Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2025/77 E. 2025/608 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/77
- Karar No
- 2025/608
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/77 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/608 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2024 ESAS-KARAR NO : 2022/180 E - 2024/698 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 23/05/2025 YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine takibe girişildiğini, bunun üzerine taraflar arasında takibe konu borcun ödenmemesini temin için sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme koşullarını yerine getirdiğini, ancak davalıların sözleşmeye uymadığını, bir kısım ödeme yaptıklarını kendilerinin de kabul ettiğini, müvekkilinin bakiye kısmın tahsili için takibe giriştiğini, davalılarca haksız olarak takibe itiraz edildiğini belirtere itirazın iptalini, takibin devamını ve % 20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar vekili, müvekkili ile davacının yurt dışında ortak iş yapma ve işleri geliştirme konusunda anlaştıklarını, davacının bu kapsamda bir miktar para verdiğini, kendilerinin ise teminat olarak 2.000.000,00 TL tutarlı çek verdiklerini, ancak ortaklığın yürümemesi üzerine son bulduğunu, davacı yan tarafından davalı şirket aleyhine takibe girişildiğini, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı 12.01.2013 tarihli sözleşme ile borcun yapılandırılması yoluna gidildiğini, sözkonusu sözleşmenin haciz baskısı altında yapıldığını, aşırı menfaat sağlandığını, TMK md. 2 hükmü uyarınca iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bu anlamda sözleşmenin geçersiz olduğunu, bir kısım ödeme yaptıklarını, ancak bunların davacı yanca hesaba katılmadığını bildirerek davanın reddi isteminde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, protokolde davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer almakta ise de TBK'nın 583 ve devamı maddelerinde kefalet sözleşmesinin geçerliliği sıkı şekil şartlarına tabi tutulduğundan ve protokolde anılan davalının el yazılı ile yazılmış bir kefil iradesinin olmadığı sabit olduğundan, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatının geçerli bulunmadığı, önceki takip, protokol, ifa uğruna edim olarak değerlendirilen ödemeler ve dava konusu yabancı para üzerinden yapılan takip tarihi esas alınarak dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak rapor hazırlamış ve bu rapor hükme esas alındığı, davacının alacağının 358.057,63 USD olduğu belirtilerek davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalılar vekili tarafından; Mahkemece davalı ... yönünden kötüniyet tazminatına karar verilmemesinin hatalı olduğu, diğer davalı şirket yönünden ise davanın tümden reddi gerektiği, zira müvekkilinin yaptığı ödemeler miktarının talepten fazla olduğu, takibe dayanak sözleşmenin yenileme sözleşmesi olmadığı ve ödemelerin önce TL’ye çevrilerek sonradan dolara çevrilmesinin müvekkilinin aleyhine olduğu, İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Davalı ... yönünden mahkemece verilen red kararının hatalı olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2019/(19)11-254 Esas, 2022/584 Karar sayılı 21.04.2022 tarihli kararı uyarınca el yazısı ile müteselsil kefil ifadesi bulunmasa dahi kefaletin geçerli olduğu bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacı yan ile davalılar arasında akdedilen sözleşmenin hukuki niteliği ile kefaleten sorumluluğun koşulları ve akdedilen sözleşmeden ötürü davalıların borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle somut olayda TBK 583. madde uyarınca geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmamasına, kaldırma kararımız doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden dava.. alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 69.218,73 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 17.305,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 51.913,73 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/05/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."