Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi 2023/434 E. 2024/1104 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/434
Karar No
2024/1104
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/434 - Karar No:2024/1104 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md) ESAS NO : 2023/434 KARAR NO : 2024/1104 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/02/2023 NUMARASI : 2021/993 E-2023/125 K DAVACI-BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : VEKİLİ DAVALI-BİRLEŞEN DAVADA DAVACI DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 19/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemine ilişkin davada mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait olan otel inşaatının elektrik tesisatının dış aydınlatma ve iç kısmında elektrik malzemelerinin tedarik ve işçilik işlemini yaptığını, teklif tarihinin 04/06/2021, sözleşme bedelinin KDV dahil 65.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin yapılan işçilik ve malzeme tedariği karşılığında çeşitli zamanlarda pek çok fatura düzenlediğini, taraflar arasındaki cari hesap karşılığında müvekkilinin çeşitli zamanlarda 60.500,00 TL cari hesap alacağının olduğunu, tüm işlem karşılığında taraflar arasında süreç zarfında farklı işlerden 125.500,00 TL cari hesap alacağının oluştuğunu, ödeme yapılmaması üzerine davalı hakkında Eskişehir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/6280 esas sayılı dosyası ile takibe girişildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının sunmuş olduğu ürün ve hizmetin ayıplı olduğunu, davacının sunduğu teklifte bütün ürünlerin ayrı ayrı istenilen imilasyonda yanacağının taahhüt edildiğini, ancak taahhüt edilen gibi olmadığını, aydınlanmanın müvekkil iş sahibinin talebindeki renge uymadığını ve binanın sonuna kadar olacak şekilde de aydınlanmanın sağlanmadığını, bu ayıpların süresinde davacıya ihbar edildiğini belirterek, davacı taraftan öncelikle sözleşmeye ve taahhütlerine uygun olarak yaptığı işte gerekli tamiratları yapmasını talep ettiklerini, aksi halde işin bedelinde indirim yapılması haklarını terditli olarak kullanmak istediklerini belirterek, davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili; ayıplı iş nedeniyle iş bedelinde indirim yapılması gerektiğini belirterek, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Mahkememizin 2021/993 esas sayılı dosyası yönünden yapılan incelemede; davacının taraflar arasında yapılan sözlü sözleşmeler gereği cari hesap ilişkisinden kaynaklı alacağı için icra takibine giriştiği ve takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesinin sunulduğu ve KDV dahil 65.000 TL bedelle yapıldığı iddia edilen dış cephe aydınlatma yapım işinin ayıplı olduğu, ayıbın süresinde bildirildiği ve bu nedenle bedelde indirim yapılması talebinde bulundukları, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlarda tarafların ticari defter ve dayanak belgelerine göre cari hesap kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davacı defterlerine göre 125.525,21 TL alacaklı, davalı defterlerine göre ise 126.526,21 TL davacının alacaklı olduğunun bildirildiği, fatura ve içeriklerine itiraz edildiğini veya faturaların iade edildiğine dair bir kaydın veya belgenin bulunmadığının bildirildiği, Mahkememizin 2022/10 esas sayılı dosyası yönünden ise; davacının KDV dahil 65.000 TL bedelle yapıldığı iddia edilen dış cephe aydınlatma yapım işinin ayıplı olduğu ve bedelde indirim talebi için işbu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin toplandığı ve ilgili yerlerden getirtildiği, yukarıda belirtildiği üzere bilirkişiler tarafından inceleme yapıldığı ve bilirkişi raporlarına göre davacı tarafından kullanılan ürünlerin fatura ve teklif formunda kullanılan ürünler olduğu, fatura ve teklif formundaki malzemelerin kullanılması sebebiyle yapılan imalatın ayıplı olmadığı, ancak eksik imalat yapıldığı ve bu eksik imalat bedelinin de davacı alacağından indirilmesinin gerektiğinin bildirildiği, Esas ve birleşen dosyalar yönünden alınan bilirkişi raporlarına göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun bildirildiği ve davalının talebi gereği davacı alacağından eksik imalatın indirildiği ve alacağın likit ve belirli olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatına da hak kazandığı, birleşen dosya yönünden ise davalının yapmış olduğu imalatın ayıplı olmadığı ve bu nedenle davacının talebinin yerinde olmadığı görülmekle ve yukarıdaki gerekçelerle esas dosya yönünden davacının davasının kabulüne, birleşen dosya yönünden ise davacının davasının reddine karar verilmekle ayrıca dava açılmadan önce taraflar dava şartı olan arabuluculuğa başvurmuş ve adalet bakanlığı bütçesinden ödendiği sarf kararından anlaşıldığından bu ücretin de taraflardan tahsiline..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafın yetkilisinden aydınlatma rengi değiştirmesini talep ettiğini, ancak davacının buna uymadığını, bu nedenle işin ayıplı olduğunu, zaman saatinin eksik olmasından kaynaklı olarak, havanın aydınlanması ve kararmasının manuel olarak takip edilmek zorunda kalınmasının ayıplı iş olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, bütün ürünlerin ayrı ayrı istenilen imilasyonda yanacağı yönündeki taahhüdün yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmediğini, ışıklandırmanın binanın sonuna kadar olmadığı tespit edildiği halde, indirim konusu yapılmasının raporda ele alınmadığını, buna ilişkin olarak ek raporda yapılan açıklamanın savunmaları doğruladığını, bu konudaki talebe rağmen davacının bunu sağlamaya yetecek miktar ve ayarda malzeme kullanmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı birleşen davada davacıdan alınması gereken (8.448,73 TL+427,60 TL) 8.876,33 istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 2.714,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.161,80 TL harcın istinaf eden davalı-birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve yatırılan istinaf başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi, E. 2023/434, K. 2024/1104, T. 19.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-31-hukuk-dairesi-2023-434-e-2024-1104-k-350165770e74