Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2022/572 E. 2024/503 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/572
Karar No
2024/503
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2022/572 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2024/503 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/01/2022 ESAS-KARAR NO : 2020/317 E - 2022/55 K DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 26/04/2024 YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan ... ‘a açığa imzalı senedi teminat olarak düzenleyerek verdiğini, senet bedelinin ödendiğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak diğer davalının ası lehtar hanesine isminin yazıldığını belirterek bononun ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, senedin iptaline, haksız ve kötü niyetli bono miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar vekili, mahkemenin görevsiz olduğunu, davaya konu bonoda müvekkili ...'a ilişkin bir ibare olmadığını davanın husumetten reddine, diğer davalı ... bakımından ise usulüne uygun açılmış bir dava olmadığını, müvekkillerin davaya konu senedi sonradan doldurmadıklarını, senetle ile ilgili icrai işlem yapılmadığını, davanın açılmasında hukuki bir yarar bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; davalılar husumet itirazında da bulunmuşlardır. Davaya konu senedin incelenmesinde davalı ...'ın senette alacaklı olmadığı davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiği, davalı ... yönünden ise bonoda alacaklı durumda olduğu, davacının iddialarını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlanması gerektiği, bazı unsurları boş olarak verilen kambiyo senedinin sonradan doldurulması onu geçersiz hale getirmeyeceği, davacının bu iddiasına itibar edilmediği, davalı yanın senedin takibe konu edilmediği, davacının hukuki yararının olmadığını iddia etmişse de senedin dava dışı bankaya verilmiş olduğu yazı cevabından anlaşılmış olup davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; senede dayalı borcun ödendiğini, bu sebeple her ne kadar tanık dinletme talebimiz reddedilmiş olsa da tanık delilinde borcun ödenmiş olduğu senedin kime ne şekilde verilmiş olduğu hususu ile ilgili olup tanık delilimizin hatalı karar sonucu reddine karar verilerek eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya konu senedin sonradan ele geçirilerek eksik unsurlarının doldurulduğu, bedelsiz olduğu iddiasının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; açığa imzalı teminat olarak verilen senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu ve bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit davasına ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılıp karar verilmiş olmasına oluşa ve dosya içeriğine uygun karar verildiği, davacının davaya konu senedin açığa imzalı olarak senette lehtar sıfatı bulunmayan kişiye teminat olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve bedelsizliğini usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığının anlaşılmasına göre davacı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 26/04/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/572, K. 2024/503, T. 26.04.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2022-572-e-2024-503-k-d2b0c35cf385