Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/72 E. 2025/464 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/72
Karar No
2025/464
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/72 - 2025/464 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/72 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/464 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/10/2022 ESAS-KARAR NO : 2022/65 E - 2022/782 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 25/04/2025 YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2025 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/15736 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, taraflar arasında Kastamonu Cide Hastane Elektrik Panolarının Yapımı işi için 25/06/2021 tarihi itibariyle geçerli olmak kaydı ile bir sözleşme yapıldığını, davacı şirketin mail adresine gönderilen ve herhangi bir itiraz bulunmayan sözleşmenin, 4.1. maddesine göre mal tesliminin "Sözleşmenin imzalanması ile birlikte 30 iş gününde niteliklere uygun ve eksiksiz olarak alıcıya teslim edilecektir." denildiğini, 5. maddesine göre ödemeler "imalatın tamamlanmasından sonra panoların sahaya sevk edilmesinden itibaren 120 gün vadeli çek ile ödenecektir." denildiği halde, davacı şirketin sözleşmede belirtilen sürelere uymadığını, davalı şirketin haricen yaptığı görüşmeler sonucu malların süresinden sonra davacı şirket tarafından parça parça yollandığını, halen gönderilmeyen parçaların olduğunu, iş tamamlanmadığı için herhangi bir ödeme yapılması gerekmezken davacı şirketin işin en geç Ekim sonunda bitireceğini belirtmesi ve Eylül ayında bir kısım malları getirmesi üzerine davalı şirketin 31/01/2022 vadeli 250.000,00 TL'lik ve 28/02/2022 vadeli 247.000,00 TL'lik 2 adet çeki davacı adına yazarak cari hesabına aktardığını, sonrasında davacının kalan malları teslim etmediğini, davacıya, kalan malları getirmesi ve çeklerini gelip alması söylenmiş ise de davacının geleceğini beyan ettiği halde gelmemesi üzerine 12/11/2021 tarihinde davacı şirkete Ankara 16. Noterliği'nin 24054 yevmiye numarasıyla ihtarname çekilerek hala gönderilmemiş olan BK-ÇAM-P , BK-MUT-P adlı panoların gönderilmesi ve adlarına yazılmış olan çeklerin alınmasının ihtar edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 28/06/2021 tarihli sözleşmenin 5. maddesinde bahsi geçen çek bilgilerinin açıkça yazılı olmadığı, nitekim bu çeklerin dosyada mevcut banka yazı cevabına göre zaten iptal edildiği, takibin fatura alacağına dayalı olduğu ve mail içeriklerinde de yine bu çeklere atıf yapılmadığı ve sözleşmede tek imza bulunmasının da iki tarafı bağlar nitelik taşımadığını gösterdiği, davacının kendi kestiği faturaların üzerine 60 gün vade şerhi işlemesi karşısında faturaların muacceliyet tarihlerinin 60 gün olarak kabul edilmek gerekeceği, bu durumda 19.08.2021, 13.09.2021 ve 17.09.2021 tarihlerinde sevk edilen fatura içerikleri için muacceliyet tarihlerinin sırasıyla 18.10.2021, 12.11.2021 ve 16.11.2021 olduğu ve icra takibinin bu tarihlerden sonra 18.11.2021 tarihinde başlatılması nedeniyle söz konusu bu üç faturanın da icra takip tarihi itibariyle muaccel hale geldiği, böylece davacının icra takibinde toplam yedi faturanın bedeli olan 481.121,45 TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptalini talep edebileceği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin resmi mail hesapları arasındaki iletişim ile yürütüldüğünü, davacının müvekkiline gönderdiği teklif formu maili üzerine 28/06/2021 tarihli sözleşmenin müvekkili tarafından imzalanarak davacının resmi hesabına gönderildiğini, ayrıca icra takibinden evvel sözleşmeye uygun olarak düzenlenen çeklerin alınması için davacıya ihtarname keşide edilmesine karşın iş bu dava konusu takibin yapıldığını, takipten çok sonra çeklerin iptal edildiğini, davacı yanın muaccel olmayan bir alacak için icra takibine başladığını, davacı yanın teklif formunda belirtilen bir kısım malları halen teslim etmediğini, davacı yanın dosyaya sevk irsaliyesi sunmadığını bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraf kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmasına, davalı yanca dosya kapsamına sunulan sözleşme altında davacıdan sadır bir imza bulunmamasına ve sözleşmenin davacı yanca benimsenmemesine göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 32.865,41 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.217,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.648,41 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 25/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/72, K. 2025/464, T. 25.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2023-72-e-2025-464-k-a9d6b3a630e5