Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2022/1655 E. 2024/1046 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1655
- Karar No
- 2024/1046
- Karar Tarihi
Ankara BAM 26. Hukuk Dairesi 2022/1655 Esas - 2024/1046 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/1655 KARAR NO : 2024/1046 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/04/2022 NUMARASI : 2021/156 Esas 2022/331 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 12/09/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26/09/2024 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.06.2019 tarihinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı olarak 1.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesi ile tazminat talebini 85.308,78 TL’ye, ıslah dilekçesi ile 128.283,20 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sorumluluğunun, sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının araçta hatır için taşınması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 22.09.2021 tarihli raporunda Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında yönetmelik uyarınca davacının daimi maluliyet oranının % 8 olduğu, 6 ay süre ile geçici iş göremez halde kaldığının belirtildiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı yolcu ile sigortalı araç sürücüsü arasında yakın akrabalık bulunmadığından hesaplanan tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2.425,09-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 102.626,56-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere 105.051,65-TL'nin temerrüt tarihi olan 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile araç sürücüsün akraba olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı kaza yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talep etmiştir. Mahkemece, davacının, davalı şirkete sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve hatır için taşındığı gerekçesi ile aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarından %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmıştır. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda TBK'nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmakta ise de, bu indirimin yapılabilmesi için davalının süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesi ile savunmasında bu hususu ileri sürmesi gerekir. Somut olayda, dava dilekçesinin, davalı şirkete 19.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin, iki haftalık cevap süresi geçtikten sonra 30.04.2021 tarihinde cevap dilekçesini dosyaya sunduğu ve hatır taşıması savunmasında bulunduğu görülmüştür. Hatır taşıması savunmasının itiraz değil def'i olduğu ve alacağın talep edilebilirliğini engelleyici işlev gören def'ilerin ancak belirli sürelerde ileri sürülebileceği, alacağı ortadan kaldıran ve her aşamada ileri sürülebilen itirazlardan olmadığı dikkate alındığında davalı tarafça süresinden sonra ileri sürülen hatır taşıması def'i nedeniyle hesaplanan tazminattan indirim yapılması isabetli görülmediğinden açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve davacının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak talebi gibi 3.031,37-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 128.283,20-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere 131.314,57-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair yeniden esas hakkındahüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ESAS HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre; 1-Davanın kısmen kabulüne, 3.031,37-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 128.283,20-TL daimi iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere 131.314,57-TL'nin temerrüt tarihi olan 03.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.970,09 TL harçtan, dava açılışında alınan 59,30 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 446,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 505,30 TL harcın düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 8.464,79 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 59,30 TL başvurma harcı, 136,70 TL tebligat ücreti, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, toplamı 1.696,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye avansın yatırana iadesine, 5-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 21.010.33 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, II-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 93,10 TL tebligat ve posta masrafı ile 220,70 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 313,80 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 12.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.