Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/576 E. 2024/712 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/576
- Karar No
- 2024/712
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/576 Esas 2024/712 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/576 KARAR NO : 2024/712
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2017 NUMARASI : 2014/1440 Esas 2017/697 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 10/10/2014 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/06/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın... Şubesinden 20/03/2009, 08/10/2009, 25/02/2012 tarihlerinde ticari kredi kullandığını, kullandırılan bu krediler nedeniyle davalı tarafından müvekkili ile müzakere edilip, müvekkilini açık rızası ve onayı olmadan toplamda 1.739,25 TL kullandırım masrafının tahsil edildiğini, bu masrafın müvekkiline iadesinin gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla davalı tarafından müvekkilinden haksız tahsil edilen 1.739,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilerin plaka işletme kredisi olduğunu, bu kredilerin ticari nitelikte olduğunu, tüketici kredisi niteliğinde olmaması nedeniyle kullanmış olduğu kredilerden tahsil edilmiş olduğunu iddia ettiği 1.739,25 TL dosya masrafının tarafına iadesi isteminin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmelerine istinaden davacının davalı bankadan ticari kredi kullandığı, davalı bankanın verdiği kredilerden değişik adlar altında masraf/komisyon kesintisi yaptığı, davacının yapılan bu kesintilerin haksız olduğunu iddia ederek iadesi talebiyle derdest davayı açtığı, taraflar arasında yapılan sözleşmeler, banka dekontları, hesap ekstreleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflar tacir olup, TTK'na göre davacının ücret isteme hakkının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre ve diğer bankaların emsal uygulamaları dikkate alındığında davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilebilecek ücret, masraf ve komisyonların toplamının kullandırılan kredinin %1 aşamayacağı, bu miktarında bilirkişi raporuna göre 1.120,00 TL olduğu, ancak davacıdan tahsil edilen toplam tutarın 1.739,25 TL olduğu, davacıdan tahsil edilen tutuarın, kredilerin %1'ine isabet eden 1.120,00 TL'yi aşan kısmı olan 619,25 TL'nin davacıdan alınmasının, taraflar arasındaki sözleşmelere ve emsal banka uygulamalarına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 619,25 TL'nin dava tarihi olan 10/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili bankadan kullandığı kredilerin ticari nitelikte kredi olduğunu, tüketici kredisi olmadığını, kredinin tüketicinin korunması hakkında kanun kapsamında değerlendirilmesi ve mahkemeden talepte bulunulmasının mümkün olmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmeleri nedeniyle kredi kullandırımı sırasında bankaya ödenen masrafın tahsili istemine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2017 tarihinden itibaren ise bu sınır 3.110,00 TL'dir. Davalı tarafın istinafa konu ettiği davada kabul edilen miktarın 619,25 TL olması nedeniyle 19/10/2017 tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176) Tüm bu nedenlerle HMK'nun m.352'deki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı temyiz yolu açık değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesi hükmünün, HMK'nun 341/2. maddesi gereğince, miktar itibarıyla kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcı ile 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nun 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024
Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.