Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi 2023/1361 E. 2024/2389 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1361
Karar No
2024/2389
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1361 Esas KARAR NO : 2024/2389 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2019 NUMARASI : 2014/499 Esas, 2019/956 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Tazminat Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz inceleme sonucu hazırlandığını, davalı ile ... A.Ş. arasında imzalanan ve Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasına sunulan 21.09.2012 tarihli sulh protokolünde davalının müvekkilinin kendisine teslim etmediğini iddia ettiği cihazların yedinde olduğunu kabul ettiğini, oysa müvekkilini bu cihazları teslim etmemekle suçladığını, hatta teslim tutanağındaki imzaları inkar ettiğini, bu iddianın müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini, müvekkilinin bayiliklerinin iptalinde bu iftiranın etkili olduğunu, bu iddianın iftira olduğunun anlaşılması üzerine ... şirketinin müvekkili ile anlaştığını, davalının dava dışı ... İletişim Tek. Tic. Ltd. Şti. ile imzaladığını iddia ettiği sözleşmenin de sahte olduğunu, mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını, tüm bilgi ve belgelerden davalının müvekkilinini ... nezdinde karalayarak küçük düşürmeye çalıştığını, davalının bir taraftan bu ürünleri almadığını ileri sürerken diğer taraftan bu ürünleri farklı şirketler üzerinden satışa çıkardığının ispatlandığını, davalının hem müvekkilini karalamaya yönelik faaliyetlerde bulunduğunu hem de bunun için sahte belgeler ürettiğini ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Haksız fiil sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tazminat borcunun doğabilmesi için failin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiili neticesinde zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. Maddesi gereği de zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, dava dışı ... şirketi ile olan bayilik sözleşmesinin iptaline davalının eylemlerinin sebep olduğu ileri sürülmesine rağmen bayilik sözleşmesinin iptalinden kaynaklanan zararlarının tazmini amacıyla açtığı davada ileri sürülen iddialar ve bayilik sözleşmesini iptal eden ... şirketinin savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalının davacı şirket hakkında ... şirketine yaptığı şikayetlerin davacının bayilik sözleşmesinin feshedilmesinde tek başına etkili olmadığının anlaşılmasına, dinlenen tanık beyanlarından davacı ve davalı arasında sözleşmenin tam olarak ifası hususunda ihtilaflar çıktığının ve davalı tarafça bu ihtilafların giderilmesi için ... şirketine başvuruda bulunmasının haksız fiil olarak nitelendirilemeyeceğine, davalının dava dışı ... şirketi ile yaptığı sulh protokolünde yedinde kabul ettiği malzemelerin sadece modemler olduğu, telefonlara ilişkin bir protokol hükmü olmadığı gibi jet modemlerinde ... tarafından teslim edildiğinin belirtildiğine, bu hali ile davacının iddia ettiği zararı ile davalının eylemleri arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)İlk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası b bendinin 1 numaralı alt bendi gereğince; davacı tarafın istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gerekli 427,60TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4)Temyizi kabil olan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; Dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024 ... Başkan ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Üye ... e-imza ... Katip ... e-imza

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi, E. 2023/1361, K. 2024/2389, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-25-hukuk-dairesi-2023-1361-e-2024-2389-k-7101380cbb66