Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/745 E. 2024/702 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/745
Karar No
2024/702
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/745 Esas 2022/702 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/745 KARAR NO : 2024/702 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/02/2022 NUMARASI : 2020/710 Esas 2022/131 Karar DAVACI VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : 10/11/2020 KARAR TARİHİ : 23/05/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2024 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Soğuk Hava Tes. San. ve Tic. A.Ş.'nin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 7, 8, 9, ve 10. maddeleriyle alınan kararların hukuka, ana sözleşmeye, afaki iyiniyet kuralların aykırı olduğunu belirterek davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 7, 8, 9, ve 10. maddeleriyle alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğunu bildirerek reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafın, davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısının özel denetçi atanması talebinin reddine dair 9. gündem maddesinin iptali talebinde hukuki yararın bulunmadığı, 3, 4, 5, 7, 8 ve 10. gündem maddeleriyle alınan kararın iptali talebinin ise sübut bulmadığından reddi gerektiği gerekçesiyle 9. maddesinin iptali talebinin hukuki yarar olmadığından reddine, 3, 4, 5, 7, 8 ve 10. maddelerinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; dosyada yer alan tüm beyanlarını tekrar ettiğini, kararın denetime elverişsiz ve yeterli incelemeyi içermediğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, mesleki bilgiye dayalı hiçbir değerlendirmenin yer almadığını, bu nedenle bilirkişi reddettiğini, mahkemece reddedilmiş bir bilirkişiden ek rapor alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kök ve ek raporun hukuken geçersiz bulunduğunu, raporda iddia ve itirazlarının hiçbirine cevap verilmediğini, bilirkişinin kasten davanın sürüncemede kalmasına neden olduğunu, kasten 5 ay elinde tuttuğu şirket defterlerinden karar defterinde 2019 yılında yönetim kurulunca hiçbir karar alınmadığını, 2006 yılından bu yana gayri faal olan aynı şirket, aynı özellikler, hep aynı şekilde hazırlanmış şirketin gerçek yüzünü göstermeyen aynı faaliyet raporu birçok dosyada genel yönetim gideri hakkında faaliyet raporunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, her yıl devreden alacaklar için takibe geçilmediği, şüpheli alacaklar hesabına devredilmediği ve yıl sonunda yine aynı bakiye alacağın görünmesinin alacakların gerçekçi olmadığı veya fiili durumu ortaya koymadığını gösterdiğini, faaliyeti bulunmayan şirketin satıcılara borcunun gözükmesinin olağan olmadığını, bilançonun düzenlenmesinde şekil şartına uyulduğunu, içeriğine özen gösterilmediğini, yönetim kurulunun muhasebeye önem vermediğini, şirket kayıtlarını usulüne uygun tutmadığını, bu nedenle düzenlenen bilançonun kanun, iyi niyet kurallarına aykırı bulunduğunu, bilançoda şirket ortaklarına borç gözüktüğünü, hangi ortağın nereye ne ödediği, belgesi bulunup bulunmadığının belli olmadığını, uzun yıllardır yurt dışında yaşayan şirket ortağı ...'a toplantı evrakları teslim edilemediği için incelemediği faaliyet raporu, bilanço, kar zarar hesaplarıyla ilgili adına kullanılan oyun geçersiz bulunduğunu, bu husus incelenmeyerek afaki iyiniyet kuralları ve yasaların göz ardı edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davalı şirketin 15/08/2020 tarihinde yapılan 2019 yılına ait olağan genel kurul toplantısının 3, 4, 5, 7, 8, 9 ve 10. maddelerinin iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı şirketin 15/08/2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin karar defteri, 2019 yılı yevmiye, defteri kebir, envanter defteri, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, davalı şirket bilanço sureti, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan 13/09/2021 tarihli kök, 13/01/2022 tarihli ek rapor dosya içerisinde yer almaktadır. Davacı yan dava dilekçesinde davalı şirketin 15/08/2020 tarihli genel kurul toplantısında 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10. maddesiyle alınan kararların hukuka, ana sözleşmeye, afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın haksız olarak açıldığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile 9. maddeye yönelik talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, diğer maddelere yönelik iptal talebinin sübut bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf isteminin kamu düzenine aykırılık yönünden incelenmesinde; davada taraf sıfatı (husumet), dava konusu subjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı (husumet) dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı olmak sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Bir sübjektif hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bu nedenle, o hakka ilişkin bir davada davacı olma sıfatı (aktif husumet ehliyeti) da o hakkın sahibine aittir. Bir sübjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek olan kişi, o hakka uymakla yükümlü olan kişidir (pasif husumet ehliyeti). Taraf sıfatı, usul hukukuna değil, maddi hukuka ilişkin bir sorundur; diğer bütün maddi hukuk sorunlarında olduğu gibi, dava şartı değildir. Taraf sıfatının (davacı bakımından, aktif husumet ehliyetinin; davalı bakımından, pasif husumet ehliyetinin) yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olduğu için def’i değil, bir itirazdır. Bu nedenle mahkemenin sıfat (husumet) yokluğunu re'sen gözetmesi gerekir. İlk derece mahkemesi karar tarihinden sonra, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/04/2022 tarih 2021/237 Esas 2022/335 Karar sayılı kararıyla davacı ...'ın davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmiş, anılan karar istinaf aşamasında 20/02/2023 tarihinde kesinleşmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde; anonim şirket genel kurul kararlarının iptali davası şirket ortağı tarafından açılabilecek olup, ortağın bu sıfatının iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Davacının 20/02/2023 tarihinde kesinleşen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/04/2022 tarih 2021/237 Esas 2022/335 Karar sayılı kararıyla davalı şirket ortaklığı sıfatı sona ermiştir. Bu durumda davacının davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına ilişkin verilen kararın istinaf aşamasında kesinleşmesi ile davalı şirket ortaklığı sıfatının sona erdiği, aktif husumet ehliyetinin kalmadığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/03/2024 tarih 2022/4862 Esas 2024/1748 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacının istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilmek suretiyle HMK'nun 353/(1)b.2 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2022 tarih ve 2020/710 Esas 2022/131 Karar sayılı kararının kamu düzenine aykırılık gözetilerek KALDIRILMASINA, B)1-Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kararın kaldırma gerekçesi ve davacı yanın istinafa geldiği gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre taktir ve tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan avansın karar kesinleştiğinde ve istem halinde taraflara iadesine, C)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın kaldırma gerekçesi gözetilerek üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/05/2024 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/745, K. 2024/702, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2022-745-e-2024-702-k-e6e48e8a65f3