Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2023/529 E. 2024/1380 K.

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/529
Karar No
2024/1380
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/529 Esas KARAR NO : 2024/1380 KARAR TARİHİ : 05/06/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2022 NUMARASI : 2017/56 Esas, 2022/1171 Karar DAVACI : ... ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : . ... DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, ceza mahkemesinde davalı şirketin çalışanlarının yargılandığını, tespit edilen maddi olguların sadece yargılanan kişiler yönünden bağlayıcı olduğunu, ayrıca ceza mahkemesince delil yetersizliği nedeniyle beraat kararı verildiğini, maddi olgu tespiti yapılmadığını, beraat kararının hukuk hakimini bağlamadığını, mahkemece gerekli inceleme yapılıp bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerektiğini, dava konusu yangının davalı şirketin binasından gelen kaynak alevlerinden çıktığının kamera kayıtları ile sabit olduğunu, davalı şirket faaliye başlamasa bile bina içinde iki adet kaynak makinesi olduğunun ve yangın tüplerinin etrafa yayıldığının kendi çalışanlarının beyanı ile sabit olduğunu, itfaiye raporuna görede yangının müvekkili şirketin binasında başlamadığı müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığının sabit olduğunu, mahkemece bu hususlar yanlış değerlendirildiği gibi başka mahkemelerde alınan bilirkişi raporları ile yetinildiğini, davalı şirketin yangın günü henüz faaliyete başlmadığı ve tadilat işlemlerinin yapıldığının sabit olduğunu, davalı şirketin adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Haksız fiil sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tazminat borcunun doğabilmesi için failin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili neticesinde zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. Maddesi gereği de zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf iş yerinde çıkan yangına davalı tarafın iş yerinde yapılan kaynak sırasında kaynak arkından çıkan kıvılcımların sebep olduğunu ileri sürerken davalı tarafça yangın günü iş yerlerinde kaynak işlemi yapılmadığı ileri sürülmüştür. Yangın sonrası ... Belediye Başkanlığı İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan itfaiye raporunda yangının davacı ve davalı şirket iş yerlerinin birleştiği noktada bilinmeyen bir sebepten çıktığı belirtilmiştir. Ceza yargılamasında dinlenen tanıklardan, komşu iş yerinde çalışan ... olay günü davalı iş yerinde kaynak yapılmadığını belirtirken, bir başka tanık ... ise kaynak yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgisi olmamakla birlikte yangın sırasında kim olduklarını bilmediği ve yüzlerini hatırlamadığı kişilerin kendi aralarında yangının kaynak işleminden çıktığı hususunda konuştuklarını ifade etmiştir. Kahramankazan Sulh Hukuk Mahkemesinden davacı tarafın talebi ile yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporunda; kamera 2'deki görüntülerden yangını başlatan kıvılcımların bir kaynak arkından düşen kıvılcımları andırdığı belirtilmiştir. Dava konusu olaya ilişkin yangın günü davalı iş yerinde çalışan kişilerin yangına sebep olmaktan yargılamalarının yapıldığı Kahramankazan Asliye Ceza mahkemesi tarafından olay günü bu kişilerin kaynak yaptıkları ve yangının bu kaynak işleminden çıktığına dair somut delil bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmiş, karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, davacı iş yerinin "kamera iki"nin düşen kıvılcımlara ilişkin görüntülerinin yangının ilerleyen zamanlarına denk gelmesine, kamera saatinin ileri olduğu iddiasının ispatlanamamasına, davacı iş yerinin kamera görüntülerinin yangının çıkış sebebini somut olarak ortaya koyamamasına, sulh hukuk mahkemesinden alınan tespit raporu ve davacı tanığının beyanlarının yangın günü davalı iş yerinde kaynak yapıldığının ispatına yeterli olmamasına, tüm bu sebeplerle yangın günü davalı iş yerinde kaynak işi yapıldığının ve yangının davalı şirketin kusuru sonucu meydana geldiğinin ispatlanamamasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 05/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/06/2024 ... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/529, K. 2024/1380, T. 05.06.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-25-hukuk-dairesi-2023-529-e-2024-1380-k-0bec40e1ccc7