İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/293 E. 2019/759 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/293
- Karar No
- 2019/759
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/293 Esas KARAR NO : 2019/759 DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2017 KARAR TARİHİ : 05/12/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere; Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... Aş arasında ... tarihli ... TL bedelli ve ... tarihli ... TL bedelli KÇS ile eki kefalet sözleşmeleri imzalandığını ve imzalan kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen firmaya kredi kullandırıldığını, diğer davalıların ise anılan kredi sözleşmelerini müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, bu nedenlerle davalıların kredi sözleşmelerinden doğan borç ve ferilerinin tamamıdan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, borçluların kredi borçlarını geri ödememekte direnmeleri üzerine asıl borçlu ile birlikte kefillere Beşiktaş ... Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ve eki hesap özetinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödemediğini, ihtarnamenin tebliğine istinaden kredinin borcununu ödenmemesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, icra takibine davalılar vekili tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, bu nedenlerle yapılan takibin iptalini, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görüldü. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle;müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin tüm hesapları blokeli olduğundan söz konusu hesaplar kontrol edilemediğini, davacı tarafa yapılan ödemelerinde görülmediğini, müvekkiller tarafından yapılan takibe haklı olarak itiraz edildiğini, ticari kayıtlarında incelenmesinde müvekkillerinin borcunun olmadığı ortaya çıkacağını, davacının söz konusu takipte işletmiş olduğu oranındaki faizinde kabul edilebilir olmadığını, iddia edilen alacağın likit olmadığından müvekkili şirketlerin hesapları blokeli olduğundan ve yapılan ödemelerde bloke sebebiyle müvekkiller tarafından görülemediğindin iddia olunan alacağın yargılamaya gerektirdiğini, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep ettiği görüldü. Mahkememizce Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Yapılan incelenmesinde özetle; alacaklının ... A.Ş., borçluların ise Mahkememiz dosyasındaki davalı şirketlerin olduğu, ... TL asıl alacak üzerinden ... TL toplam alacak için ilamsız icra takibine geçildiği, davalıların yapılan takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Bilirkişi ... 22/12/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı bankaca, davalı şirketine açılan ve kullandırılan çek kredisi işlemlerinden doğan banka alacağı davalı kefillerin kefalet limitleri dahilinde bulunması nedeniyle, davalı kefillerin asıl alacak tutarından ve kendi temerrütlerinden sorumlu olduğunu, buna göre tahsilde tekerrüre yer verilmemek ve her birinin ayrı ayrı olmak kaydıyla, davalı şirketle aynı gün itibariyle temerrüt halinde bulunan davalı kefillerin takip tarihi itibariyle kefalet sorumlulukları, davalı şirket için yapılan hesaplama yönüyle de geçerli olduğunu bildirmiştir. Davacı vekilinin 04/01/2019 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi üzerine mahkememiz dosyası önceki bilirkişiye tevdii edilerek ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi ... 20/04/2018 tarihli bilirkişi ek raporunda sonuç olarak; davacı bankanın davalı şirketin ticari mevduat hesabı üzerine keşide ettiği çeklerden doğan nakdi kredi alacağının takip tarihi itibariyle: ... Asıl alacak ... İşleyen temerrüt faizi ... Gider Vergisi ... İhtiyati haciz vekalet ücreti ... İhtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam ... TL. Bulunduğunu; Bilirkişi ... 20/12//2018 tarihli bilirkişi 2. ek raporunda sonuç olarak; davacı banka tarafından davalı şirkete banka nezdindeki ticari mevduat hesabı üzerine keşide edilmek üzere teslim edilen çek yapraklarından 58 adet çek yaprağının yukarıda tabloda yazılı ödeme yükümlülükleri kapsamında toplam ... TL. olarak bankanın yasal garantisi karşılığında her bir çek yaprağının üzerinde yazılı baskı tarihinden 5 yıl sonrası zamanaşımı tarihine kadar olması kaydıyla, davalı şirket tarafınca depo edilmesinin bila tarih çek taahhütnamesi hükümlerine uygun olduğunu, ancak davalı kefillerin anılan taahhütnamede imzalarının olmaması ve çerçeve sözleşme ile devamı olan kefalet sözleşmesinde ise çek kredisinden depo talep edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmaması nedenleriyle, davalı kefillerin depo talebinden sorumlulukları bulunmadığını Bilirkişi ... 05/06/2019 tarihli bilirkişi 3. ek raporunda sonuç olarak; davacı banka vekilinin itiraz dilekçesinde sunulan yeni kayıtların değerlendirilmesinde, davacı banka şubesinin dosyaya gönderdiği ... tarihli yazıları ekinde sunulan kayıtlarda unutulduğu anlaşılan 2015 ve 2016 olası baskı tarihli ... numaraları havi 5 adet çek yaprağının davalı şirket yedinde bulunmakla banka için tazmin riski taşıdığı, söz edilen beş adet çekin dosyaya tevdi edilen ... tarihli raporumuzda yer alan toplamı ... TL. olan tabloya dahil edilmesiyle, ... + ... = ... TL. olan toplam tutarın toplam tutarın 63 adet çek karşılığında tabloda gösterilen 2015 yılında teslim edilen çekler için ... ve 2016 yılında teslim edilen çekler için en son ... tarihine kadar olmak kaydıyla sadece davalı şirketten depo talebinde bulunmasının mümkün olduğunu, davalı kefillerin depo talebinden sorumlu tutulamayacakları, nakdi çek kredisine ilişkin hesaplama varılan sonuç yönüyle önceki raporlarının geçerli bulunduğunu bildirmiştir. Mahkememiz dosyası taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına itirazları üzerine bilirkişi ...' a dosya tevdii edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi ... 11/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davacı Banka kayıtları üzerinde ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda; davacı Banka tarafından borçlu/davalı firma ve kefilleri hakkında hesap kat ihtarnamesinden başlayarak yapmış olduğu işlem ve uygulamaların Bankacılık Usul ve Mevzuatıyla taraflar arasında hakdediliş olan KÇS ve eki ÇEK TAAHHÜTNAMESİ ne uygun olduğu, Hesap Kat ihtarnamesi ve İcra Ödeme Emrinde talep edilen nakit alacak tutarlarının bankanın defter ve kayıtlarıyla uygun olduğu, ancak ödeme emrinde talep edilen çek sorumluluk tutarları için depo hakkının tarafımızca ... tarihi itibariyle ... TL olarak tespit edildiği, dolayısıyla depo talebi hakkındaki rakam farklılığı istisna olmak üzere davalı tarafından yapılan itirazın yersiz olduğu ve davacı Bankanın İcra ödeme emrinde belirtilen ... TL toplam nakit alacağı ve tarafımızca tespit edilebilen 57 adet çek sorumluluk tazmin tutarı için ... TL depo isteme hakkına ilişkin yasal takip işlemlerinin kaldığı yerden devam ettirilmesi gerektiğini bildirmiştir. Dava, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı bankanın ... Şubesi ile davalı asıl borçlu ... A.Ş arasında ... tarihli ... TL ve ... tarihli ... TL limitli iki ayrı kredi çerçeve sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların çerçeve sözleşmelerin devamı niteliğinde ayrıca düzenlenen kefalet sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla ve sözleşme limitine denkli kefalet limiti belirtilmek suretiyle imzaladıkları anlaşılmaktadır. 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 8/1. maddesinde ticari işlerde faiz oranının serbestçe belirleneceği hükme bağlanmış, aynı maddenin 3. fıkrasında ise tüketicinin korunmasına ilişkin hükümler saklı tutulmuş, başkaca bir istisna getirilmemiştir. Aynı Kanun'un 9. maddesinde, ticari işlerde; kanuni, anapara ile temerrüt faizi hakkında ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anılan Yasa hükmünde sözü edilen ilgili mevzuat olarak 3095 sayılı Yasa hükümlerinin amaçlandığının ve 6102 sayılı TTK'nın 8. ve 9. maddelerinin ticari işler bakımından özel hüküm niteliğinde olduğundan ticari işlerde bu hükümlerin uygulanması gerektiğinin, başka bir anlatımla 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekir. Davalı asıl borçlu şirkete davacı banka tarafından kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında, kredili mevduat hesabı, gayri nakdi çek kredisi ve teminat mektubu kredisi açıldığı ve kullandırıldığı, takip ve dava konusu yapılan kredi işlemlerinin gayri nakdi çek kredisi kapsamında tazmin edilmesi ile nakde dönüşen çek kredisi işlemleri olduğu anlaşılmıştır. Davalı asıl borçlu şirket tarafından nakde dönüşen çek kredisi işlemlerinden doğan borcunun ödememesi üzerine Beşiktaş ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği ve Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların borca ve faize itiraz etmesi üzerine takibin durduğu görülmüştür. Genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih itibariyle davalı kefillerin kefaletlerinin TBK'nın 583 ve devamı maddelerine göre geçerli olduğu ve kefalet limiti dahilinde borçtan ve ferilerinden sorumlu oldukları anlaşılmaktadır. a-Nakdi krediye dönüşen alacak talebi yönünden yapılan değerlendirmede: Davacı bankanın kredi çerçeve sözleşmesi gereğince nakde dönüşen çek kredisi işlemlerinden yani çek sorumluluk tutarlarının davacı banka tarafından ödenmesi sebebiyle nakdi krediye dönüştüğü, son bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere kredi çerçeve sözleşmesinin 2.5. Maddesinde ve özellikle 4.2. Maddesinde: "müşterinin temerrütün doğduğu andan itibaren aynı tür krediler için banka tarafından TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranın uygulanacağını, ... banka tarafından TCMB'ye bildirilen en yüksek cari akdi faiz oranın % 100 fazlası olarak belirlenen oranda ... Temerrüt faizi uygulanmasını ... Kabul eder" hükmü bulunması sebebiyle Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları (Aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/10/2019 tarih 2019/1730 E., 2019/4833 K. Sayılı kararı) gereği sözleşmenin tüketici kredisi niteliğinde olmadığından taraflarca belirlenen faiz oranının TTK 8. Maddeye uygun olarak geçerli olması sebebiyle en son bilirkişi raporuna itibar edilerek, yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun ve denetime açık en son bankacı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 87,70 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam ... TL üzerinden asıl alacak ... TL ' ye takip tarihinden itibaren %72 temerrüt faizi uygulanarak tüm davalılar yönünden devamına, İİK 67/2 maddesi gereği alacak likit ve belirlenebilir olduğundan hüküm altına alınan ... TL'nin % 20 si kadar icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. b-Depo Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede: Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde davalı kefillerin kredi borçlusuna verilen ve henüz bankaya ibraz edilmemiş bulunan çek yapraklarının yasa gereği ödenmesi gereken zorunlu tutar karşılıklarının deposunun istenebileceği yönünde bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı kefiller yönünden başlatılan çek depo talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı bankanın çek taahhütnamesinin 10.maddesinde müşterisinden çek depo talebinde bulunabileceği belirtildiği davacı banka tarafından kısım kısım sunulan belgelerden ve bilirkişilerin banka kayıtları üzerinde yaptığı incelemelerden sonra en bankacı bilirkişinin raporuna itibar edilerek asıl borçlu davalı ... A.Ş. Açısından kısmen kabulü ile; ...,00 TL' nin davalı ... Tic. A.Ş. tarafından depo edilmesine, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu çekler dava açıldıktan sonra bankaya iade edildiği anlaşıldığından, bu çekler yönünden konusuz kaldığı anlaşılan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Depo talebinin müteselsil kefiller yönünden reddine, asıl borçlu yönünden ise kısmen reddine karar verilmesi nedeniyle davalılar yararına bu yönden ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilerek (19. Hukuk Dairesi 2014/3224 E. 2014/7938 K.) tüm dosya kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Davacının nakdi krediye dönüşen alacak talebi yönünden davanın kabulü ile; davalıların Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün ... esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL BSMV, ..., 00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, ... TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere toplam ... TL üzerinden asıl alacak ... TL ' ye takip tarihinden itibaren %72 temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, 2-Hüküm altına alınan ... TL ' nin %20' si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının gayri nakdi kredi alacağı yönündeki itirazın iptali talebinin davalı ... A.Ş. Açısından kısmen kabulü ile; ... TL' nin davalı ... Tic. A.Ş. tarafından depo edilmesine, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu çekler dava açıldıktan sonra bankaya iade edildiği anlaşıldığından, bu çekler yönünden konusuz kaldığı anlaşılan talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Diğer davalılar yönünden depo talebinin reddine, 5-Nakdi alacak yönünden alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harç, ... TL başvurma harcı olmak üzere toplam ... TL harcın müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderlerinin kabul ve red oranı da dikkate alınarak ... TL sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Sarf edilmeyen gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 05/12/2019 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır