Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/210 E. 2024/196 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/210
Karar No
2024/196
Karar Tarihi

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/210 Esas 2024/196 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/210 KARAR NO : 2024/196 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/06/2021 NUMARASI : 2021/44 Esas 2021/344 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 06/09/2019 KARAR TARİHİ : 07/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2024 Taraflar arasındaki Alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ya 25.03.2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden, ... referans no.lu kredi kartları, ... referans no’lu KMH hesaplarından krediler kullandırıldığını, davalılardan ...'nın müvekkili banka ile akdettiği 25.03.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca 95.000,00.-TL değerinde kredi kartı ve KMH gibi bireysel kredileri ihtiva eden bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeyi ...'un müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, davalı ...'nın iş bu kredi kartı ve KMH hesaplarını kullanmasına rağmen müvekkili bankaya olan kredi borçlarını ödemediğini, kredi kartı ve KMH hesabı borçlarının ödenmemesi üzerine davalılara 18.10.2017 tarihli noter ihtarı gönderildiğini, ihtara rağmen davalıların hiçbir ödeme yapmadıklarını, tüm kredi alacağının muaccel olmasına dair koşulun sağlandığını iddia ederek dava tarihi itibari ile müvekkili bankanın faiz ve ferileri ile birlikte alacaklı olduğu tutarın tespiti ile tahsile kadar işleyecek temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalı ...'nın davacı bankanın ... Şubesi ile imzaladığı 25/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari kredi kartı ve ticari KMH kredileri kullandığı , kredileri ödemesinde temerrüde düştüğü ve gönderilen ihtara rağmende borcunu ödemediği, bilirkişice yapılan hesaplamada borcunun miktarının tespit edildiği gerekçeleriyle davanın kabulüne , davacının davalılardan 4030 8201 6628 2969 nolu ticari kredi kartından (vade kart) dolayı; 2.668,50 TL asıl alacak, 216,97 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.243,54 TL kat sonrası işlemiş faiz ve 73,03 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 4.202,04 TL alacağının dava tarihi itibariyle bulunduğunun tespiti ile bu miktarın asıl alacak kısmına dava tarihinden itibaren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26/3 maddesi uyarınca TCMB tarafından açıklanacak kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami gecikme faizi oranının uygulanarak davalılardan müteselsilen tahsiline; davacının davalılardan 29439501 nolu ticari kredili mevduat hesabından dolayı 5.497,91 TL asıl alacak, 646,08 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.558,42 TL kat sonrası işlemiş faiz ve 160,23 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 8.862,64 TL alacağının dava tarihi itibariyle bulunduğunun tespiti ile bu miktarların dava tarihinden itibaren 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26/3 maddesi uyarınca TCMB tarafından açıklanacak kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami gecikme faizi oranının uygulanarak davalılardan müteselsilen tahsiline, söz konusu tahsilatların Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20169 esas sayılı dosyasında yapılan ipotekli takipteki tahsilattan tekerrür teşkil etmemesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı bankanın diğer davalı ...'un sorumluluğunu müvekkilinin diğer kredi kartları ve mevduat hesaplarına kadar haksız bir şekilde genişlettiğini ve taşınmaz üzerindeki ipoteği fek etmemek ile beraber iş bu davaların tarafı haline getirdiğini, davacı bankanın kredi kullandırırken müvekkil davalı ...'un diğer davalı ... lehine kendi adına kayıtlı gayrimenkul üzerinde banka lehine ipotek tesis edildiğinden bahisle diğer davalı ...'nın tüm borçlarından dolayı müvekkil ...'a yöneltilen iş bu davanın haksız olduğunu, davacı banka kredi kartı için %28,08 temerrüt faizi işletilmesini talep ettiğini, yerel mahkemenin bu talebi karşılar mahiyetteki kararının hukuka aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen kredi kartı ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında imzalanan 25/03/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi, 18/10/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesi, 23/05/2013 tarihli ipotek akit tablosu, hesap ekstreleri vs deliller dosya arasında mevcuttur. Davacı tarafından davalılar aleyhine dosya Ankara 10. Tüketici Mahkemesinin 2019/332 Esas sayılı dosyasında, davalı ...'nın ticari ve bireysel kredi kartları ile ticari ve bireysel kredili mevduat hesaplarından kaynaklanan borcun tahsili istemiyle açılan davada mahkemece ticari kredi kartı ve ticari kredili mevduat hesabına ilişkin alacak talebi yönünden davanın tefrik edilerek mahkemece 2020/297 esas 2020/416 karar sayılı ve 16/10/2020 tarihli görevsizlik kararı ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi esasına kaydedildiği, eldeki davanın 29439501 nolu ticari kredili mevduat hesabı ve 4030****2969 nolu ticari kredi kartı alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 12/06/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 29439501 nolu kredili ticari mevduat hesabından 5.497,91 TL asıl alacak, 646,08 TL kat öncesi işlemiş faiz, 2.558.42 TL işlemiş faiz, 160,23 TL BSMV olmak üzere toplam 8.862,64 TL , yine 4030********2969 nolu ticari kredi kartı (vade kart) hesabından ise 2.668,50 TL asıl alacak 216,97 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.243,54 TL işlemiş faiz ve 73,03 TL BSMV olmak üzere toplam 4.202,04 TL alacağın bulunduğu bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı ... arasında 25/03/2013 tarihli 95.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalı ...'un sözleşmeyi 95.000 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, eş rızasının bulunduğu, kefaletin geçerli olduğu, noter ihtarına rağmen davalıların borcu ödememeleri nedeniyle eldeki davanın açıldığı, yine davalı Nuri Kulun söz konusu kredi borçları teminatı için ipotek verdiği ve bu ipoteğin paraya çevrilmesi için Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nün 2017/20169 esas sayılı dosyasında takibe geçildiği İİK. 45.maddesini takip yasasına ilişkin olduğu gözetildiğinde aynı borca teminat için şahsi kefalet ve gayrimenkul ipoteği verilmiş olması nedeniyle ipotekli takip sona ermeden de şahsi kefalete istinaden alacak davası açılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, kefil olunan borcun bir dönemde sıfırlanmış olmasının aynı genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan diğer kredi borçları yönünden kefilin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla ve her ne kadar mahkemece dava değeri açıklattırılmaksızın hüküm kurulmuş ise de yargılama geldiği aşama ve bilirkişi raporundaki belirlemeler gözetildiğinde davalılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 892,45 TL harçtan peşin alınan 224,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 668,45 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin yatıran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi- Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/210, K. 2024/196, T. 07.02.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2022-210-e-2024-196-k-3453e81605ff