı altında kesintiler yapıldığını, davalı bankanın müvekkilinin ... nolu, ... nolu ve ... nolu hesaplarından toplam ... TL hesap işletim ücreti adı altında kesintiler yapıldığını, hesap işletim ücreti alınabileceğine dair ... sayılı kanunda hiçbir hüküm olmadığı gibi hesap ilşetim ücreti müşteri bazında alınan bir ücret olduğu halde davalı banka tüm hesaplardan hesap işletim ücreti almasının sözleşmeye aykırı olduğundan alınan bu ücretin iadesinin gerektiğini, davalı bankanın yine ... tarihinde ... adı altında müvekkilinin bilgisi dışında hesabından ... TL kesinti yapıldığını, müvekkilinin izni ve ve bilgisi dışında yapılan bu kesintinin iadesinin gerektiğini, davalı bankanın müvekkilinin hesaplarından bilgisi ve izni dışında sözleşmeye aykırı toplam ... TL ... adı altında müvekkilinin imzaladığı ve bilgisinin olmadığı halde poliçeler kestiğini, bu kesintilerin de iadesinin gerektiğini, davalı banka ve kesintilerin müvekkilinin bilgisi dışında yapıldığının açık olduğunu, müvekkilinden haksız alınan ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile ve miktar kesinleştikten sonra ıslah edilmek üzere şimdilik ... TL' nin ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı ile imzalanan taşıt kredisi sözleşmeleri “ticari amaçlı kredi sözleşmeleri” olup “davacının tüketici sıfatının bulunmadığını, dolayısıyla “şikayetçi tacir”, tüketicinin korunması hakkında kanunu’nun faydalanamayacağından iddia edilen kesintilerin iadesini talep etme hakkı bulunmadığını, Davacının Ticaret Kanunun 12.maddesine göre tacir olup, tacir kişinin borçlarının ticari olmasının asıl olduğunu, davacı ile imzalanan taşıt kredisi sözleşmeleri "ticari amaçlı kredi sözleşmeler olduğunu, davacının Ticari Amaçlı Kredi Sözleşmesini imzaladığını, ilgili sözleşmenin bir eki niteliğindeki “Ticari Kullanım Taahhütnamesin ”de de ilgili krediyi açıkça kredileri ticari işletmesi için kullandığını beyan ettiğini, işbu sözleşmenin Komisyon, Ücret, Vergi, Fon ve Masrafların düzenlendiği ... maddesinde de bankanın yapabileceği kesintiler açık olarak belirtildiğini ve davacı tarafça davaya konu edilen kesintiler bilgisi ve mutabıkında kalan, yasaya aykırı olmayan masraf türlerinden olduğunu, davacı masraf sayfası dahil her sayfaya itirazsız imza atmak suretiyle tüm masrafları çekincesiz kabul ettiğini, alınan masrafların baştan açıkça ve rakamsal olarak sözleşmelerde yer alması ve davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin her bir sayfayı imzalamış olması, davacının söz konusu masraf tür ve tutarlarının tamamını çekincesiz kabul ettiğini gösterdiğini, diğer yandan, müvekkil şirket banka olduğundan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme mevzuatına tabi olduğunu, “Reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların bankalar tarafından serbestçe belirlenebileceği” 09.12.2006 tarihli ve 26371 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları, Katılma Hesapları, Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 Sayılı T.C. Merkez Bankası Tebliği”nin 4. maddesinde açıkça yer aldığını, ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun “Faiz Oranları ile Diğer Menfaatler” başlıklı 144. maddesi; 22.11.2006 tarihli 26354 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu’nun 16.10.2006 tarihli ve 2006/11188 sayılı "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılım Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dâhil Bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Kararı”nın da bankaların talep ettiği ücret ve masraflarla ilgili yasal dayanağı oluşturduğunu, müvekkil şirket banka olduğundan, uygulayacakları faiz oranları ile alacakları diğer masraf ve gelirlerinin azami oranlarının belirlenmesi açısından Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 12.03.2012 tarih ve 3069 sayılı kararı ile yukarıda bahsi geçen mevzuata tabi olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 23/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Davacı taraf iddiasının davalı bankanın sözleşmeye ve Türk Ticaret Kanuna aykırı işlemler yaparak çekilen kredilerden haksız çıkar sağladığı yönündedir. Ancak dava dilekçesinde ve yukarıda sıralanan sadece 1.maddede belirtilen iddia ve talep davacıya davalı banka tarafınca açılan ve kullandırılan ticari nitelikte kredi işlemlerine ilişkindir. Diğer dört madde bankacılık ve sigorta aracılık hizmetleriyle ilgili bulunmaktadır. Davacı tarafça iadesi talep edilen tutarlar Türk Borçlar Yasasının yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra gerçekleşmiş işlemlerdir. Taraflar arasında kredi işlemlerinin yürütüldüğü çerçeve sözleşmenin 6098 sayılı TBK’nın yürürlüğü girdiği tarihten sonra düzenlenmesi dikkate alındığında sözleşmenin TBK 20.madddesi kapsamında genel işlem koşulları içerdiği, sözleşmenin düzenlenmesi öncesinde davacının imzasına ... tarihli sözleşme ön bilgi formuyla davacının genel işlem koşullarına ve menfaatine aykırı hükümler yönüyle bilgilendirildiği, anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinin ...maddesinde taraflar arasındaki kredi ve bankacılık hizmetleri işlemlerinden her türlü komisyon ve masraf tutarlarının alınacağı hususunda genel düzenleme yapıldığı, yapılan düzenlemenin bu haliyle genel işlem koşulu içerdiğinin açık olduğu, ancak davalı bankanın sözleşmede alınacağını belirttiği ücret ve komisyon tarifesini güncel olarak web sitesinde ve şube müşteri holünde ilan ettiği, ayrıca yapılan her işlemin davacıya dekont edilerek ve davacının banka nezdindeki mevduat hesabından ayrıntılı açıklama verilmek suretiyle tahsil edildiği, iadesi talep edilen tutarların ... ve ... yıllarında davacının bilgisi dahilinde yapılan işlemler olduğu, davacının hesaplarında yer alan tutarlara güncel bir itirazı ve bankaya ihtarının bulunmadığı, işlemlerin yapılmasından ... ve ... yıl sonra tacir sıfatına haiz davacı tarafından sözleşmeye aykırılık iddialarının genel ve somut açık bir nedene dayanmadığı, ticari kredi işlemleri ve bankacılık hizmetlerinde alınacak faiz ve ücretler yönüyle, ticari kart ve kredili mevduat hesapları faiz oranları dışında, tacir sıfatına haiz banka müşterileri yönüyle bir sınır bulunmadığı, Yüksek Mahkeme 11.Hukuk Dairesinin 10.02.2016 tarihli 2015/13193 esas, 2016/1257 karar sayılı ilamında, 6098 sayılı Borçlar kanunun 21.maddesine göre genel işlem şartı niteliği taşıyan düzenlemelerinin yazılmamış sayılmasına karar verilebilmesi için sözleşme hükmünün karşı tarafın menfaatine aykırı olması, 25.maddeye göre genel işlem şartına dürüstlük kurallarına aykırı olarak karşı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümlerin konulmamasının gerektiği belirtildiği, Bu yönden bakılacak olursa davacıdan tahsil edilen tutarların sözleşme hükmü ve tarifenin davacının durumunu ağırlaştırıcı olarak uygulandığını söylemenin mümkün olmadığı, kredilerden alınan ücret komisyon tutarının açılan kredi tutarı ve genel kredi hacmi dikkate alındığında makul düzeyde olduğu, Ayrıca kredilerden alınan faiz ve komisyon tutarının kredi maliyetinde bir bütün olduğu, faiz oranının alınan komisyonla kompanse edilebildiği, her kredi işleminde banka ve müşteri arasında kredinin maliyetinde faiz ve komisyon tutarı fiyatlamasında mutabık kalınarak hareket edildiği, tarafların fiyatlamayı basiretli tacir sıfatıyla karşılıklı olarak değerlendirerek yapılan her işlemi davacı tarafında ticari defter ve kayıtlarına yansıtmış olmasının gerektiği, Bu durumda açıklamalarımız ışığında, dava konusu yapılan kredi ve bankacılık hizmetleri işlemlerinde davacıya iadesi gereken bir tutarın bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle: 1.Banka tarafından ne ad altında olursa olsun tahsil edilen komisyon ve sair ad altındaki tahsilatlar BK Md.21-25,26 gereğince genel işlem koşulu olarak değerlendirildiğinden; Medeni Kanun Md.2 çerçevesinde TBK madde 25 gereği Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti toplam ...TL’nin iadeye tabi olduğunu, 2.Davacı, Banka'dan almış olduğu POS Satış cihazı için yapmış olduğu sözleşme ile Banka’nın yapmış olduğu POS bakım-onanm, sarf malzemeleri ve POS cihaz maliyetine bağlı olarak; Banka tarafından ... ila ... yılları için alman Toplam: ...TL Üye İşyeri Hizmet Bedelinin iadeye tabi olmadığını; 3.Davaya konu olan Yönetmelikte açıkça sebebi gösterilip, niteliği ortaya konulamayan "hesap işletim ücreti" alınmasını öngören düzenlemeler, Yönetmeliğin dayanağı olan 6502 sayılı Yasa’nın 4/3. maddesine, ayrıca bu konuda yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinden; Davacı hesabından ... ila ... tarihleri arasında alınan Topiam:...TL Hesap İşletim Ücreti, iadeye tabi olduğunu; 4.Davacı ile banka arasında yapılan sözleşme ile yıllık bankacılık hizmet giderlerini sabitlemek için ... adı altında anlaşma yapılmış olup; bu paketin giderleri azaltıcı sebebi nedeniyle müşterinin menfaatine olduğundan; ... yılı için davacı cari hesabından tahsil edilen ...TL’nin İadeye tabi olmadığını; 5.... Sigorta acentesi olan banka tarafından, kredi kullanana bilgilendirme yapılmadığı, hangi kredi miktarı için, hangi vade ile sigorta yapıldığı, sigorta teminatlarının ne olduğu vb gibi hususların da borçluya bildirilmediği ve onay alınmadığı tespit edilmiş olup; Müşteri Poliçe Talep formu olmadığından, sigorta poliçeleri lehdarın talebi olmadan düzenlenmesi yasaya ve mevzuata aykırı olduğundan; müşteri hesabından ... Poliçe bedelleri olarak tahsil edilen Toplam: ...TL’nin İadeye tabi olduğunu; 6. Davacı tarafından ...TL dava konusu alacak (ve tespit edilecek fazlalık) talep edilmiş olup; Bilirkişi hesaplaması ile tespit ettiğimiz, -Kredi Tahsis ve Değerlendirme Ücreti ...TL, -Hesap İşletim Ücreti Toplam:...TL -... poliçe bedelleri ...TL, olmak üzere Toplam;...TL’nin iadeye tabi olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: Dava dosyasında bulunması gereken bazı belgelerin olmaması, bazılarının da okunaklı olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece talebimiz üzerine verilen Yerinde İnceleme Yetkimize istinaden Davalı Bankadan temin ettiğimiz belgeler çerçevesinde dava konularında yaptığımız ve detayları yukarıdaki bölümlerde belirtilen incelemelerimiz akabinde vardığımız sonuçlar, aşağıda konu başlıkları itibariyle açıklanmıştır. Bu bağlamda; a.Bankalarca Kredi Tahsis Ücreti adı altında alınan ücretleri bilirkişi ...'dan farklı olarak; bankaların periyodik zamanlarda müşterileri hakkında yeniden bilgi edinmeleri gerektiği, bu amaca yönelik olarak da belirli bir mesainin harcandığı, bu nedenle bankaların T.C. Merkez Bankası A.Ş.'ne bildirdikleri sınırlar çerçevesinde bu ücreti alabilecekleri, davacı ile ravalı arasında yapılan sözleşmenin de bu ücretin alınmasına elverişli olduğu ve Bilirkişi ...'nün vardığı sonuca iştirak edilerek, davacı ...'e davalı ... A.Ş. tarafından yapılacak bir iadenin bulunmadığı, b.Üye İşyeri ücretinin kredi kartı uygulamalarını için davacı tarafından imzalanan ... Sözleşmesi Ön Bilgi Formu'na uygun olarak düzenlenen ... Sözleşmesî'ne ve tarifede belirtilen periyoda uygun olduğu, alınan ücretin ise tarifenin de altında uygulandığı, bu yönüyle iadeyi gerektiren bir ücret bulunmadığı, zaten konuyu inceleyen diğer bilirkişilerin de İadenin gerekmediği konusunda görüş birliği içinde oldukları, böylece bu konuda davacıya yapılacak bir iadenin olamayacağı, c.Hesap İşletim Ücreti konusunda bilirkişi ...'nün raporunda da iadeyi gerektiren bir hususun bulunmadığı belirtilmiş ise de, bilirkişi ...; Banka tarafından dava dosyasına Bireysel Krediler Sözleşmesi ve Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi ibraz edildiğinden, davalı bankaca davacının tüm hesaplarının hatalı bir şekilde ticari hesap olarak nitelendirildiği ve ticari bir müşterinin kullandığı bireysel hesapların TKHK hükümlerine tabi olduğundan bahisle bankaca alınan ücretlerin iadeye tabi olduğunu belirtmiş ise de; dava dosyasında bulunmamakla beraber, davalı bankadan edindiğimiz "Ticari Müşteri Sözleşmesi’nin" açık hükümlerine ve tarifede yer alan "hesap başına" kriterine bakıldığında, mezkur kesintilerin sözleşmeye ve bankacılık teamüllerine uygun olarak yapılmış olduğu, bu nedenle de davalı bankaca davacıya yapılacak olan bir ücret iadesinden söz edilemeyeceği, d.... adıyla yapılan kesintilerin davacı ve davalı .anka arasında yapılan ... Sözleşmesi hükümlerine ve tarifesine uygun olduğu, zaten diğer bilirkişilerin de kesinti tutarının iadesinin gerekmediği konusunda görüş birliği içinde oldukları, bu nedenle iadeyi gerektiren bir ücretin olamayacağı, e.... adıyla yapılan kesintilerin, ticari kredi kapsamı dışında kalan bireysel krediler ve şahsi sigortalara ait elementer sigortalar olduğu, prim bedelleri davacının cari hesabından karşılandığı için davaya konu edilmiş olduğu, esasen bu sigortalarla ilgili belgelerin ilgili sigorta şirketlerince muhafaza edilmekte olduğu, sadece krediye konu olan işlemlere ait poliçe veya sertifikaların bankalardaki kredi dosyalarında muhafaza edilmekte olduğu, nitekim dava dosyasında bulunan sertifikaların da dava dışı bireysel krediler ait olduğu, bu nedenle; bilirkişi ...'nın müşteri talebi ve poliçelerin olmamasından ötürü primlerin iadesi görüşüne katılamayacağımızı ve bilirkişi ...'nün görüşlerine iştirak edilerek, herhangi bir iadenin yapılmaması gerektiği kanaatine varıldığını bildirmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya mündericatına göre, dosyaya alınan ilk bilirkişi raporu ile çelişkinin giderilmesi amacıyla alınan son bilirkişi raporunun birbirini teyit ettiği görülmekle, davacının davalı bankadan istirdadını talep edebileceği alacak kalemi bulunmadığı, davacıdan yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme ve bankacılık teamüllerine, tarifelere uygun olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE HMK 341/2 MADDESİ UYARINCA KESİN OLARAK verilen karar açıkça okundu, anlatıldı. 01/12/2020 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı

Atıf: Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/116, K. 2020/610, T. 01.12.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-116-e-2020-610-k-92695c33d3dd